Toplu iş sözleşmesinden yararlanma
MADDE 39 – (1) Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. (2) Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. (3) Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır. (4) Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. (İptal dördüncü cümle:Anayasa Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve E.:2020/57; K.:2020/83 sayılı Kararı ile) (5) Dayanışma aidatının miktarı, üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir. (6) Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez. (7) Bu Kanun anlamında işveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar, toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz. (8) Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 65 inci maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar aksine hüküm bulunmadıkça yararlanamaz.
Metodolojik Not
Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 39. maddesi, toplu iş sözleşmesinin (TİS) "kişi bakımından uygulama alanını" ve TİS'ten "yararlanma esaslarını" belirleyen en temel hükümlerden biridir. Madde, sendika hakkının ve TİS'in işlevselleşebilmesi için kimlerin sözleşmeden hangi koşullarla ve ne zamandan itibaren faydalanabileceğini düzenlemektedir.
TİS'ten yararlanmanın asıl yolu "taraf işçi sendikasına üye olmak" iken; sendikal özgürlüğün olumsuz boyutu (sendikaya üye olmama hakkı) ile sendikanın TİS yapma sürecindeki çabalarının finanse edilmesi zorunluluğu arasındaki denge "dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanma" yoluyla kurulmuştur. Madde ayrıca, işvereni temsil edenlerin ve grev kırıcılığı yapanların sözleşmeden yararlanmasını engelleyen ahlaki ve hukuki korumalar içermektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Sendika Üyelerinin Yararlanması (Fıkra 1, 2, 3)
TİS'ten yararlanmada üyelik ilişkisinin kurulduğu tarihe göre ikili bir zaman dilimi belirlenmiştir:
2.2. Dayanışma Aidatı ile Yararlanma ve AYM Kararı (Fıkra 4, 5, 6)
Sendikaya üye olmayan işçilerin TİS'ten yararlanabilmesi, sendikaya dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır.
2.3. Yararlanamayacak Olanlar (Fıkra 7, 8)
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay kararlarında, AYM'nin iptal kararından sonra dayanışma aidatının geriye etkili uygulanması konusu netleştirilmiştir:
5. Pratik Uygulama Notları
6. Eleştirel Değerlendirme
Madde 39, sendika üyeliğini teşvik eden ancak üye olmayanların da sözleşmeden yararlanmasını adil bir mali katkı (dayanışma aidatı) şartıyla mümkün kılan dengeli bir yapıya sahiptir. Anayasa Mahkemesi'nin 2020 yılındaki iptal kararı, dayanışma aidatı ödeyenlerin de geriye etkili haklardan yararlanmasını sağlayarak hakkaniyete uygun bir durum yaratmıştır. Zira imza sürecindeki gecikmelerden kaynaklanan enflasyon kayıplarının sadece sendika üyelerine ödenip diğer işçilere ödenmemesi eşitlik ilkesine aykırıydı. Ancak, dayanışma aidatı ödeyenlerin sendikal mücadeleye hiçbir organik katkı sunmaksızın tüm haklardan birebir yararlanması, sendika üyeliğinin cazibesini azaltmaktadır. Bu durumun önüne geçmek için, dayanışma aidatı ödeyenlerin yararlanma oranının üyelik aidatına göre hafifçe farklılaştırılması veya bazı özel sosyal hakların yalnızca üyelerle sınırlandırılmasına imkan tanınması düşünülebilir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.