RESMİ METİN

Kuruculuk şartları


MADDE 6 – (1) Fiil ehliyetine sahip ve fiilen çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkına sahiptir. Ancak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından birinden mahkûmiyeti bulunanlar sendika kurucusu olamaz. (2) İşveren sendikası kurucusunun tüzel kişi olması hâlinde tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide de birinci fıkrada belirtilen şartlar aranır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 6. maddesi, sendika kurucu üyelerinin sahip olması gereken **"Kuruculuk Nitelikleri ve Şartları"**nı düzenleyen sınırlayıcı kamu düzeni normudur. Kanunun "Kuruluş Esasları ve Organlar" başlıklı ikinci bölümünde yer alan bu hüküm, sendikaların kurulma özgürlüğü ile kamu güvenliği/dürüstlük ilkeleri arasındaki hassas dengeyi kurar.

Yasa koyucu, sendikaların devasa üye aidatlarını yöneten, toplu eylem kararları alan ve toplumsal/ekonomik hayata yön veren güçlü yapılar olmasından hareketle; bu yapıların kurucularının lekesiz bir geçmişe sahip olmasını istemiştir. Bu amaçla maddede iki filtre öngörülmüştür: Birincisi fiil ehliyeti ve fiilen çalışan olmak gibi olumlu şartlar; ikincisi ise yüz kızartıcı ve ekonomik suçlardan ötürü mahkum olmamış olmak gibi olumsuz (yasaklayıcı) niteliklerdir. Maddenin en radikal yönü, belirtilen suçlardan alınan bir mahkumiyetin, TCK m. 53'teki hak yoksunluğu süreleri geçmiş olsa dahi kuruculuğa süresiz bir engel teşkil etmesidir (ratio legis).

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Fiilen Çalışan Olma Şartı

İşçi sendikası kurabilmek için kurucunun iş sözleşmesiyle (veya m. 2/4 uyarınca serbest sözleşmelerle) fiilen bir işyerinde istihdam ediliyor olması şarttır. Aktif çalışma ilişkisi içinde olmayanlar (örneğin işsizler veya emekliler) sendika kurucusu olamazlar.

2.2. Süresiz Kuruculuk Engeli (TCK m. 53 İstisnası)

Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, hileli iflas, kaçakçılık gibi yüz kızartıcı ve malvarlığına karşı işlenen ağır suçlardan mahkumiyet alanların, cezaları infaz edilmiş ve memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı alınmış olsa dahi ömür boyu sendika kurucusu olmalarının engellenmesidir.

2.3. Tüzel Kişi Kuruculuğu ve Temsilci Statüsü (m. 6/2)

İşveren sendikaları doğrudan şirketler (A.Ş., Ltd. Şti.) gibi tüzel kişilerce kurulabilir. Bu durumda tüzel kişi ortağın kendisinde suç sicili aranamayacağından; şirketi kuruluştaki imza aşamasında temsil eden gerçek kişide de kuruculuk niteliklerinin tam olması emredilmiştir.

3. Sistematik İlişkiler

Madde 6; T.C. Anayasası'nın 51. maddesi (Sendika kurma hakkı), 6356 sayılı Kanun m. 3 (Kuruluş serbestisi), m. 7 (Kuruluş usulü ve kapatma davaları), m. 9 (Organlara seçilme şartları) ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi (Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma) ile doğrudan ilişkilidir.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok. Bununla birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarında;

  • Memnu Hakların İadesinin Sınırları: Anayasa Mahkemesi genel ceza hukuku ilkeleri çerçevesinde, memnu hakların iadesi kararı alan kişilerin yasal hak yoksunluklarının son bulması gerektiğini savunsa da; toplu iş hukukunun kamu düzeni karakteri nedeniyle Yargıtay, m. 6’daki "süreler geçmiş olsa bile" ibaresini mutlak kabul etmekte ve listedeki suçlardan sabıkası olanların kuruculuğunu (yasaklanmış hakları geri verilmiş olsa dahi) iptal etmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Tekstil işçisi (A), 20 yıl önce işlediği basit bir hırsızlık suçundan ötürü 10 ay hapis cezası almış ve bu cezası infaz edilmiştir. (A), mahkemeden "memnu hakların iadesi" kararı alarak sicilini temizletmiş ve yeni kurulan bir tekstil sendikasının 7 kurucu üyesinden biri olmuştur. Valilik, (A)’nın geçmişteki bu cezası nedeniyle kurucu olamayacağını belirterek sendikanın kapatılması veya (A)'nın kuruculuktan çıkarılması için dava açmıştır.

Hukuki Analiz: Madde 6/1 uyarınca, TCK m. 53'teki süreler geçmiş veya memnu hakların iadesi kararı alınmış olsa dahi hırsızlık suçundan mahkumiyeti bulunanlar sendika kurucusu olamazlar. Yasa lafzındaki yasak mutlaktır ve süresizdir. Dolayısıyla (A)'nın kuruculuğu geçersizdir. Mahkeme, eksikliğin giderilmesi (kuruculuktan çıkarılması) için sendikaya süre vermeli, eksiklik giderilmezse kapatma kararı vermelidir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (X) Anonim Şirketi, metal işveren sendikasının kurucularından biridir. Şirketi kurucu sıfatıyla temsil eden genel müdür (B)'nin geçmişinde rüşvet suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmaktadır. Şirket, kurucu ortağın kendisi (tüzel kişi) olduğunu, temsilci (B)’nin şahsi sicilinin şirketi bağlamayacağını savunmuştur.

Hukuki Analiz: M. 6/2 uyarınca, işveren sendikası kurucusunun tüzel kişi olması halinde, tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide de birinci fıkradaki dürüstlük şartları aranır. (B)'nin rüşvet sabıkası doğrudan kuruculuk engeli teşkil eder; şirketin savunması hukuka aykırıdır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Adli Sicil Denetimi: Sendika kurucuları, kuruluş evraklarını Valiliğe teslim etmeden önce tüm kurucu üyelerin arşiv kayıtlı adli sicil belgelerini detaylıca incelemeli, listedeki suçlardan (örneğin güveni kötüye kullanma veya kaçakçılık) en ufak bir kayıt varsa bu kişileri kurucu listesinden çıkarmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 6, sendikal yapıların mali ve idari yönetim organlarının temiz tutulması, işçi aidatlarının dürüst ellerce yönetilmesi ve sendikaların suç örgütlerinin kontrolüne girmemesi yönünden son derece meşru ve koruyucu bir kamu düzeni normudur.

Ancak, "süreler geçmiş olsa bile" ibaresiyle getirilen ömür boyu kuruculuk yasağı, modern ceza hukukunun "hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması (resosyalleşme)" ilkesi ve Anayasal "örgütlenme/çalışma hürriyeti" (Anayasa m. 49 ve m. 51) ile ağır şekilde çelişmektedir. Kişinin 25 yıl önce işlediği, cezasını çektiği ve mahkeme kararıyla yasaklanmış haklarını geri aldığı bir hatadan ötürü ölene kadar bir sendika kurma hakkından mahrum bırakılması orantısız ve ölçüsüz bir cezalandırmadır. Yasa koyucu bu emredici engeli hafifletmeli; memnu hakların iadesi kararı almış kişilere sendika kurma hakkını da tam olarak iade etmelidir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri).
  • Mevzuat: 6356 sayılı STİSK m. 6, T.C. Anayasası m. 51, 5237 sayılı TCK m. 53.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.