RESMİ METİN

İstisnalar


MADDE 5- (1) Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:6 a) (Değişik: 31/5/2012-6322/34 md.) Kurumların;

  1. Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından elde ettikleri kazançlar,
  2. Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun kârına katılma imkânı veren kurucu senetleri ile diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kâr payları,
  3. Tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları ve katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları,7
  4. (Ek:19/1/2022-7351/14 md.) (Mülga: 14/7/2023-7456/19 md.) 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 57 nci maddesi ile bu bentte yer alan “kurumlar.” ibaresi “kurumlar ile katılım bankalarının ortağı olduğu ve katılım bankacılığı ilke ve esaslarına uygun her türlü finansman için kefalet vermek amacıyla kurulan Katılım Finans Kefalet Anonim Şirketi.” şeklinde değiştirilmiştir. 6 14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasının; (a) bendinin; (3) numaralı alt bendinde yer alan “ile katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler.” ibaresi “ve katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları,” şeklinde değiştirilmiş olup aynı fıkranın (e) bendinin; birinci paragrafında yer alan “kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik” ibaresi, beşinci paragrafının ilk cümlesindeki “taşınmazlar,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve altıncı paragrafında yer alan “Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla” ibaresi “Menkul kıymet ticaretiyle” şeklinde değiştirilmiştir. 5

8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu alt bentlerde yer alan “kâr payları” ibareleri “kâr payları ile katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler” şeklinde değiştirilmiştir. 7

5) (Ek:8/4/2022-7394/22 md.) (Mülga: 14/7/2023-7456/19 md.) (Değişik son cümle:14/7/2023-7456/19 md.) Diğer yatırım fonu katılma payları ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen, (d) bendindeki istisnadan yararlanamayan fon ve ortaklıklardan elde edilenler hariç, kâr payları bu istisnadan yararlanamaz.8 b) Kanunî ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki şirketlerin sermayesine iştirak eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan iştirak kazançları;

  1. İştirak payını elinde tutan şirketin, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az % 10’una sahip olması,
  2. Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla iştirak payının kesintisiz olarak en az bir yıl süreyle elde tutulması (Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle veya yurt dışı iştirakin iç kaynaklarından yapılan sermaye artırımları nedeniyle elde edilen iştirak payları için sahip olunan eski iştirak paylarının elde edilme tarihi esas alınır.),
  3. Yurt dışı iştirak kazancının kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması; iştirak edilen şirketin esas faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini veya sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,
  4. İştirak kazancının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi. Yurt dışındaki inşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetlerin yapılabilmesi için ilgili ülke mevzuatına göre ayrı bir şirket kurulmasının zorunlu olduğu durumlarda, özel amaç için kurulduğunun ana sözleşmelerinde belirtilmesi ve fiilen bu amaç dışında faaliyetinin bulunmaması şartıyla, söz konusu şirketlere iştirak edilmesinden elde edilen kazançlar için bu bentte belirtilen şartlar aranmaz. (Ek paragraf:27/12/2023-7491/58 md.) Kanunî ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki yabancı kurumların sermayesine iştirak eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri iştirak kazançları için istisna oranı, iştirak payını elinde tutan şirketin yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %50’sine sahip olması ve kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, bu bentte belirtilen diğer şartların sağlanması koşulu aranmaksızın %50 olarak uygulanır.9 Bu bent uyarınca vergi yükü, kanunî veya iş merkezinin bulunduğu ülkede ilgili 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle bu bentte yer alan “elde edilen” ibaresi, “elde edilen, (d) bendindeki istisnadan yararlanamayan fon ve ortaklıklardan elde edilenler hariç,” şeklinde değiştirilmiştir. 9 Bu paragrafın uygulanması ile ilgili olarak 30/4/2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına bakınız. 8

dönemde tahakkuk eden ve kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil olmak üzere toplam gelir ve kurumlar vergisi benzeri verginin, bu dönemde elde edilen toplam dağıtılabilir kurum kazancı ile tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi toplamına oranlanması suretiyle tespit edilir. c) Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla aralıksız en az bir yıl süreyle nakit varlıklar dışında kalan aktif toplamının % 75 veya daha fazlası, kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim veya limited şirket niteliğindeki şirketlerin her birinin sermayesine en az % 10 oranında iştirakten oluşan tam mükellefiyete tâbi anonim şirketlerin, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan yurt dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kurum kazançları. ç) Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibarî değeri aşan kısmı. d) Türkiye’de kurulu;

  1. Menkul kıymetler yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
  2. Portföyü Türkiye’de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
  3. Girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
  4. Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları, (Esas faaliyet konusu itibarıyla gayrimenkul, gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü işletmek amacıyla kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)10
  5. Emeklilik yatırım fonlarının kazançları,
  6. Konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının kazançları. (Ek paragraf:28/7/2024-7524/32 md.) Bu istisnadan faydalanılabilmesi için fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50’sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şarttır. Bu süre içerisinde belirtilen orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. e) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/89 md.) Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri, rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı.11 (Ek hüküm: 13/2/2011-6111/90 md.) (Mülga parantez içi hüküm: 15/7/2016- 8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu alt bende “(Esas faaliyet konusu itibarıyla gayrimenkul, gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü işletmek amacıyla kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)” ibaresi eklenmiştir. 11 Bu bendin uygulanması ile ilgili 27/11/2024 tarihli ve 32735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/11/2024 tarihli ve 9160 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karara bakınız. 10

6728/56 md.) (…).12 Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır. Bedelsiz olarak veya rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibarî değeriyle elde edilen hisse senetlerinin elde edilme tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin elde edilme tarihi esas alınır. (Değişik beşinci paragraf: 15/7/2016-6728/56 md.) Devir veya bölünme suretiyle devralınan iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışında aktifte bulundurma sürelerinin hesabında, devir olunan veya bölünen kurumda geçen süreler de dikkate alınır. (Mülga cümle: 14/7/2023-7456/19 md.) Menkul kıymet ticaretiyle uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır. f) Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları nedeniyle kanunî takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı ile bankaların, finansal kiralama ya da finansman şirketlerinin bu şekilde elde ettikleri söz konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal kiralama alacakları karşılığında tarafların karşılıklı mutabakatıyla kiralayanın her türlü tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama konusu taşınmazlar dâhil) satışından doğan kazançların %50’lik, diğerlerinin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı.13 8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu alt bentte yer alan “ve rüçhan haklarının” ibaresi “, rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının” şeklinde değiştirilmiştir. 13 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 89 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “Bankalara borçları” ibaresi “Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları” şeklinde, “bankalara veya” ibaresi “bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya” şeklinde değiştirilmiş ve aynı bende “bankaların” ibaresinden sonra gelmek üzere “, finansal kiralama ya da finansman şirketlerinin” ibaresi eklenmiş ve “söz konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” ibaresi “söz konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal kiralama alacakları karşılığında tarafların karşılıklı mutabakatıyla kiralayanın her türlü tasarruf 12 g) Kurumların yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan kurum kazançları;

  1. Bu kazançların, doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,
  2. Kazançların elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması,
  3. Ana faaliyet konusu, finansal kiralama dahil finansman temini, sigorta hizmetlerinin sunulması veya menkul kıymet yatırımı olan kurumlarda, bu kazançların doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması. Bu bent uyarınca toplam vergi yükü, birinci fıkranın (b) bendindeki tanıma göre tespit edilir. h) Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar. I) Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları, özel kreş ve gündüz bakımevleri ile Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usuller çerçevesinde beş hesap dönemi itibarıyla elde edilen kazançlar (İstisna, belirtilen okulların, kreş ve gündüz bakımevlerinin ve rehabilitasyon merkezlerinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren başlar.).1415 i) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/89 md.) Kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile tüketim kooperatiflerinin, ortaklarının kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnlar. Bu risturnların ortaklara dağıtımı, kâr dağıtımı sayılmaz. Risturnun nakden veya aynı değerde mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına engel değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan işlemlerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan işlemlerden doğan kazançlar hakkında risturnlara ilişkin istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan ayrılmasında, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan oranı esas alınır. (Ek paragraf: 23/7/2010-6009/43 md.) Bu bent hükümleri, 29/6/2004 tarihli ve 5200 hakkını devraldığı finansal kiralama konusu taşınmazlar dâhil) satışından doğan kazançların %50’lik, diğerlerinin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” şeklinde değiştirilmiş olup, 7061 sayılı Kanunun 123 üncü maddesiyle; bu bentte yer alan “Bankalara borçları”, “bankalara veya” ibarelerine yönelik değişiklik ile “söz konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” ibaresine yönelik değişiklikin parantez içi hükmünün, “bankaların” ibaresinden sonra eklenen hükmün 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır. 14 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi ile bu bentte yer alan “özel okulları” ibaresinden sonra gelmek üzere “, özel kreş ve gündüz bakımevleri” ibaresi ve aynı bendin parantez içi hükmüne “okulların” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kreş ve gündüz bakımevlerinin” ibaresi eklenmiştir. 15 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir. sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununa göre kurulan Birliklerin üyeleri ile yaptıkları muameleler hakkında da uygulanır. j) (Ek: 15/7/2016-6728/56 md.) Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlar. İstisnadandan yararlanan satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Kurumların tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde de bu hüküm uygulanır. Söz konusu varlıkların, i) Kiracı tarafından veya ii) Kiralayan kurumlar tarafından finansal kiralama yöntemi dâhil olmak üzere (6361 sayılı Kanunda yer alan sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi hâlleri hariç), üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, kiralayan kurumlara devrinden önce bu varlıkların kiracıdaki net bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için anılan kurumların kazancının tespitinde dikkate alınan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak, satışı gerçekleştiren kurum nezdinde vergilendirme yapılır. Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi nedeniyle satkirala-geri al işleminin tekemmül etmemesi hâlinde, istisna nedeniyle kiracı adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. k) (Ek: 15/7/2016-6728/56 md.) Her türlü varlık ve hakların, kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası ihracı amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla varlık kiralama şirketlerine satışı ile varlık kiralama şirketlerince bu varlıkların devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar. İstistisnadan yararlanan satış kazancı, kaynak kuruluş tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kaynak kuruluş tarafından varlık kiralama şirketinden devralındığı tarihten itibaren bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların varlık kiralama şirketine devrinden önce kaynak kuruluştaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Kurumların tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde de bu hüküm uygulanır. Söz konusu varlıkların, kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, varlık kiralama şirketine devrinden önce bu varlıkların kaynak kuruluştaki net bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için anılan kurumların kazancının tespitinde dikkate alınan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak kaynak kuruluş nezdinde vergilendirme yapılır. Söz konusu varlıkların varlık kiralama şirketleri tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda ise varlık kiralama şirketlerinin bu satış işleminden doğan kazançları varlık kiralama şirketleri nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulur ve istisna uygulaması dolayısıyla kaynak kuruluş adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. (2) (Değişik:27/12/2023-7491/58 md.) Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan; vergi yüküne ilişkin oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya kurumlar vergisi oranına kadar artırmaya, diğer oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddedeki istisnaların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (3) (Değişik: 9/3/2023-7440/20 md.) Kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez. Şu kadar ki iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri, Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında yapılan devir işlemleri sonrasına isabet edenler de dâhil olmak üzere, kurum kazancından indirilebilir. Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesi
AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Bu madde, 5520 sayılı Kanun’un en teknik, en hacimli ve şirketlerin mali yönetim stratejilerini doğrudan şekillendiren "İstisnalar" (Tax Exclusions/Deductions) normudur. Sübjektif muafiyetlerin (m. 4) aksine, istisnalarda kurumlar vergi mükellefidir ancak elde ettikleri belirli gelir türleri veya faaliyet kazançları kanun koyucu tarafından vergi matrahından düşülür.

Madde 5, çifte vergilendirmeyi önleme, yabancı sermaye girişini teşvik etme, kurumların sermaye yapısını güçlendirme ve gayrimenkul/finans sektörünü destekleme gibi çok yönlü makroekonomik hedeflere hizmet eder. Bu madde, 2023 yılında 7456 sayılı Kanun, 2023 yılı sonunda 7491 sayılı Kanun ve 2024 yılında 7524 sayılı Kanun ile adeta vergi şoklarına sahne olmuş ve tamamen yeniden yapılandırılmıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi ve Reform Analizleri

A. İştirak Kazançları İstisnası (m. 5/1-a)

Tam mükellef bir şirketin, yine tam mükellef olan başka bir şirketin kâr payı dağıtımından (temettü) elde ettiği kazançlar %100 oranında vergiden müstesnadır. Bu istisna, kurum kazancının holdingleşme veya iştirak zincirlerinde mükerrer vergilendirilmesini (double taxation) engeller. Zira dağıtılan kâr zaten ilk kazanan şirket düzeyinde kurumlar vergisine tabi tutulmuştur.

B. Yurt Dışı İştirak Kazançlarında "Süper Reform" (m. 5/1-b & 7491 S.K. Revizyonu)

Yurt dışındaki iştiraklerden gelen kâr paylarının istisna edilmesi normalde çok katı şartlara (en az %10 ortaklık payı, en az 1 yıl elde tutma, en az %15 yabancı vergi yükü ve Türkiye'ye transfer) bağlıdır. Ancak 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen yeni fıkra ile Türk holdingleri için devasa bir kolaylık getirilmiştir:

  • Yeni Kural (%50 Muafiyet): Yurt dışındaki anonim/limited şirketin ödemiş sermayesinin en az %50'sine sahip olan kurumlar, bu iştiraklerinden elde ettikleri kâr paylarını beyanname dönemine kadar Türkiye’ye transfer ederlerse, başka hiçbir şart aranmaksızın (1 yıl elde tutma ve %15 vergi yükü şartlarından muaf olarak) kazancın %50'sini kurumlar vergisinden istisna edebilirler. Bu düzenleme, yurt dışındaki Türk sermayesinin anavatana çekilmesi için mükemmel bir teşviktir.
C. Taşınmaz Satış Kazancı İstisnasının Kaldırılması Depremi (m. 5/1-e & 7456 S.K. Reformu)
  • Eski Uygulama: Şirketlerin aktifinde en az 2 tam yıl yer alan iştirak hisseleri ile "taşınmazların" (binalar, arsalar) satışından doğan kazancın %50'si (daha eski dönemde %75'i) kurumlar vergisinden istisna edilmekteydi. Bu durum şirketlerin finansal borçlarını kapatması için büyük bir vergi kalkanıydı.
  • 7456 Sayılı Kanun (2023) Şoku: Yasa koyucu bütçe açıklarını kapatmak ve gayrimenkul spekülasyonunu önlemek amacıyla taşınmaz (gayrimenkul) satış kazancı istisnasını tamamen yürürlükten kaldırmıştır. Artık şirketlerin aktiflerindeki gayrimenkulleri satarak elde ettikleri kârlar %100 oranında kurumlar vergisine tabidir. İştirak hisselerinin (şirket hisselerinin) satışı ise %75 oranında istisna edilmeye devam etmektedir. Bu, Türk şirketleri için tarihi bir mali dönüşümdür.
  • Pasifte Özel Fon Şartı: İstisnadan yararlanan iştirak satış kazancı, 5 yıl boyunca pasifte özel bir fon hesabında tutulmalı, kesinlikle ortaklara dağıtılmamalı ve satış bedeli 2 yıl içinde nakden tahsil edilmelidir.
D. GYO ve GYF Kazançlarında Temettü Dağıtım Zorunluluğu (m. 5/1-d & 7524 S.K. 2024 Reformu)

Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) ve Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) normalde kurumlar vergisinden tamamen (%100) muaftır. Ancak 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun ile bu büyük vergi avantajına çok sert bir sınırlama getirilmiştir:

  • Yeni Şart: GYO ve GYF'lerin (emeklilik fonları hariç) taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50'sini, beyanname verilmesini izleyen ikinci ayın sonuna kadar ortaklarına kâr payı (temettü) olarak dağıtmaları zorunludur. Bu oranda kâr dağıtımı yapılmazsa, fon vergi istisnasını tamamen kaybeder ve zamanında ödenmeyen vergiler vergi ziyaı cezasıyla geri alınır. Amaç, fonların kârı içeride kilitleyip vergisiz büyütmesini engellemek ve piyasaya nakit akışı sağlamaktır.
E. İstisna Giderlerin İndirilememesi Kuralı ve M&A İstisnası (m. 5/3)

Vergi hukukunun evrensel bir ilkesidir: "Vergisiz gelirin gideri de indirilemez." Eğer bir gelir kurumlar vergisinden istisna edilmişse, bu geliri elde etmek için katlanılan giderler ve zararlar vergi matrahından düşülemez.

  • Müşterek Borçlar Hukuku/Şirket Satın Alma İstisnası (Kritik Detay): Bu kuralın çok önemli bir istisnası yine 3. fıkrada yazılıdır. Şirket satın almak (iştirak hissesi alımı) amacıyla kullanılan kredilerin finansman giderleri (faiz ve kur farkları), iştirak kazancı istisna olsa dahi, şirketin kurum kazancından indirilebilir. Bu durum, şirket satın almalarını (M&A) ve kaldıraçlı satın almaları (leveraged buyouts) destekleyen devasa bir finansal avantajdır.

3. Sistematik İlişkiler

Madde 5; GVK m. 94 (Stopaj), KVK m. 30 (Dar mükellef stopajı), VUK m. 279 (Menkul kıymet değerlemesi) ve TTK’nın kâr dağıtımı ve yedek akçeler (TTK m. 519-523) hükümleriyle doğrudan ve derin bir kurumsal ağ oluşturur.

4. Uygulama: "Özel Fon" Hesabından Çekilmenin Ağır Sonuçları

  • 5 Yıllık Takip Süresi: İştirak hissesi satış kazancı nedeniyle pasifte özel fon hesabına (m. 5/1-e) alınan tutarın, 5 yıl içinde sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka hesaba aktarılması, işletmeden çekilmesi veya şirketin tasfiyesi durumunda, istisna edilen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte cezalı olarak geri alınır. Şirketler bu hesabı adeta "dokunulmaz" olarak yönetmelidir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Örnek 1 (Taşınmaz Satışında Eski ve Yeni Yasa Çatışması): A Anonim Şirketi, aktifinde 2018 yılından beri kayıtlı olan fabrika binasını 2026 yılında 50.000.000 TL bedelle satmış ve 20.000.000 TL satış kârı elde etmiştir. Şirket muhasebecisi, eski alışkanlıkla bu kârın %50'sini istisna ederek beyan etmek istemiştir. Ancak vergi danışmanı, 7456 sayılı Kanun ile KVK m. 5/1-e’deki "taşınmazlar" ibaresinin tamamen yürürlükten kaldırıldığını hatırlatmıştır. Şirket A, elde ettiği 20.000.000 TL kârın tamamı üzerinden %25 (veya güncel) oranında kurumlar vergisini ödemek zorunda kalmıştır. Eski 2 yıllık gayrimenkul vergi kalkanı artık tamamen yok olmuştur.

Örnek 2 (Kaldıraçlı Şirket Satın Almalarında Faiz İndirimi): H Holding, X Üretim A.Ş. firmasının hisselerini satın almak amacıyla bankadan 100.000.000 TL kredi çekmiştir. Yıl sonunda bu kredi için 20.000.000 TL faiz ödemesi yapılmıştır. H Holding’in X şirketinden elde edeceği temettü kazançları m. 5/1-a uyarınca vergiden istisnadır. Ancak m. 5/3’teki özel izin sayesinde, H Holding bu vergisiz geliri elde etmek için ödediği 20.000.000 TL faiz giderini, kendi diğer vergiye tabi holding gelirlerinden (örn: yönetim hizmet faturalarından) düşerek vergi matrahını azaltmıştır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İştirak Satışlarında Süre Takibi: %75'lik iştirak hissesi satış kazancı istisnasından yararlanabilmek için hisselerin şirket aktifinde kesintisiz olarak en az 730 gün (2 tam yıl) kalmış olması yasal bir zorunluluktur. 729. günde yapılan bir satışta istisna hakkı tamamen kaybolur. Gün hesabı noter satış sözleşmesi ve pay defteri kayıtları üzerinden milimetrik olarak takip edilmelidir.
  • GYO Yöneticilerinin Dikkatine: 2024 (7524 S.K.) reformu uyarınca, gayrimenkul kârlarının %50'sinin nakden kâr payı dağıtılması şartı süreye bağlanmıştır. Beyannamenin verildiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar bu dağıtımın fiziken yapılması ve ortakların banka hesaplarına geçmesi gerekir. Aksi takdirde ceza kaçınılmazdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

  • Taşınmaz İstisnasının Kaldırılmasının Finansal Sıkışıklığa Etkisi: Taşınmaz satış istisnasının tamamen kaldırılması, özellikle yüksek borçluluk oranına sahip ve finansal darboğazda olan Türk sanayi şirketlerinin "aktif rasyonalizasyonu" (borç ödemek için gayrimenkul satışı) süreçlerine vurulmuş çok ağır bir vergi darbesidir. Şirketler, banka borçlarını kapatmak için fabrika binalarını satmak istediklerinde dahi rekor düzeyde kurumlar vergisiyle karşılaşmakta, bu da şirket kurtarma (turnaround) ve yapılandırma süreçlerini yavaşlatmaktadır. Borç ödeme amacıyla yapılan gayrimenkul satışlarında en azından kısmi bir vergi istisnasının korunması veya banka borçlarına mahsuben yapılan devirlerdeki (m. 5/1-f) muafiyet alanının genişletilmesi, reel sektörün finansal sürdürülebilirliği açısından hayati bir ihtiyaçtır.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; 5520 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan kurumlar vergisi istisnalarını, 7456 sayılı Kanun ile taşınmaz satış istisnasının kaldırılmasının kurumsal finansa etkilerini, 7491 sayılı Kanun’un yurt dışı iştirak kârlarındaki %50 barajı kolaylığını, 7524 sayılı Kanun’un GYO'lara getirdiği zorunlu kâr dağıtımı rejimini ve m. 5/3 uyarınca gider kısıtlaması ilkesinin istisnalarını Av. Fethi Güzel'in kurumlar vergisi, birleşme ve devralmalar (M&A) ve vergi uyuşmazlıkları alanındaki en üst düzey teorik ve pratik tecrübesiyle analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.