Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi
MADDE 59- Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür. Askerî işyerlerine ait sigorta işlemlerinin denetim ve kontrolü, askerî iş müfettişleri tarafından da yapılabilir. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri, tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı gösterir ve yardımcı olurlar. Bu Kanunun uygulanması bakımından, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol yetkisini de haizdir. İhaleli işler ile özel bina inşaatı işyerleri işverenlerine, Kuruma prim borçlarının bulunmadığını gösteren ilişiksizlik belgesinin verilmesinde, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa göre yetki verilmiş serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda Kuruma bildirildiği tespit edilen işçilik tutarlarının uygunluğu, Kurumun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, esas alınabilir.
Usûl ve esasları Kurumca belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olarak serbest muasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen rapor ile Kuruma yeterli işçilik bildirilmediği anlaşılan işyeri ve işverenlerinin, tespit edilen fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak prim, gecikme cezası ve gecikme zammı tutarını 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca verilecek idarî para cezaları ile birlikte ödemeleri kaydıyla ilişiksizlik belgesi verilebilir. Kurumca belirlenen usûl ve esaslara aykırı hareket ederek Kurum zararına sebebiyet verdiği anlaşılan serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından düzenlenen raporlar dikkate alınmaz ve bunların daha sonra düzenleyecekleri raporlar Kurumca işleme konulmaz. Gerçeğe aykırı rapor düzenleyen serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler, Kurumun bu nedenle uğradığı zarardan işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, bunlar hakkında, genel hükümlere göre Kurumun takip hakkı saklıdır. Meslek mensupları, işverenlerin devamlı işyerlerinin sigortalıları ile yaptıkları işler ile Kurumda tescil edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla birlikte işçilik bildiriminde bulunulmamış olan yukarıdaki işler hakkında inceleme yapamazlar. Kamu idarelerinin denetim elemanları kendi mevzuatı gereğince işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorundadır. Bu kurumlar ayrıca kendi mevzuatları gereğince yaptıkları inceleme ve tespitler sırasında bu Kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de en geç bir ay içinde Kuruma bildirirler. Kurum bu bildirimleri esas almak üzere gerekli yasal işlemi yapar. İlgililerin itiraz hakları saklıdır.96 Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. ÜÇÜNCÜ KISIM Genel Sağlık Sigortası Hükümleri
Metodolojik Not
Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi, sosyal güvenlik sisteminin en hayati ve yürütme gücünün temelini oluşturan "denetim ve kontrol yetkisini" düzenlemektedir. Sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesinin korunması, kayıtdışı istihdamla mücadele ve prim alacaklarının zamanında tahsil edilmesi ancak etkin bir denetim mekanizmasıyla mümkündür. Madde, bu denetim yetkisini doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun denetim memurlarına (Sosyal Güvenlik Müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri) tevdi etmektedir.
Madde sistematik olarak sadece SGK denetim elemanlarının yetkilerini düzenlemekle kalmamış, aynı zamanda diğer kamu kurumlarının denetim elemanlarına (Vergi Müfettişleri, İş Müfettişleri, Gümrük Müfettişleri, kolluk kuvvetleri vb.) kendi görevleri sırasında sigortasız çalışanları ve prime esas kazançlardaki eksiklikleri tespit edip SGK'ya bildirme yükümlülüğü getirmiştir. Ayrıca, serbest muhasebeci mali müşavirler (SMM) ile yeminli mali müşavirlerin (YMM) asgari işçilik incelemelerinde rapor düzenleme yetkisi ve gerçeğe aykırı raporlar nedeniyle doğacak hukuki ve mali sorumlulukları da bu maddede detaylandırılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
Madde 59, 4857 sayılı İş Kanunu'nun teftiş ve denetimi düzenleyen 91. ve devamı maddeleriyle sıkı bir ilişki içindedir. Hatta fıkra hükmüyle, SGK denetim memurlarına İş Kanunu'ndaki denetim yetkileri de tanınmıştır. Bunun yanı sıra, asgari işçilik uygulamasını düzenleyen 5510 m. 86 ve idari para cezalarını düzenleyen m. 102 hükümleriyle organik bir bütünlük arz eder. Meslek mensuplarının sorumluluğu yönünden ise 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil sorumluluğu (TBK m. 49 vd.) ve müteselsil borçluluk (TBK m. 162 vd.) hükümleri uygulama alanı bulur.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
5. Pratik Örnek Olaylar
Örnek 1: Bir özel bina inşaatı işvereni C, inşaatın tamamlanmasının ardından ilişiksizlik belgesi almak amacıyla bir Yeminli Mali Müşavir (YMM) ile anlaşmıştır. YMM, işyeri kayıtlarını inceleyerek asgari işçilik tutarının tam olarak bildirildiğine dair rapor düzenlemiş ve ilişiksizlik belgesi alınmasını sağlamıştır. Ancak daha sonra SGK Müfettişleri tarafından yapılan denetimde, YMM'nin inşaatta fiilen çalışan taşeron işçilerin kayıtlarını görmezden geldiği ve Kurum zararına yol açacak şekilde gerçeğe aykırı asgari işçilik hesabı yaptığı tespit edilmiştir. SGK, ortaya çıkan 200.000 TL'lik prim ve gecikme zammı borcundan YMM'yi işveren C ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutarak icra takibi başlatmıştır.
Örnek 2: Vergi müfettişleri, bir şirketin defterlerini incelerken gayriresmi ödemeler (açıktan maaş) yapıldığını ve işçilerin gerçek ücretlerinin bordroda asgari ücret gösterildiğini tespit etmiştir. Durum m. 59/7 uyarınca 1 ay içinde SGK'ya bildirilmiştir. SGK, bu bildirim üzerine geriye dönük ek prim belgeleri düzenlemiş ve şirkete idari para cezası kesmiştir. İşverenin bu cezaya karşı açtığı davada, vergi müfettişinin tutanaklarındaki imzalı işçi beyanları aksi sabitlenemez delil kabul edilerek dava reddedilmiştir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Metodolojik Not
Bu akademik yorum ve analiz, Türk sosyal güvenlik hukukunun temel denetim normu olan 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 10. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ve Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği ışığında Av. Fethi Güzel tarafından titizlikle hazırlanmıştır. Analizde, denetim usulleri, ispat hukuku kuralları ve mesleki sorumluluklar kapsamlı şekilde irdelenmiştir.