RESMİ METİN

sorumluluğu


MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir 38 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “özürlerin” ibaresi “engellilik hâllerinin” şeklinde değiştirilmiştir. 39 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “prim ve her türlü borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının” şeklinde değiştirilmiştir.

rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez. Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası kolları kapsamında Kurum’un (SGK) ödediği ödenekleri ve bağladığı gelirleri, kazaya kusuruyla sebebiyet veren işverene, üçüncü kişilere veya yükümlülüklerini ihmal eden aktörlere geri yansıtmasını düzenleyen "Kurum’un Rücu Hakkı" normudur. Sosyal güvenlik hukukunda rücu davaları, sistemin finansal dengesini koruyan ve kusurlu aktörlerin sebep olduğu zararları kamunun sırtından alıp doğrudan sorumlularına yükleyen en dinamik dava türüdür.

Madde 21, işverenin rücu sorumluluğunun maddi sınırlarını (kast veya İSG mevzuatına aykırılık), kaçınılmazlık ilkesinin etkisini, bildirim yükümlülüğünün ihlali halinde uygulanacak rücu yaptırımını, üçüncü kişilerin sorumluluğunu ve kamu görevlilerine yönelik istisnaları ayrıntılı olarak düzenler (ratio legis).

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İşverenin Rücu Sorumluluğu ve Şartları (m. 21/1)

Kurum'un işverene rücu edebilmesi için kazanın veya hastalığın:

  • İşverenin kastı (bilerek ve isteyerek zarar vermesi), veya
  • İSG Mevzuatına Aykırı Bir Hareketi (iş sağlığı ve güvenliği kurallarına, tüzük, yönetmelik veya genelgelere uymaması) sonucu meydana gelmesi gerekir.
  • Rücu Matrahı ve Tavan Sınırı: Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri (PSD) toplamıdır. Ancak Kurum'un talep edeceği bu tutar, işçinin veya hak sahiplerinin işverenden talep edebilecekleri maddi tazminat miktarı (tavan sınır) ile sınırlıdır. Bu sınırlama, işverenin çifte tazminatla ezilmesini önler.
  • Kaçınılmazlık İlkesi: Teknolojik ve bilimsel tüm önlemler alınmasına rağmen önlenmesi imkansız olan, hiçbir tarafın kusurunun bulunmadığı doğa veya teknik kaynaklı olaylardır. Kaçınılmazlık durumunda işverenin rücu sorumluluğu doğmaz; ancak kazada kaçınılmazlık oranı varsa (örneğin %60 kaçınılmazlık, %40 işveren kusuru), işveren sadece kendi kusuru oranında sorumlu tutulur.
2.2. Geç Bildirim ve Raporsuz Çalıştırma Rücuu (m. 21/2-3)
  • Geç Bildirim: İş kazasını 3 iş günü içinde bildirmeyen işverene, bildirimin yapıldığı tarihe kadar ödenen tüm geçici iş göremezlik ödenekleri kusur şartı aranmaksızın doğrudan rücu edilir.
  • Raporsuz Çalıştırma: Ağır/tehlikeli işlerde sağlık raporu almadan veya rapora aykırı (örneğin bel fıtığı olan birini ağır kaldırma işinde) çalıştırma sonucu hastalık doğarsa, tüm iş göremezlik ödenekleri işverenden tahsil edilir.
2.3. Üçüncü Kişilerin Rücu Sorumluluğu (m. 1/4)

Kaza üçüncü bir kişinin (örneğin trafikte çarpan sürücü, kavga eden kişi) kusuruyla olmuşsa, Kurum yapılan ödemelerin ve gelirin ilk peşin sermaye değerinin en fazla yarısını (50%) üçüncü kişiye rücu edebilir. Yasa koyucu üçüncü kişiler için %50'lik maktu bir tavan sınır getirmiştir.

2.4. Kamu Görevlileri İstisnası (m. 21/5)

Kamu görevlilerinin vazifelerini ifa ederken sebep oldukları iş kazalarında, haklarında kesinleşmiş bir ceza mahkemesi mahkumiyet kararı bulunmadığı sürece, Kurum kamu görevlisine veya kurumuna rücu edemez.

3. Sistematik İlişkiler

Madde 21; kanunun 13. (İş kazası), 14. (Meslek hastalığı), 17. (Matrah hesabı) ve 96. (Yersiz ödeme) maddeleriyle doğrudan ilişkilidir. Borçlar hukuku tazminat hesaplamaları ve maddi zararların belirlenmesi yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. (Haksız fiil) ve 55. (Destekten yoksun kalma ve cismani zarar tazminatı) maddeleriyle, işverenin denetim yükümlülükleri yönünden ise 6331 sayılı İSG Kanunu ile doğrudan ilişkilidir.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok. Bununla birlikte, rücu davalarına ilişkin çok zengin bir Yargıtay içtihat birikimi mevcuttur:

  • Tavan Sınır Kontrolü (TBK m. 55 Entegrasyonu): Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, SGK'nın açtığı rücu davasında mahkeme mutlaka kusur raporu almalı ve ardından haksız fiil (TBK) kurallarına göre işçinin gerçek maddi zararını (tavan sınırı) hesaplatmalıdır. Kurum'un rücu alacağı (ödenekler + PSD), bu tavan sınırdan fazla olamaz. Tavan sınır düşükse, mahkeme tavan sınırı aşan kısmı reddetmek zorundadır.
  • Üçüncü Kişi Rücuunda Kusur Sınırı: Üçüncü kişilerin rücu sorumluluğunda, Madde 21/4 uyarınca %50 sınırı uygulandıktan sonra, bu %50'lik tutarın da üçüncü kişinin fiili kusur oranı ile çarpılması gerekir. Örneğin, üçüncü kişinin %80 kusurlu olduğu bir kazada rücu edilecek tutar: $PSD \times 0.50 \times 0.80 = PSD \times 0.40$ (yani peşin değerin %40'ı) olacaktır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) İnşaat firmasında çalışan demirci ustası (B), emniyet kemeri takılmadan iskelede çalıştırılmış ve düşerek malul kalmıştır. Kazada işveren %80 kusurlu, işçi (B) ise %20 kusurludur. SGK, (B)'ye sürekli iş göremezlik geliri bağlamış ve gelirin ilk peşin sermaye değeri (PSD) 1 milyon TL olarak hesaplanmıştır. Kurum, işverene karşı 1 milyon TL'lik rücu davası açmıştır. Yapılan maddi zarar hesabında (B)'nin gerçek maddi zararı (tavan sınır) 700.000 TL olarak tespit edilmiştir.

Hukuki Analiz: Madde 21/1 uyarınca, işverene rücu edilecek tutar, "sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla (tavan sınırla) sınırlıdır." Olayda Kurum'un alacağı 1 milyon TL olmakla birlikte, işçinin gerçek zararı (tavan) 700.000 TL'dir. İşverenin kusur oranı (%80) tavan zarara uygulanır: $700.000 \times 0.80 = 560.000 TL$. Kurum, işverenden en fazla 560.000 TL talep edebilir. Geri kalan 440.000 TL kamunun üzerinde kalır. Mahkeme davayı 560.000 TL üzerinden kabul etmelidir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (C), fabrikada çalışırken, işyerine mal teslim etmeye gelen üçüncü kişi sürücü (D)'nin kullandığı kamyonetin geri geri gelmesi sonucu yaralanmıştır. Kazada (D) %100 kusurludur. SGK, (C)'ye bağladığı gelirin PSD'si olan 500.000 TL'nin tamamını üçüncü kişi (D)'ye rücu etmiştir.

Hukuki Analiz: Madde 21/4 uyarınca, üçüncü kişilere rücu edilecek tutar, gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı (50%) ile sınırlıdır. Sürücü (D) %100 kusurlu olsa dahi, Kurum ondan en fazla 250.000 TL (500.000 TL'nin yarısı) talep edebilir. Kurumun 500.000 TL'nin tamamını istemesi yasaya aykırıdır; mahkeme davayı 250.000 TL üzerinden kabul etmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Kaçınılmazlığın İspatı: İşverenlerin rücu davalarında kaçınılmazlık savunması yapabilmeleri için, kazanın meydana geldiği anda tüm İSG kurallarına tam uyum sağlandığını, işçiye gerekli eğitim ve ekipmanların eksiksiz teslim edildiğini (teslim tutanaklarıyla) ve olayın öngörülemez ve önlenemez olduğunu (örneğin ani mikro fırtına, öngörülemeyen malzeme yorulması kırılması) bilirkişi heyetine kanıtlamaları gerekir.

7. Eleştirel Değerlendirme

5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, iş kazalarında işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğunu düzenleyerek adil bir rücu dengesi kurmaktadır. Doktrinde Ömer Ekmekçi ve Sarper Süzek, özellikle tavan sınır (TBK m. 55) sınırlamasının işverenlerin orantısız rücu talepleriyle batmasını engellemek açısından hayati olduğunu vurgulamaktadırlar.

Ancak, üçüncü kişilerin rücu sorumluluğunun peşin sermaye değerinin %50'si ile sınırlandırılması (Madde 21/4) ciddi bir adaletsizlik yaratmaktadır. Bir trafik canavarının veya haksız fiil failinin kusuruyla sigortalıyı sakat bırakması durumunda, fail %100 kusurlu olsa dahi devletin ödediği tazminatların yarısı kamunun (dolayısıyla dürüst prim ödeyen vatandaşların) sırtında kalmaktadır. Haksız fiil faili olan üçüncü kişilere yönelik bu yasal imtiyazın hiçbir hukuki veya ahlaki temeli yoktur. Kusurlu üçüncü kişilerin sorumluluğu da tıpkı işverenler gibi (veya genel borçlar hukuku kuralları gereği) kusurları oranında %100 olmalı, haksız fiil failini koruyan bu antidemokratik imtiyaz yasa koyucu tarafından derhal kaldırılmalıdır.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Müjdat Şakar (Sosyal Sigortalar Hukuku), Ali Güzel / Ömer Ekmekçi (Sosyal Güvenlik Hukuku).
  • Mevzuat: 5510 sayılı SSGSSK m. 21, m. 13, m. 96, 6098 sayılı TBK m. 55.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.