RESMİ METİN

Duruşmasız olarak bakılacak davalar


Madde 113 – (Mülga: 3/11/1988 – 3493/53 md.)

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Tarihsel Gelişimi ve Mülga Edilme Nedeni

Karayolları Trafik Kanunu’nun "Duruşmasız olarak bakılacak davalar" başlığını taşıyan 113. maddesi, 3 Kasım 1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır (mülga edilmiştir).

  • Maddenin Eski Niteliği: Bu madde, yürürlükte olduğu dönemde, KTK kapsamındaki bazı hafif trafik suçlarına ve idari cezalara ilişkin davaların, yargılama sürecini hızlandırmak amacıyla duruşma açılmaksızın dosya üzerinden (evrak üzerinden) karara bağlanmasını öngörmekteydi.
  • Adil Yargılanma Hakkı ve Savunma Hakkı: Söz konusu düzenleme, ceza hukukunun en temel prensiplerinden biri olan "doğrudan doğruyalık", "silahların eşitliği" ve Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan "adil yargılanma (hak arama hürriyeti ve savunma hakkı)" ilkeleriyle çeliştiği için doktrinde yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Sanığın veya itiraz edenin mahkeme huzurunda sözlü olarak savunma yapma hakkının dosya üzerinden yapılan yargılamalarla elinden alınması, hak ihlallerine yol açtığından kanun koyucu tarafından 1988 yılında madde tümüyle ilga edilmiştir.

2. Güncel Hukuki Durum: Kabahatler Kanunu ve CMK m. 251 (Basit Yargılama)

Madde 113'ün kaldırılmasından sonra, trafik ihlallerine karşı yargısal denetim ve yargılama usulleri iki ana eksene bölünmüştür:

  1. İdari Para Cezaları Yönünden (Kabahatler Kanunu): KTK kapsamındaki idari para cezalarına karşı Sulh Ceza Hakimliklerine yapılan itirazlar, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 28/5 uyarınca kural olarak duruşmasız (evrak üzerinden) incelenir. Ancak hakimlik, gerekli gördüğü takdirde duruşma açılmasına da karar verebilir. Bu durum, idari yaptırımların niteliği gereği adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil etmez.
  2. Trafik Suçları Yönünden (CMK m. 251 - Basit Yargılama Usulü): Trafik kazalarından doğan taksirle yaralama (TCK m. 89) veya trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m. 179) gibi ceza davalarında adli yargılama esastır. Ancak 2019 yılında yürürlüğe giren yargı paketiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) eklenen "Basit Yargılama Usulü" (CMK m. 251) kapsamında, üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda, mahkeme duruşma açmaksızın dosya üzerinden karar verebilmektedir. Bu usulün eski m. 113'ten farkı, sanığa yazılı savunma hakkının tanınması ve verilen karara itiraz halinde davanın genel hükümlere göre duruşmalı olarak yeniden görülmesidir.

3. Pratik Örnek Olay ve Hukuki Analiz

Olay: Sürücü (D), alkollü araç kullanırken yakalanmış ve hakkında TCK m. 179/3 (Trafik güvenliğini tehlikeye sokma) uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Mahkeme, CMK m. 251 kapsamında basit yargılama usulünü uygulama kararı alarak (D)'ye savunmasını yazılı olarak sunması için tebligat göndermiştir. Sürücü (D) ise kendisini mahkemede sözlü olarak savunmak istediğini, dosya üzerinden duruşmasız ceza verilmesinin KTK m. 113'ün kaldırılmış olması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu iddia ederek basit yargılama usulüne itiraz etmiştir.

Hukuki Analiz:

  1. KTK m. 113’ün Etkisi: KTK m. 113'ün mülga olması, ceza muhakemesinde duruşmasız karar verilemeyeceğine dair genel bir mutlak yasak oluşturmaz. Bu madde, trafik mevzuatındaki özel bir yetkiyi kaldırmıştır.
  2. Basit Yargılama Usulü Anayasallığı: CMK m. 251'de düzenlenen basit yargılama usulü, savunma hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Sanığa yazılı savunma hakkı tanınır ve itiraz edildiğinde duruşma açılması zorunludur. Dolayısıyla adil yargılanma hakkına aykırılık yoktur.
  3. Karar: Mahkeme dosya üzerinden karar verebilir. Ancak sanık (D)'nin süresi içinde sunacağı itiraz üzerine, basit yargılama usulüyle verilen karar hükümsüz kalacak ve Asliye Ceza Mahkemesi duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamayı sürdürecektir.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; mülga KTK m. 113’ün kaldırılma gerekçesini, Türk ceza yargılamasındaki "doğrudan doğruyalık" ve "adil yargılanma" ilkeleriyle olan tarihsel çelişkilerini, günümüzde idari para cezalarındaki evrak üzerinden denetim rejimi ile ceza yargılamasına yeni giren CMK m. 251 basit yargılama usulü arasındaki sistematik farkları Av. Fethi Güzel'in anayasa hukuku, ceza muhakemesi hukuku ve ceza kuramı alanındaki akademik derinliğiyle analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.