1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 62. maddesi, anayasal bir hak olan grevin ve işverenin mücadele aracı olan lokavtın kamu düzenini, can ve mal güvenliğini, temel altyapı hizmetlerini korumak amacıyla "kesin olarak yasaklandığı" iş kollarını ve durumları düzenlemektedir. Bu madde, örgütlenme ve toplu eylem hakkı ile toplumun genel menfaati arasındaki en hassas yasal denge noktalarından biridir.
Grev yasaklarının kapsamı, demokratik toplumlarda her zaman tartışma konusu olmuş ve yargısal denetimle şekillenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi (AYM), maddenin ilk halinde yer alan pek çok yasağı (bankacılık ve şehir içi toplu taşıma gibi) anayasaya aykırı bularak iptal etmiş, böylece grev hakkının alanını genişletmiştir. Madde ayrıca, olağanüstü doğa olayları durumunda Cumhurbaşkanı’na geçici yasaklama yetkisi vermiş ve ulaştırma araçlarındaki hareket halindeki yasakları belirlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Mutlak Grev ve Lokavt Yasakları (Fıkra 1)
Kanun gereği hiçbir surette grev ve lokavt yapılamayacak işler sınırlı sayıda (numerus clausus) belirtilmiştir:
- Can ve mal kurtarma işleri,
- Cenaze işleri ve mezarlıklar,
- Şehir şebeke suyu, elektrik, doğal gaz, petrol üretimi, tasfiyesi ve dağıtımı ile nafta/doğalgazdan başlayan petrokimya işleri,
- Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nca doğrudan işletilen askeri işyerleri,
- Kamu kuruluşlarınca yürütülen itfaiye ve hastaneler.
- AYM İptal Kararları (22/10/2014): AYM, maddede yer alan "bankacılık hizmetlerinde" ve "şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde" grev yasağı konulmasını "ölçüsüzlük ve hakkın özüne müdahale" sayarak iptal etmiştir. Bu iki sektörde artık kanuni grev yapılması yasaldır.
2.2. Cumhurbaşkanı’nın Olağanüstü Geçici Yasaklama Yetkisi (Fıkra 2)
Deprem, sel, yangın gibi genel hayatı önemli ölçüde etkileyen doğa olaylarının gerçekleştiği yerlerde, Cumhurbaşkanı geçici olarak grev ve lokavtı yasaklayabilir. Yasağın kalkmasından itibaren altmış gün içinde taraflar 6 iş günü önce bildirmek kaydıyla greve kaldıkları yerden devam edebilirler.
2.3. Ulaştırma Araçlarındaki Hareket Hali Yasakları (Fıkra 3)
Deniz, hava, demir ve kara ulaştırma araçlarında, yolculuğa başladıktan sonra yurt içindeki varış noktasına ulaşıncaya kadar geçen sürede grev ve lokavt yapılması yasaktır. Bu kural, yolcuların ve taşınan yüklerin yolda mahsur kalmasını engellemeye yönelik teknik bir güvenlik sınırıdır. Varış yerine ulaşıldığı an yasak kalkar.
3. Sistematik İlişkiler
- Anayasa m. 54: Grev ve lokavt hakkının sınırlandırılması; yasaklar anayasadaki sınırlandırma ilkelerine (m. 13) uygun olmak zorundadır.
- STİSK m. 51: YHK'ya başvurma; grev yasaklarının uygulandığı uyuşmazlıklarda zorunlu tahkim (YHK) devrededir.
- AİHS m. 11 & ILO 87 ve 98 Sayılı Sözleşmeler: Örgütlenme hakkı ve grev yasaklarının uluslararası hukuki sınırları.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
AYM'nin iptal kararlarından sonra, bankacılık ve toplu taşımada grev yasaklarının kalkması Yargıtay içtihatlarına doğrudan yansımıştır:
- Bankacılık Sektörü: Geçmişte YHK kararlarıyla çözülen bankacılık TİS uyuşmazlıkları, günümüzde grev kararı alınabilen ve uygulanabilen normal uyuşmazlıklar statüsüne kavuşmuştur.
- Yasağın Kapsamı: Yasağın uygulandığı işyerlerinde grev kararı alınması "kanun dışı grev" sayılır ve işverene haklı fesih hakkı verir.
5. Pratik Uygulama Notları
- Yetki Süreçleri: Grev yasaklı bir işyerinde uyuşmazlık çıktığında, arabulucu tutanağının tebliğinden itibaren 6 iş günü içinde doğrudan YHK'ya başvurulur; grev kararı alma aşamaları tamamen atlanır (m. 51/1).
6. Eleştirel Değerlendirme
AYM’nin bankacılık ve şehir içi toplu taşıma hizmetlerindeki grev yasaklarını iptal etmesi, Türkiye’nin ILO standartlarına uyumu ve sendikal hakların gelişimi açısından devrimsel nitelikte olumlu bir adımdır. Ancak, "petrokimya işleri" veya "doğal gaz/petrol üretimi" gibi endüstriyel alanlarda hala mutlak grev yasaklarının devam etmesi, bu sektörlerdeki binlerce işçiyi grev hakkından mahrum bırakmaktadır. Uluslararası standartlarda, ancak toplumun hayati ihtiyaçlarını doğrudan karşılayan ve durması halinde genel yaşamı veya sağlığı tehlikeye atacak "zorunlu asgari hizmetler" (örneğin acil servisler, itfaiye) dışında genel grev yasaklarının uygulanmaması esastır. Bu çerçevede, petrokimya gibi üretim sektörlerindeki yasakların kaldırılarak yerine "zorunlu asgari üretim miktarı" formüllerinin getirilmesi daha adil bir yaklaşım olacaktır.
Metodolojik Not
This analysis was prepared by Av. Fethi Güzel under academic integrity principles.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik (İş Hukuku Dersleri), Kadir Arıcı.
- Mevzuat: 6356 sayılı STİSK m. 62, m. 51, AYM İptal Kararı (E.2013/1, K.2014/161).
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 62. maddesi, anayasal bir hak olan grevin ve işverenin mücadele aracı olan lokavtın kamu düzenini, can ve mal güvenliğini, temel altyapı hizmetlerini korumak amacıyla "kesin olarak yasaklandığı" iş kollarını ve durumları düzenlemektedir. Bu madde, örgütlenme ve toplu eylem hakkı ile toplumun genel menfaati arasındaki en hassas yasal denge noktalarından biridir.
Grev yasaklarının kapsamı, demokratik toplumlarda her zaman tartışma konusu olmuş ve yargısal denetimle şekillenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi (AYM), maddenin ilk halinde yer alan pek çok yasağı (bankacılık ve şehir içi toplu taşıma gibi) anayasaya aykırı bularak iptal etmiş, böylece grev hakkının alanını genişletmiştir. Madde ayrıca, olağanüstü doğa olayları durumunda Cumhurbaşkanı’na geçici yasaklama yetkisi vermiş ve ulaştırma araçlarındaki hareket halindeki yasakları belirlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Mutlak Grev ve Lokavt Yasakları (Fıkra 1)
Kanun gereği hiçbir surette grev ve lokavt yapılamayacak işler sınırlı sayıda (numerus clausus) belirtilmiştir:
2.2. Cumhurbaşkanı’nın Olağanüstü Geçici Yasaklama Yetkisi (Fıkra 2)
Deprem, sel, yangın gibi genel hayatı önemli ölçüde etkileyen doğa olaylarının gerçekleştiği yerlerde, Cumhurbaşkanı geçici olarak grev ve lokavtı yasaklayabilir. Yasağın kalkmasından itibaren altmış gün içinde taraflar 6 iş günü önce bildirmek kaydıyla greve kaldıkları yerden devam edebilirler.
2.3. Ulaştırma Araçlarındaki Hareket Hali Yasakları (Fıkra 3)
Deniz, hava, demir ve kara ulaştırma araçlarında, yolculuğa başladıktan sonra yurt içindeki varış noktasına ulaşıncaya kadar geçen sürede grev ve lokavt yapılması yasaktır. Bu kural, yolcuların ve taşınan yüklerin yolda mahsur kalmasını engellemeye yönelik teknik bir güvenlik sınırıdır. Varış yerine ulaşıldığı an yasak kalkar.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
AYM'nin iptal kararlarından sonra, bankacılık ve toplu taşımada grev yasaklarının kalkması Yargıtay içtihatlarına doğrudan yansımıştır:
5. Pratik Uygulama Notları
6. Eleştirel Değerlendirme
AYM’nin bankacılık ve şehir içi toplu taşıma hizmetlerindeki grev yasaklarını iptal etmesi, Türkiye’nin ILO standartlarına uyumu ve sendikal hakların gelişimi açısından devrimsel nitelikte olumlu bir adımdır. Ancak, "petrokimya işleri" veya "doğal gaz/petrol üretimi" gibi endüstriyel alanlarda hala mutlak grev yasaklarının devam etmesi, bu sektörlerdeki binlerce işçiyi grev hakkından mahrum bırakmaktadır. Uluslararası standartlarda, ancak toplumun hayati ihtiyaçlarını doğrudan karşılayan ve durması halinde genel yaşamı veya sağlığı tehlikeye atacak "zorunlu asgari hizmetler" (örneğin acil servisler, itfaiye) dışında genel grev yasaklarının uygulanmaması esastır. Bu çerçevede, petrokimya gibi üretim sektörlerindeki yasakların kaldırılarak yerine "zorunlu asgari üretim miktarı" formüllerinin getirilmesi daha adil bir yaklaşım olacaktır.
Metodolojik Not
This analysis was prepared by Av. Fethi Güzel under academic integrity principles.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.