RESMİ METİN

Karayolu trafik güvenliği


Madde 13 – (Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları ve esasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda; a) Yolun yapım ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almak, b) Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak, aldırarak ve devamlılığını sağlayarak, trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzda yapmak, c) Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek, d) Şehiriçi karayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince; kaldırımlarda, tünel, tünel aydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğe açık bulundurmak, Zorundadırlar. Bu çalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflar sorumlulara ödetilir. (Dördüncü fıkra mülga: 18/1/1985 - KHK 245/16 md.) (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayanlar fiil başka bir suç oluştursa bile ayrıca 7 200 000 lira para cezası ile cezalandırırlar.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Bu madde, 2918 sayılı Kanun’un karayollarında icra edilen fiziki çalışmalar ve inşaat faaliyetleri sırasında doğabilecek hayati riskleri önlemeyi amaçlayan "Yol İmalat Güvenliği ve Şantiye Sorumluluğu" (Roadwork Safety & Construction Liability) normudur. Karayolları, sürekli yenilenen, altyapı çalışmaları (kanalizasyon, doğalgaz, fiber kablo döşeme vb.) veya yol genişletme inşaatları nedeniyle sık sık fiziki müdahalelere maruz kalan dinamik alanlardır.

Yasa koyucu Madde 13 ile, yol yapım ve bakımıyla görevli idari kuruluşların (KGM, Belediyeler) genel sorumluluğunu teyit ettikten sonra; yolda çalışma yapan kamu veya özel tüm kuruluşlara (müteahhitler, taşeronlar, altyapı şirketleri) son derece ağır, emredici ve devredilemez "aktif güvenlik tedbiri alma" yükümlülükleri getirmiştir. Bu yükümlülüklerin ihlali, özel hukukta tehlike sorumluluğu, idare hukukunda hizmet kusuru ve ceza hukukunda taksir sorumluluğunun kesişim noktasında yer alır.

2. Maddedeki Hukuki Rejimlerin ve Sorumluluk Türlerinin Analizi

A. İdarenin Denetim Kusuru ve Özel Teşebbüsün Haksız Fiil Müteselsiliyeti (a, b bentleri)

Yolda çalışma yapmak isteyen üçüncü kişilerin mutlaka ilgili yol idaresinden (KGM veya Belediye) izin alması (a bendi) ve çalışmaları gerekli işaretleme, aydınlatma ve fiziki engellerle (bariyerler) çevreleyerek kesintisiz bir güvenlik rejimi kurması (b bendi) zorunludur:

  • Müteselsil (Zincirleme) Sorumluluk: Eğer bir özel müteahhit firma, belediyeden izin alarak yürüttüğü altyapı çalışmasında çukurun etrafını bariyerle kapatmaz ve buraya düşen bir araç kaza yaparsa;
    1. Özel Şirket: TBK m. 49 haksız fiil genel hükümlerine göre ve TBK m. 71 (Tehlike sorumluluğu) kapsamında zarar görenlere karşı tam sorumlu olur.
    2. İzin Veren İdare (Belediye/KGM): KTK Madde 13 uyarınca hem izin verdiği çalışmayı yeterince denetlememesi (denetim eksikliği) hem de yolun güvenliğini sağlamak yönündeki genel kamu görevi nedeniyle hizmet kusuru kapsamında sorumlu olur. Zarar gören mağdur, dilerse idari yargıda idareye karşı tam yargı davası açabilir, dilerse adli yargıda özel şirkete karşı tazminat davası açabilir. İki sorumluluk birleşerek müteselsil sorumluluk (joint and several liability) ilişkisini doğurur.
B. Yapı Maliki Sorumluluğunun Entegrasyonu (TBK m. 69)

Karayolu yapısı ve yoldaki şantiyeler, hukuki nitelikleri itibarıyla "Yapı Eseri" (Building/Structure) kapsamındadır.

  • Kusursuz Sorumluluk: TBK m. 69 uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin (karayolu, köprü, kazı alanı) yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten ötürü başkalarının uğradığı zararı, o şeyin maliki (sahibi) veya işleteni kusuru olmasa dahi tazmin etmek zorundadır. KTK Madde 13, TBK m. 69'daki kusursuz sorumluluk ilkesinin karayolu inşaatlarındaki özel yansımasıdır.
C. Ceza Hukuku Boyutu (TCK m. 85 - 89 / Bilinçli Taksir)

Yol güvenliği tedbirlerinin alınmaması sonucu ölümlü veya yaralanmalı bir trafik kazası meydana geldiğinde, adli süreç doğrudan ceza soruşturmasına dönüşür:

  • Adli Kusur Atfı: Kazı alanının şantiye şefi, proje mühendisi ve işaretlemeden sorumlu iş güvenliği uzmanı, TCK m. 85 (Taksirle ölüme neden olma) veya TCK m. 89 (Taksirle yaralama) suçlarından yargılanır. Eğer denetim raporlarında veya kolluk uyarılarında eksiklikler belirtilmesine rağmen önlem alınmamışsa, bu durum "Bilinçli Taksir" (Conscious Negligence) kapsamında değerlendirilerek verilecek ceza yarı oranında artırılır.
D. Yaya Güvenliği ve Kaldırım Tünelleri (d bendi)

Yasa koyucu özellikle şehir içi yol çalışmalarında yayaları unutmamıştır. Kaldırımlarda yapılan inşaatlarda, yayaların yola çıkıp ezilmesini önlemek amacıyla, üstü kapalı ve aydınlatmalı "güvenli geçiş tünelleri/koridorları" yapılması emredilmiştir. Bu kuralın ihlali, yayaların ezilmesi durumunda belediyeyi ve müteahhidi en ağır kusur derecesiyle karşı karşıya bırakır.

3. Pratik Örnek Olaylar

Örnek 1 (Yetersiz Şantiye İşaretlemesi ve Müteselsil Sorumluluk): Elektrik dağıtım şirketi E, yolun sağ şeridinde kablo döşeme çalışması yapmaktadır. Şirket, kazı alanının 10 metre arkasına sadece küçük plastik bir duba koymuş, ancak gece vakti için flaşörlü ışık veya yansıtıcı tabela koymamıştır. Sürücü S, karanlıkta dubayı son anda fark edip ani manevra yapmış, yan şeritteki araca çarparak ağır hasarlı ve yaralanmalı bir kazaya yol açmıştır. S, elektrik şirketine ve izin veren belediyeye dava açmıştır. Mahkeme, elektrik şirketini TBK m. 49 ve KTK m. 13 uyarınca asli kusurlu bulmuş; belediyeyi ise şantiyeyi denetlememesi nedeniyle hizmet kusurlu kabul ederek zararın müteselsilen tazminine hükmetmiştir.

Örnek 2 (İdarenin Tehlikeyi Kaldırma ve Rücu Yetkisi): Bir su borusu patlaması nedeniyle özel bir sitenin önündeki yol çökmüş ve yola çamur ve taşlar yığılmıştır. Site yönetimi bu engeli kaldırmamıştır. Trafik polisi tehlikeyi fark edip belediyeye haber vermiş; belediye ekipleri yolu temizlemiş ve yolu güvenli hale getirmiştir. KTK Madde 13'ün 3 üncü fıkrası uyarınca, belediye temizlik ve yol onarım masraflarını detaylı olarak faturalandırarak, tehlikeyi yaratan ve kaldırmayan site yönetimine doğrudan rücu etmiş ve icra yoluyla tahsil etmiştir.

4. Pratik Uygulama Notları

  • Şantiye Günlüklerinin Celbi: Yol çalışması kaynaklı kazalarda, davacı vekili mahkemeden mutlaka ilgili çalışmaya ait "Şantiye Günlüğü" (Site Logbook), iş güvenliği denetim raporları ve idareden alınan yazılı "Yol Kazı ve Çalışma İzin Belgesi" suretlerini talep etmelidir. Bu belgeler, kazanın yaşandığı gün hangi güvenlik önlemlerinin yasal olarak taahhüt edildiğini ve fiilen uygulanıp uygulanmadığını ispatlamakta paha biçilemez değerdedir.

5. Eleştirel Değerlendirme

  • Komik Düzeyde Kalan İdari Para Cezaları: Maddenin son fıkrasında, KTK kurallarına uymayanlara uygulanacak para cezası yer almaktadır. 1997 yılındaki değişiklikte yer alan "7.200.000 lira" (güncellenmiş haliyle dahi son derece düşük idari para cezaları), devasa bütçeli altyapı müteahhitleri için hiçbir caydırıcılık taşımamaktadır. İnsan hayatını doğrudan tehlikeye atan bu tür kuralsızlıklar için kesilecek cezaların, müteahhidin ihale bedelinin veya ciro oranının belirli bir yüzdesi (örn: %1'i) oranında nispi olarak belirlenmesi, şantiyelerdeki güvenlik kalitesini bir gecede dünya standartlarına ulaştıracaktır.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; 2918 sayılı Kanun’un 13. maddesinde düzenlenen yol yapım ve şantiye güvenliği yükümlülüklerini, bu yükümlülüklerin ihlali durumunda özel müteahhitlerin haksız fiil sorumluluğu ile idarenin hizmet/denetim kusuru sorumluluğu arasındaki müteselsil ilişkiyi, TBK m. 69 yapı maliki kusursuz sorumluluğunu ve TCK taksirle öldürme suçları eksenindeki adli tahlilleri Av. Fethi Güzel'in sorumluluk hukuku ve ağır iş kazaları davalarındaki derin mesleki uzmanlığıyla analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.