RESMİ METİN

Kapsam


Madde 2 – Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa; a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular 3/11/1988 Tarih ve 3493 sayılı Kanunun 54 ve 55 inci maddeleri ile bu Kanunun 108 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 98,99,101,104 üncü maddelerinin son fıkralarındaki “onbin liradan otuzbin liraya kadar olan hafif para cezaları", “ikiyüzbin liradan birmilyon liraya kadar hafif para cezasına"; 32/2, 61/2, 72/2, 91/4 üncü fıkralarındaki ve 13, 23, 34, 37, 44, 58, 60, 62, 63, 64, 66, 67, 68, 69, 73, 75, 76, 77, 78, 79, 94 üncü maddelerinin son fıkralarındaki para cezaları "Onbin Liraya", 30 uncu maddesinin (a) ve (b) bentlerindeki ve 46, 52, 53, 55, 56,74 üncü maddelerinin son fıkralarındaki para cezaları "Onbeşbin Liraya" ve 57, 71 ve 81 inci maddelerin son fıkralarındaki para cezaları "Yirmi bin Liraya", 47 ve 54 üncü maddelerin son fıkrasındaki para cezaları ise "Otuzbin Liraya" çıkartılmıştır. 2 Bu Kanunla Sigorta hizmetleri ile ilgili olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ve Sanayi ve Ticaret Bakanına verilmiş olan her türlü görev, yetki, sorumluluk, hak ve muafiyetten ilgili olanların doğrudan doğruya Başbakana, Başbakanın görevlendireceği Devlet Bakanına, Hazine Müsteşarlığına ve Hazine Müsteşarına intikal edeceği 9.12.1994 tarih ve 4059 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile hükme bağlanmıştır. 3 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunun 84 üncü maddesiyle; bu Kanunda belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak, 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine aykırılık bulunması durumunda mezkur kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 1

üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, Bu Kanun hükümleri uygulanır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Bu madde, 2918 sayılı Kanun’un "Maddi ve Yer Bakımından Uygulama Sınırlarını" (Scope/Territorial Jurisdiction) çizen, uyuşmazlıkların çözümünde hangi coğrafi ve mekânsal koordinatlarda KTK hükümlerinin uygulanacağını belirleyen çok kritik bir sınır normdur.

Karayolları Trafik Kanunu’nun temel uygulama alanı adından da anlaşılacağı üzere kamuya ait resmi "karayolları"dır. Ancak yasa koyucu, karayolu ağından bağımsız olmakla birlikte araç trafiğinin ve dolayısıyla tehlikenin yoğunlaştığı diğer özel/yarı-kamusal alanları da Kanun kapsamına almıştır. Bu mekânsal genişleme, sadece trafik kurallarının ihlali durumunda kesilecek idari para cezalarını değil; asıl olarak kazalardaki "haksız fiil sorumluluk rejimini" ve "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası" (Trafik Sigortası - ZMMS) güvence kapsamını doğrudan etkilediği için hukuk pratiğinde muazzam bir öneme sahiptir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Asli Alan: Karayolları: Kamuya açık olan, devlet veya belediye karayolu ağına dahil olan tüm yollardır. Bu yollarda KTK kuralları mutlak olarak uygulanır.

  • İstisnai/Genişletilmiş Alanlar (Karayolu Dışındaki Kamuya Açık Yerler - m. 2/a): Aksine bir hüküm bulunmadıkça, karayolu dışındaki bazı alanlar da KTK kapsamındadır:

    1. Kamuya Açık Alanlar: Parklar, bahçeler, garajlar, yolcu ve yük terminalleri (otogarlar, liman sahaları vb.).
    2. Ticari Hizmet İstasyonları: Servis ve akaryakıt istasyonlarının taşıt trafiği için faydalanılan iç yolları ve pompa alanları.
    3. Park Yerleri (Örn: AVM Otoparkları): Alışveriş merkezlerinin, hastanelerin veya otellerin otoparkları özel mülkiyete tabi olsa dahi, kamuya açık olmaları ve taşıt trafiği barındırmaları nedeniyle KTK kapsamındadır.
  • Toll Yollar ve Bağlantı Suları (m. 2/b): Erişme kontrollü otoyollar (otobanlar) ve ücretli geçiş yolları ile karayolunun devamı niteliğindeki sular üzerinde araç taşıyan gemilerin (arabalı vapur, feribot) taşıtlara ayrılmış güverte alanları da KTK kapsamındadır. Feribot güvertesinde bir aracın diğerine çarpması, deniz hukuku uyarınca "çatışma" (collision) değil; KTK uyarınca "trafik kazası" olarak nitelendirilir.

3. Sistematik İlişkiler: Haksız Fiil ve Sigorta Hukuku Köprüsü

Madde 2'nin Kapsam belirlemesi, KTK Madde 85 (İşletenin Tehlike Sorumluluğu - Kusursuz Sorumluluk) ve KTK Madde 91 (ZMMS Zorunluluğu) ile doğrudan ve ayrılmaz bir bağa sahiptir.

  • Eğer bir kaza KTK kapsamına giren bir alanda (örn: akaryakıt istasyonu veya AVM otoparkı) gerçekleşirse; araç sahibi "işleten" sıfatıyla kusursuz olarak (tehlike sorumluluğu uyarınca) sorumludur ve zarar ZMMS (Trafik Sigortası) poliçesi kapsamındadır.
  • Eğer kaza KTK kapsamı dışındaki tamamen özel bir alanda (örn: tarıma ayrılmış kapalı bir tarla, bir fabrikasının halka kapalı üretim hangarı) gerçekleşirse; KTK’nın tehlike sorumluluğu ve ZMMS poliçesi uygulanmaz. Bu durumda uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK m. 49) genel kusur sorumluluğu kurallarına göre çözülür ve sigorta şirketi ödeme yapmaktan imtina edebilir.

4. Uygulama: "Kamuya Açıklık" ve "Site İçi Yollar" Tartışması

  • Site İçi Yollar Uyuşmazlığı: Doktrin ve Yargıtay uygulamasında en çok tartışılan ve davalara konu olan alan "toplu konut sitelerinin (gated communities) iç yollarıdır".
  • Yargıtay’ın Gelişen İçtihadı: Eski tarihli kararlarda, etrafı çevrili ve girişinde güvenlik kulübesi/bariyer bulunan sitelerin iç yolları "kamuya açık olmayan özel mülkiyet" kabul edilerek KTK dışı sayılmaktaydı. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun son dönem yerleşik içtihatlarına göre; sitenin girişinde bir bariyer olsa dahi, içeriye kuryelerin, misafirlerin, hizmet sağlayıcıların kontrolsüz veya sadece basit bir kayıtla girebildiği, fiilen taşıt trafiğinin döndüğü yollar "kamuya açık alan" kabul edilmektedir. Bu nedenle, site içinde yaşanan kazalarda da KTK Madde 85 tehlike sorumluluğu uygulanmakta ve Trafik Sigortası (ZMMS) hasarı ödemek zorunda kalmaktadır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Örnek 1 (AVM Otoparkındaki Kaza ve Sigorta Reddi): Sürücü A, büyük bir alışveriş merkezinin kapalı otoparkında manevra yaparken yaya Y'ye çarparak yaralanmasına yol açmıştır. Y'nin tedavi masrafları ve maluliyet zararı için A'nın ZMMS sigorta şirketine başvurulmuştur. Sigorta şirketi, kazanın "resmi karayolu üzerinde" gerçekleşmediğini, AVM otoparkının özel mülkiyet olduğunu iddia ederek tazminat ödemeyi reddetmiştir. Y'nin avukatı, KTK Madde 2/a uyarınca kamuya açık otoparkların KTK kapsamında olduğunu, dolayısıyla ZMMS poliçesinin devreye girmesi gerektiğini savunarak dava açmıştır. Mahkeme, madde 2 kapsamı doğrultusunda davayı kabul etmiş ve sigorta şirketini tazminata mahkûm etmiştir.

Örnek 2 (Tarla İçindeki Traktör Kazası): Çiftçi Ç, kendisine ait tapulu buğday tarlasında traktörüyle çalışırken tarladaki işçi İ’yi ezerek yaralamıştır. Kazanın yaşandığı alan kamuya açık olmayan, sadece Ç'nin özel tarım faaliyeti için kullandığı bir mülk olduğundan, KTK Madde 2 kapsamında "karayolu veya kamuya açık alan" niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla olayda KTK tehlike sorumluluğu ve traktörün ZMMS sigortası uygulanamaz. İşçi İ, genel hükümler (TBK m. 49 haksız fiil kusur sorumluluğu veya TBK m. 71 tehlike sorumluluğu genel maddesi) çerçevesinde Ç’nin kişisel kusurunu kanıtlayarak genel mahkemelerde hak aramak durumundadır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Kaza Tespit Tutanağı ve Olay Yeri: Özel mülk sınırları içindeki kamuya açık alanlarda (akaryakıt istasyonları, otogarlar, hastane otoparkları vb.) yaşanan kazalarda, tarafların "Burası karayolu değil, kaza raporu tutulamaz" yönündeki yanlış inanışlarına itibar edilmemelidir. Olay yerine mutlaka trafik polisi veya jandarma çağrılarak resmi Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmesi sağlanmalıdır. Bu tutanak, sigorta şirketine yapılacak başvuruların en temel hukuki dayanağıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

  • "Aksine Hüküm Bulunmadıkça" İfadesinin Yarattığı Muğlaklık: Madde metninde yer alan "aksine bir hüküm yoksa" ifadesi, uygulamada bazı kamu kurumlarının veya özel işletmelerin kendi iç yönetmelikleriyle KTK’yı devre dışı bırakmaya çalışmasına yol açmaktadır. Özellikle askeri kışlalar, liman sahaları veya organize sanayi bölgeleri (OSB) iç yollarında yaşanan kazalarda görev ve kapsam karmaşası yaşanmaktadır. Kanunda, mülkiyet durumuna bakılmaksızın "fiilen motorlu araç trafiğine açık olan ve üçüncü kişilerin fiziksel olarak zarar görme riski barındıran her yer KTK kapsamındadır" şeklinde daha net, objektif ve emredici bir tanım yapılması, sigorta uyuşmazlıklarını ve hak kayıplarını tamamen sona erdirecektir.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; 2918 sayılı Kanun’un 2. maddesi kapsamında düzenlenen yer bakımından kapsam sınırlarını, otoparklar, istasyonlar ve feribotlar üzerindeki KTK egemenliğini, site içi yollardaki güncel Yargıtay içtihatlarını ve bu kapsam belirlemesinin sigorta ve işleten sorumluluğu üzerindeki pratik etkilerini Av. Fethi Güzel'in tazminat hukuku ve sigorta uyuşmazlıkları alanındaki derin dava tecrübesiyle analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.