RESMİ METİN

Toplu iş sözleşmesinin hükmü


MADDE 36 – (1) Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmeleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. İş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Toplu iş sözleşmesinde iş sözleşmelerine aykırı hükümlerin bulunması hâlinde ise iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri geçerlidir. (2) Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6356 sayılı Kanun'un 36. maddesi, toplu iş sözleşmesinin (TİS) bireysel iş sözleşmeleri üzerindeki hukuki gücünü ve etkisini düzenleyen, toplu iş hukukunun en kritik ve doktriner maddelerinden biridir. Madde, TİS'in "normatif (düzenleyici) etkisini", "işçi lehine yararlılık (favor labōratōris) ilkesini" ve sözleşmenin süresi bittikten sonra ortaya çıkan "ard etki (nachwirkung / art etki)" müesseselerini yasal güvenceye kavuşturmaktadır.

Toplu iş sözleşmesi, yapısı gereği kapsam dahilindeki işçilerin işverenleriyle yaptıkları bireysel iş sözleşmelerini doğrudan ve kendiliğinden etkiler. Bu maddeyle yasa koyucu, TİS'in objektif hukuk kaynağı olma özelliğini tescil etmiş, işçi ile işverenin bireysel olarak bir araya gelip TİS ile sağlanan haklardan daha düşük koşullarda anlaşmasını kesin olarak yasaklamıştır. Ayrıca, TİS'in süresinin dolmasıyla işçilerin bir anda güvencesiz kalmasını önlemek amacıyla, sona eren TİS hükümlerinin bireysel iş sözleşmesi hükmü olarak yaşamaya devam edeceğini öngören "ard etki" kuralını benimsemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Normatif Etki ve Doğrudan Uygulanma (Fıkra 1, İlk İki Cümle)

Toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmeleri üzerindeki etkisi "doğrudan" ve "mecburi"dir.

  • Doğrudan Etki: TİS hükümleri, iş sözleşmelerine nüfuz etmek için tarafların ayrıca bir işlem yapmasına gerek bırakmaz. TİS yürürlüğe girdiği an, kapsamdaki tüm iş sözleşmeleri kendiliğinden TİS hükümleriyle uyumlu hale gelir.
  • Otomatik Geçersizlik ve İkame: İş sözleşmelerinin TİS'e aykırı (işçi aleyhine) olan hükümleri kendiliğinden geçersiz olur ve bu geçersiz hükümlerin yerini doğrudan TİS'teki emredici hükümler alır. Örneğin, iş sözleşmesinde haftalık çalışma süresi 45 saat iken TİS bunu 40 saat olarak belirlemişse, iş sözleşmesindeki 45 saatlik hüküm geçersiz kalır ve yerini 40 saate bırakır.
2.2. Yararlılık (Favor Labōratōris) İlkesi (Fıkra 1, Son Cümle)

"TİS'te aksi belirtilmedikçe" kaydıyla, iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri TİS'e göre öncelikli uygulanır. Eğer iş sözleşmesinde işçiye sağlanan bir hak (örneğin yıllık izin süresi veya özel prim ödemesi) TİS'te öngörülenden daha yüksekse, iş sözleşmesindeki bu daha avantajlı hüküm geçerliliğini korur. TİS, işçi lehine olan bireysel kazanımları geriye götüremez; ancak TİS'te "bu TİS'teki hükümler iş sözleşmesindeki hükümlerden öncelikli uygulanır" şeklinde açık bir "aksi düzenleme" konulmuşsa, TİS hükümleri geçerli olur.

2.3. TİS'in Ard Etkisi (Art Etki) (Fıkra 2)

TİS'in süresi bittiğinde ve henüz yeni bir TİS yürürlüğe girmediğinde ortaya çıkan hukuki boşluğu dolduran son derece önemli bir müessesedir:

  • Hukuki Niteliği: Sona eren TİS'in sadece "iş sözleşmesine (yani işçinin çalışma koşullarına, ücretine, sosyal haklarına) ilişkin normatif hükümleri", yeni bir TİS yapılıncaya kadar bireysel iş sözleşmesi hükmü olarak varlığını sürdürür.
  • Kapsam Dışı Hükümler: TİS'in borçlandırıcı hükümleri (örneğin sendika temsilcilerinin odası, barış yükümlülüğü, uyuşmazlık çözüm kurulları) ard etkiye sahip değildir; sözleşme bittiği an bu hükümler de sona erer.
  • Süreç: Ard etki dönemi, yeni bir TİS yürürlüğe girinceye kadar devam eder. Yeni TİS imzalandığı an, ard etkiyle yaşayan eski hükümler sona erer ve yerini yeni TİS alır.

3. Sistematik İlişkiler

  • Anayasa m. 53 & m. 55: Toplu sözleşme hakkı ve adil ücret hakkı; normatif etkinin anayasal zeminini oluşturur.
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 22: Çalışma koşullarında değişiklik; ard etkiyle bireysel iş sözleşmesi hükmü haline gelen kazanımların işverence tek taraflı olarak düşürülemeyeceğini, düşürülmesi için İş Kanunu m. 22'deki usulün işletilmesi gerektiğini belirler.
  • TBK m. 27: Sözleşmenin emredici kurallara aykırılığı ve hükümsüzlük halleri.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik ve en güncel içtihatlarında şu ilkeler kristalize olmuştur:

  • Ard Etkinin Korunması: Ard etki döneminde işçi, eski TİS'te yer alan hakları (ücret, ikramiye, yakacak yardımı vb.) bireysel iş sözleşmesi hakkı olarak talep etmeye devam edebilir. İşveren "sözleşme bitti" diyerek bu ödemeleri tek taraflı kesemez. Keserse bu durum "ücretin ödenmemesi" veya "çalışma koşullarının tek taraflı ağırlaştırılması" sayılır ve işçiye haklı fesih yetkisi verir.
  • İşçi Lehine Farkların Tespiti: Bireysel sözleşmedeki yararlılık ilkesinin uygulanabilmesi için işçi yararına olan farkın somut ve net olarak tespit edilmesi gerekir.

5. Pratik Uygulama Notları

  • Aksi Belirtilmedikçe Kaydı: TİS müzakerelerinde taraflar, bireysel iş sözleşmelerindeki daha yüksek hakların korunup korunmayacağını netleştirmelidir. Korunmayacaksa TİS'e açıkça "İş sözleşmelerindeki daha avantajlı hükümler bu TİS ile ilga edilmiştir" gibi bir ibare (aksi belirtilmedikçe istisnası) konulmalıdır.
  • Ard Etki Döneminde Ücret Artışı: Ard etki döneminde, TİS'te yer alan periyodik (örneğin 6 aylık) zam hükümleri kural olarak işlemeye devam etmez. İşçi, TİS'in bittiği tarihteki en son ulaşılan nominal (rakamsal) hakları korur ancak yeni zamlar ancak yeni TİS ile kararlaştırılabilir.

6. Eleştirel Değerlendirme

Madde 36, işçiyi koruma amacına ve toplu iş hukukunun dogmatik yapısına son derece uygun, mükemmel bir tasarıma sahiptir. Özellikle ard etki müessesesi, işverenlerin yeni sözleşme yapmaktan kaçınarak işçileri eski haklarından mahrum bırakma stratejilerini tamamen boşa çıkarmaktadır. Bununla birlikte, ard etki döneminde enflasyon karşısında ücretlerin donması ve yasal bir endeksleme (enflasyon farkı) mekanizmasının bulunmaması ciddi bir eksikliktir. Yasa koyucunun, ard etki süresince (yeni TİS yapılana kadar geçen dönemde) işçi ücretlerinin en azından yasal enflasyon oranında güncellenmesini zorunlu kılan bir yedek kural eklemesi, çalışma barışını korumak adına oldukça faydalı bir reform olacaktır.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Kübra Doğan Yenisey (İş Hukukunda Çalışma Koşullarının Belirlenmesi).
  • Mevzuat: 6356 sayılı STİSK m. 36, 4857 sayılı İş Kanunu m. 22, 6098 sayılı TBK.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.