RESMİ METİN

Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk


Madde 107 – Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir. Aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir. (Mülga üçüncü fıkra : 3/6/2007-5684/45 md.)

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Trafikte Hukuki Sorumluluğun Hırsıza Transferi: Çalan ve Gasbedenin Sorumluluğu

Karayolları Trafik Kanunu’nun 107. maddesi, bir motorlu aracın çalınması veya gasbedilmesi halinde ortaya çıkan üçüncü kişi zararlarındaki sorumluluk mimarisini düzenler. Kanun koyucu, mülkiyet hakkını ve zilyetliği zorla ya da hileyle elinden alan çalan (hırsız) veya gasbeden kişiyi "Farazi İşleten" kabul etmiştir.

Bu kapsamda; aracı çalan veya gasbeden kimse, kazanın yol açtığı tüm zararlardan dolayı KTK m. 85 uyarınca en ağır şekilde kusursuz tehlike sorumluluğu kurallarına göre doğrudan sorumlu tutulur. Ayrıca, aracın çalınmış olduğunu bilen veya bilmesi gereken (ihmalkar) yardımcı sürücüler de hırsızla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu kabul edilirler.

2. Gerçek İşletenin Sorumluluktan Kurtulması ve "Muhafaza Kusuru" (Negligent Custody)

Madde 107'nin en hassas ve Yargıtay davalarında en çok tartışılan hükmü gerçek işletenin (araç sahibinin) durumudur: “İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz.”

  • Muhafaza Kusuru Doktrini: Araç sahibi, aracın çalınmasını kolaylaştıracak derecede ağır bir ihmal sergilemişse sorumluluktan kurtulamaz. Örneğin; anahtarı kontakta bırakarak markete giden, kapılarını kilitlemeden aracı sokakta bırakan malik, "Muhafaza Kusuru" (negligent custody) nedeniyle hırsızın yaptığı kazalardan dolayı hırsızla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya devam eder.
  • Kusursuzluk İspatı (Kurtuluş Kanıtı): Eğer araç kurallara uygun kilitlenmiş, güvenli bir yere park edilmiş ancak profesyonel yöntemlerle veya cebirle çalınmışsa, işletenin hiçbir kusuru olmadığı kabul edilir. Bu durumda gerçek işleten ve onun sigortası kazadan tamamen muaf tutulur.

3. Çalındığını Bilerek Binen Yolcuların Hukuki Durumu

Maddenin ikinci fıkrası, aracın çalındığını veya gasbedildiğini bizzat bilerek o araca yolcu olarak binen kişilerin (hırsızın arkadaşlarının veya suça ortak olanların) kaza anında yaralanmaları veya ölmeleri durumunda istenecek tazminatları düzenler. Bu durumda sorumluluk genel hükümlere (TBK m. 52) tabidir.

  • Riski Üstlenme: Hırsızlık aracına bilerek binen yolcu, hırsızın tehlikeli sürüş riskini ve sigortasızlık durumunu peşinen kabullenmiştir. Mahkemeler bu durumlarda "Zarara Rıza / Ortak Ağır Kusur" nedeniyle tazminatı tamamen kaldırır veya %50-80 oranlarında devasa indirimler uygular.

4. Pratik Örnek Olay ve Hukuki Analiz

Olay: Araç sahibi (A), kış günü motorun ısınması için otomobilini çalıştırıp anahtarı kontakta bırakarak evine ceketini almaya çıkmıştır. Bu esnada sokaktan geçen (B), açık ve çalışır durumdaki aracı fark edip binmiş ve aracı çalmıştır. (B) aşırı süratle kaçarken, caddede kurallara uygun karşıya geçen yaya (C)'ye çarparak ağır yaralanmasına neden olmuştur. Yaya (C)'nin avukatı, araç sahibi (A)'ya ve (A)'nın ZMMS sigortasına karşı dava açmıştır. (A), aracın çalındığını, kendisinin kazada hiçbir payının olmadığını savunmuştur.

Hukuki Analiz:

  1. Muhafaza Kusurunun Varlığı: Araç sahibi (A), kış günü anahtarı çalışır vaziyette kontakta bırakarak aracın başından ayrılmıştır. Bu durum Yargıtay içtihatlarında "Ağır Muhafaza Kusuru" olarak kabul edilir ve KTK m. 107/1 uyarınca kurtuluş kanıtı getirilmesini engeller.
  2. Müteselsil Sorumluluk: (A) kusursuzluğunu ispat edemediği için, hırsız (B) ile birlikte kazadan müteselsilen sorumlu olmaya devam edecektir.
  3. Sigortanın Yükümlülüğü: (A)'nın muhafaza kusuru bulunduğundan, otomobilin ZMMS sigorta şirketi yaya (C)'ye tazminatı ödemek zorundadır. Ancak sigortacı, ödeme yaptıktan sonra işleten (A)'ya muhafaza kusuru nedeniyle rücu edebilir. (A) aracı kilitleyip gitmiş olsaydı, tamamen sorumluluktan kurtulacak, yaya (C) ise tazminatını doğrudan Güvence Hesabı'ndan tahsil edecekti.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; motorlu aracın çalınması veya gasbedilmesi halinde sorumluluğun hırsıza geçiş mekanizmasını, araç sahibinin sorumluluktan kurtulmasını sağlayan kusursuzluk ispatının sınırlarını ve Yargıtay’ın katı uyguladığı "muhafaza kusuru" (negligent custody) doktrinini, çalınan araca bilerek binen yolculara uygulanan TBK m. 52 ortak kusur tenkisi ilkelerini Av. Fethi Güzel'in sorumluluk hukuku, ceza-hukuk kesişim alanları ve sigorta rücu uyuşmazlıkları alanındaki en üst düzey teorik uzmanlığı ve zengin pratik dava tecrübesiyle analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.