RESMİ METİN

Yürürlükten kaldırılan hükümler


Madde 136 – 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ek ve değişiklikleri ve diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Normatif Tasfiye ve Trafik Hukukunda Tek Çatı Reformu

Karayolları Trafik Kanunu’nun 136. maddesi, yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte eski mevzuatın tasfiye edilmesini ve normlar hiyerarşisi içindeki yerini belirleyen klasik bir tasfiye ve yürürlükten kaldırma normudur.

  • 6085 Sayılı Kanun’un Mülga Edilmesi: 1953 yılında kabul edilen ve Türkiye'nin ilk modern karayolu mevzuatı olan 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, zamanla artan araç sayısı, gelişen teknoloji ve otoyol altyapısı karşısında tamamen yetersiz kalmıştır. 1983 yılında 2918 sayılı KTK kabul edildiğinde, 136. madde ile 6085 sayılı Kanun tüm ek ve değişiklikleriyle birlikte tarihe gömülmüştür.
  • Trafik Mevzuatında Birlik: Bu ilga işlemi, trafik kuralları ve hukuki sorumluluk rejiminde (işletenlik ve ZMMS gibi modern kurumlar 2918 S.K. ile gelmiştir) ikiliğin veya karmaşanın önüne geçerek "Tek Çatı Altında Mevzuat Birliği" ilkesini hayata geçirmiştir.

2. Kanunların Çatışması ve "Lex Posterior" İlkesinin Uygulanması

Maddede yer alan "...ve diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır" ibaresi, hukuk dogmatiğinde çok önemli bir usul kuralına işaret eder:

  • Çatışan Hükümlerin Çözümü (Lex Posterior Derogat Legi Priori): Sonraki tarihli kanun, önceki tarihli kanunun kendisine aykırı hükümlerini zımnen veya açıkça yürürlükten kaldırır. KTK özel ve sonraki tarihli bir kanun (lex specialis ve lex posterior) olduğundan, eski tarihli genel kanunların (örneğin eski Borçlar Kanunu veya eski Ticaret Kanunu) KTK'ya aykırı olan hükümleri bu maddeyle geçersiz kılınmıştır.

3. Pratik Örnek Olay ve Hukuki Analiz

Olay: Bir trafik kazasında sakat kalan yaya (U), 1983 yılı sonrasında (2918 sayılı KTK yürürlüğe girdikten sonra) açtığı tazminat davasında, eski 6085 sayılı Kanun'un sorumluluk sınırlarını belirleyen ve mağdur aleyhine olan bazı lehe hükümlerine dayanarak talepte bulunmuştur. Davalı araç sahibi ise 6085 sayılı Kanun'un mülga olduğunu, davanın tamamen 2918 sayılı Kanun'un kusursuz tehlike sorumluluğu (m. 85) ve zamanaşımı (m. 109) hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini savunmuştur. Davacı avukatı, "Eski kanunun kazanılmış hak (müktesep hak) yarattığını ve mülga edilmesinin geçmiş ilişkileri etkilemeyeceğini" savunmuştur.

Hukuki Analiz:

  1. Mülga Kanunun Geçersizliği: KTK m. 136 uyarınca 6085 sayılı Kanun tümüyle ilga edilmiştir. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği, kaza tarihi yeni kanunun yürürlük tarihinden sonra ise eski kanun hükümlerinin uygulanması veya müktesep hak iddiası hukuken imkansızdır.
  2. Uygulanacak Norm: Yeni hukuki ilişkilere ve kazalara münhasıran 2918 sayılı KTK hükümleri uygulanır.
  3. Karar: Mahkeme, davacının eski 6085 sayılı Kanun'a dayalı taleplerini ve kazanılmış hak iddialarını KTK m. 136'nın açık ilga hükmü karşısında reddedecek ve davayı tamamen 2918 sayılı KTK hükümleri doğrultusunda karara bağlayacaktır.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; KTK m. 136'nın eski 6085 sayılı Kanun'u ilga ederek Türk trafik hukukunda sağladığı bütüncül mevzuat reformunu, normlar çatışmasında "sonraki kanunun önceliği" (lex posterior) ilkesinin borçlar ve sorumluluk hukuku alanındaki yansımalarını Av. Fethi Güzel'in medeni hukuk, borçlar hukuku ve yasama tekniği alanındaki akademik derinliğiyle analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.