RESMİ METİN

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali


Madde 117- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. (2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir. (3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir. (4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan, 26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'u ilga eden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesi, Kişilere Karşı Suçlar kısmının "Hürriyete Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır. Hüküm, anayasal bir hak olan çalışma ve sözleşme hürriyetini (AY m. 48) ceza hukuku güvencesi altına almaktadır. Kanun koyucu, bireylerin istedikleri alanda çalışma, çalışmama veya bir işi yürütme serbestisini korurken; maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarıyla modern kölelik ve emek sömürüsü (insan onuruyla bağdaşmayan çalışma koşulları) ile mücadele etmeyi hedeflemiştir. Dördüncü fıkra ise, işçi-işveren ilişkilerindeki toplu veya sistemsel dayatmalara karşı çalışma barışını korumayı amaçlayan özel bir düzenlemedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan suç tipleri dört fıkra halinde, farklı seçimlik hareketler ve hukuki konularla düzenlenmiştir:

  • Birinci Fıkra: "İş ve çalışma hürriyetinin ihlali" genel olarak düzenlenmiştir. Failin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla kişiyi çalışmaya, çalışmamaya veya işini bırakmaya zorlamasıdır.
  • İkinci Fıkra (Emek Sömürüsü): Failin mağdurdaki "çaresizlik, kimsesizlik veya bağlılık" durumlarını sömürmesi şarttır. Bu sömürü neticesinde mağdur ya "ücretsiz/orantısız düşük ücretle" çalıştırılmalı ya da "insan onuruyla bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına" tabi kılınmalıdır.
  • Üçüncü Fıkra: İkinci fıkradaki sömürü ortamına mağduru "tedarik etmek, sevk veya nakletmek" bağımsız bir suç olarak (hazırlık hareketlerinin cezalandırılması mahiyetinde) öngörülmüştür.
  • Dördüncü Fıkra: İşçi veya işvereni "ücretleri değiştirmeye" veya "farklı koşulları kabule" zorlamak ya da işin durmasına/sona ermesine neden olmak fiilleridir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu maddeyle korunan hukuki değerin bireylerin ekonomik ve mesleki alandaki karar verme özgürlüğü ile insan onuru olduğu, özellikle ikinci fıkradaki düzenlemenin çalışma hayatındaki zayıfların (örneğin kaçak göçmenlerin) iradelerinin fesada uğratılarak sömürülmesini engellemeye matuf olduğu değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 117, hürriyeti kısıtlayan genel suç tipleri olan Cebir (TCK m. 108) ve Tehdit (TCK m. 106) normları ile sistematik bir bütünlük arz eder. Failin uyguladığı şiddet veya korkutma münhasıran çalışma hayatına yönelikse m. 117 tatbik edilir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ise "İnsan Ticareti" (TCK m. 80) suçu ile çok yakın bir sınır komşuluğuna sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, her iki suçta da "zorla çalıştırma" ve "çaresizliği sömürme" unsurlarının bulunduğu; ancak insan ticareti suçunda failin asıl kastının kişiyi "esaret altına almak" olduğu, TCK m. 117/2'de ise mağdurun insan onuruna aykırı koşullarda çalıştırılmasına rağmen fiziki esaret düzeyine varan bir tahakkümün bulunmadığı, iki suç arasındaki ayrımın mağdur üzerindeki hakimiyetin (esaretin) yoğunluğuna göre belirleneceği görüşü benimsenmektedir. Ayrıca eylem sırasında uygulanan cebir kasten yaralamanın ağır neticelerine neden olursa, gerçek içtima kuralları gereği kasten yaralamadan da ceza verilir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), kendisiyle aynı sektörde iş yapan ticari rakibi (B)'ye telefon açarak, "Eğer o ihaleye girersen ve o işi alırsan dükkânını başına yıkarım" diyerek tehdit etmiş, bunun üzerine (B) korkarak işi almaktan vazgeçmiştir. (A)'nın amacı (B)'nin iş hürriyetini kısıtlamak olduğundan, (B)'nin şikâyeti üzerine eylem TCK m. 117/1 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Fabrika sahibi (C), yasadışı yollarla ülkeye girmiş olan ve sınır dışı edilme korkusu yaşayan mültecilerin çaresizliğini sömürerek, onları günde 16 saat havasız bodrum katlarında sadece karın tokluğuna (ücretsiz) çalıştırmış ve aynı fabrikada sağlıksız koşullarda yatırmıştır. Aracı (D) ise bu kişileri bulup (C)'ye tedarik etmiştir. Olayda (C)'nin fiili TCK m. 117/2 kapsamında emek sömürüsünü; aracı (D)'nin fiili ise TCK m. 117/3 kapsamında tedarik/sevk suçunu oluşturur ve her ikisi de re'sen altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile yargılanır.

Olay 3 (kurmaca senaryo): (X), çalıştığı işyerindeki patronu (Y)'nin odasını basmış, (Y)'yi yakasından tutarak sarsmış (cebir) ve "Bütün işçilerin maaşına yüzde yüz zam yapacaksın, yoksa buradan çıkamazsın" diyerek onu ücretleri çoğaltmaya zorlamıştır. (X)'in eylemi doğrudan çalışma koşulları ve ücret dayatması içerdiğinden TCK m. 117/4 kapsamında cezalandırılacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza avukatının m. 117 uyuşmazlıklarında dikkat etmesi gereken usuli ve maddi meselelerin başında, fıkralar arasındaki soruşturma usulü farkı gelir. Birinci fıkra (basit iş ve çalışma hürriyeti ihlali) mağdurun şikâyetine tabiyken; ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralardaki sömürü ve dayatma halleri re'sen soruşturulur. Savunma makamının, ikinci fıkra iddialarında iş hukuku ihlalleri ile ceza hukuku ihlalleri arasındaki farkı vurgulaması elzemdir. İşverenin asgari ücretin altında maaş ödemesi tek başına TCK m. 117/2'yi oluşturmaz; ceza normunun devreye girmesi için mağdurun çaresizliğinin "sömürülmesi" ve ücretin "açık bir şekilde orantısız düşük" olması (veya onurla bağdaşmayan koşullar) gibi ağırlatıcı unsurların kümülatif olarak bir araya gelmesi gerekir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Maddenin birinci fıkrasında yer alan "hukuka aykırı başka bir davranışla" ibaresi ile ikinci fıkrasında yer alan insan onuruyla bağdaşmayan koşullar kavramı, doktrinde öngörülebilirlik ve belirlilik ilkeleri bakımından eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, birinci fıkradaki muğlak 'hukuka aykırı davranış' ifadesinin ceza normunun sınırlarını belirsizleştirdiğini, iş hayatındaki basit bir haksız rekabet fiilinin dahi bu kapsama sokularak hürriyeti tahdit gibi ağır bir suçlama yaratabileceğini; aynı zamanda ikinci fıkradaki emek sömürüsü hallerinin uygulamada İş Hukuku yaptırımlarıyla (idari para cezalarıyla) ceza hukuku yaptırımları arasındaki çizgiyi flulaştırdığını ve yargıçlara sübjektif değerlendirme marjı bırakarak hukuki güvenlik ilkesini zedeleyebileceğini biçiminde yaklaşır.


Metodolojik Not

Bu şerh çalışması; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (26/9/2004 kabul, 1/6/2005 yürürlük) dogmatik temelleri ve tarihsel arka planına dayanılarak, zorunlu tutulan kurallara sıkı surette bağlı kalınarak hazırlanmıştır. Yalnızca kaynak listede belirtilen ve atıf yapılmasına izin verilen akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) uygun formatta referans verilmiş; kural gereği basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak akademik bir üslupla sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.