1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 66. maddesi, anayasal bir hak olan grevin ve yasal mücadele aracı olan lokavtın "hukuki ve fiili güvencesini" sağlamaktadır. Bu madde, toplu iş uyuşmazlıklarındaki en temel güvence normlarından biridir. Yasa koyucu, işçilerin grev hakkını hiçbir baskı altında kalmadan serbestçe kullanabilmelerini temin etmek amacıyla üç ayaklı bir koruma kalkanı inşa etmiştir.
İlk olarak, "vazgeçilmezlik ve kısıtlanamazlık" ilkesi getirilerek grev ve lokavt haklarından feragat edilmesi kesin olarak engellenmiştir. İkinci olarak, kanuni greve katılan veya destekleyen işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesini kesin bir dille yasaklayarak iş güvencesi sağlanmıştır. Son olarak ise, grev esnasında ücret alamayan işçilerin ve ailelerinin en temel insani ihtiyaçları olan sağlık hizmetlerinden mahrum kalmaması amacıyla sosyal güvenlik şemsiyesi açık tutulmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Haklardan Vazgeçilmezlik ve Hükümsüzlük (Fıkra 1)
Toplu iş sözleşmelerine veya bireysel iş sözleşmelerine "Bu sözleşme süresince grev yapılmayacaktır" veya "İşçi grev hakkından feragat etmiştir" gibi hükümler konulması mutlak butlanla batıldır (geçersizdir). Bu haklar kamu düzeninden olup, tarafların serbest iradesiyle dahi olsa ortadan kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz.
2.2. Kanuni Grev Sebebiyle Fesih Yasağı (Fıkra 2)
- Geniş Koruma: Kanuni bir grev sürecine ilişkin olarak; grev kararı alınmasına katılmak, grevi teşvik etmek, greve bizzat katılmak veya diğer işçileri katılmaya teşvik etmek hiçbir şekilde iş sözleşmesinin feshi nedeni (geçerli veya haklı neden) yapılamaz.
- Yaptırım: Bu yasağa aykırı olarak yapılan fesihler mutlak surette geçersizdir. İşçi işe iade davası açabilir veya sendikal tazminat talep edebilir.
2.3. Sosyal Güvenlik Haklarının Korunması (Fıkra 3)
Grev ve lokavt süresince iş sözleşmeleri askıda kaldığı için işveren SGK primi ödemez. Ancak işçilerin ve ailelerinin mağdur olmaması için 5510 sayılı Kanun kapsamında özel bir koruma sağlanmıştır:
- Grevdeki işçiler ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri, Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında sağlık hizmetlerinden (hastane, ilaç vb.) kesintisiz olarak yararlanmaya devam ederler.
- Prim ödenmeyen bu süreler için işçiler dilerlerse borçlanma yaparak emeklilik gün sayılarına ekletebilirler.
3. Sistematik İlişkiler
- Anayasa m. 54: Grev ve lokavt hakkının anayasal güvencesi; 66. madde bu anayasal teminatın somut koruma zırhıdır.
- 5510 sayılı SSGSSK: Grev esnasındaki sağlık yardımları ve primsiz dönemlerin hukuki rejimi.
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 18-21: İşe iade ve sendikal nedenlerle fesih güvencesi; 66/2'ye aykırı fesihlerde İş Kanunu'ndaki işe iade hükümleri işletilir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararlarında grev güvencesi mutlak olarak korunmaktadır:
- Sendikal Tazminat: İşverenin, kanuni greve katılan işçileri hedef alarak iş sözleşmelerini feshetmesi durumunda, mahkemeler feshin geçersizliğine ve işçinin sendikal faaliyet nedeniyle işten çıkarıldığının tespitiyle en az 1 yıllık ücret tutarında sendikal tazminata (İş Kanunu m. 21/5) karar vermektedir.
- Grev Kapsamında Sözlü Teşvikler: İşçilerin birbirlerini greve katılmaya davet etmesi, barışçıl protestolar yapması fesih gerekçesi yapılamaz.
5. Pratik Uygulama Notları
- Prim Ödememe Bildirimi: İşveren, grev süresince işçileri SGK'ya "grevde/askıda" koduyla bildirir. Bu dönemde işverenin prim ödeme borcu durur, ancak işçinin sağlık aktivasyonu GSS kapsamında açık kalır.
6. Eleştirel Değerlendirme
Madde 66, işçilerin en temel anayasal hakkını koruyan son derece başarılı ve adil bir tasarıma sahiptir. Özellikle feragat yasağı ve sağlık güvencesi takdire şayandır. Ancak, grev süresince işçilerin gelir güvencesinden yoksun kalması (ücret alamamaları), işverenlerin fiili baskıları karşısında grev hakkının kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Türkiye’de sendikaların grev fonlarının (grev ödeneklerinin) yasal ve kurumsal olarak zayıf olması nedeniyle işçiler uzun süreli grevlere ekonomik olarak dayanamamaktadır. Sendikaların gelirlerinin belirli bir oranını zorunlu olarak "grev fonu" olarak ayırmasını teşvik edecek ve grevdeki işçilere asgari geçim desteği sağlayacak yasal ve kurumsal reformların yapılması, grev hakkının kağıt üzerinde kalmayıp fiilen de güçlü bir güvenceye kavuşmasını sağlayacaktır.
Metodolojik Not
This analysis was prepared by Av. Fethi Güzel under academic integrity principles.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik (İş Hukuku Dersleri), Kadir Arıcı.
- Mevzuat: 6356 sayılı STİSK m. 66, 5510 sayılı Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu m. 21.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 66. maddesi, anayasal bir hak olan grevin ve yasal mücadele aracı olan lokavtın "hukuki ve fiili güvencesini" sağlamaktadır. Bu madde, toplu iş uyuşmazlıklarındaki en temel güvence normlarından biridir. Yasa koyucu, işçilerin grev hakkını hiçbir baskı altında kalmadan serbestçe kullanabilmelerini temin etmek amacıyla üç ayaklı bir koruma kalkanı inşa etmiştir.
İlk olarak, "vazgeçilmezlik ve kısıtlanamazlık" ilkesi getirilerek grev ve lokavt haklarından feragat edilmesi kesin olarak engellenmiştir. İkinci olarak, kanuni greve katılan veya destekleyen işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesini kesin bir dille yasaklayarak iş güvencesi sağlanmıştır. Son olarak ise, grev esnasında ücret alamayan işçilerin ve ailelerinin en temel insani ihtiyaçları olan sağlık hizmetlerinden mahrum kalmaması amacıyla sosyal güvenlik şemsiyesi açık tutulmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Haklardan Vazgeçilmezlik ve Hükümsüzlük (Fıkra 1)
Toplu iş sözleşmelerine veya bireysel iş sözleşmelerine "Bu sözleşme süresince grev yapılmayacaktır" veya "İşçi grev hakkından feragat etmiştir" gibi hükümler konulması mutlak butlanla batıldır (geçersizdir). Bu haklar kamu düzeninden olup, tarafların serbest iradesiyle dahi olsa ortadan kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz.
2.2. Kanuni Grev Sebebiyle Fesih Yasağı (Fıkra 2)
2.3. Sosyal Güvenlik Haklarının Korunması (Fıkra 3)
Grev ve lokavt süresince iş sözleşmeleri askıda kaldığı için işveren SGK primi ödemez. Ancak işçilerin ve ailelerinin mağdur olmaması için 5510 sayılı Kanun kapsamında özel bir koruma sağlanmıştır:
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararlarında grev güvencesi mutlak olarak korunmaktadır:
5. Pratik Uygulama Notları
6. Eleştirel Değerlendirme
Madde 66, işçilerin en temel anayasal hakkını koruyan son derece başarılı ve adil bir tasarıma sahiptir. Özellikle feragat yasağı ve sağlık güvencesi takdire şayandır. Ancak, grev süresince işçilerin gelir güvencesinden yoksun kalması (ücret alamamaları), işverenlerin fiili baskıları karşısında grev hakkının kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Türkiye’de sendikaların grev fonlarının (grev ödeneklerinin) yasal ve kurumsal olarak zayıf olması nedeniyle işçiler uzun süreli grevlere ekonomik olarak dayanamamaktadır. Sendikaların gelirlerinin belirli bir oranını zorunlu olarak "grev fonu" olarak ayırmasını teşvik edecek ve grevdeki işçilere asgari geçim desteği sağlayacak yasal ve kurumsal reformların yapılması, grev hakkının kağıt üzerinde kalmayıp fiilen de güçlü bir güvenceye kavuşmasını sağlayacaktır.
Metodolojik Not
This analysis was prepared by Av. Fethi Güzel under academic integrity principles.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.