RESMİ METİN

Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi


MADDE 35 – (1) Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılır. (2) Toplu iş sözleşmesi en az bir ve en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir. Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez. (3) Faaliyetleri bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere yapılan toplu iş sözleşmelerinin süresi bir yıldan az olabilir. İşin bitmemesi hâlinde bu sözleşmeler bir yılın sonuna kadar uygulanır. (4) Toplu iş sözleşmesi süresinin bitmesinden önceki yüz yirmi gün içinde, yeni sözleşme için yetki başvurusunda bulunulabilir. Ancak, yapılacak toplu iş sözleşmesi önceki sözleşme sona ermedikçe yürürlüğe giremez.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6356 sayılı Kanun'un 35. maddesi, toplu iş sözleşmelerinin (TİS) geçerlilik şartı olan "yazılı şekli" ve toplu iş ilişkilerinin istikrarını korumak amacıyla getirilen "süre sınırlarını" düzenlemektedir. Bu madde, toplu iş hukukunda öngörülebilirlik ve çalışma barışının sürdürülmesi hedefleri doğrultusunda emredici nitelikte kurallar içermektedir.

Kanun koyucu, TİS'in süresi konusunda tarafların irade serbestisini sınırlandırmış; sözleşmelerin en az bir, en fazla üç yıl süreli yapılabileceğini hükme bağlamıştır. Daha da önemlisi, sözleşmenin imzalanmasından sonra tarafların anlaşarak dahi olsa süreyi uzatamayacağını, kısaltamayacağını veya sözleşmeyi erken sona erdiremeyeceğini belirterek "sözleşmenin süre yönünden değişmezliği" ilkesini benimsemiştir. Bu sayede, toplu iş ilişkilerinde keyfi müdahaleler engellenmiş ve belirli bir dönem için istikrar güvenceye alınmıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yazılı Şekil Şartı (Fıkra 1)

Toplu iş sözleşmesi için yazılı şekil kurucu (sıhhat) şartıdır. Sözlü olarak yapılan veya yazılıp da imza altına alınmayan mutabakatlar hukuken toplu iş sözleşmesi vasfı kazanamaz ve mutlak butlanla batıldır. Bu şekil şartı, sözleşmenin normatif (yasa niteliğindeki) etkisi göz önüne alındığında kaçınılmaz bir gerekliliktir.

2.2. Sözleşmenin Süresi ve Değişmezliği (Fıkra 2)
  • Alt ve Üst Sınır: TİS en az 1 yıl, en fazla 3 yıl için yapılabilir. Bu süre sınırlarına aykırı olarak örneğin 6 aylık veya 4 yıllık yapılan bir TİS'in süresi yasal sınırlara (duruma göre 1 yıla veya 3 yıla) çekilir.
  • Sürenin Değiştirilemezliği: Sözleşme imzalandıktan sonra taraflar bir araya gelerek "sözleşmeyi erken bitirelim" veya "süresini 6 ay uzatalım" diyemezler. Bu kural, çalışma ilişkilerinde belirsizliği önlemeyi ve işçilerin haklarının korunmasını amaçlar.
2.3. Geçici İşlere İlişkin İstisna (Fıkra 3)

Kampanya işleri, mevsimlik işler veya belirli bir projenin tamamlanması gibi faaliyet süresi doğal olarak bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere yapılan TİS'lerin süresi bir yıldan az olabilir. Ancak iş öngörülen sürede bitmezse, sözleşme kendiliğinden bir yılın sonuna kadar uzar ve uygulanmaya devam eder.

2.4. Yeni Yetki Başvurusu Zamanlaması (Fıkra 4)

Çalışma barışının kesintiye uğramaması ve eski sözleşme biter bitmez yenisinin yürürlüğe girebilmesi için bir geçiş dönemi öngörülmüştür:

  • 120 Günlük Süre: Yürürlükteki TİS'in bitiş tarihinden önceki 120 gün içinde, yetkili sendika yeni dönem sözleşmesi için Bakanlığa yetki başvurusunda bulunabilir.
  • Yürürlük Engeli: Yeni sözleşme müzakereleri tamamlansa dahi, yapılacak yeni TİS, eski sözleşmenin süresi fiilen sona ermedikçe yürürlüğe sokulamaz.

3. Sistematik İlişkiler

  • TBK m. 12 vd.: Sözleşmelerde şekil şartı; yazılı şeklin kapsamı ve imzaların tamamlanması yönünden genel Borçlar Hukuku kuralları geçerlidir.
  • STİSK m. 36: TİS'in hükümleri; sözleşme süresince bireysel iş sözleşmelerini nasıl etkilediğini belirler.
  • STİSK m. 41-44: Yetki tespiti ve yetki belgesi süreçleri; 35. maddenin 4. fıkrasındaki 120 günlük başvuru süresiyle entegre yürür.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında "sürenin değiştirilemezliği" kuralı son derece katı uygulanmaktadır:

  • Protokolle Süre Değişikliği Geçersizdir: Tarafların TİS'e ek olarak imzaladıkları protokollerle sözleşmenin yürürlük süresini geriye çekmesi veya ileriye taşıması kesin olarak geçersiz kabul edilir.
  • Yazılı Şekil Noksanlığı: TİS niteliğinde olduğu iddia edilen ancak taraflardan birinin imzasını taşımayan veya sadece tutanak niteliğindeki belgeler TİS olarak kabul edilmemekte, bunlara dayalı hak talepleri reddedilmektedir.

5. Pratik Uygulama Notları

  • Ek Protokoller: Süre dışındaki konularda (örneğin enflasyon oranında ücret zammı yapılması, yeni haklar tanınması vb.) TİS süresi içinde ek protokoller yapılması geçerlidir. Yasaklanan husus sadece "sözleşmenin süresine" yönelik müdahalelerdir.
  • Sürenin Belirlenmesi: TİS'te başlangıç ve bitiş tarihlerinin gün, ay ve yıl olarak açıkça belirtilmesi, yetki başvuru dönemlerinin (son 120 gün) hesaplanması açısından pratikte büyük önem taşır.

6. Eleştirel Değerlendirme

Toplu iş sözleşmesinin süresinin en az bir yıl olarak sınırlandırılması ve süreye müdahale yasağı, toplu iş ilişkilerine istikrar getirmesi açısından yerindedir. Ancak yüksek enflasyonist dönemlerde, 2 veya 3 yıllık sözleşmelerde belirlenen ücret artışlarının hızla erimesi durumunda tarafların sözleşmeyi erken feshedip yeni koşullara göre TİS yapamamaları ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Her ne kadar ek protokollerle ücret ayarlamaları yapılabilse de yetki alamayan veya işverenle anlaşamayan sendikaların grev hakkını kullanamamaları tıkanıklık yaratmaktadır. Enflasyonist dönemlerde asgari sürenin 6 aya indirilmesi veya olağanüstü durumlarda tarafların anlaşmasıyla sürenin kısaltılabilmesine olanak tanınması esneklik açısından tartışılmalıdır.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik (İş Hukuku Dersleri), Tankut Centel (Toplu İş Hukuku).
  • Mevzuat: 6356 sayılı STİSK m. 35, 6098 sayılı TBK m. 12-15.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.