RESMİ METİN

**III. İşçinin özel borçları

  1. İşin yapılması**

Madde 463 - İşçi, işe zamanında başlamak, işi kararlaştırılan zamanda bitirmek ve çalışmanın sonucunu işverene teslim etmekle yükümlüdür.

İş, işçinin kusuruyla ayıplı olarak görülmüşse işçi, giderilmesi mümkün olan ayıpları, masrafı kendisine ait olmak üzere gidermek zorundadır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) "Evde Hizmet Sözleşmesi" başlığını taşıyan bölümünde, işçinin özel borçlarını düzenleyen m. 463 hükmü, esnekleşen çalışma modellerinin pozitif hukukumuzdaki en tipik yansımalarından birini teşkil etmektedir [1, 2]. Dünyada ILO'nun 177 sayılı Evde Çalışma Sözleşmesi ile standartları oluşturulan ve İsviçre Borçlar Kanunu'nda (OR m. 351 vd.) temelleri bulunan bu kurum, TBK m. 461-469 arasında özel olarak tanzim edilmiştir [3-5].

TBK m. 463, işçinin iş görme borcunu, klasik hizmet sözleşmelerinden farklılaşan bir biçimde "işin yapılması ve teslimi" ekseninde ele almaktadır [6, 7]. Klasik hizmet sözleşmelerinde işçinin asli edim yükümü salt "işin görülmesi" (faaliyet) iken, evde hizmet sözleşmesinin doğası gereği işçinin, işverenin fiziksel denetimi dışında olması, ifanın sonucunun bir "teslim" işlemi ile tamamlanmasını zorunlu kılmıştır [7, 8]. İlgili maddenin birinci fıkrası, işçinin zaman yönetimi ve edim sonucunun devri borcunu düzenlerken; ikinci fıkrası, ifa edilen işin ayıplı olması halinde işçinin özen ve sadakat borcu (TBK m. 396) ile irtibatlı olarak, bu ayıbı kendi masrafıyla giderme yükümlülüğünü (tekeffül benzeri bir sorumluluk) hüküm altına almaktadır [8, 9].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İşe Zamanında Başlamak ve İşi Kararlaştırılan Zamanda Bitirmek

Evde hizmet sözleşmesinde işçi, iş görme edimini kendi evinde veya belirlediği başka bir yerde bizzat veya aile bireyleriyle birlikte ifa etmektedir [10, 11]. Bu durum, işverenin doğrudan gözetim ve denetim (organizasyon) yetkisini zayıflattığı için, kanun koyucu işin ifa sürecindeki zamanlamayı TBK m. 463/I ile sıkı bir kurala bağlamıştır. İşçinin işe zamanında başlaması ve kararlaştırılan zamanda bitirmesi, işverenin üretim ve tedarik zincirindeki aksamaları önlemek amacıyla getirilmiş asli bir borçtur. Bu borca aykırılık, doğrudan borçlu temerrüdü (TBK m. 117 vd.) hükümlerinin işletilmesine zemin hazırlar.

2.2. Çalışmanın Sonucunu İşverene Teslim Etmek

Klasik hizmet sözleşmesinde işçinin borcu "teslim" ile değil, belirlenen mesai saatleri içerisinde iş gücünün işverenin emrine amade kılınmasıyla ifa edilmiş sayılır [8]. Ancak TBK m. 463/I, evde hizmet sözleşmesi için "çalışmanın sonucunu işverene teslim etmek" şeklinde özel bir edim tanımlamıştır [8]. Doktrinde de vurgulandığı üzere, bu husus evde hizmet sözleşmesinin tipik çalışma ilişkisinden ayrılan en belirgin yönüdür [8]. İşçinin, maddi bir eşyayı (örneğin dikilen bir elbise veya paketlenen bir ürün) tamamlayarak mülkiyet ve zilyetlik kuralları çerçevesinde işverene teslim etmesi, eserin teslimine (eser sözleşmesindeki teslim borcuna) benzese de hukuki niteliği itibarıyla hala bir hizmet ilişkisi kapsamındadır [8, 12].

2.3. Kusurla Ayıplı Olarak Görülen İş ve Ayıbı Giderme Yükümlülüğü

TBK m. 463/II uyarınca işçi, kusuruyla neden olduğu ve giderilmesi mümkün olan ayıpları, masrafı kendisine ait olmak üzere gidermekle yükümlüdür [9]. Bu fıkra, TBK m. 396'da düzenlenen işçinin özen ve sadakat borcunun somut bir yansımasıdır [8, 9]. Ayıbın ortaya çıkmasına işçinin özensizliği, talimatlara uymaması veya (malzemeyi kendisi sağlıyorsa) bozuk/kalitesiz malzeme kullanması gibi kusurlu davranışları yol açmış olabilir [9, 13]. Dikkat edilmesi gereken nokta, ayıbın giderilmesinin "mümkün" olması ve işçinin "kusurlu" olması şartlarının kümülatif olarak aranmasıdır. Kusursuzluk hali ispat edilirse, işçiye masrafı kendisine ait olmak üzere onarım yükümlülüğü yüklenemez.

3. Sistematik İlişkiler

  • TBK m. 396 (Özen ve Sadakat Borcu) — TBK m. 463/II'deki ayıplı ifadan sorumluluk kuralı, işçinin TBK m. 396 uyarınca yüklendiği işi özenle yapma ve işverenin haklı menfaatlerini koruma borcunun özel bir ihlal halidir [8, 9].
  • TBK m. 464 (Malzeme ve İş Araçlarından Doğan Borçlar) — İşçinin kusuruyla eserin ayıplı hale gelmesi, çoğunlukla kendisine teslim edilen malzeme veya iş araçlarının özensiz kullanılmasıyla (TBK m. 464) bağlantılıdır [13, 14].
  • TBK m. 465 (İşverenin Ürünü Kabul Borcu) — TBK m. 463 uyarınca teslim edilen çalışmanın sonucunun ayıplı olup olmadığının tespiti, işverenin m. 465 gereği teslimden başlayarak bir hafta içinde yapacağı muayene ve bildirim yükümlülüğüne tabidir [15, 16]. Bildirim yapılmazsa ürün mevcut durumuyla kabul edilmiş sayılır ve işçinin m. 463/II kapsamındaki giderme borcu ortadan kalkar [16, 17].
  • Eser Sözleşmesi (TBK m. 470 vd.) Ayrımı — Sonucun teslimi unsuru nedeniyle eser sözleşmesine oldukça yaklaşmasına rağmen, taraflar arasındaki ekonomik ve kişisel bağımlılık unsuru, bu ilişkiyi eser sözleşmesinden ayırır ve istisna akdi hükümlerinin değil, hizmet sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasını gerektirir [18, 19].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay uygulamalarında, evde hizmet sözleşmesine özgü bağımlılık unsurunun tespitinde esneklik payı bulunduğu açıkça kabul edilmektedir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; işin işverene ait işyerinde görülmesi mutlak bir şart değildir. Parça başına ücret alınması ve çalışmanın evde yapılması, işçinin belli bir işverenin emir ve talimatı doğrultusunda işi ifa ettiği sürece taraflar arasındaki ilişkinin "hizmet sözleşmesi" niteliğini etkilemez [18, 20, 21].

İlgili kararlarda "düzeltim işinin işyeri ve davacının evinde yapılması giderek parça başına ücret ödenmesi işin hizmet akdi niteliğini etkilemez... belli bir işi işverenin emir ve talimatı doğrultusunda yerine getirmesi... hizmet akdinin varlığını gösterir" denilerek, çalışmanın sonucunu işverene teslim etme (TBK m. 463/I) borcunun, bağımlılık unsurunu bertaraf eden bir bağımsız çalışma (eser) olarak nitelendirilemeyeceği açıkça vurgulanmaktadır [21, 22].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Hazır giyim sektörü için fason üretim yaptıran (A) firması ile tekstil işçisi (B) arasında imzalanan sözleşme uyarınca, (B) evindeki dikiş makinesini kullanarak 500 adet gömlek yakasını 15 gün içinde dikip firmaya teslim etmeyi üstlenmiştir. (B), işi zamanında bitirememiş ve teslimat 20 gün sürmüştür. Hukuki analiz: TBK m. 463/I bendi gereği (B), işi kararlaştırılan zamanda bitirmek ve sonucunu teslim etmekle yükümlüdür. İşçinin bu borca aykırı davranması, evde hizmet sözleşmesinin ihlali niteliğinde olup, işveren (A) borçlu temerrüdüne ilişkin genel hükümler (TBK m. 117 vd.) doğrultusunda zararlarının tazminini talep edebilir.

Olay 2: (A) işletmesi tarafından, (C)’ye evde montajlanmak üzere 1000 adet elektronik parça teslim edilmiştir. (C), montaj sırasında gereken özeni göstermemiş ve parçaların 100 adedini kusurlu şekilde (hatalı lehimleme yaparak) birleştirip teslim etmiştir. İşveren (A), ürünleri teslim aldığı tarihten itibaren 3 gün içinde durumu (C)'ye bildirmiştir. Hukuki analiz: TBK m. 465 uyarınca işveren muayene ve ihbar külfetini süresinde (bir hafta içinde) yerine getirmiştir [15, 16]. Bu durumda TBK m. 463/II devreye girer. Hatalı lehimlemenin (C)'nin kusurundan kaynaklandığı ve giderilmesi mümkün bir ayıp olduğu dikkate alındığında, (C), masrafı tamamen kendisine ait olmak üzere bu 100 adet parçadaki montaj hatasını düzeltmekle mükelleftir [9].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Teslim edilen üründe bir ayıp bulunduğu ve bunun işçinin kusurundan kaynaklandığının ispat yükü kural olarak işverendedir. İşveren, ürünü teslim aldıktan sonra TBK m. 465 gereği bir hafta içinde bildirim yaptığını ispat etmelidir [15, 16].
  • Zamanaşımı / Süreler: Ayıba ilişkin bildirim süresi, ürünün tesliminden başlayarak bir haftadır. Süresinde bildirim yapılmazsa ayıplar kabul edilmiş sayılır ve TBK m. 463/II kapsamında onarım talep edilemez [16].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Evde hizmet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bir hizmet sözleşmesi türü olduğundan, İş Mahkemeleri Kanunu kapsamındaki "işçi-işveren" sıfatı taşıyan taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemesidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada, evde hizmet sözleşmeleri bağımsız çalışma (eser/istisna sözleşmesi) ile sıklıkla karıştırılmaktadır. Yüklenici ile evde çalışan işçi arasındaki bağımlılık unsuru, hukuki nitelendirmede en büyük ayrım noktasıdır. Ayrıca işverenlerin bir haftalık ayıp ihbar süresini atlamaları, işçiden masraf talebinde bulunma haklarını düşürmektedir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Evde hizmet sözleşmesine ilişkin TBK m. 463 düzenlemesi doktrinde çeşitli eleştirilere tabi tutulmuştur. İşçinin, yaptığı işteki ayıbı "kendi masrafı ile gidermek zorunda" bırakılması, iş hukuku prensiplerinden olan "işçinin korunması" ilkesi ve girişimci riskinin işverende olması kuralı ile tam bir uyum içinde değildir [23, 24]. Klasik iş hukukunda işçi, hatalı iş çıkarsa dahi kural olarak disiplin yaptırımları veya zararın tazmini ile karşılaşır; ancak evde hizmet sözleşmesinde tıpkı bir "müteahhit (yüklenici)" gibi eser sözleşmesi kurallarına benzer bir tamir mükellefiyeti altına sokulmuştur. Bazı yazarlara göre evde çalışma, bağımlılık ilişkisinin zayıflamasına neden olduğundan, bu ilişkiye iş akdinden ziyade istisna (eser) akdi hükümlerinin uygulanması gerektiği iddiaları da mevcuttur [23]. Ancak kanun koyucunun evde çalışmayı açıkça bir "hizmet sözleşmesi" türü olarak ihdas etmesi, işin işverene bağımlılık ve ekonomik hiyerarşi içinde yürütüldüğü gerçeğini perçinlemiştir [19].


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.