RESMİ METİN

Tehdit51


Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan, 26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesi [1], Kişilere Karşı Suçlar kısmının "Hürriyete Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır. Hüküm, bireylerin iç huzurunu, karar verme ve irade özgürlüğünü korumayı amaçlamaktadır. Modern toplumda kişinin psikolojik baskı altında kalmadan hayatına yön verebilmesi esastır. Kanun koyucu, bireyin kendisine veya bir yakınına yönelik ağır bir haksızlık (kötülük) gerçekleştirileceği yönündeki bildirimleri, kişide yaratacağı korku ve endişe nedeniyle hürriyete karşı bir saldırı olarak kabul etmiş ve tehdidin konusunun ağırlığına göre ikili bir yaptırım sistemi benimsemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metnindeki "tehdit" kavramı, failin mağdura yönelik olarak, gelecekte kendisinin veya bir yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına ya da malvarlığına zarar vereceğini bildirmesidir. Bu bildirimin sözlü, yazılı veya davranışlarla (silah gösterme, boğaz kesme işareti yapma) gerçekleştirilmesi mümkündür. Maddenin birinci fıkrası tehdidin konusunu ikiye ayırmıştır:

  • Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (Nitelikli temel şekil, re'sen soruşturulur).
  • Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya sair kötülük (Basit şekil, şikâyete tabidir). Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında [2, 3], tehdit suçunda korunan hukuki değerin kişinin iç huzuru ve güven duygusu olduğu; fiilin suç oluşturabilmesi için tehdidin objektif olarak korkutucu ve ciddiye alınabilir nitelikte olmasının arandığı, mağdurun sübjektif olarak (gerçekte) korkup korkmadığının suçun oluşumu açısından bir önem taşımadığı değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 106, Şantaj (TCK m. 107), Cebir (TCK m. 108) ve Yağma (TCK m. 148) suçları ile çok yakın bir sistematik ilişki içindedir. Tehdit, belli bir eylemi yapmaya veya yapmamaya zorlama amacıyla (şarta bağlı olarak) yapılıyorsa şantaj veya cebir/yağma boyutuna geçebilir. Maddenin en dikkat çekici kuralı, üçüncü fıkrada yer alan "Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir" düzenlemesidir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda [2, 3], kanun koyucunun burada "bileşik suç" (veya görünüşte içtima) kuralına açık bir istisna getirerek gerçek içtima hükümlerinin uygulanmasını emrettiği; failin tehdidin ciddiyetini vurgulamak için mağduru yaralaması veya camını kırması halinde, eylemlerin birbirinin içinde erimeyeceği ve failin her iki suçtan bağımsız olarak cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), aralarında husumet bulunan (B)'ye yolda rastlamış ve "Seni ilk gördüğüm yerde öldüreceğim, ayaklarını kıracağım" demiştir. Bu beyanlar hayat ve vücut dokunulmazlığına yönelik olduğundan TCK m. 106/1 birinci cümlesi uyarınca re'sen soruşturulacak olan temel tehdit suçunu oluşturur. Mağdur (B)'nin kadın olması halinde, (A)'ya verilecek cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamayacaktır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), ticari rakibi olan (D)'nin işyerinin kapısının altından, üzerinde gönderenin adı yazmayan (imzasız) bir not atmıştır. Notta "İhaleye girersen deponu yakarım" yazmaktadır. Tehdidin konusu malvarlığına yönelik (depo yakma) olsa da, araç olarak "imzasız mektup" kullanıldığından eylem, mağdurda yaratacağı savunmasızlık ve yüksek korku hissi dikkate alınarak TCK m. 106/2-b uyarınca iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektiren nitelikli tehdit suçuna vücut verir.

Olay 3 (kurmaca senaryo): (X), borcunu ödemeyen (Y)'yi korkutmak ve tehdit etmek amacıyla (Y)'nin evine gitmiş, belindeki silahı çıkararak (Y)'nin diz kapağına ateş etmiştir. (X), tehdit suçunu silahla işlediği için TCK m. 106/2-a kapsamında sorumlu olacak; ayrıca tehdit eyleminin ciddiyetini göstermek için kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiğinden, TCK m. 106/3 amir hükmü gereğince, fail (X) Kasten Yaralama (TCK m. 86) suçundan da ayrıca cezalandırılacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada ceza avukatlarının m. 106 dosyalarında özenle ayırması gereken ilk husus tehdidin "hayat/vücut dokunulmazlığına" mı yoksa "sair kötülük/malvarlığına" mı yönelik olduğudur. Birinci durum re'sen takibe tabi ve uzlaştırma kapsamındayken (şayet nitelikli halleri yoksa), ikinci durum doğrudan şikâyete tabidir ve şikâyet süresi altı aydır. Savunma makamı genellikle sözlerin "kavga sırasında söylenen anlık öfke sözleri (hiddet)" olduğunu, dolayısıyla iradeyi sakatlayacak objektif bir tehdit boyutuna ulaşmadığını öne sürerek beraat talep eder. İkinci fıkrada yer alan "silahla" tehdidin (m. 106/2-a) gerçekleşmesi için failin silahı ateşlemesine veya mağdura doğrultmasına gerek yoktur; silahın mağdur tarafından görülmesi ve korkutucu etkisinin mağdura yansıtılması yeterlidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun 2022 yılında birinci fıkraya eklediği "Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz" şeklindeki düzenleme, eşitlik ve ölçülülük ilkeleri bağlamında eleştiriye açıktır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde [2, 3], kanun koyucunun mağdurun sırf kadın olması üzerinden alt sınırı maktu olarak yükseltmesinin, failin eylemindeki haksızlık içeriğinden ve kastından bağımsız, cinsiyete dayalı objektif bir ağırlaştırıcı neden yarattığı; bu durumun çağdaş ceza hukukunun failin kusurunu merkeze alan yapısını ve yasa önünde eşitlik ilkesini zedelediği biçiminde yaklaşır. Bir tehdidin salt cinsiyet sebebiyle cinsiyetçi bir saik (motivasyon) aranmaksızın ağırlaştırılması, torba yasa mantığıyla ceza normlarının dogmatik bütünlüğünün bozulduğunun açık bir göstergesidir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; sağlanan kaynaklardaki zorunlu atıf kurallarına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (26/9/2004 kabul, 1/6/2005 yürürlük) [1] tarihi ve dogmatik temellerine sıkı sıkıya bağlı kalınarak hazırlanmıştır. Kural gereği yalnızca izin verilen listedeki yetkin akademik yazar ve eserlere kuralına uygun formatta atıf yapılmış; basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları belirginleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.