RESMİ METİN

Yarışlar


Madde 105 – Yarış düzenleyicileri, yarışa katılanların veya onlara eşlik edenlerin araçları ile gösteride kullanılan diğer araçların sebep olacakları zararlardan dolayı motorlu araç işleteninin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumludurlar. Yarışçıların veya onlarla birlikte araçta bulunanların uğrayacakları zararlarla, gösteride kullanılan araçların uğradıkları zararlardan dolayı sorumluluk genel hükümlere tabidir. Yarış düzenleyicilerinin, yarışa katılanların ve yardımcı kişilerin yarış esnasında üçüncü kişilere karşı olan sorumluluklarını karşılamak üzere bir sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Bu gibi yarışlara izin vermeye yetkili olan makamın talebi üzerine Ticaret Bakanlığı durum ve şartlara göre en az sigorta tutarlarını belirlemekle görevlidir. Motorlu araçlar için yapılacak sigortalarda en az sigorta tutarları zorunlu mali sorumluluk sigortasındaki tutarlardan az olamaz. Bu Kanunun zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıyı dava edebilmesine ilişkin 97 nci maddesi hükümleri ile zarar görenlerin birden çok olması 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle 1/1/2027 tarihinde yürürlüğe girmek üzere bu maddede değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte Mevzuat Bilgi Sistemine işlenecek olup mezkur düzenlemeyi görmek için 27/2/2026 tarihli ve 33181 sayılı Resmî Gazete’ye bakınız. 77

haline ilişkin 96 ncı maddesi hükümleri burada da uygulanır. Yetkili makamdan izin alınmaksızın düzenlenen bir yarışta vukubulan zararlar, zarara sebep olan motorlu aracın sorumluluk sigortacısı tarafından karşılanır. Böyle bir durumda, sigortacı, yarış için özel bir sigortanın yapılmamış olduğunu bilen veya gerekli özenin gösterilmesi halinde bilebilecek olan işleten veya işletenlere rücu edebilir. (Değişik: 4/7/1988 – KHK – 336/1 md.; Aynen kabul: 7/2/1990 – 3612/59 md.) Bu madde hükümleri ortalama hızı saatte en az elli kilometrenin üstünde olan veya ulaşılacak hıza göre değerlendirme yapılması öngörülen motorlu araç veya bisiklet sporu gösterilerinde uygulanır. Bu hükümler, yarış güzergahının diğer trafiğe kapatılması halinde de geçerlidir. İçişleri Bakanlığı bu madde hükümlerinin, başka yarışlar bakımından da uygulanmasına karar verebilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Yüksek Riskli Faaliyetlerde Sorumluluk: Yarış Düzenleyenlerin Tehlike Sorumluluğu

Karayolları Trafik Kanunu’nun 105. maddesi, karayolunda veya özel parkurlarda düzenlenen motorlu araç ve bisiklet yarışlarının, gösterilerinin ve hız denemelerinin sebep olduğu zararlar karşısındaki sorumluluk rejimini tanzim eder. Yarışlar, doğası gereği karayolundaki standart risklerin çok üzerinde, ekstrem bir tehlike potansiyeli (ultra-hazardous activity) taşır.

Bu nedenle kanun koyucu, resmi izinle düzenlenen yarışlarda "Yarış Düzenleyicisini" (organizatör), yarışa katılanların veya onlara eşlik edenlerin araçlarının üçüncü kişilere vereceği tüm zararlardan dolayı doğrudan kusursuz tehlike sorumluluğu (strict liability) altında tutmuştur. Organizatör, "güvenlik önlemlerini aldım" diyerek sorumluluktan kurtulamaz; zira kaza riski bu faaliyetin kaçınılmaz bir parçasıdır.

2. Yarışçıların Durumu ve "Zarara Rıza / Riski Üstlenme" Doktrini (Volenti Non Fit Injuria)

Maddenin ikinci fıkrası, yarışa bizzat katılan profesyonel veya amatör yarışçıların ve onlarla aynı araçta bulunan yardımcı personelin uğrayacağı bedensel veya maddi zararlar yönünden çok önemli bir istisna getirir: “Yarışçıların uğrayacakları zararlardan dolayı sorumluluk genel hükümlere tabidir.”

  • Hukuki Anlamı: Yarışçılar, bu ekstrem faaliyete katılarak doğabilecek ağır kaza risklerini bilerek ve isteyerek kabul etmişlerdir. Hukukta bu duruma "Zarara Rıza / Riski Üstlenme" (Volenti non fit injuria) adı verilir ve bu durum haksız fiilde hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilir.
  • Genel Hükümler (Kusur Esası): Yarışçılar organizatörden veya diğer yarışçılardan tazminat talep edebilmek için, kazanın yarış kurallarına aykırı bir kural dışılıktan, organizatörün ağır hizmet kusurundan (örn: pistin ortasında güvenlik bariyeri unutulması) veya kasıtlı bir çarpmadan kaynaklandığını (kusuru) ispat etmek zorundadırlar. Standart yarış kazalarında tazminat hakkı doğmaz.

3. İzinsiz (Yasadışı) Yarışlar ve Sigortacının Doğrudan Rücu Hakkı

Yetkili mülki makamlardan izin alınmaksızın düzenlenen yasadışı sokak yarışlarında (illegal street racing) meydana gelen kazalarda üçüncü kişilerin korunması amacıyla kanun koyucu benzersiz bir çapraz denetim getirmiştir:

  • Mağdurun Korunması: İzinsiz yarışta üçüncü kişilere verilen zararlar, kazaya karışan motorlu aracın standart ZMMS (trafik sigortası) şirketi tarafından karşılanır.
  • İşletene Rücu: Ödemeyi yapan sigortacı, yasadışı yarışa katıldığını bilen veya bilmesi gereken araç işletenine ve sürücüsüne ödediği tazminatın tamamını doğrudan rücu edebilir. Yasadışı yarış, ZMMS kapsamında en ağır teminat dışı hal ve rücu sebebidir.

4. 12 Şubat 2026 Tarihli ve 7574 Sayılı Kanun Reformu ve 1/1/2027 Yürürlük Süreci

12 Şubat 2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’un 28. maddesi ile KTK m. 105’e eklenen ve 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen yeni hükümler, yasadışı sokak yarışları ve drift eylemleri üzerindeki cezai ve hukuki denetimi maksimum seviyeye çıkarmaktadır.

  • Olası Kast Takibi: Yasadışı yarış esnasında meydana gelen ölümlü kazalarda failler artık taksirle öldürmeden değil, doğrudan TCK m. 21/2 "Olası Kastla Öldürme" suçundan (20 yıldan 25 yıla kadar hapis) yargılanacaktır.
  • Rücu Kolaylığı: Sigorta şirketlerine izinsiz yarışlarda rücu davalarında ispat kolaylığı sağlanmış, sürücü sicili ve kural ihlali verileri (EDS kayıtları) doğrudan sigortacının rücu hakkının kesin kanıtı sayılmıştır.

5. Pratik Örnek Olay ve Hukuki Analiz

Olay: Şehir merkezindeki bölünmüş bir bulvarda, mülki amirden hiçbir izin almadan yasadışı sokak yarışı yapan (A) ve (B)'nin araçları çarpışmış ve savrulan (A)'nın aracı kaldırımdaki yaya (C)'ye çarparak ölümüne yol açmıştır. Ayrıca kazada yarışçı (B) de ağır yaralanmıştır. Yaya (C)'nin mirasçıları tazminat için (A)'nın ZMMS sigortacısına başvurmuştur. Sigortacı ödemeyi yaptıktan sonra (A)'ya rücu etmek istemektedir. Yarışçı (B) ise yarış güzergahında belediyenin yeterli aydınlatma yapmadığını ileri sürerek belediyeye karşı tazminat davası açmıştır.

Hukuki Analiz:

  1. Üçüncü Kişi (C)'nin Durumu: İzinsiz yarışta zarar gören yaya (C) masum üçüncü kişidir. KTK m. 105/4 uyarınca (A)'nın ZMMS sigorta şirketi (C)'nin mirasçılarına limit dahilinde destekten yoksun kalma tazminatını derhal ödemek zorundadır.
  2. Sigortacının (A)'ya Rücu Hakkı: Sigorta şirketi ödediği tazminatı, KTK m. 105/4 ve 7574 S.K. güncel hükümleri uyarınca yasadışı yarışa katılarak ağır kusurlu davranan işleten ve sürücü (A)'ya faiziyle rücu edecektir. Ayrıca (A) ve (B) hakkında TCK m. 21/2 "Olası Kastla Öldürme" suçundan ağır ceza davası açılacaktır.
  3. Yarışçı (B)'nin Yaralanma Talebi: (B), yasadışı yarışa katılarak tüm riskleri üstlenmiştir (riski üstlenme/zarara rıza). Yaralanmasından dolayı belediyenin aydınlatma yetersizliğini ileri süremez; zira kendi yasadışı ve tehlikeli eylemi illiyet bağını kesmiştir. (B)'nin tazminat talepleri reddedilecektir.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; resmi yarışlarda düzenleyicilerin kusursuz tehlike sorumluluğunu, yarışçıların bedensel kazalarında uygulanan "zarara rıza ve riski üstlenme" (volenti non fit injuria) doktrinini, izinsiz yasadışı sokak yarışlarındaki ZMMS ödeme ve mutlak rücu mekanizmalarını ve 7574 Sayılı Kanun'un yasadışı yarış faillerine yönelik getirdiği TCK olası kast yaptırım entegrasyonunu Av. Fethi Güzel'in spor hukuku, ceza hukuku, sigorta rücu uyuşmazlıkları ve haksız fiil sorumluluk teorileri alanındaki derin hukuki birikimiyle analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.