RESMİ METİN

Vergilendirme dönemi ve beyan


MADDE 25- (1) Yıllık beyan esasında vergilendirilen kurumların vergilendirme dönemi, hesap dönemidir. Ancak, kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi, özel hesap dönemleridir. (2) Kesinti suretiyle ödenen vergilerde, istihkak sahiplerince ayrıca yıllık veya özel beyanname verilmeyen hallerde, vergi kesintisinin ilgili bulunduğu dönemler, vergilendirme dönemi sayılır. (3) Kanunun 26 ncı maddesi gereğince verilen beyannameler ile bildirilen kazançların vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine kazancın elde edilme tarihi esas alınır. (4) Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi, kurumun Türkiye’deki iş yerinin veya daimî temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye’de iş yeri veya daimî temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı olduğu yerin vergi dairesine verilir. (5) Beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar, tarhiyatın muhatabının Türkiye’yi terk etmesi halinde ise ülkeyi terk etmesinden önceki onbeş gün içinde verilir. (6) Beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri Maliye Bakanlığınca belirlenir. Mükellefler beyanlarını bu beyanname ile yapmak veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmek zorundadır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

KVK Madde 25, dar mükellefiyete tabi yabancı kurumların vergilendirme takvimini (dönem), yetkili vergi dairelerini (yer) ve beyanname sürelerini düzenleyen kurucu usul normudur.

Dar mükellefiyette vergilendirme rejiminin üç ayağı vardır: Yıllık Beyanname, Stopaj ve Münferit (Özel) Beyanname. Madde 25, bu üç farklı kulvarın zaman ve yer kurallarını sistematik hale getirmektedir. Tam mükellefiyetteki genel kurallara paralel hükümler içermekle birlikte, yabancı kurumların Türkiye'deki fiziksel varlıklarının arızi veya geçici olabilmesi ihtimaline binaen, "Türkiye'yi Terk Etme" ve "Münferit Kazanç Elde Etme" durumlarında vergilendirme takvimini ve beyan sürelerini aniden öne çeken çok katı güvenlik supapları içerir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Üç Farklı Vergilendirme Dönemi Rejimi (m. 25/1, 2, 3):

    1. Yıllık Beyan Esası: Türkiye'de şubesi (iş yeri) olan yabancı kurumlar için vergilendirme dönemi normal tam mükellefler gibi Hesap Dönemidir (Takvim yılı veya kendilerine verilen özel hesap dönemi).
    2. Stopaj Esası (Kesinti): Stopaj yoluyla nihai vergilendirmenin yapıldığı hallerde (yıllık beyanname verilmeyen faiz, kâr payı vb. kazançlarda), vergi kesintisinin yapıldığı aylık dönemler vergilendirme dönemi kabul edilir.
    3. Münferit/Özel Beyan Esası (m. 25/3) [Anlık Vergilendirme]: KVK m. 26 kapsamındaki özel beyannamelerde (arızi ticari kazançlar, gayrimenkul satışları vb.), bir yıllık hesap dönemi kesinlikle beklenmez. Vergilendirme dönemi doğrudan kazancın elde edildiği tarihtir. Kazancın doğduğu an vergi dönemi kapanmış sayılır.
  • Beyannamenin Verileceği Yetkili Vergi Dairesi (m. 25/4) [Yer Bakımından Yetki]: Yasa koyucu dar mükellefin Türkiye'deki hukuki durumuna göre kademeli bir yetki kuralı çizmiştir:

    • Birinci Derece Yetki: Şube veya daimi temsilci varsa, şubenin veya temsilcinin bulunduğu yer vergi dairesidir.
    • İkinci Derece Yetki (İş Yeri Olmayan Hallerde): Dar mükellefin Türkiye'de hiçbir fiziksel varlığı yoksa (ve vergi münferit beyanla ödenecekse), yabancı kuruma bu kazancı sağlayanların (ödemeyi yapan tam mükellef şirketlerin) bağlı olduğu yerin vergi dairesi yetkilidir. Bu kural, vergi dairesinin muhatap bulamadığında doğrudan parayı ödeyen yerli şirketi denetlemesini sağlar.
  • Beyanname Verme Süreleri ve Acil "Türkiye'yi Terk" Süresi (m. 25/5):

    • Normal Süre: Hesap dönemini izleyen 4. ayın 1. gününden 25. günü akşamına kadar (Takvim yılında 1-25 Nisan arası).
    • Türkiye'yi Terk Etme Acil Durumu (Muacceliyet Süresi): Tarhiyatın Türkiye'deki yasal muhatabı (dar mükellefin tasfiye memuru, şube müdürü veya daimi temsilcisi) Türkiye'yi terk edecekse, yıllık hesap döneminin veya nisan ayının gelmesi beklenmez. Beyanname, ülkeyi terk etme tarihinden önceki 15 gün içinde acilen vergi dairesine verilmek zorundadır. Bu kural, yabancı temsilcinin vergiyi ödemeden sınır dışına kaçmasını engellemeyi amaçlayan klasik bir kamu alacağı koruma tedbiridir.

3. Sistematik İlişkiler

KVK Madde 25; KVK m. 16 (tam mükellefte vergilendirme dönemi), KVK m. 24 (beyan esası), KVK m. 26 (münferit beyanname), KVK m. 28 (dar mükellef muhatabı) ve VUK m. 111-112 (ödeme ve vade) hükümleriyle doğrudan entegredir.

4. Uygulama: "Türkiye'yi Terk Etme" Kavramının Yargısal Yorumu

Madde 25/5'teki "tarhiyatın muhatabının Türkiye'yi terk etmesi" ibaresi uygulamada sıklıkla uyuşmazlık yaratır. Yabancı kurumun Türkiye'deki şube müdürü olan bir yabancı uyruklu yöneticinin tatile gitmesi veya iş seyahatine çıkması "Türkiye'yi terk" sayılmaz.

  • Yargısal Kriter: Terk etmeden kasıt, daimi temsilcilik veya şube müdürlüğü sıfatının sona ermesi, yabancı temsilcinin Türkiye'deki ikametgahını tamamen kapatarak daimi olarak yurt dışına yerleşmesi veya şubenin fiilen kapatılarak Türkiye'deki faaliyetin tamamen sonlandırılmasıdır. Geçici çıkışlarda 15 günlük acil beyan süresi işletilemez.

5. Pratik Örnek Olaylar

Örnek 1 (İş Yeri Olmayan Yabancı Şirketin Vergi Dairesi Yetki Çatışması): İngiltere mukimi I Corp, Türkiye'de hiçbir şubesi olmamakla birlikte, İzmir'deki Z A.Ş.'ye ait iştirak hisselerini satarak değer artış kazancı elde etmiştir. I Corp bu kazancı münferit beyanname ile beyan edecektir.

  • Yabancı şirket, beyannameyi İstanbul'daki Büyük Mükellefler Vergi Dairesi'ne vermeyi planlamıştır.
  • Ancak KVK m. 25/4 uyarınca, Türkiye'de iş yeri olmayan dar mükelleflerde yetkili daire, kazancı sağlayanların (Z A.Ş.) bağlı olduğu İzmir Vergi Dairesi'dir. Beyanname İzmir'de verilmiş ve işlem yasal olarak tamamlanmıştır.

Örnek 2 (Şube Müdürünün Yurt Dışına Tayininde 15 Günlük Beyan Tuzağı): ABD mukimi U Inc'in Türkiye Şubesi'nin tek müdürü ve yasal muhatabı olan ABD vatandaşı M, 10 Ekim 2025 tarihinde görev süresinin dolması nedeniyle Türkiye'yi daimi olarak terk ederek ABD'ye dönecektir.

  • Şirket M'nin gidişiyle ilgili vergi dairesine bildirim yapmamış, normal yıllık beyannameyi 2026 yılı Nisan ayında vermeyi planlamıştır.
  • Ancak vergi dairesi, M'nin 10 Ekim'de Türkiye'yi terk ettiğini tespit etmiş ve KVK m. 25/5 uyarınca terk tarihinden önceki 15 gün içinde (25 Eylül - 10 Ekim arası) kıst dönem beyannamesinin verilmediği gerekçesiyle şirkete usulsüzlük cezası kesmiş ve takdir komisyonu aracılığıyla re'sen tarhiyata gitmiştir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Dar mükellef temsilcileri görevden ayrılıp yurt dışına kesin dönüş yapacaklarında, mutlaka istifa veya görev süresi sonu tescil edilmeden önceki 15 gün içinde kıst dönem kurumlar vergisi beyannamesini hazırlayıp vergi dairesine vermelidirler.
  • Münferit beyanname ile bildirilen kazançlarda, yetkili vergi dairesinin tespiti için ödemeyi yapan yerli mükellefin vergi dairesi sicil bilgileri (m. 25/4) teyit edilmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

  • Geçici Şube Yöneticileri İçin 15 Günlük Sürenin Katılığı: Günümüz küreselleşen dünyasında, yabancı kurumların şube müdürleri (muhataplar) sıklıkla değişmekte ve yurt dışına tayin edilmektedirler. Yöneticinin Türkiye'yi terk etmesi durumunda, arkasında koskoca bir şube ve mali müşavirlik altyapısı kalmasına rağmen, sanki vergi kaçırılacakmış gibi 15 gün içinde alelacele kıst dönem beyannamesi istenmesi bürokratik bir eziyettir. Eğer şube faal olarak çalışmaya devam ediyor ve yeni bir şube müdürü tayin ediliyorsa, eski yöneticinin gidişi nedeniyle 15 günlük acil beyanname süresinin aranmaması, sadece şubenin fiilen tamamen kapatılması durumunda bu acil sürenin işletilmesi, ticari hayatın akışına daha uygun ve rasyonel bir yaklaşım olacaktır.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; KVK'nın 25. maddesindeki dar mükellef vergilendirme dönemi rejimini, beyanname verme yerinin yetki kurallarını, münferit beyanname takviminin özelliklerini ve tarhiyat muhatabının Türkiye'yi terk etmesi halinde uygulanan 15 günlük acil beyan süresinin yasal sınırlarını Av. Fethi Güzel'in uluslararası vergi usul hukuku ve yabancı sermaye mevzuatı alanındaki derin akademik hassasiyetiyle analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.