Kuruluşların gelirleri ve giderleri
MADDE 28 – (1) Kuruluşların gelirleri; a) Üyelik ve dayanışma aidatları, b) Tüzüklerine göre yapabilecekleri faaliyetlerden sağlanacak gelirler, c) Bağışlar, ç) Mal varlığı gelirleri, mal varlığı değerlerinin devir, temlik ve satışlarından doğan kazançlardan, ibarettir. (2) Kuruluşlar; kamu kurum ve kuruluşları, siyasi partiler, esnaf ve küçük sanatkâr kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yardım ve bağış alamaz. (3) İşçi kuruluşları, işverenler ve bu Kanun ve diğer kanunlara göre kurulan işveren kuruluşlarından; işveren kuruluşları da işçilerden ve bu Kanun ve diğer kanunlara göre kurulu işçi kuruluşlarından yardım ve bağış alamaz. Kuruluşlar, yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan Bakanlığa önceden bildirimde bulunmak suretiyle yardım ve bağış alabilir. Ancak, işçi kuruluşları yurt dışında kurulu işveren ve işveren kuruluşlarından; işveren kuruluşları ise işçi ve işçi kuruluşlarından yardım ve bağış alamaz. Nakdî yardım ve bağışların bankalar aracılığıyla alınması zorunludur. (4) Yukarıdaki hükümlere aykırı olarak yardım ve bağış alınması hâlinde üyelerden birinin veya Bakanlığın başvurması üzerine, mahkeme kararıyla, alınan yardım Hazineye aktarılır. (5) Kuruluşlar, tüm nakdî gelirlerini bankaya yatırmak zorundadır. Zorunlu giderleri için kasalarında tutacakları nakit miktarı genel kurullarınca belirlenir. (6) Kuruluşlar, gelirlerini bu Kanunda ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetleri dışında kullanamaz veya bağışlayamaz. (7) (Değişik: 14/4/2016 - 6704/26 md.) Kuruluşlar, yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla; a) Yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına, b) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon hâlinde, 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 5233 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdî tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara, c) (Ek: 23/2/2017-6824/23 md.) Bakanlıkla yapılacak işbirliği protokolü çerçevesinde, kadın istihdamını destekleyici faaliyetler kapsamında kullanılması şartıyla Bakanlığa, ayni ve nakdî yardımda bulunabilir.
Metodolojik Not
Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6356 sayılı Kanun'un 28. maddesi, sendikaların mali yapısını düzenleyen temel hükümdür. Gelir kaynaklarını sınırlı sayıda belirler, bağış yasaklarını düzenler ve harcama disiplinini kurar. Altıncı Bölüm'ün (Kuruluşların Gelirleri, Denetimi ve Kapatılması) açılış maddesidir.
Sendikal bağımsızlık, mali bağımsızlığı da gerektirir. Madde 28, sendikaların gelir kaynaklarını belirleyerek, dışarıdan gelen mali müdahaleleri ve bağımlılık ilişkilerini engellemek amacını taşır. Özellikle kamu kuruluşları, siyasi partiler ve karşı taraf kuruluşlarından bağış yasağı, sendikal özerkliğin mali güvencesidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Gelir Kaynakları (Fıkra 1)
Gelir kaynakları sınırlı sayıda (numerus clausus) belirlenmiştir: üyelik ve dayanışma aidatları, faaliyet gelirleri, bağışlar ve mal varlığı gelirleri. Bu liste dışında gelir elde edilemez; örneğin kuruluşlar ticaret yaparak gelir elde edemez (m. 26/8).
2.2. Bağış Yasakları (Fıkra 2-3)
İki katmanlı yasak sistemi kurulmuştur:
Yurt dışından bağış alınabilir; ancak Bakanlığa önceden bildirim zorunludur ve nakdi bağışlar banka aracılığıyla alınmalıdır. Yurt dışında da karşılıklı yasak geçerlidir.
2.3. Yaptırım (Fıkra 4)
Yasağa aykırı bağış alınması halinde, herhangi bir üyenin veya Bakanlığın başvurusuyla mahkeme, alınan yardımın Hazineye aktarılmasına karar verir. Bu ağır yaptırım caydırıcıdır.
2.4. Nakit Yönetimi ve Harcama Disiplini (Fıkra 5-6)
Tüm nakdi gelirler bankaya yatırılmalıdır; elden tahsilat yasaktır. Gelirler yalnızca Kanun ve tüzükteki faaliyetler için kullanılabilir; başka amaçla harcama veya bağışlama yapılamaz.
2.5. Sosyal Yardım İstisnası (Fıkra 7)
2016 ve 2017 değişiklikleriyle kuruluşlara sınırlı sosyal yardım yapma yetkisi tanınmıştır: nakit mevcudunun %10'unu aşmamak kaydıyla, doğal afet bölgelerine, şehit ve gazi ailelerine ve kadın istihdamını destekleyici faaliyetlere yardımda bulunabilirler.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda güncel Yargıtay kararı tespit edilememiştir. Mali denetim uyuşmazlıkları genellikle Bakanlık denetimi kapsamında idari süreçlerde çözümlenmektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay (Kurmaca Senaryo): İşveren (X), işyerindeki yetkili sendikaya "sosyal yardım" adı altında yüklü bir nakdi bağış yapmıştır. Sendika bu bağışı kabul etmiştir.
Hukuki Analiz: Madde 28/3 uyarınca işçi kuruluşları, işverenlerden bağış alamaz. "Sosyal yardım" adı altında da olsa bu transfer yasaktır. Herhangi bir üye veya Bakanlık başvurusuyla mahkeme, alınan yardımın Hazineye aktarılmasına karar verebilir (f.4). Ayrıca bu durum, m. 26/6'daki karşılıklı müdahale yasağının ihlali niteliğindedir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Bağış yasakları, sendikal bağımsızlığın korunması açısından vazgeçilmezdir. Ancak gelirlerin sınırlı sayıda belirlenmesi, sendikaların mali kapasitesini daraltmaktadır. Özellikle üyelik aidatlarının düşük olduğu ortamlarda sendikaların faaliyet bütçeleri yetersiz kalabilmektedir. 2016-2017 değişiklikleriyle getirilen sosyal yardım istisnası olumlu bir adımdır; ancak %10 sınırı, büyük sendikaların toplumsal sorumluluk faaliyetlerini kısıtlayıcı etki yaratabilir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.