RESMİ METİN

Araçların satış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk


Madde 20 – (Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/7 md.; Değiştirilerek kabul: 28/3/1985-3176/7 md.) Tescil süreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır: a) Araç sahipleri,

  1. (Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine başvurmak,
  2. (Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilin yapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak, Zorundadırlar. (Ek cümle:12/2/2026-7574/2 md.) 22 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında yetkilendirilen kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerinin satışını yaptığı ve ilk tescili elektronik ortamda gerçekleştirilecek araçlar için bu bentteki üç aylık süre uygulanmadan satış işlemi sonrasında üç iş günü içerisinde tescil işlemi gerçekleştirilir. b) Araçların giriş işlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüdürler. c) Tescil belgesi, aracın başkasına satış veya devrine, hurdaya çıkarılmasına veya araçta, yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerli sayılır. d ) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir. Satış ve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üç işgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adına trafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır. Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergi mükellefiyeti başlar. Yapılan satış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belge düzenlenir. 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konuda yükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış, devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesi için gerekli elektronik veri akışını sağlarlar. Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemler sırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarınca cezalandırılırlar. Satış ve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süre içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet Genel Müdürlüğünün uygun gördüğü kamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adına tescil belgesi düzenlenerek elden veya posta aracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ay içerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumluluk yüklenemez. Bu bentte düzenlenen satış ve devir işlemlerine ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malik adına yapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gereken değerli kağıtların bedelleri, satış ve devir esnasında noterler tarafından tahsil edilir ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesi uyarınca beyan edilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemler sebebiyle noterlere herhangi bir pay veya aidat ödenmez. 1512 sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenen ücret uygulanmaksızın satış ve devre ilişkin her türlü işlem karşılığında toplam 20 Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusu ücret, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplanır. Haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafından satışı yapılan araçların satış tutanağının bir örneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescil kuruluşlarına üç işgünü içerisinde gönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak için süresinde başvurmamaları halinde bu araçları alıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeye Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir. e) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satın alıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 Türk Lirası idari para cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğe çıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadar trafikten men edilir. f) (Ek:12/2/2026-7574/2 md.) Araç sahiplerinin vefat etmesi halinde mirasçılar, gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak vefat tarihinden itibaren doksan gün içerisinde ilgili tescil kuruluşuna müracaat etmek ve adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar. Bu bent kapsamında yapılan tescil işlemlerinde tescil, vefat tarihi itibarıyla yapılır. Bu araçların süresi sonunda mirasçılar adına tescil edilmeden karayoluna çıkarıldığının tespiti halinde sürücüye 3.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve mirasçılar adına tescil ettirilinceye kadar araç trafikten menedilir.
AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Amacı, Önemi ve Genel Sistematik Yapısı

Karayolları Trafik Kanunu’nun 20. maddesi, Türk Borçlar Hukuku, Eşya Hukuku, Vergi Hukuku ve Sorumluluk Hukuku’nun kesişim noktasında yer alan, motorlu araçların satış, devir ve mülkiyet nakli süreçlerini emredici kurallarla düzenleyen en kritik normlardan biridir. Madde, karayolunda yüksek risk teşkil eden motorlu araçların el değiştirmesini basit taşınır satışlarından (TBK m. 207 vd.) ayırarak, kamusal güvenliğe dayalı resmi şekil şartlarına ve sıkı bildirim sürelerine bağlamıştır.

Bu maddeyle yasa koyucu;

  • Tescilli araçların mülkiyet devrini sadece Noterlik Kanunu ve Trafik Kanunu çerçevesinde yetkilendirilmiş Noterler aracılığıyla resmi sekilde yapılabilir kılmış,
  • Araç üzerindeki kamu borçlarının (Vergi, İdari Para Cezaları) tahsilatını devir esnasında zorunlu bir "takas-bariyeri" olarak kurgulamış,
  • 12/02/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun ile getirilen son güncellemeler dahil olmak üzere, ilk tescil süreçlerine ve miras yoluyla mülkiyet intikallerine ilişkin yasal boşlukları doldurmuştur.

2. Noter Satışının Hukuki Niteliği ve Resmi Şekil Şartının Mutlaklığı (d bendi)

KTK m. 20/d uyarınca, tescil edilmiş araçların her türlü satış ve devrinin noterler tarafından yapılması mutlak bir sıhhat (geçerlilik) şartıdır. Noter tarafından resmi şekilde yapılmayan satışlar (adi yazılı sözleşmeler, harici satış senetleri, zilyetlik devri protokolleri vb.) hukuken geçersiz (batıl) hükmündedir.

  • Geçersizliğin Sonuçları: Harici (noter dışı) yollarla yapılan bir araç satışı, alıcıya mülkiyet hakkını kazandırmaz. Araç alıcıya fiilen teslim edilmiş ve bedeli tamamen ödenmiş olsa dahi, eşya hukuku bakımından mülkiyet halen trafik sicilinde kayıtlı olan satıcıya aittir. Alıcı, taşınırın mülkiyetinin adına tescil edilmesini mahkeme yoluyla isteyemez; sadece ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77 vd.) hükümlerine göre satıcıdan geri talep edebilir.
  • Kamu Borcu Engeli: Noterler, satış işlemini gerçekleştirmeden önce sistem üzerinden (ARTES) aracın motorlu taşıtlar vergisi (MTV), gecikme zammı, trafik para cezaları veya taşıt üzerinde haciz, ihtiyati tedbir, rehin gibi kısıtlayıcı kayıtların bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlüdür. Bu borçlar ödenmeden veya kısıtlamalar kaldırılmadan noter satışı yapılamaz. Bu kural, devletin alacaklarını tahsil etmesinde muazzam bir cebri icra işlevi görür.

3. Sorumluluk Hukuku Açısından Noter Satışının Milat Niteliği ve "Harici Satış" Faciası

A. Noter Satışının Yapılmasıyla Sorumluluğun Alıcıya Geçmesi

2918 sayılı Kanun’un 20/d maddesinin 2. paragrafı uyarınca, noter senedinin imzalanması ile birlikte alıcı adına trafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır ve araç üzerindeki mülkiyet ile işletenlik sıfatı derhal alıcıya geçer.

  • Zarardan Sorumluluğun Sınırı: Noter satışı yapıldıktan sonra, alıcı aracı henüz trafik siciline kendi adına fiilen kaydettirmemiş veya yeni tescil belgesini teslim almamış olsa dahi; aracın karayolunda yapacağı kazalardan doğacak hukuki sorumluluk (KTK m. 85 - İşletenin Tehlike Sorumluluğu) satıcıya değil, doğrudan noter senediyle aracı devralan alıcıya aittir. Yargıtay bu konuda tavizsiz bir şekilde, noter satış sözleşmesinin imzalandığı gün ve saati sorumluluğun geçiş anı (miladı) olarak kabul etmektedir.
B. Harici Satışlarda Sicil Malikinin Sorumluluğunun Sürmesi

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan en büyük hukuki facia, araçların noter yerine "güvene dayalı olarak" haricen (inançlı işlemle veya adi yazılı sözleşmeyle) satılıp teslim edilmesidir.

  • Yargıtay Kararlarının Katı Rejimi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve dairelerinin yerleşik kararlarına göre; aracın noter dışı yollarla satılıp alıcıya teslim edilmiş olması, sicil malikinin "işleten" sıfatını ortadan kaldırmaz.
  • Eğer haricen satılan araç bir kazaya karışıp ölüme veya yaralanmaya neden olursa, resmi sicilde halen araç sahibi olarak görünen satıcı, kazadan doğan milyonlarca liralık tazminatlardan (KTK m. 85 kapsamında) birinci derecede ve alıcıyla müteselsilen sorumlu olmaya devam eder. Satıcının "ben aracı fiilen sattım, bedelini aldım ve teslim ettim, kazayı yapanla ilgim yoktur" savunması, resmi şekil şartının emredici karakteri karşısında mahkemelerce reddedilir. Bu durum, noter harçlarından kaçmak veya borçları ertelemek için resmi devir yapmayan satıcılar için yıkıcı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

4. Son 2026 Yasal Değişikliklerinin Akademik Analizi

A. 7574 Sayılı Kanun ile İlk Tescilde Süre Kısıtlaması (a bendi ek cümle)

12 Şubat 2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun ile maddeye eklenen cümle, dijitalleşen otomotiv piyasasının gereklerine uyum sağlamayı amaçlamaktadır. Normalde ilk defa tescil edilecek (sıfır) araçların satın alınmasından itibaren 3 aylık bir tescil süresi öngörülmüşken; yetkilendirilmiş kamu veya özel tüzel kişilerin (bayiler, distribütörler) elektronik ortamda ilk tescilini yapacağı araçlar için bu süre uygulanmayarak, satış sonrasındaki 3 iş günü içerisinde tescil işleminin tamamlanması zorunlu tutulmuştur. Bu düzenleme, sıfır araçların tescilsiz veya geçici belgelerle uzun süre trafikte denetimsiz dolaşmasını engellemekte ve mülkiyetin tespiti sürecini hızlandırmaktadır.

B. Miras Yoluyla Geçişlerde 90 Günlük Beyan ve Tescil Yükümlülüğü (f bendi)

Yine 12 Şubat 2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun ile maddeye eklenen (f) bendi, mülis (vefat eden) araç sahiplerinin mirasçılarının sebep olduğu büyük bir yasal boşluğu gidermiştir. Eski uygulamada mirasçılar, veraset ilanından sonra aracı kendi adlarına tescil ettirmeksizin yıllarca vefat eden kişinin adına kayıtlı şekilde trafikte kullanabiliyorlardı. Bu durum, kesilen trafik cezalarının muhatap bulamamasına, kaza halinde işleten sıfatının belirlenmesinde veraset ilamı araştırmalarının yıllarca sürmesine ve vergi kayıplarına yol açıyordu.

  • 90 Günlük Kesin Süre: Düzenlemeye göre mirasçılar, ölüm tarihinden itibaren 90 gün içerisinde tescil kuruluşuna müracaat ederek adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar. Bu sürenin aşılması ve aracın tescilsiz karayoluna çıkarılması halinde:
    1. Aracı kullanan sürücüye 3.000 Türk Lirası idari para cezası verilir.
    2. Araç, mirasçılar adına tescil işlemleri tamamlanıncaya kadar kolluk kuvvetlerince derhal trafikten menedilir. This amendment is a major tool for ensuring register consistency and tax safety in estate transmissions.

5. Sır Saklama Yükümlülüğü ve TCK m. 239 İlişkisi (d bendi)

Maddenin (d) bendinde noter çalışanları ve veri tabanını (ARTES) yönetenler için özel bir ceza hukuku yaptırımı öngörülmüştür. Bu işlemler sırasında edinilen kişisel ve ticari verilerin (araç sahiplerinin kimlik bilgileri, adresleri, finansal durumları vb.) üçüncü kişilere sızdırılması somut bir suç tipine bağlanmıştır:

  • TCK m. 239 Entegrasyonu: Satış ve devir işlemlerini yapanların bu bilgileri ifşa etmeleri halinde, TCK m. 239 (Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması) hükümleri uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları emredilmiştir. Bu düzenleme, KVKK ilkeleriyle de tam bir uyum içerisindedir.

6. Pratik Uygulama Örnekleri

Örnek 1 (Resmi Satış Sonrası Sorumluluk): Satıcı A, adına tescilli aracı 01.06.2026 tarihinde saat 14.30'da Noter kanalıyla alıcı B'ye satmıştır. Alıcı B, aracı teslim alıp noterden ayrıldıktan yarım saat sonra (saat 15.00'te) kırmızı ışıkta geçerek bir yayaya çarpmış ve ağır yaralanmasına yol açmıştır. Kaza anında araç henüz trafik sicilinde fiilen B adına işlenmemiştir.

  • Hukuki Durum: KTK m. 20/d uyarınca noter satış senedinin imzalandığı an (14.30) mülkiyet ve işletenlik sıfatı B'ye geçmiştir. Kazadan ötürü satıcı A'nın hiçbir hukuki veya cezai sorumluluğu yoktur. Zararın yegane muhatabı alıcı B (işleten sıfatıyla) ve onun zorunlu trafik sigortasıdır.

Örnek 2 (Harici Satış Sonrası Sorumluluk Faciası): Satıcı X, borçlarından dolayı haciz konulmasını önlemek amacıyla aracını arkadaşı Y'ye adi yazılı bir "araç satış sözleşmesi" ile satmış, bedelini nakit almış ve aracı teslim etmiştir. Y, aracı kullanırken aşırı hız sebebiyle zincirleme kazaya yol açmış, iki kişinin ölümüne neden olmuştur. Ölenlerin aileleri tazminat davası açmıştır.

  • Hukuki Durum: X ile Y arasındaki sözleşme KTK m. 20/d uyarınca geçersizdir. Araç hukuken halen X adına kayıtlıdır ve X "işleten" sıfatını korumaktadır. Mahkeme, X'i kazaya hiç karışmamış olmasına rağmen, sicil maliki sıfatıyla milyonlarca liralık maddi ve manevi tazminatı Y ile birlikte müteselsilen ödemeye mahkum edecektir. X'in aracı fiilen devrettiği yönündeki itirazı geçersiz sayılacaktır.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; tescilli araçların satış ve devrinde noterler vasıtasıyla resmi şekil şartının (ad solemnitatem) mutlak emredici niteliğini, noter satışı anında işletenlik sıfatı ile tehlike sorumluluğunun (KTK m. 85) alıcıya geçiş rejimini, harici satışların hukuken geçersizliğini ve resmi malikin devam eden ağır sorumluluk risklerini, 12/02/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun ile ilk tescil ve veraset tescillerinde (90 günlük süre ve 3.000 TL ceza yaptırımı) getirilen son yasal reformları Av. Fethi Güzel'in sorumluluk hukuku, eşya hukuku ve otomotiv hukuku davalarındaki zengin tecrübesiyle derinlemesine analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.