RESMİ METİN

C. Kullanma giderleri


Madde 341 - Kiracı, konut ve çatılı işyeri kiralarında, sözleşmede aksi öngörülmemişse veya aksine yerel âdet yoksa, ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderlerine katlanmakla yükümlüdür. Giderlere katlanan taraf, bu giderleri ispat edici belgelerin birer örneğini, istem üzerine diğer tarafa vermek zorundadır.

D. Kiracının güvence vermesi 2


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) Dördüncü Bölümü, İkinci Ayırımı olan "Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları" başlığı altında yer alan 341. madde, kiralananın kullanımıyla doğrudan ilgili olan ve günlük dilde "aidat" veya "kullanım giderleri" olarak adlandırılan harcamaların taraflar arasındaki dağılımını düzenlemektedir [1, 2].

Kira sözleşmeleri, hukuki niteliği itibarıyla tam iki tarafa borç yükleyen, sürekli edimli sözleşmelerdir. Kiraya veren, kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür (TBK m. 301) [3]. Buna karşılık kiracı da kira bedelini ödemekle asli olarak borçlanmıştır. Ancak kira ilişkisi, sadece kiranın ödenmesi ile sınırlı kalmayıp, kiralananın kullanımı sürecinde ortaya çıkan ısınma, aydınlatma ve su gibi işletme/kullanım harcamalarını da beraberinde getirir.

TBK m. 341, konut ve çatılı işyeri kiraları bakımından özel bir düzenleme getirerek, kural olarak bu tür kullanma giderlerine kiracının katlanacağını hüküm altına almıştır [1]. Söz konusu düzenleme, genel kira hükümlerinde yer alan ve kiraya verenin yan giderlere katlanmasını öngören TBK m. 303 kuralının, konut ve çatılı işyeri kiralarındaki önemli bir istisnasıdır [4]. Fıkranın ikinci cümlesi ise, giderlere katlanan tarafın bu harcamaları ispat edici belgeleri diğer tarafa vermek zorunda olduğunu belirterek, taraflar arasındaki hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkesini güvence altına almıştır [2].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Kullanma Giderleri (Isıtma, Aydınlatma, Su vb.)

Maddenin lafzında sayılan "ısıtma, aydınlatma ve su" ifadeleri tahdidi (sınırlı) değil, tadadi (örnekleyici) niteliktedir [1, 2]. Modern konut ve işyerlerinde bunlara ek olarak asansörün günlük elektrik sarfiyatı, apartman merdiven boşluğunun temizliği, kapıcı ücreti, ortak alanların aydınlatılması ve merkezi ısıtma yakıt giderleri gibi harcamalar da kullanma giderleri kapsamına girmektedir. Bu giderlerin ortak özelliği, doğrudan doğruya kiralananın olağan kullanımı neticesinde ortaya çıkmaları ve tüketimle doğrudan orantılı olmalarıdır. Doktrinde de ifade edildiği üzere, kullanma giderleri, kiralananın mutat kullanımı için fiilen sarf edilen meblağlardır [5, 6].

2.2. Aksi Sözleşme ve Yerel Âdetin Bulunmaması

TBK m. 341, yedek hukuk kuralı (tamamlayıcı kural) niteliğindedir. Madde metnindeki "sözleşmede aksi öngörülmemişse veya aksine yerel âdet yoksa" ibaresi [1], tarafların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde kullanma giderlerinin kiraya veren tarafından üstlenileceğini kararlaştırabileceklerini göstermektedir. Özellikle "her şey dahil" (all-inclusive) ofis kiralama modellerinde veya otel odası/residans tarzı konut kiralamalarında elektrik, su ve aidat gibi kullanma giderlerinin doğrudan kira bedeline dahil edilmesi sözleşme ile mümkündür. Ayrıca bir bölgedeki kökleşmiş yerel âdet, belirli bir kullanım giderinin kiraya veren tarafından karşılanmasını gerektiriyorsa, bu âdet de sözleşme hükmü gibi bağlayıcı olacaktır.

2.3. İspat Edici Belgelerin Verilmesi Yükümlülüğü

Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, "Giderlere katlanan taraf, bu giderleri ispat edici belgelerin birer örneğini, istem üzerine diğer tarafa vermek zorundadır" [2]. Bu hüküm, özellikle merkezi sistemle ısınan apartmanlarda veya ortak sayaç kullanılan iş hanlarında büyük önem taşır. Kiraya veren veya apartman yönetimi tarafından ödenip daha sonra kiracıya yansıtılan giderlerin (örneğin doğalgaz yakıt faturası) şeffaf olması, fahiş veya dayanaksız taleplerin önlenmesi amacıyla kanun koyucu bu belge sunma zorunluluğunu getirmiştir.

3. Sistematik İlişkiler

TBK m. 341 hükmü, kira hukukunun genel sistematiği içerisinde tek başına değil, diğer ilgili maddelerle bir bütünlük içinde değerlendirilmelidir:

  • TBK m. 302 (Vergi ve benzeri yükümlülükler): Eşyanın maliki sıfatından kaynaklanan Emlak Vergisi, Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) veya Çevre Temizlik Vergisi gibi yasal yükümlülüklere kural olarak kiraya veren katlanır [7, 8]. TBK m. 341'deki kullanma giderleri, m. 302'deki mülkiyet eksenli giderlerden tamamen farklıdır.
  • TBK m. 303 (Yan giderlere katlanma) ve TBK m. 317 (Temizlik ve bakım giderleri): TBK m. 303, kiraya verenin yan giderlere katlanacağını belirtirken [8]; m. 317, olağan kullanım için gerekli temizlik ve bakım giderlerini kiracıya yükler [9]. TBK m. 341 ise, "kullanma giderlerini" ayrıca düzenlemiştir [1]. Doktrinde bu kavram zenginliğinin (yan gider, temizlik gideri, kullanma gideri) kafa karışıklığı yaratabileceği ifade edilmekle birlikte [5]; yatırım, tesisat ve demirbaş niteliğindeki köklü yenilikler (örneğin kömürlü kazanın doğalgaz kombisine dönüştürülmesi veya asansör motorunun değişimi) kiraya verene (yan gider/esaslı onarım), günlük kullanıma matuf tüketimler ise kiracıya (kullanma gideri) aittir [10].
  • TBK m. 315 (Kiracının temerrüdü): Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan "kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu" ifa etmezse, kiraya veren en az 30 günlük süre vererek temerrüt nedeniyle tahliye hakkını kullanabilir [11]. Kullanma giderlerinin (aidat, yakıt) ödenmemesi, aynen kiranın ödenmemesi gibi kiracının temerrüdüne ve sözleşmenin feshine yol açar [12].
  • TBK m. 346 (Kiracı aleyhine düzenleme yasağı): Bu madde uyarınca kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez [13]. TBK m. 341'de belirtilen kullanma giderleri, m. 346'nın istisnalarından birini (meşru yan giderleri) somutlaştırmaktadır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında TBK m. 341'in uygulaması genellikle "apartman aidatı" ve "demirbaş harcamaları" ayrımında kendini göstermektedir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre:

  • Kullanım (Aidat/Yakıt) Giderleri: Ortak alan elektrik, su, ısınma, kapıcı maaşı, rutin asansör bakım ücreti gibi kalemler TBK m. 341 kapsamında kiracının sorumluluğundadır. Kiracının bu bedelleri apartman yönetimine ödememesi, kiraya verene doğrudan TBK m. 315 (temerrüt) kapsamında ihtarname çekme ve tahliye davası açma hakkı verir.
  • Demirbaş ve Yatırım Giderleri: Binanın dış cephe mantolaması, asansörün tamamen yenilenmesi, çatı izolasyonunun yapılması, hidrofor takılması gibi taşınmazın aynına ve değerinin artmasına yönelik kalıcı yatırım (demirbaş) niteliğindeki esaslı onarım giderleri TBK m. 303 ve m. 302 kapsamında kiraya verenin sorumluluğundadır. Yargıtay, apartman genel kurulu kararıyla alınan demirbaş ödemelerinin kiracıdan talep edilemeyeceğini, şayet kiracı bu bedeli yönetime ödemek zorunda kalmışsa, ödediği tutarı kira bedelinden takas/mahsup edebileceğini açıkça kabul etmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Bir konut kirasında, kiracı aylık kira bedellerini düzenli ödemekte; ancak site yönetimi tarafından aylık olarak tahakkuk ettirilen ve içinde kapıcı ücreti, ortak alan peyzaj bakımı, asansör periyodik bakım ücreti ile ortak aydınlatma bedellerinin bulunduğu "aylık aidat" tutarını 6 aydır ödememektedir. Site yönetimi, kat mülkiyeti kanunu gereği müteselsil sorumlu olan ev sahibine icra takibi başlatmış, ev sahibi de bu borcu ödemek zorunda kalmıştır. Hukuki analiz: Somut olayda site yönetimi tarafından talep edilen aidat kalemleri, TBK m. 341 uyarınca kiracının doğrudan katlanmakla yükümlü olduğu "kullanma giderleri" kapsamındadır [1, 2]. Kiraya veren, site yönetimine ödediği bu bedeli kiracıya rücu etme hakkına sahiptir. Ayrıca, bu kullanma gideri (yan gider) niteliğindeki borcun ödenmemesi, TBK m. 315 çerçevesinde kiranın ödenmemesi ile aynı hukuki sonuçları doğurur [11, 12]. Kiraya veren, kiracıya en az 30 gün süreli, ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ihtarlı bir ödeme emri (veya ihtarname) göndererek temerrüt nedeniyle tahliye süreci başlatabilir.

Olay 2: Bir çatılı işyeri (dükkân) kirasında, dükkânın bulunduğu iş merkezinin yönetimi, binanın dış cephe kaplamasının yenilenmesine ve otopark zeminine yeni epoksi dökülmesine karar vermiş, bu kapsamda her bağımsız bölüm için 50.000 TL "ek yatırım aidatı" tahakkuk ettirmiştir. Kiracı, iş merkezi yönetiminin baskısı neticesinde bu 50.000 TL'yi ödemiş ve bir sonraki ay kirasından bu tutarı keserek kiranın geri kalan kısmını kiraya verene havale etmiştir. Kiraya veren ise eksik kira ödendiği gerekçesiyle kiracıya temerrüt ihtarı göndermiştir. Hukuki analiz: İş merkezinin dış cephe yenilemesi ve otopark zemin kaplaması, kiralananın olağan kullanımından doğan ısıtma, aydınlatma, su veya periyodik temizlik gibi bir "kullanım gideri" (TBK m. 341) veya basit "temizlik ve bakım gideri" (TBK m. 317) değildir [5, 10]. Bu masraflar, taşınmazın değerini artıran esaslı onarım ve demirbaş (yatırım) niteliğindedir ve TBK m. 302 ile 303 kapsamında kiraya verenin sorumluluğundadır [7]. Kiracı, kiraya verenin borcu olan bir kalemi ödediği için bunu kira borcundan takas ve mahsup etme hakkına sahiptir. Kiraya verenin gönderdiği temerrüt ihtarı haksız olup, tahliye davası dinlenmeyecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Kullanım giderlerinin fahiş olduğu veya hiç harcanmadığı yönündeki itirazlarda, TBK m. 341/2 uyarınca, gideri talep eden (genellikle kiraya veren veya site yönetimi), fatura, sayaç okuma belgesi, makbuz veya karar defteri gibi ispat edici belgelerin suretini kiracıya sunmakla mükelleftir [2].
  • Zamanaşımı / Süreler: Kullanma giderleri (aidat, su, ısıtma gideri vb.) dönemsel edim niteliğinde olduğundan, bu alacaklara ilişkin davalar TBK m. 147/1 bendi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
  • Görevli/yetkili mahkeme: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 4/1-a uyarınca, kira sözleşmesinden doğan kullanma gideri (yan gider) alacağının tahsiline ilişkin davalarda, alacak miktarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir [14-16].
  • Yaygın uygulama hataları: Kiraya verenlerin, binalardaki demirbaş alımları (yeni asansör motoru, jeneratör değişimi, dış cephe yalıtımı) için ödenen bedelleri TBK m. 341 kapsamındaki "kullanım gideri" zannederek kiracıya yansıtması, tahliye ihtarnamelerine konu etmesi ve icra takibi başlatması uygulamada en sık karşılaşılan hataların başında gelir. Kiracılar yalnızca "kullanım ve sarfiyat" kalemlerinden sorumludur.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Borçlar Kanunu'nun kira hukukuna ilişkin sistematik yapısı incelendiğinde; TBK m. 303'te "yan giderlere" kiraya verenin katlanacağı [8], TBK m. 317'de "temizlik ve bakım giderlerinin" kiracıya ait olduğu [9] ve nihayet TBK m. 341'de "kullanma giderlerine" de kiracının katlanacağı [1] düzenlenmiştir. Doktrinde isabetli bir şekilde işaret edildiği üzere, kanun koyucunun "yan gider" (Nebenkosten), "temizlik ve bakım gideri" ve "kullanma gideri" gibi birbirine çok yakın kavramları farklı maddelerde, farklı taraflara yükleyerek kullanması terim kargaşasına sebebiyet vermektedir [5].

Nitekim TBK m. 315'te yer alan "kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu" ifadesindeki "yan gider" [11], aslında konut ve çatılı işyerleri bakımından TBK m. 341'deki "kullanma giderlerini" ifade etmektedir [12]. Doktrinde haklı olarak eleştirilen bu husus [5, 10, 17], TBK'da terminolojik bütünlüğün sağlanamamış olduğunu göstermektedir. Isıtma, elektrik, su ve aidat gibi kullanma giderlerinin açık bir şekilde TBK m. 315 ve m. 346 bağlamında "kiracının ödemekle yükümlü olduğu yan giderler" olarak tanımlanması, "yan gider" üst kavramının sadece kiraya verene (TBK m. 303) hasredilmemesi daha sağlıklı bir yasama tekniği olurdu.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.