RESMİ METİN

Sigortalı sayılanlar


MADDE 4- (Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

  1. Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,
  2. Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
  3. Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
  4. Tarımsal faaliyette bulunanlar, 4 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “alanlar ve bu Kanunun ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına tabi olarak çalışanlardan” ibaresi “alanlardan” şeklinde değiştirilmiştir.

c) Kamu idarelerinde;

  1. Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
  2. Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar. Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; a) İşçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenler, b) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar, c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar, d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar, e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar, f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar, g) (Ek: 11/10/2011-KHK-665/29 md.) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programlarından yararlananlar, hakkında da uygulanır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-665/29 md.) Bu fıkranın (g) bendinde sayılanlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte bu Kanun kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz. Birinci fıkranın (b) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler hakkında da uygulanır. Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar, b) Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi

üyeleri, belediye başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri,5 c) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikalar ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne ayrılanlar, d) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Milli Savunma Bakanlığı hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar,6 e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile polis nasbedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar,7 f) (Ek: 2/1/2017 - KHK - 680/73 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/71 md.) Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam edenler ile subay ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar, hakkında da uygulanır. Dördüncü fıkranın (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan ayrılanlar ile bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri sigortalılıklarından sayılmaz.8 Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu kapsamda oldukları sürece uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi, tüm sosyal güvenlik sisteminin öznelerini ve onların sisteme dahil olma şekillerini belirleyen, yasanın en dinamik ve en çok uyuşmazlığa konu olan "merkez" maddesidir. Sosyal Güvenlik Reformu'nun temeli olan "norm ve standart birliği" iddiası, kurumsal düzeyde bu maddeyle somutlaştırılmıştır. Madde, eski sistemdeki SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı iştirakçilerini sırasıyla 4/a, 4/b ve 4/c bentleri altında yeniden kategorize etmiştir.

Bununla birlikte, bu birleştirme tamamen homojen bir yapı oluşturmamış; her bir kategorinin tabi olduğu prim oranları, emeklilik şartları ve hakları konusundaki farklılıklar yasanın diğer hükümlerinde korunmuştur. Madde 4, ayrıca genel kategorilerin dışındaki özel meslek gruplarının (sanatçılar, usta öğreticiler, jokeyler, şirket ortakları vb.) hangi bent kapsamında sigortalı sayılacağını da detaylı şekilde düzenlemiştir (ratio legis).

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. 4/a Bendi: Hizmet Akdi ile Çalışanlar (Eski SSK)

"Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar" esastır. Burada belirleyici unsur, iş hukuku anlamında "bağımlılık" (hukuki ve kişisel) ilişkisidir. Ek olarak, sendika yöneticileri, güzel sanat dallarında çalışan sanatçılar, usta öğreticiler ve hatta Çiftçi Mallarını Koruma Kanunu’na göre çalışan bekçiler gibi gruplar da yasa gereği 4/a kapsamında kabul edilmiştir.

2.2. 4/b Bendi: Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışanlar (Eski Bağ-Kur)

Vergi mükellefleri, esnaf ve sanatkarlar, tarımsal faaliyette bulunanlar (çiftçiler) ile şirket ortaklarını kapsar. Şirket ortakları açısından yasa koyucu sınırları net çizmiştir:

  • Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları (sadece ortak olmak yetmez, YK üyesi olma şartı vardır).
  • Limited şirketlerin ise tüm ortakları (yönetim görevinde olup olmadıklarına bakılmaksızın).
  • Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları.
2.3. 4/c Bendi: Kamu İdarelerinde Çalışanlar (Eski Emekli Sandığı)

Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerini kapsar. Kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışan, memur statüsündeki personeli içerir. Ayrıca, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ve askeri/polis okulu öğrencileri de bu bent kapsamında sigortalı sayılmıştır.

3. Sistematik İlişkiler

Madde 4; kanunun 5. (Kısmi sigortalılar), 6. (Sigortalı sayılmayanlar), 80. (Prime esas kazançlar) ve Geçici Hükümleriyle doğrudan ilişkilidir. Şirket ortaklıkları yönünden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile, hizmet akdi yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu ile, kamu görevlileri statüsü yönünden ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ayrılmaz bağlara sahiptir.

4. Uygulama: Yargıtay / Anayasa Mahkemesi (AYM) İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok. Bununla birlikte, Yargıtay’ın bu maddedeki statü çakışmalarına ilişkin çok zengin bir içtihat birikimi mevcuttur:

  • Çakışan Sigortalılık (Statülerin Önceliği): Bir kişinin aynı anda hem 4/a (hizmet akdi) hem de 4/b (bağımsız çalışma/şirket ortaklığı) kapsamında çalışması durumunda hangi statünün geçerli olacağı büyük tartışma konusuydu. 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası 4/a (hizmet akdiyle çalışma) statüsü 4/b statüsüne üstün kılınmıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir limited şirket ortağı veya anonim şirket YK üyesi ortak, başka bir işverene ait işyerinde fiilen hizmet akdiyle çalışmaya başlarsa, çalıştığı andan itibaren 4/b sigortalılığı askıya alınır ve 4/a sigortalılığı geçerli olur.
  • Kendi Şirketinde 4/a'lı Olma Yasağı: Yargıtay ve SGK uygulamasına göre, bir kişi ortağı olduğu limited şirkette veya yönetim kurulu üyesi olduğu anonim şirkette kendisini 4/a (işçi) olarak bildiremez. Bu bildirimler geçersiz sayılır ve ödenen primler 4/b kapsamına aktarılır. Ancak, kişi ortak olmadan önce o şirkette 4/a sigortalısı ise ve kesintisiz devam ediyorsa, ortaklık statüsü 4/a'yı sona erdirmez (istisna).

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A), ortağı ve müdürü olduğu (X) Limited Şirketi'nde kendisini 10 yıldır 4/a'lı (SSK'lı) olarak sigortalı göstermekte ve prim ödemektedir. Emeklilik zamanı geldiğinde SGK, (A)'nın limited şirket ortağı olduğunu tespit ederek 10 yıllık 4/a sigortalılığını iptal etmiş ve bu süreleri 4/b (Bağ-Kur) kapsamında değerlendirmiştir. Bu durum (A)'nın hem emeklilik yaşını geciktirmiş hem de alacağı aylık miktarını düşürmüştür. (A), iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek dava açmıştır.

Hukuki Analiz: Madde 4 ve ilgili mevzuat uyarınca, bir kimsenin ortağı olduğu limited şirketten 4/a (hizmet akdi) kapsamında sigortalı bildirilmesi hukuken geçersizdir. Kişinin kendi şirketinde bağımlılık ilişkisi (işveren-işçi ilişkisi) kuramayacağı kabul edilir. Dolayısıyla Kurumun iptal işlemi ve süreleri 4/b kapsamında tescil etmesi yasaya ve Yargıtay'ın yerleşik kararlarına tamamen uygundur. (A)'nın davası reddedilecektir. (A) ancak ortaklıktan önce o şirkette 4/a'lı olduğunu ve bunun kesintisiz sürdüğünü ispatlarsa hak kazanabilirdi.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (B), bir anonim şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesidir (4/b kapsamında sigortalıdır). Aynı zamanda geçimini sağlamak için (Y) isimli başka bir bağımsız firmada mühendis olarak işe başlamış ve adına 4/a primi yatırılmıştır. SGK, (B)'nin halihazırda 4/b'li olduğunu belirterek 4/a sigortalılığını askıya almıştır.

Hukuki Analiz: 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 6111 sayılı Kanun ile değişen hükümleri ve Madde 4'ün sistematik yorumu uyarınca, 4/a ve 4/b statülerinin çakışması halinde 4/a (hizmet akdi) kapsamındaki sigortalılık geçerli sayılır. (B)'nin başka bir şirkette fiilen hizmet akdiyle çalışması, kendi şirketindeki 4/b sigortalılığını askıya alacaktır. Kurumun işlemi hukuka aykırıdır; (B)'nin 4/a sigortalılığı geçerli kabul edilmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Ortaklık Yapısının Takibi: Limited şirket ortaklarının hisse devri yapmaları halinde, devrin ticaret siciline tescil edildiği tarihe kadar 4/b yükümlülükleri devam eder. Bu nedenle hisse devreden ortakların Gümrük ve Ticaret Bakanlığı veya ilgili oda bildirimlerini SGK'ya gecikmeksizin sunmaları, fuzuli prim borçlarının doğmasını engeller.
  • Fiili Çalışmanın İspatı: Başka bir işyerinde 4/a'lı gösterilen şirket ortaklarının bu çalışmalarının "paravan/sahte" olmaması gerekir. SGK denetimlerinde fiili çalışmanın olmadığı tespit edilirse, 4/a iptal edilerek yine 4/b'ye dönülür.

7. Eleştirel Değerlendirme

5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi, sosyal güvenlik sistemini sadeleştirme iddiasıyla yola çıksa da mülga yasaların getirdiği alışkanlıkları ve statü farklılıklarını tam anlamıyla ortadan kaldıramamıştır. Doktrinde Ali Güzel ve A. Can Tuncay, reformun "tek çatı" vizyonunun sadece idari düzeyde (SGK çatısı altında) kaldığını, sigortalılar açısından ise norm farklılıklarının derinleşerek sürdüğünü belirtmektedirler.

Özellikle esnaf ve sanatkarların (4/b), işçilere (4/a) kıyasla emeklilik için neredeyse 2000 gün daha fazla prim ödemek zorunda kalması (9000 gün vs. 7200 gün), Madde 4'ün getirdiği norm birliği felsefesiyle açıkça çelişmektedir. Anayasa'nın eşitlik ilkesi gereği, tüm sigortalıların prime esas kazançları oranında eşit emeklilik koşullarına tabi tutulacağı gerçek bir entegrasyon yasama organınca ivedilikle hayata geçirilmelidir. Ayrıca şirket ortaklarının kendi şirketlerinde 4/a'lı olamayacağına dair katı kural, modern kurumsal yönetim ilkeleriyle uyuşmamakta ve uygulamada gereksiz muvazaalı işlemlere zemin hazırlamaktadır.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Ali Güzel / A. Can Tuncay / Ömer Ekmekçi (Sosyal Güvenlik Hukuku), Levent Akın (Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri).
  • Mevzuat: 5510 sayılı SSGSSK m. 4, m. 53, 6111 sayılı Kanun, 6102 sayılı TTK.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.