1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
5510 sayılı Kanun’un 27. maddesi, malullük sigortasının teknik, aktüeryal ve prosedürel kalbini oluşturmaktadır. Madde; malullük aylığının hangi matematiksel parametrelerle hesaplanacağını, aylığın hangi andan itibaren işlemeye başlayacağını (muacceliyet kazanacağını), hangi durumlarda kesileceğini ve sigortalının yeniden çalışması halinde yapılacak karmaşık yeniden bağlama işlemlerini düzenler.
Yasa koyucu, malullük riskinin genellikle sigortalının erken yaşlarında ve prim gün sayısı henüz çok düşükken gerçekleştiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, malulleri koruyucu bir "itibari/hayali gün tamamlama" mekanizması kurmuştur. Ayrıca ağır engelliler için özel bir artırım öngörülmüş, maluliyet aylığı alırken çalışmaya başlama ise haklı olarak sistem dışı bırakılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İtibari Gün Tamamlama ve Aylık Hesaplama Yöntemi
Malullük aylığı, temel olarak kanunun 29. maddesindeki genel yaşlılık aylığı hesaplama formülüne (Ortalama Aylık Kazanç × Aylık Bağlama Oranı) göre hesaplanır. Ancak Madde 27, malullere özel çok büyük bir imtiyaz getirmektedir:
- İtibari Gün Desteği: Maluliyet tarihinde sigortalının fiili prim gün sayısı ne kadar düşük olursa olsun (örneğin asgari şart olan 1800 gün), aylık hesaplanırken prim ödeme gün sayısı 4/a (işçi) sigortalıları için 7200 gün, 4/b ve 4/c sigortalıları için ise 9000 gün kabul edilir. Yani, sigortalının eksik günleri ücretsiz olarak tamamlanmış sayılır. Eğer sigortalının fiili prim günü bu limitlerin (7200 veya 9000) üzerindeyse, doğal olarak gerçek gün sayısı esas alınır.
- Sürekli Bakıma Muhtaçlık Bonusu: Eğer sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul ise, 29. maddeye göre belirlenen aylık bağlama oranı (ABO) 10 puan artırılır. Bu sayede en mağdur durumdaki sigortalılara daha yüksek bir gelir güvencesi sunulur.
2.2. Aylığın Başlangıcı (Müstehaklık Anı)
Aylığın fiilen ödenmeye başlama tarihi, rapor tarihi ile tahsis talep (yazılı istek) tarihinin kronolojik sırasına göre belirlenir ve takip eden ay başından itibaren başlatılır:
- Rapor Tarihi İstekten Önce ise: Aylık, yazılı istek tarihini takip eden ay başından başlar.
- Rapor Tarihi İstekten Sonra ise: Aylık, rapor tarihini takip eden ay başından başlar.
- Aktif Memurlar (4/c) için: Görevlerinden maluliyet nedeniyle ayrıldıkları tarihi takip eden ay başından itibaren başlatılır.
2.3. Aylığın Kesilmesi (Çalışma Yasağı)
Malullük aylığı alan kişilerin Türkiye'de (5510 sayılı Kanun kapsamında) veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlamaları halinde, aylıkları çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında derhal kesilir.
- Ratio Legis: Malullük aylığı, çalışma gücünü yitirdiği için gelir elde edemeyen kişilere verilir. Kişi fiilen çalışıp kazanç elde ediyorsa, sosyal risk ortadan kalkmış demektir. Yabancı ülkelerdeki çalışmaların da aylığı kesmesi, çifte geliri önleme amacı taşır.
2.4. Yeniden Bağlama ve Karmaşık Kısmi Aylık Hesabı (m. 27/3-4)
Aylığı kesilen sigortalı çalışmayı bıraktığında yeniden aylık talebinde bulunabilir. Bu durumda:
- Kontrol muayenesine tabi tutulur ve malullüğün devam ettiği tıbben doğrulanmalıdır.
- Yeni Aylık Hesabı: Çalışılan süre boyunca ödenen yeni primler ve kazançlar hesaba dahil edilir. Eğer kişinin prim gün sayısı 7200/9000 günün altındaysa, eski aylığı ile yeni çalışmasından doğan kısmi aylığın karmaşık bir oranlama yöntemi (Madde 27/4-b) ile birleşmesi sağlanır. Kanun açıkça yeni aylığın, eski aylığın enflasyonla güncellenmiş tutarının altında olamayacağını hükme bağlayarak kazanılmış hakları korur.
3. Sistematik İlişkiler
Madde 27; doğrudan m. 25, m. 26, m. 29 (Aylık hesaplama formülü), m. 30 (Yaşlılık aylığı alırken çalışma) ve m. 94 (Kontrol muayenesi) ile doğrudan ilişkilidir. Ayrıca yabancı ülke çalışmaları yönünden ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri ile uluslararası hukuk kurallarıyla bağlantılıdır.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay uygulamalarında şu ilkeler öne çıkmaktadır:
- Kontrol Muayenesi ve Geriye Dönük Aylıklar: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre; Kurumun sevk ettiği kontrol muayenesine haklı bir sebep olmaksızın gitmeyen sigortalının aylığı kesilir. Ancak sigortalı sonradan muayeneye gider ve maluliyetinin kesintisiz devam ettiği anlaşılırsa, kesilen aylıklar geriye dönük olarak ödenir. Eğer maluliyette bir kesinti olmuşsa, sadece yeni rapor tarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
- Yurtdışı Çalışmasının Tespiti: Yargıtay, yurtdışında "minijob" veya cüzi süreli/düşük ücretli çalışmalarda bulunan sigortalıların da malullük aylıklarının kesilmesi gerektiğine, yasanın "yabancı ülke mevzuatına tabi çalışma" ibaresini hiçbir gelir veya süre sınırı koymaksızın mutlak olarak uyguladığına karar vermektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: 4/a sigortalısı (A), 1800 gün primle malul sayılmıştır. (A)'ya malullük aylığı bağlanacaktır. (A)'nın prime esas kazançları ortalaması asgari ücrettir. SGK aylığı nasıl hesaplayacaktır?
Hukuki Analiz: (A)'nın fiili günü 1800 olsa da, Madde 27/1 uyarınca aylık 7200 gün üzerinden hesaplanacaktır. Dolayısıyla (A)'nın aylık bağlama oranı (ABO), 7200 güne tekabül eden oran (%40) üzerinden hesaplanır. Eğer (A) başka birinin sürekli bakımına muhtaç olsaydı, bu oran 10 puan artırılarak %50 olarak uygulanacaktı. Bu sayede (A), 1800 günün getireceği çok düşük bir aylık yerine, 7200 gün prim ödemiş gibi daha yüksek ve insani bir aylık alacaktır.
Olay 2: Malullük aylığı almakta olan (B), geçim sıkıntısı nedeniyle Almanya'ya giderek orada bir restoranda sigortalı olarak çalışmaya başlamıştır. SGK bu durumu tespit etmiş ve (B)'nin aylığını geriye dönük olarak keserek ödenen tutarları faiziyle talep etmiştir. (B), yurtdışındaki çalışmanın Türkiye'deki malullüğünü etkilemeyeceğini savunmaktadır.
Hukuki Analiz: Madde 27/3 uyarınca, malullük aylığı alırken "yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında" çalışmaya başlayanların aylıkları kesilir. (B)'nin Almanya'daki çalışması yasal olarak aylığın kesilmesini gerektirir. SGK'nın aylığı kesme ve yersiz ödenen tutarları geri isteme işlemi tamamen hukuka uygundur.
6. Pratik Uygulama Notları
- Kontrol Muayenesi Takibi: SGK, malullük aylığı bağlarken rapordaki hastalığın niteliğine göre (örneğin kanser gibi iyileşme ihtimali olan hastalıklar) 1 veya 2 yıl sonrasına "kontrol muayenesi" tarihi koyar. Sigortalıların aylıklarının kesilmemesi için bu tarihi takip etmeleri ve en az 3 ay öncesinden SGK'ya sevk başvurusunda bulunmaları pratik bir zorunluluktur.
7. Eleştirel Değerlendirme
Madde 27, malulleri koruyan itibari gün (7200/9000) sistemiyle mükemmel bir aktüeryal kurguya sahiptir. Ancak en büyük hakkaniyet sorunu, aylık alırken çalışmaya başlayanların aylığının tamamen kesilmesidir. Doktrinde Levent Akın, kısmi çalışma gücü kaybı yaşayan (%60-%70 oranında) ancak hayatını idame ettirmek için hafif işlerde çalışabilecek durumda olan malullere, tıpkı yaşlılık emeklilerinde olduğu gibi "Sosyal Güvenlik Destek Primi" (SGDP) ödeyerek hem aylık alıp hem de yasal olarak çalışabilme imkanı tanınması gerektiğini savunmaktadır. Aylığın tamamen kesilmesi, malulleri ya tamamen yoksulluğa ya da tamamen kayıt dışı (sigortasız) çalışmaya itmektedir. Bu durum hem devletin prim kaybına yol açmakta hem de malul işçileri İSG yönünden tamamen savunmasız bırakmaktadır.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Levent Akın (Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri), Müjdat Şakar (Sosyal Sigortalar Hukuku), Ali Güzel (Sosyal Güvenlik Hukuku).
- Mevzuat: 5510 sayılı SSGSSK m. 27, m. 29, m. 30, m. 94.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
5510 sayılı Kanun’un 27. maddesi, malullük sigortasının teknik, aktüeryal ve prosedürel kalbini oluşturmaktadır. Madde; malullük aylığının hangi matematiksel parametrelerle hesaplanacağını, aylığın hangi andan itibaren işlemeye başlayacağını (muacceliyet kazanacağını), hangi durumlarda kesileceğini ve sigortalının yeniden çalışması halinde yapılacak karmaşık yeniden bağlama işlemlerini düzenler.
Yasa koyucu, malullük riskinin genellikle sigortalının erken yaşlarında ve prim gün sayısı henüz çok düşükken gerçekleştiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, malulleri koruyucu bir "itibari/hayali gün tamamlama" mekanizması kurmuştur. Ayrıca ağır engelliler için özel bir artırım öngörülmüş, maluliyet aylığı alırken çalışmaya başlama ise haklı olarak sistem dışı bırakılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İtibari Gün Tamamlama ve Aylık Hesaplama Yöntemi
Malullük aylığı, temel olarak kanunun 29. maddesindeki genel yaşlılık aylığı hesaplama formülüne (Ortalama Aylık Kazanç × Aylık Bağlama Oranı) göre hesaplanır. Ancak Madde 27, malullere özel çok büyük bir imtiyaz getirmektedir:
2.2. Aylığın Başlangıcı (Müstehaklık Anı)
Aylığın fiilen ödenmeye başlama tarihi, rapor tarihi ile tahsis talep (yazılı istek) tarihinin kronolojik sırasına göre belirlenir ve takip eden ay başından itibaren başlatılır:
2.3. Aylığın Kesilmesi (Çalışma Yasağı)
Malullük aylığı alan kişilerin Türkiye'de (5510 sayılı Kanun kapsamında) veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlamaları halinde, aylıkları çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında derhal kesilir.
2.4. Yeniden Bağlama ve Karmaşık Kısmi Aylık Hesabı (m. 27/3-4)
Aylığı kesilen sigortalı çalışmayı bıraktığında yeniden aylık talebinde bulunabilir. Bu durumda:
3. Sistematik İlişkiler
Madde 27; doğrudan m. 25, m. 26, m. 29 (Aylık hesaplama formülü), m. 30 (Yaşlılık aylığı alırken çalışma) ve m. 94 (Kontrol muayenesi) ile doğrudan ilişkilidir. Ayrıca yabancı ülke çalışmaları yönünden ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri ile uluslararası hukuk kurallarıyla bağlantılıdır.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok. Bununla birlikte, Yargıtay uygulamalarında şu ilkeler öne çıkmaktadır:
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: 4/a sigortalısı (A), 1800 gün primle malul sayılmıştır. (A)'ya malullük aylığı bağlanacaktır. (A)'nın prime esas kazançları ortalaması asgari ücrettir. SGK aylığı nasıl hesaplayacaktır?
Hukuki Analiz: (A)'nın fiili günü 1800 olsa da, Madde 27/1 uyarınca aylık 7200 gün üzerinden hesaplanacaktır. Dolayısıyla (A)'nın aylık bağlama oranı (ABO), 7200 güne tekabül eden oran (%40) üzerinden hesaplanır. Eğer (A) başka birinin sürekli bakımına muhtaç olsaydı, bu oran 10 puan artırılarak %50 olarak uygulanacaktı. Bu sayede (A), 1800 günün getireceği çok düşük bir aylık yerine, 7200 gün prim ödemiş gibi daha yüksek ve insani bir aylık alacaktır.
Olay 2: Malullük aylığı almakta olan (B), geçim sıkıntısı nedeniyle Almanya'ya giderek orada bir restoranda sigortalı olarak çalışmaya başlamıştır. SGK bu durumu tespit etmiş ve (B)'nin aylığını geriye dönük olarak keserek ödenen tutarları faiziyle talep etmiştir. (B), yurtdışındaki çalışmanın Türkiye'deki malullüğünü etkilemeyeceğini savunmaktadır.
Hukuki Analiz: Madde 27/3 uyarınca, malullük aylığı alırken "yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında" çalışmaya başlayanların aylıkları kesilir. (B)'nin Almanya'daki çalışması yasal olarak aylığın kesilmesini gerektirir. SGK'nın aylığı kesme ve yersiz ödenen tutarları geri isteme işlemi tamamen hukuka uygundur.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Madde 27, malulleri koruyan itibari gün (7200/9000) sistemiyle mükemmel bir aktüeryal kurguya sahiptir. Ancak en büyük hakkaniyet sorunu, aylık alırken çalışmaya başlayanların aylığının tamamen kesilmesidir. Doktrinde Levent Akın, kısmi çalışma gücü kaybı yaşayan (%60-%70 oranında) ancak hayatını idame ettirmek için hafif işlerde çalışabilecek durumda olan malullere, tıpkı yaşlılık emeklilerinde olduğu gibi "Sosyal Güvenlik Destek Primi" (SGDP) ödeyerek hem aylık alıp hem de yasal olarak çalışabilme imkanı tanınması gerektiğini savunmaktadır. Aylığın tamamen kesilmesi, malulleri ya tamamen yoksulluğa ya da tamamen kayıt dışı (sigortasız) çalışmaya itmektedir. Bu durum hem devletin prim kaybına yol açmakta hem de malul işçileri İSG yönünden tamamen savunmasız bırakmaktadır.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.