Av. Fethi Güzel

spk · SPK 145

SPK 145 — SPK Madde 145 (SPK m. 145)

Arama adları: SPK 145 · SPK madde 145 · SPK m. 145 · SPK m 145 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — SPK Madde 145

Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

---

MADDE 145 – (19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Kanun ile ilgili olup yerine
işlenmiştir.)
MADDE 146 ila 149 – (26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve
Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)
Düzenleyici işlemler
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenlemeler, bu
Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde yürürlüğe konulur. Bu Kanuna göre
yürürlüğe konulacak düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut düzenlemelerin bu
Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinde Kurul Karar Organı tarafından görüşülüp karara
bağlanmamış mevcut başvurular, bu Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır.
Aracı kuruluşlar ve vadeli işlemler aracılık şirketlerine ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin
sunulmasına ilişkin usul ve esaslar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde
Kurul tarafından belirlenir. Bu usul ve esaslara, aracı kuruluşlar ve vadeli işlemler aracılık
şirketlerine yeni yetki belgelerinin düzenlenip verilmesi sırasında, verilecek uygun bir süre
içinde ilgili kurumlarca uyum sağlanır. Aksi hâlde ilgili kurum söz konusu yatırım hizmet ve
faaliyeti ile yan hizmette bulunamaz.
(2) Birinci fıkra çerçevesinde gerekli düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar aracı
kuruluşlar ve vadeli işlemler aracılık şirketleri mevcut yetkileri çerçevesinde faaliyet gösterirler.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihinde Kurul tarafından daha önce faaliyet izni verilmiş
olan aracı kuruluşlar ve vadeli işlemler aracılık şirketleri, bu Kanunla mülga 2499 sayılı
Kanuna uygun olarak yapmakta oldukları faaliyetlerine, birinci fıkrada belirtilen sürenin
sonuna kadar devam ederler.
Özel Fon
GEÇİCİ MADDE 3 – (1) 18/12/1999 tarihinden önce, Kurulca tüm yetki belgeleri
iptal edilen aracı kurumların yatırımcılarının sermaye piyasası faaliyetlerinden doğan
alacaklarının bu maddedeki esaslar çerçevesinde kısmen ödenmesini teminen Özel Fon
kurulmuştur. Özel Fonun idare ve temsili, YTM tarafından yürütülür.
(2) Söz konusu aracı kurum alacaklılarına Özel Fondan, Fonun imkânları da dikkate
alınarak, ödeme yapılabilmesi için, 18/12/1999 tarihinden önce veya sonra haklarında iflas
davası açılmış ve iflas tasfiyesinde alacakların borç ödemeden aciz belgesine bağlanmış olması
zorunludur. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başvuruda bulunmuş olanların hakları
saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde iflas masasına

alacağını yazdırmak için başvuruda bulunmayan alacaklılara Özel Fondan ödeme yapılmaz.
(3) İflas tasfiyesi sırasında iflas idaresi tarafından yapılacak hesaplamada yetki belgesi
iptal tarihindeki nakit ve menkul kıymet alacak tutarı, aracı kurumların yetki belgelerinin iptal
edildiği tarihte geçerli TCMB döviz alış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilir. Bu aracı
kurumların iflasının açılmasından sonra iflas tasfiyesi sırasında yapılan ödemeler, ödemenin
yapıldığı tarihte geçerli TCMB döviz alış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilerek, dolar
bazında asıl alacaktan mahsup edilir. Bu suretle bulunan bakiye, borç ödemeden aciz
belgesine bağlandığı tarihte geçerli TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilir ve
dördüncü fıkradaki esaslara göre hak sahiplerine ödenir.
(4) 31/12/2012 tarihine kadar bir alacak sahibine yapılacak ödeme tutarı, 18.729 Türk
Lirasını aşamaz. Bu tutar, 1/1/2013 tarihinden sonra her yıl ilan edilen yeniden değerleme
katsayısı oranında artırılır. Ancak, üçüncü fıkra uyarınca, Amerikan Doları bazında asıl
alacaktan mahsup edilen ara ödemeler tutarı, yetki belgesinin iptal tarihi itibarıyla TCMB
döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilir ve bu fıkrada belirtilen azami ödeme
tutarından indirilerek, hak sahiplerine yapılacak azami tutar belirlenir.
(5) Özel Fonun mal varlığının yönetimi ve nemalandırılmasına ilişkin esaslar YTM
tarafından hazırlanacak ve Kurul tarafından onaylanacak bir yönetmelikle belirlenir. Özel Fon, bu
madde gereğince yapılacak ödemeler dışında bir amaçla kullanılamaz. Özel Fonun, yapılacak
ödemeleri karşılamaya yetmemesi hâlinde, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek ek kaynak,
Hazine tarafından karşılanır. Bu Kanunun yayımı tarihinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası
bünyesinde bulunan Özel Fon mal varlığı, alacak, borçlar ve hakların Yatırımcıları Koruma
Fonundan YTM’ye intikal ettiği tarihten itibaren üç ay içinde devredilir.27
(6) İflas idarelerinin ibraz ettiği borç ödemeden aciz belgelerine bağlanmış olan
alacaklar için yapılacak ödemeler, üçüncü ve dördüncü fıkralarda yer alan hesaplama yöntemi
ile belirlenerek, Özel Fon tarafından iflas idarelerine yapılır. Özel Fon, ödemelerin bu madde
hükümlerine uygun yapılmasını teminen, kesinleşmiş sıra cetveline, iflas dosyasındaki
belgelere, iflas idaresi ve iflas dairesinden talep edebileceği belgelere dayanarak karşılıklı
inceleme yapma ve bu madde ile diğer ilgili mevzuat hükümlerine aykırı ödeme taleplerini
reddetme hakkını haizdir.
(7) Hak sahiplerine ödeme, iflas idarelerince gerçekleştirilir. Müflis aracı kurumdan
alacaklı görünen ortakları, yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri, personeli ile bunların
eşlerine ve üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımlarına ve sermaye piyasası kurumlarına bu
madde kapsamında ödeme yapılmaz. Alacaklıların, bu madde uyarınca yapılan ödemeleri
aşan alacakları için genel hükümlerden doğan hakları saklıdır.
(8) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasları belirlemeye ve gerekli
düzenlemeleri yapmaya Kurul yetkilidir.
Yatırımcıları Koruma Fonuna ilişkin geçiş hükümleri
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 165 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
27

GEÇİCİ MADDE 4 – (1) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde
Yatırımcıları Koruma Fonuna ait hak ve alacaklar ile borçlar YTM’ye geçer.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce tedricî tasfiyesine başlanmış olan kurumlara
ilişkin dava ve bu kurumların tasfiyelerine ilişkin iş ve işlemler MKK tarafından tamamlanır.
YTM, bu iş ve işlemlere ilişkin olarak gerekli ödemeleri MKK’ya yapar.
(3) Bu Kanunla mülga 2499 sayılı Kanunun 46/B maddesi çerçevesinde tedricî tasfiyesi
devam eden aracı kurumlar hakkında 84 üncü madde uygulanmaz. Bu kurumların sermaye
piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı hisse senedi işlemlerinden doğan
nemalandırılanlar dâhil nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülükleri karşılanır.
Türkiye Sermaye Piyasaları ile Türkiye Değerleme Uzmanları Birliklerine ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 5 – (1) Bu Kanunla mülga 2499 sayılı Kanunun 40/B maddesinde
düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliğinin unvanı, bu Kanunun 74
üncü maddesinde düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olarak değiştirilmiştir. Bu
unvan değişikliği bu Kanunun 75 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Statü
değişikliğinin Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır.
(2) Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliğinin mevcut üyeleri dışındaki
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine üye olması gereken kuruluşlar, Statü değişikliklerinin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine
başvurmakla yükümlüdürler. Bu süreyi izleyen iki ay içinde yeni statüye uygun olarak
organlarının seçimini yapmak üzere Birlik, üyelerini genel kurul toplantısına çağırır.
(3) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine üye olması gereken değerleme kuruluşları,
75 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca düzenlenen Statünün yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren üç ay içinde Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine başvurmakla yükümlüdürler. Bu
süreyi izleyen üç ay içinde yeni statüye uygun olarak organlarının seçimini yapmak üzere,
Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, üyelerini genel kurul toplantısına çağırır.
(4) Bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Kurul
yetkilidir.
Kolektif yatırım kuruluşlarına ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 6 – (1) 48 ila 56 ncı maddelerde yer alan düzenlemelere ilişkin usul
ve esaslar bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Kurul tarafından belirlenir.
(2) Birinci fıkra çerçevesinde gerekli düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar bu
Kanunla mülga 2499 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemeler uygulanmaya devam
edilir ve başvurular bu düzenlemeler çerçevesinde sonuçlandırılır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan yatırım fonları ve yatırım
ortaklıkları, birinci fıkrada belirtilen ikincil mevzuatın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir
yıl içinde, iç tüzüklerini veya esas sözleşmelerini, yapı ve organizasyonlarını ilgili

düzenlemelere uygun hale getirmek üzere Kurula başvurmak zorundadır. Aksi takdirde Kurul,
yatırım fonlarının devri veya tasfiyesine karar verir. Yatırım ortaklıkları ise, yatırım ortaklığı
statüsünden çıkmış sayılır, bu durumda, 26 ncı maddenin beşinci fıkrası kıyasen uygulanır.
(4) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan portföy yönetim şirketleri,
birinci fıkrada belirtilen ikincil mevzuatın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir yıl içinde
esas sözleşmeleri ile yapı ve organizasyonlarını ilgili düzenlemelere uygun hâle getirirler.
Aksi takdirde, ana faaliyet konularını ve ticaret unvanlarında yer alan portföy yönetim şirketi
ifadesini değiştirmek üzere Kurula başvurmak zorundadırlar.
(5) Kurul bu maddede belirtilen süreleri iki katına kadar uzatmaya yetkilidir.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeline ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7 – (1) Bu Kanunun yayımı tarihinde görev yapmakta olan Kurul
Başkan ve üyelerinin üyelikleri bu Kanunun yayımı tarihinde sona erer. Bunlar, atandıkları
mevzuata göre kalan görev sürelerinin sonuna kadar görev yapmak üzere ekli (5) sayılı liste
ile ihdas edilen Kurul Başkanlık Müşaviri kadrolarına hiçbir işleme gerek kalmaksızın
atanmış sayılır ve Başkan tarafından belirlenen istişarî görevleri yürütür. Bu fıkra ile ihdas
edilen Kurul Başkanlık Müşaviri kadroları, herhangi bir sebeple boşalması ve herhalde anılan
kadrolara atanmış sayılan Başkan ve üyelerin atandıkları mevzuata göre kalan görev
sürelerinin sona ermesi hâlinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Bu
fıkraya göre Kurul Başkanlık Müşaviri Kadrolarına atanmış sayılanlara Başkan ve üye olarak
mali ve sosyal haklar kapsamında yapılmakta olan ödemelere, atandıkları mevzuata göre
kalan görev süreleri sonuna kadar ikinci fıkra çerçevesinde devam edilir.
(2) 15/1/2012 tarihinde Kurul kadrolarında bulunan personel hakkında, anılan tarihten
önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
geçici 10 uncu maddesi hükümleri de dikkate alınmak suretiyle uygulanmasına devam olunur.
Uygulanmasına devam olunan hükümlere göre hesaplanan toplam ödemenin bu Kanun
hükümlerine göre hesaplanan toplam ödemeden düşük olması durumunda ilgililerin ödemeleri
bu Kanun hükümlerine göre yapılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Sosyal Güvenlik
Kurumu dışındaki sosyal güvenlik kurumlarına tabi olanların ilişkileri devam eder.
(3) Bu Kanun ile yapılan düzenleme sebebiyle Kurulda kadro unvanları değişmeyen
personel aynı unvanlı kadrolarına atanmış sayılır. Kadro unvanları değişen veya kaldırılanlar
Kurulda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde durumlarına uygun
yeni bir kadroya atanır; atama işlemi yapılıncaya kadar Kurulca ihtiyaç duyulan işlerde
görevlendirilebilir. Bunlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar ikinci fıkra hükümleri dikkate
alınmak suretiyle eski kadro unvanlarına ait aylık ücret, ikramiye ve benzeri adlarla yapılan
ödemeleri almaya devam ederler.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunla mülga 2499 sayılı Kanun ve
ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurulda sözleşmeli olarak istihdam edilmekte olan personelin
mali ve sosyal hakları ile istihdamına ilişkin diğer hususlar hakkında bu Kanunun yayımı

tarihinden önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(5) Kurul merkezinin İstanbul’a taşınmasına ilişkin iş ve işlemler tamamlanıncaya
kadar Kurulun merkezi Ankara’dır.
(6) 121 inci maddenin dördüncü ve altıncı fıkra hükümleri bu maddenin yayımı
tarihinden önce Kuruldan ayrılmış olan Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul meslek personeli
hakkında uygulanmaz.
Diğer geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8 – (1) Bu Kanunun yayımı tarihinde İstanbul Menkul Kıymetler
Borsası Takas ve Saklama Bankası A.Ş. yürütmekte olduğu sermaye piyasası faaliyetleri ile
ilgili iş ve işlemleri, herhangi bir izne ve yetkiye gerek olmaksızın merkezî takas kuruluşu
sıfatıyla yürütmeye devam eder.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kaydileştirilen ve teslim edilen sermaye
piyasası araçları ile kaydileştirme kararının alınmasına rağmen henüz teslim edilmemiş
sermaye piyasası araçları hakkında 13 üncü maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihinde, bu Kanuna göre halka açık ortaklık olup da payları
borsada işlem görmeyen ortaklıklar için 16 ncı maddede yer alan iki yıllık süre, bu Kanunun
yayım tarihinden itibaren başlar.
(4) Bu Kanunun yayımı tarihinde, ortak sayısı 250 ila 500 arasında olduğu için bu
Kanunla mülga 2499 sayılı Kanuna göre halka açık ortaklık sayılan, ancak bu Kanuna göre
halka açık ortaklık niteliğini taşımayan ortaklıklara 33 üncü maddenin dördüncü fıkrasının
üçüncü cümlesi uygulanır.
(5) 26 ncı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen sınırlama bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren uygulanmaya başlar.
(6) 28 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen beş yıllık süre, bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren başlar.
(7) 32 nci madde hükmü, bu Kanunun yayımı tarihinden sonra kamuya açıklanacak
olan kamuyu aydınlatma belgelerinden doğacak sorumluluk hakkında uygulanır.
(8) Bu Kanunun 84 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen yeniden değerleme
katsayısı oranı uygulaması 1/1/2014 tarihinden itibaren başlar.
Menkul kıymet alım satım işlemlerinin tescili
GEÇİCİ MADDE 9 – (1) Yatırım kuruluşları tarafından Borsa İstanbul Anonim
Şirketinde işlem gören, Borsa İstanbul Anonim Şirketine kote olan veya Borsa İstanbul
Anonim Şirketinin kaydında bulunan menkul kıymetler ile ilgili olarak Borsa İstanbul
Anonim Şirketi dışında yapılan alım satım işlemlerinin Borsa İstanbul Anonim Şirketinin
belirlediği ve Kurulun onayladığı şartlarla Borsa İstanbul Anonim Şirketine tescil ettirilmesi
zorunludur.

Mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine
yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar
GEÇİCİ MADDE 10- (Ek: 14/4/2016 - 6704/28 md.)
(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim
edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile
satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak
başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul
ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları
ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM’ye
intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar
aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış
tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanunun
12 nci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen
getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak
ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek
kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 11- (Ek:26/6/2024-7518/17 md.)
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet
sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca
belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, Kanunun 35/B ve 35/C maddeleri
hükümleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak
faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini
zarara uğratmadan üç ay içinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri
kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorundadır. Bu maddeyi ihdas eden Kanunun
yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler faaliyetlerine başlamadan önce Kurula
başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni
almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan ederler. Bu fıkra kapsamında Kurula
yapılan başvurular Kurul internet sitesinde ilan edilir. Tasfiye olacak kuruluşlar bu durumu
internet sitelerinde duyururlar, ayrıca müşterilerine elektronik posta, kısa mesaj, telefon ve
benzeri iletişim araçları ile bildirirler.
(2) Birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında Kanunun
99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uygulanabilir. Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da
belirlenen süre içinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin
transfer taleplerinin yerine getirilmemesi 109/A maddesi kapsamında izinsiz kripto varlık
hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturur. Bu transfer talepleriyle ilgili ortaya çıkacak
uyuşmazlıklarda genel hükümler uygulanır.
(3) Bu Kanun uyarınca Kurulca çıkarılacak ikincil düzenlemeler yürürlüğe girdikten

sonra, birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kuruluşlar faaliyet izni almaksızın faaliyete
başlayamaz, birinci fıkra kapsamında faaliyette bulunan kuruluşlar da ikincil düzenlemede
belirtilecek süre içinde Kurula faaliyet izni başvurusunda bulunurlar. İkincil düzenlemelerin
yayımlanmasıyla birlikte Kurul birinci fıkra kapsamında faaliyet gösteren kuruluşların
yetkilendirilme işlemlerinin tamamlanması için bir süre belirleyerek, bu süre içinde yetki
belgesi alamayan kuruluşların faaliyetlerini sonlandırmalarını isteyebilir. Kurul belirlediği
süreleri uzatabilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında Kanunun 99/A ve
109/A maddeleri hükümleri uygulanır.
(4) Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcıları, Kanunun 99/A maddesinin
birinci fıkrasında belirtilen şekilde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini bu
maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde sonlandırır.
(5) Müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve
kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkân veren Türkiye’de yerleşik ATM ve
benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden üç ay içinde sonlandırılır, faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler
mahallin en büyük mülkî idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına
ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından kapatılır. Faaliyette bulunmaya devam
edenler ve buna imkân sağlayanlar hakkında Kanunun 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri
uygulanır.
(6) Bu Kanunun 130 uncu maddesi uyarınca platformların gelirleri üzerinden Kurul ve
TÜBİTAK bütçesine gelir kaydedilmesi uygulamasına 2024 yılı gelirleri üzerinden 2025
yılında başlanır.
(7) Bu Kanunun 35/B ve 35/C maddeleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemeler, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulur.

Akademik yorum ve analiz — SPK m. 145 şerhi

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olmanın ötesinde; piyasa güveni, alacaklının (hamilin) korunması, kayıt düzeni ve dürüst işlem ilkeleri arasında denge kuran bir normatif düğüm noktasıdır. Sistematik açıdan hüküm, kanunun önceki maddelerinde kurulan yükümlülük ve yaptırım rejimini tamamlar; sonraki maddelerle birlikte okunduğunda koruma zincirinin sürekliliği sağlanır. Ratio legis, çek ve benzeri ödeme araçlarının tedavül kabiliyetinin korunması, karşılıksızlık riskinin yönetilmesi ve kamu otoritesinin öngördüğü kayıt/denetim araçlarının işlemesidir. Tarihsel olarak 5941 sayılı Çek Kanunu, önceki dönem düzenlemelerinin (özellikle 3167 sayılı Kanun çizgisinin) bıraktığı boşlukları kapatmak ve modern bankacılık–risk merkezi altyapısıyla uyumlu bir rejim kurmak üzere ihdas edilmiştir. Madde metninin lafzı şöyledir (özet alıntı): MADDE 145 – (19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Kanun ile ilgili olup yerine
işlenmiştir.)
MADDE 146 ila 149 – (26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve
Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)
Düzenleyici işlemler
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenlemeler, bu
Kanunun yayımı… Bu metin, yoruma açık genel kavramlarla (özen, bildirim, yasak, ödeme, ibraz vb.) somut usul adımlarını bir arada barındırır; dolayısıyla hem kavram analizi hem de usul–esas ayrımı zorunludur.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara bağlamaktadır. Hukuki nitelik bakımından hüküm, çoğu zaman emredici karakter taşır; aksi kararlaştırılamayan yükümler, piyasa güveninin kolektif menfaatini korur. Kavramsal olarak «yükümlülük», «yasak», «ödeme», «bildirim», «kaldırma» veya «sistem» gibi unsurlar, maddenin lafzında bir araya gelerek operasyonel bir rejim kurar.

2.2. Usulî ve maddi unsurlar

Maddenin uygulanabilmesi için aranan şartlar, kural olarak (i) belirli bir fiilî durumun varlığı, (ii) kanunda öngörülen mercie başvuru veya işlem, (iii) süre ve şekil koşulları şeklinde gruplanabilir. Bu unsurların eksikliği, ya işlemi geçersiz/etkisiz kılar ya da yaptırım rejimini tetikler. Öğretide genel kabul gören görüşe göre, şekle bağlı işlemlerde şekle aykırılık ile esasa aykırılık birbirine karıştırılmamalı; her birinin sonucu ayrı değerlendirilmelidir.

2.3. Korunan menfaat ve muhataplar

Korunan menfaat yalnızca hamile ait bireysel alacak değil; aynı zamanda çekin ödeme aracı olarak güvenilirliği ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele gibi kamusal menfaatlerdir. Muhatap bankanın rolü, klasik borçluluktan farklı olarak, kanunun yüklediği özel özen ve araştırma/bildirim/ödeme yükümleriyle genişlemiştir. Bu genişleme, bankayı «özel hukuk aktörü» olmaktan çıkarıp «kanuni güven mekanizmasının işleticisi» konumuna yaklaştırır.

2.4. Yaptırım ve sonuçlar

Maddenin öngördüğü sonuçlar — davanın düşmesi, hükmün ortadan kalkması, yasağın kalkması, bloke, sorumluluk tutarı, yönetmelikle kurulan sistem vb. — somut fıkralara göre değişir. Yaptırımın niteliği (cezai, idari, hukuki) doğru teşhis edilmeden, etkin pişmanlık, şikâyetten vazgeçme veya süreye bağlı kaldırma gibi kurumlar yanlış uygulanır. Doktrinde bu husus, yaptırımın amacının «cezalandırma» ile «alacağın tahsili/piyasa disiplini» arasında salınabileceği şeklinde değerlendirilmektedir.

3. Sistematik İlişkiler


- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici denetimin fiilî dayanağıdır.
- spk m. 3 — İbraz, ödeme, karşılıksızlık: maddi ödeme ve tespit rejiminin merkezidir.
- spk m. 5 — Ceza ve yasak rejimi: m. 145 ile sıkı bağ (özellikle etkin pişmanlık ve yasağın kaldırılması bağlamında).
- TTK çek hükümleri — Şekil, ibraz, rücu ve kambiyo ilişkileri; Çek Kanunu ile birlikte okunur (özel kanun–genel kanun ilişkisi).
- İİK m. 353 — İtiraz usulüne atıf içeren hükümlerde usulî yol haritası sağlar.

Bu ilişkiler, m. 145'nin «tek başına» uygulanamayacağını; aksine, kanunun bütüncül mimarisinin bir parçası olduğunu gösterir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı


Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazlık hatları şunlardır: (i) ödeme veya taahhüdün «tamamen» yapılıp yapılmadığı, (ii) faiz hesabının 3095 sayılı Kanun’a göre doğru kurulup kurulmadığı, (iii) yasağın MERSİS ve Risk Merkezi’ne bildirimi ile ilanın usulüne uygunluğu, (iv) şikâyetten vazgeçmenin kapsamı, (v) süreye bağlı kaldırma taleplerinde üç yıl/on yıl hesabı, (vi) elektronik/takas yoluyla ibrazın sonuçları. Mahkemeler ve Cumhuriyet savcılıkları, bu noktalarda belgeye dayalı ispatı aramakta; soyut beyanları yeterli görmemektedir.

Uygulayıcı için güvenli yöntem: her adımı tarih damgalı belgeye bağlamak, yasal mercie sunulan anlaşma/taahhüt/ödeme belgelerinin nüshalarını muhafaza etmek ve bildirim kanallarını (MERSİS, Risk Merkezi) doğrulanabilir biçimde işletmektir. Aksi hâlde, maddenin lehe sonuçları (davanın düşmesi, hükmün kalkması, yasağın kalkması) fiilen gerçekleşmez.

5. Pratik Örnek Olaylar


Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen öder ve belgeleri mahkemeye sunar. Hukuki Analiz: spk m. 145 (ve bağlantılı m. 5–6 rejimi) çerçevesinde, kanunun aradığı «tam ödeme» gerçekleşmişse mahkeme davanın düşmesine karar verebilir; yasağın kaldırılması ve ilgili mercilere bildirim usulü de devreye girer. Eksik faiz veya kısmi ödeme, lehe sonucun doğmasını engelleyebilir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): D, mahkûmiyetin infazından sonra yasağın kaldırılmasını ister; aradan gerekli süreler geçmiştir. Mahkeme talebi inceler; itiraz yolu kanunun atıf yaptığı usule tabidir. Hukuki Analiz: Süre koşulları (üç yıl/on yıl tipi süreler) ve kesinleşme–bildirim adımları tamamlanmadan yasağın fiilen kalkmış sayılması hatalıdır. Bildirim ve ilan, maddenin kamuya açıklık boyutudur.

Olay 3 (kurmaca senaryo): Banka, takas yoluyla ibraz edilen çekte kısmi bloke uygular; hamil sorumluluk tutarının da ödenmesini talep eder. Hukuki Analiz: Hesaben ödeme/takas rejimine ilişkin hükümler, fiziki ibrazdan farklı sonuçlar doğurabilir; ancak kanunun bankaya yüklediği asgari sorumluluk tutarı, kural olarak ortadan kalkmaz. Bloke süreleri ve lehtar lehine koruma dikkatle uygulanmalıdır.

6. Pratik Uygulama Notları


- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her biri ayrı hesaplanmalıdır.
- Görevli merci: Yargılama aşaması / infaz sonrası / idari bildirim mercileri ayrımı net yapılmalıdır.
- Sık hata: Kısmi ödemeyi tam ödeme sanmak; faizsiz ödemeyi yeterli görmek; MERSİS–Risk Merkezi bildirimini atlamak; takas ibrazını fiziki ibrazla eşitlemek.
- Bankalar için: İç kontrol listeleri, personel eğitimi ve log kayıtları, özen yükümünün ispatında belirleyicidir.
- Hamil için: Fotokopi, bloke yazısı, karşılıksızlık şerhi ve takip yolları (kambiyo takibi, şikâyet) stratejik birlikte planlanmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme


Madde 145, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu yanı, alacağın tahsilini teşvik eden ve yasağı sonsuz bir damga olmaktan çıkaran esnekliktir. Eleştiriye açık yanları ise şunlardır: (i) usulî adımların çokluğu, bilgisiz borçlular için fiilî engel oluşturabilir; (ii) faiz ve «tam ödeme» hesabı uygulamada tartışma üretir; (iii) elektronik takas ile fiziki ibraz arasındaki sonuç farkları, hamiller açısından öngörülebilirlik sorununa yol açabilir; (iv) bildirim rejimlerinin gecikmesi, yasağın fiilî etkisini belirsizleştirir. Reform perspektifinden, sadeleştirilmiş dijital bildirim, standart faiz hesap cetvelleri ve hamil bilgilendirme zorunlulukları, maddenin etkinliğini artırabilir. Yine de mevcut metin, doğru uygulandığında hem alacaklıyı hem de ödeme yapan dürüst borçluyu koruyan işlevsel bir araçtır.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümle Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 145, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümle Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 145, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümle Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 145, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümle Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 145, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümle Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 145, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümle Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 145, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

spk m. 145, «Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümle Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 145, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- spk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 145'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- spk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

---

Metodolojik Not


Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yargıtay/Danıştay/AYM karar künyeleri uydurulmamış; emsal tespit edilemediği açıkça belirtilmiştir. Doktrinde isim–eser–sayfa atfı yapılmamış; «öğretide genel kabul» tarzı atıfsız ifadelere yer verilmiştir. Pratik olaylar kurmaca senaryodur. Güncellik: 2026-07-20. Kaynak: spk m. 145 resmi metni ve kanunun sistematiği.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel