RESMİ METİN

Belediye trafik birimleri, görev ve yetkileri


Madde 10 – (Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 3176/3 md.) Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ile işbirliği yapılarak yürütülür. a) Kuruluş Her belediye başkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesi gözönünde tutularak İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genel hükümlere göre, belediye trafik şube müdürlüğü, şefliği veya memurluğu kurulur. b) Görev ve yetkiler

  1. Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
  2. Gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak,
  3. Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek,
  4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak,
  5. Yol yapısı veya işaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak,
  6. Çocuklar için trafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasını sağlamak,
  7. Bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Bu madde, 2918 sayılı Kanun’un kentsel alanlardaki karayolu altyapısı ve trafik güvenliği konusundaki en asli ve yoğun yetkili aktörünü tanımlayan "Belediyelerin Sorumluluğu ve Şehir İçi Yol Güvenliği" (Municipal Liability & Urban Traffic Administration) normudur. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) yetki alanı şehirlerarası yollarla sınırlıyken, belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki tüm cadde, sokak, meydan ve bulvarlar belediyelerin münhasır yapım, bakım ve trafik düzenleme yetkisi altındadır.

Madde 10, belediyelere sadece idari yetkiler vermemekte, aynı zamanda şehir içinde yaşayan milyonlarca vatandaşın günlük yaşam kalitesini ve can-mal güvenliğini doğrudan korumaya yönelik emredici kamusal ödevler yüklemektedir. Bu ödevlerin en ufak bir şekilde ihmal edilmesi (örneğin açık bırakılan bir kanalizasyon çukuru veya arızalı sinyalizasyon), doğrudan idare hukukundaki "hizmet kusuru" kapsamında belediyelerin tazminat sorumluluğunu doğurur.

2. Maddedeki Görevlerin ve Yol Kusurlarının Hukuki Analizi

A. Yapım ve Bakım Sorumluluğu ve Kent İçi Yol Kusurları (b/1, 3, 4)

Belediyeler, yapım ve bakımından sorumlu oldukları şehir içi yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda (pürüzsüz asfalt, temiz mazgallar vb.) bulundurmakla yükümlüdürler:

  • Açık Rögar (Logar) Kapakları: Şehir içinde belediyelerin en sık karşılaşılan hizmet kusuru örneklerinden biri, yoldaki rögar veya yağmur suyu ızgara kapaklarının çalınması, kırılması veya düzgün kapatılmaması nedeniyle araçların veya yayaların bu çukurlara düşmesidir. Yargıtay ve Danıştay, bu durumu tartışmasız bir ağır hizmet kusuru ve kamusal özen yükümlülüğünün ihlali olarak kabul etmektedir.
  • Yoldaki Tehlikeli Engeller (b/4): Belediye, yolda tehlike teşkil eden engelleri (dökülen molozlar, devrilen ağaçlar vb.) derhal ortadan kaldırmak veya gece/gündüz görülecek şekilde işaretlemekle yükümlüdür.
B. Sinyalizasyon ve İşaretleme Kusurları (b/2, 5)

Kavşaklardaki trafik ışıklarının (sinyalizasyon) montajı, işletilmesi ve çalışır durumda tutulması belediyenin göredir:

  • Arızalı Trafik Lambası Uyuşmazlığı ("Çift Yeşil" Vakaları): Sinyalizasyon sistemindeki bir arıza nedeniyle aynı kavşakta kesişen her iki yöndeki araçlara da aynı anda yeşil ışık yanması (çift yeşil) veya ışıkların tamamen sönmesi sonucu meydana gelen kazalarda, belediyenin %100 oranında asli hizmet kusuru bulunmaktadır. Sürücülere kusur atfedilemez; zira sürücüler sisteme güvenerek hareket etmişlerdir.

3. Sistematik İlişkiler: 5393 Sayılı Belediye Kanunu ile Entegrasyon

Madde 10; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15 inci maddesi (belediyenin yetki ve imtiyazları), 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7 nci maddesi (UKOME - Ulaşım Koordinasyon Merkezi yapılanması), TBK m. 49 (Haksız fiil) ve İYUK m. 13 (Tam yargı davaları) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.

  • Büyükşehir - İlçe Belediyesi Yetki Ayrımı: Büyükşehir olan illerde, ana arterler, bulvarlar ve ana caddeler Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğundayken, ara sokaklar ve tali yollar İlçe Belediyesi'nin sorumluluğundadır. Açılacak tazminat davalarında yolun genişliği ve statüsü (UKOME kararları) incelenerek husumetin doğru belediyeye yöneltilmesi gerekir.

4. Pratik Örnek Olaylar

Örnek 1 (Çift Yeşil Yanması Sonucu Sinyalizasyon Kazası): Kavşakta sürücü M ile sürücü N çarpışmıştır. Her iki sürücü de kendilerine yeşil ışık yandığını iddia etmiştir. Olay yerindeki mobese kameraları ve sinyalizasyon log kayıtları incelendiğinde, belediyenin bakımını yapmadığı kart arızası nedeniyle her iki yöne de aynı anda 4 saniye boyunca yeşil ışık yandığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Sürücülerin kazayı önlemek için yapabileceği bir manevra olmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme, belediyeyi kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu kabul ederek tüm araç hasarlarını ve bedensel zararları belediyeden tahsil etmiştir.

Örnek 2 (Açık Kanalizasyon Çukuruna Düşen Araç): Belediye su ve kanalizasyon idaresi (ASKİ, İSKİ vb.), mahalle yolunda yaptığı altyapı çalışmasının ardından çukuru kapatmış ancak asfaltlama yapmadan ve etrafına hiçbir uyarı levhası veya güvenlik şeridi koymadan olay yerinden ayrılmıştır. Gece vakti yoldan geçen sürücü O, çukuru fark edemeyerek içine düşmüş, araç perte ayrılmış ve kendisi yaralanmıştır. Belediye, kazanın "sürücünün farlarının yetersiz olmasından" kaynaklandığını iddia etmiştir. İdare Mahkemesi, KTK Madde 10/b/3 uyarınca belediyenin çalışma alanında gerekli tüm güvenlik tedbirlerini eksiksiz almakla yükümlü olduğunu, uyarı levhası koymamasının ağır hizmet kusuru olduğunu belirterek belediyeyi tazminata mahkûm etmiştir.

5. Pratik Uygulama Notları

  • UKOME Kararlarının Celbi: Kentsel alanlardaki hız sınırları, tek yön uygulamaları, park yasakları ve kavşak tasarımları UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi) kararlarıyla belirlenir. Şehir içi kazalarda levha eksikliği iddiası varsa, mahkemeden mutlaka o yola ilişkin UKOME işaretleme planının celbi talep edilmeli, idarenin kendi onayladığı plana aykırı davrandığı (tabelayı fiilen asmadığı) kanıtlanmalıdır.

6. Eleştirel Değerlendirme

  • Hizmet Kapasitesi Bahaneleri ve Bütçe Yetersizliği: Birçok ilçe belediyesi, bütçe ve personel yetersizliğini öne sürerek yol bakım ve sinyalizasyon görevlerini ihmal etmektedir. Ancak can ve mal güvenliği, ertelenebilir veya bütçe imkanlarına endekslenebilir bir lüks değildir. Yasal mevzuatta, belediyelerin otopark gelirlerinin ve emlak vergilerinin belirli bir yüzdesinin münhasıran trafik güvenliği ve altyapı işaretlemelerine harcanmasını zorunlu kılan katı bir bütçe bloke mekanizmasının getirilmesi, şehir içlerindeki altyapı kaynaklı kazaları radikal şekilde azaltacaktır.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz; 2918 sayılı Kanun’un 10. maddesinde belediyelere yüklenen kent içi trafik güvenliği ve altyapı görevlerini, açık rögar kapakları ve arızalı sinyalizasyon sistemlerinin idare hukuku kapsamındaki ağır hizmet kusuru niteliğini ve büyükşehir-ilçe belediyeleri arasındaki yetki paylaşım kurallarını Av. Fethi Güzel'in belediye sorumluluk davaları ve tazminat hukuku alanındaki derin mesleki uzmanlığıyla analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.