1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 72. maddesi, kanuni olarak başlayan bir grev veya lokavtın, dürüstlük kurallarına aykırı şekilde yürütülerek topluma veya milli servete zarar vermesi durumunda uygulanacak "hakkın kötüye kullanılması yaptırımını" düzenlemektedir. Bu madde, Medeni Kanun’un 2. maddesinde yer alan "dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı" genel ilkesinin toplu iş hukuku alanındaki özel ve emredici bir yansımasıdır.
Kanun koyucu, grev hakkını işçilere yasal bir mücadele aracı olarak tanırken; bu hakkın amacını aşarak toplumu cezalandıran, milli serveti kasten yok eden veya iyi niyet kurallarına aykırı şekilde yürütülen bir yıkım eylemine dönüşmesini engellemek istemiştir. Bu doğrultuda, bağımsız mahkemelere, hakların kötüye kullanıldığının tespiti halinde eylemi tamamen "durdurma" yetkisi vermiştir. Ayrıca, işverenin lokavt hakkını işyerini tamamen tasfiye etmek (kapatmak) amacıyla kötüye kullanmasını (saldırı lokavtını) yasaklamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hakkın Kötüye Kullanılması Nedeniyle Durdurma (Fıkra 1)
- Başvuru Hakkı: Uyuşmazlığın taraflarından biri veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı mahkemeye başvurabilir.
- Maddi Şartlar: Uygulanan grev veya lokavtın:
- İyi niyet (dürüstlük) kurallarına aykırı tarzda yürütülmesi,
- Toplum zararına veya millî servete telafisi imkansız şekilde zarar verecek şekilde kullanılması gerekir.
- Yaptırım: Bu şartların varlığını tespit eden mahkeme, grev veya lokavtın derhal durdurulmasına karar verir. Kararın kesinleşmesiyle eylem hukuken sona erer.
2.2. Lokavtın Kötüye Kullanılması (Temelli Kapatma Amacı) (Fıkra 2)
- Gizli Tasfiye Yasağı: İşverenin kanuni lokavtı, TİS anlaşması sağlamak amacıyla bir savunma silahı olarak değil de, işyerini tamamen kapatmak, sendikasızlaştırmak veya yasal yükümlülüklerden kaçmak amacıyla kasten uzattığı mahkemece tespit edilirse:
- Lokavtın Durdurulması: Kararın işverene tebliğiyle lokavt derhal durdurulur.
- Yaptırım: İşveren karara rağmen lokavtı sürdürürse, bu eylem "kanun dışı lokavt" sayılır ve işçilere m. 70 uyarınca haklı fesih ile çalışmaksızın tüm ücretlerini ve tazminatlarını talep etme yetkisi (boşta geçen süre ücreti hakkı) verir.
3. Sistematik İlişkiler
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2: Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı; 72. maddenin dogmatik temelidir.
- STİSK m. 58 & m. 59: Grev ve lokavt tanımları; hakların yasal kullanım sınırlarını belirler.
- STİSK m. 70: Kanun dışı lokavtın sonuçları; 72/2'ye aykırılık halinde işletilecek yaptırım rejimidir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay kararlarında hakkın kötüye kullanılması ve iyi niyet kuralları son derece titizlikle değerlendirilmektedir:
- Yüksek İspat Kriteri: Grevin durdurulabilmesi için sadece işverenin ciro kaybına uğraması veya üretimin aksaması yetmez; zira grevin doğası zaten işverene ekonomik zarar vermektir. Zararın "milli serveti yok edecek" derecede orantısız olması (örneğin nükleer santralin güvenliğini tehlikeye atmak, baraj kapaklarını sabote etmek vb.) veya toplumun temel yaşam fonksiyonlarını felç etmesi şarttır.
- Temelli Kapatma Amacının Tespiti: İşverenin lokavt ilan ettikten sonra lojmanları boşaltmaya çalışması, makineleri satması veya başka bir şirkete iş aktarması, "işyerini temelli kapatma amacının" somut delilleri olarak kabul edilmektedir.
5. Pratik Uygulama Notları
- Dava Yolu: Bu davalar uyuşmazlığın yaşandığı yerdeki İş Mahkemesinde açılır. Mahkeme, iddiaların ciddiyeti karşısında bilirkişi incelemesi yaptırarak karar verir.
6. Eleştirel Değerlendirme
Madde 72, mülkiyet haklarını ve genel kamu yararını sendikal hakların taşkınlıklarından korumak adına teoride mükemmel bir emniyet supabıdır. Özellikle lokavtın temelli kapatma amacıyla kötüye kullanılmasını engellemesi takdire şayandır. Ancak, "toplum zararı" veya "milli servete zarar" gibi kavramların son derece muğlak ve yoruma açık olması, iş mahkemelerinin siyasi veya ekonomik baskılar altında grev hakkını haksız yere durdurması riskini barındırmaktadır. Bu nedenle, mahkemelerin bu maddeyi uygularken son derece dar yorum yapması, "hakkın kötüye kullanılması" olgusunun ancak apaçık, sarsıcı ve kasıtlı zarar verme eylemlerinin varlığı halinde kabul edilmesi, anayasal grev hakkının fiilen korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Metodolojik Not
This analysis was prepared by Av. Fethi Güzel under academic integrity principles.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik (İş Hukuku Dersleri), Kadir Arıcı.
- Mevzuat: 6356 sayılı STİSK m. 72, 4721 sayılı TMK m. 2, 6356 sayılı STİSK m. 70.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 72. maddesi, kanuni olarak başlayan bir grev veya lokavtın, dürüstlük kurallarına aykırı şekilde yürütülerek topluma veya milli servete zarar vermesi durumunda uygulanacak "hakkın kötüye kullanılması yaptırımını" düzenlemektedir. Bu madde, Medeni Kanun’un 2. maddesinde yer alan "dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı" genel ilkesinin toplu iş hukuku alanındaki özel ve emredici bir yansımasıdır.
Kanun koyucu, grev hakkını işçilere yasal bir mücadele aracı olarak tanırken; bu hakkın amacını aşarak toplumu cezalandıran, milli serveti kasten yok eden veya iyi niyet kurallarına aykırı şekilde yürütülen bir yıkım eylemine dönüşmesini engellemek istemiştir. Bu doğrultuda, bağımsız mahkemelere, hakların kötüye kullanıldığının tespiti halinde eylemi tamamen "durdurma" yetkisi vermiştir. Ayrıca, işverenin lokavt hakkını işyerini tamamen tasfiye etmek (kapatmak) amacıyla kötüye kullanmasını (saldırı lokavtını) yasaklamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hakkın Kötüye Kullanılması Nedeniyle Durdurma (Fıkra 1)
2.2. Lokavtın Kötüye Kullanılması (Temelli Kapatma Amacı) (Fıkra 2)
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay kararlarında hakkın kötüye kullanılması ve iyi niyet kuralları son derece titizlikle değerlendirilmektedir:
5. Pratik Uygulama Notları
6. Eleştirel Değerlendirme
Madde 72, mülkiyet haklarını ve genel kamu yararını sendikal hakların taşkınlıklarından korumak adına teoride mükemmel bir emniyet supabıdır. Özellikle lokavtın temelli kapatma amacıyla kötüye kullanılmasını engellemesi takdire şayandır. Ancak, "toplum zararı" veya "milli servete zarar" gibi kavramların son derece muğlak ve yoruma açık olması, iş mahkemelerinin siyasi veya ekonomik baskılar altında grev hakkını haksız yere durdurması riskini barındırmaktadır. Bu nedenle, mahkemelerin bu maddeyi uygularken son derece dar yorum yapması, "hakkın kötüye kullanılması" olgusunun ancak apaçık, sarsıcı ve kasıtlı zarar verme eylemlerinin varlığı halinde kabul edilmesi, anayasal grev hakkının fiilen korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Metodolojik Not
This analysis was prepared by Av. Fethi Güzel under academic integrity principles.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.