Av. Fethi Güzel

kamulastirma · KAMULASTIRMA 41

KAMULASTIRMA 41 — KAMULASTIRMA Madde 41 (KAMULASTIRMA m. 41)

Arama adları: KAMULASTIRMA 41 · KAMULASTIRMA madde 41 · KAMULASTIRMA m. 41 · KAMULASTIRMA m 41 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — KAMULASTIRMA Madde 41

İstimlak Kanununa yapılan atıflar

---

Madde 41 – Diğer kanunlarda İstimlak Kanununa veya belli maddelerine yapılan
atıflar bu Kanuna veya bu Kanunun aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerine
yapılmış sayılır.
Ek Madde 1- (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle
mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar
hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde
imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar
ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil
edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal cümle:
Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) (İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesinin
16/1/2025 tarihli ve E.: 2024/135; K.: 2025/20 sayılı Kararı ile.)
(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.:
2018/111 sayılı Kararı ile)
(İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181
K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)
(İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181
K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)

Ek Madde 2- (Ek:21/12/2019-7201/5 md.)
29/4/1969 tarihli ve 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun
kapsamında 8/12/2004 tarihinden önce yapılmış olan kamulaştırma ve avans karşılığı
kamulaştırma iş ve işlemlerine ilişkin davalar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine açılır.
Avans karşılığı kamulaştırmalarda rücu davalarını Bakanlık açar, takip eder ve sonuçlandırır.
Bakanlık bu davalarda davalı ve davacı olabilir.
Ek Madde 3- (Ek:21/12/2019-7201/6 md.)
Mülga 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanununun 16 ncı ve 17 nci maddeleri
ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına
istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına
yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle
idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih,
değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir.
Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat
Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle (İptal ibare:
Anayasa Mahkemesinin 4/5/2023 Tarihli ve E: 2019/93, K: 2023/87 Sayılı Kararı
ile) güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle:9/6/2021-7327/20
md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen
idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.
(Ek fıkra:16/11/2022-7421/4 md.) Mülga 6830 sayılı Kanunun 16 ncı ve
17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş
mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların kamulaştırılması için
kamulaştırma bedellerinin eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılması ve hak
sahiplerine ödenmesi halinde, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri,
kamulaştırma bedelinin ödendiği tarih itibarıyla kesinleşmiş kabul edilir. Bu hüküm, tebliği
dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş
olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.
Ek Madde 4- (Ek:16/11/2022-7421/5 md.)
Bu Kanun uyarınca mahkemelerce hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve
yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka
hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, otuz gün içinde yatırılır. Bu süre içinde
ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde icra olunur.
Bu Kanun uyarınca yapılacak icra takiplerinde idare, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 36 ncı maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasını talep ederse
idarenin teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin
mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.

Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilmiş olan kamu yararı
ve kamulaştırma kararları geçerlidir. Ancak, idarece henüz kıymet takdir edilmemiş olan
işlerde, kıymet takdir işlemleri ile sonraki işlemler bu Kanun hükümlerine göre yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış
davalarda bu Kanun hükümleri uygulanır. Ancak bu Kanunla getirilen değişik hükümlerin
uygulanması nedeniyle haksız çıkan tarafa harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti yükletilemez.
Geçici Madde 2 – Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılan davalarda, davanın
açıldığı günde yürürlükte olan kanunlara göre işlemeye başlamış olan dava süreleri, o
kanunlara göre tespit edilir.
Geçici Madde 3 – Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kamulaştırılmış ve
kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi dört yılı tamamlamış taşınmaz mal hakkında 22 nci
madde hükmüne göre işlem yapılmış veya yapılacak olması halinde, idarelere bu Kanunun
yürürlüğünden itibaren 2 yıllık ek süre hakkı tanınır.
Mal sahibinin geri alma hakkı ancak bu sürenin tamamlanmasından sonra doğar.
Geçici Madde 4 – 5 Ocak 1961 tarih ve 221 sayılı Kanunun kapsamına girmeleri
nedeniyle kamu tüzelkişileri veya kurumları adına kamulaştırılmış sayılan taşınmaz malların
eski malik, zilyed veya bunların halefleri tarafından açılmış ve kesin hükme bağlanmamış
davalarda sözü edilen 221 sayılı Kanunun hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 5 – (Ek: 24/4/2001 - 4650/21 md.) Bu Kanunun değişik 15 inci
maddesinde öngörülen yönetmelik çıkarılıncaya kadar bilirkişiler önceki hükme göre seçilir.
Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti32
Geçici Madde 6 – (Ek: 18/6/2010-5999/1 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/ 21 md.)
Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış
olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan
veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya
kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası
olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep
edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu
maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
İdarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine, fiilen el konulan taşınmazın veya
üzerinde tesis edilen irtifak hakkının idarenin daveti veya malikin müracaat ettiği tarihteki
tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir
komisyonu marifetiyle, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun
32 24/52013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 21 inci maddesi ile bu maddenin başlığı “Kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazmin” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

11 inci ve 12 nci maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Tespitten sonra, bu
Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşma komisyonunca,
idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içinde 7201 sayılı
Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile, tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi
uzlaşma görüşmelerine davet edilir.
Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni
hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması
suretiyle veya bunların mümkün olmaması hâlinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir.
Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet
tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı,
malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu
tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar
aleyhine delil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde uzlaşılan hakkın türünü,
tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını ve ödeme şartları ile
taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek
bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil
veya terkin edilir.
Uzlaşılan bedel, bütçe imkanları dâhilinde sonraki yıllara sâri olacak şekilde taksitli
olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz
ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.
İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının
tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası
açılabilir. Dava açılması hâlinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen
irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre
mahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit
ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir. Tespit edilen
bedel, bu maddenin sekizinci fıkrasına göre idarece ödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm
kesin olup tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet
ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.
Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak
üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde
sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal
ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel
idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler
için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde
pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması
hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir.

Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme
süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme
kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif
edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.
Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin
kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre
bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
Evvelce açtıkları davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış veya süre dışındaki
sebeplerden dolayı davaları reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar
sonunda hak kazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi
ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları teklif edilebilir ve bu maddenin
uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.
Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el
koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış
olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu
maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri
dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar
dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından
sonra davaya devam edilir. (Mülga üçüncü cümle: 20/8/2016-6745/34 md.) Bu madde
hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı
kesinleşen davalara ise, bu maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve
alacakları haczedilemez.
(İptal onikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli ve E.: 2013/95,
K.: 2014/176 sayılı Kararı ile.)
(İptal onüçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli ve E.: 2013/95,
K.: 2014/176 sayılı Kararı ile.)
(Ek fıkra: 3/11/2016-6754/40 md.) Bu madde uyarınca açılacak davalarda 15 inci
maddede düzenlenen bilirkişiliğe ilişkin hükümler uygulanır.
Geçici Madde 7 – (Ek: 24/5/2013-6487/ 22 md.; İptal; Anayasa Mahkemesi’nin
13/11/2014 tarihli ve E.: 2013/95, K.: 2014/176 sayılı Kararı ile)33
Geçici Madde 8 – (Ek: 12/7/2013-6495/28 md.)
Bu Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükmü, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleştirilen kamulaştırma işlemleri nedeniyle, kamulaştırılan
taşınmazların eski malikleri veya mirasçıları tarafından bu taşınmazların geri alınması, bedel
veya tazminat talebiyle açılan ve henüz kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.
33 Söz konusu İptal Kararı Resmî Gazete’de yayımlandığı 13/3/2015 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.

Geçici Madde 9 – (Ek: 10/9/2014-6552/101 md.)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen veya eklenen bu Kanunun (...)34 23 üncü
maddesinin üçüncü fıkrası hükmü; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
gerçekleştirilen kamulaştırma işlemleri nedeniyle, kamulaştırılan taşınmaz malların eski
malikleri veya mirasçıları tarafından bu taşınmaz malların geri alınması, bedel veya tazminat
talebiyle açılan ve henüz kesinleşmeyen davalarda da uygulanır. Bu maddenin uygulanması
nedeniyle reddedilen davaların yargılama giderleri davalı idare tarafından ödenir.
Geçici Madde 10 – (Ek: 4/4/2015-6645/12 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kamulaştırma nedeniyle idarece
ödenmiş olan ancak kesinleşen yargı kararları gereği geri ödenmesi gereken kamulaştırma
bedelinin; borçlusuna bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce idarece tebliğ edilmiş
olması hâlinde bu Kanunun yayımını izleyen aydan başlamak üzere altı ay içinde, tebliğ
edilmemiş olması hâlinde ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmesi şartıyla
kamulaştırma bedeliyle birlikte ödenmesi gereken faizin tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki,
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak tebligatlarda ödeme için verilen üç
aylık sürenin bu maddede yer alan altı aylık sürenin içinde kalması hâlinde üç aylık süre altı
aylık sürenin bitim tarihine kadar uzar. Bu madde hükmünden yararlanan şahıslar bu konuyla
ilgili dava açamazlar. Bu şahıslar hakkında başlatılmış icra takipleri ödeme süresince durur,
ödemeyi müteakip sonlandırılır, icra ve yargılama masrafları talep edilmez.
Geçici Madde 11- (Ek: 20/8/2016-6745/34 md.)
(İptal birinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve
K: 2018/34 sayılı kararıyla.)
(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve K:
2018/34 sayılı kararıyla.)
Geçici Madde 12- (Ek: 20/8/2016-6745/35 md.)35
24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara
Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi
Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf
olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda
tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri
gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından
açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla
34 Bu maddenin birinci cümlesinde yer alan “...22 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 14/5/2015 tarihli ve E.: 2014/177, K.: 2015/49 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. 35 Bu maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "icra takipleri" ibaresinin, maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “on birinci” ibaresi yönünden Anayasa Mahkemesi’nin 13/2/2019 tarihli ve E.:2018/108, K.:2019/5 sayılı Kararı ile iptaline karar verilmiştir.

güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra
hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden
dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.
Geçici Madde 13- (Ek: 21/3/2018-7103/28 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin
3/3/2021 tarihli ve E: 2018/99 ve K: 2021/14 sayılı Kararı ile)
Geçici Madde 13- (Ek: 19/4/2018-7139/30 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kamulaştırma sebebiyle idarece
ödenmiş olan ancak istinaf ve temyiz incelemesi sonucu kesinleşen yargı kararları uyarınca
geri ödenmesi gereken kamulaştırma bedellerine ilişkin idare tarafından yapılan ödeme tarihi
ile geri ödemeye dair yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz.
Geri ödemeye ilişkin yazının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce borçlusuna idarece
tebliğ edilmiş olması veya borçlu hakkında icra takibine başlanmış olması halinde bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan alacaklar için bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenmesi şartıyla faizin tahsilinden
vazgeçilir.
Bu madde hükmünden yararlanan şahıslar bu konuyla ilgili dava açamazlar. Bu
şahıslar hakkında başlatılmış icra takipleri ödeme süresince durur, ödemeyi müteakip
sonlandırılır; icra ve yargılama masrafları talep edilmez.
Geçici Madde 14 – (Ek:30/5/2019-7176/21 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin
4/2/2021 tarihli ve E: 2019/89 ve K: 2021/10 sayılı Kararı ile)
Geçici Madde 15- (Ek:21/12/2019-7201/7 md.)
1164 sayılı Kanun kapsamında 8/12/2004 tarihinden önce yapılmış olan kamulaştırma
ve avans karşılığı kamulaştırma iş ve işlemlerine ilişkin olarak Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı leh ve aleyhine yargı mercilerinde açılmış veya husumet yöneltilmiş devam eden
davalar ile icra takipleri, ek 2 nci madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.
Mülga 6830 sayılı Kanunun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve
17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil
edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine
ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam
eden davalar, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 4/5/2023 Tarihli ve E: 2019/93, K:
2023/87 Sayılı Kararı ile) sonuçlandırılır.
Geçici Madde 16- (Ek:9/6/2021-7327/21 md.)
(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2021/127,

K.: 2022/85 sayılı Kararı ile.) (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022
tarihli ve E.: 2021/127, K.: 2022/85 sayılı Kararı ile.)
Geçici Madde 17- (Ek:9/6/2021-7327/22 md.)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun ek 3 üncü maddesine eklenen cümle, bu
cümleyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesindekiler dâhil
görülmekte olan davalarda da uygulanır.
Geçici Madde 18- (Ek:16/11/2022-7421/6 md.)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun ek 3 üncü maddesine eklenen ikinci
fıkra, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesinde
olanlar dâhil görülmekte olan davalar ile yargılamanın iadesi davaları hakkında da uygulanır.
Geçici Madde 19- (Ek:16/11/2022-7421/7 md.)
Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına
rağmen 4/11/1983 tarihinden 28/7/2021 tarihine kadar fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu
yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara
kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiilî
olarak el konulması veya hukuki el atılması sebebiyle açılan davalarda hükmedilen bedel ve
tazminat ödemelerinde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine
dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma
Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik
ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde
üçü, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri
toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde üçü
oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam
tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle
gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkânları ile alacakların tutarları dikkate alınır. (İptal
dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesinin 27/6/2024 Tarihli ve E: 2024/4, K: 2024/129
Sayılı Kararı ile.)
Birinci fıkra, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bedel ve tazminatı ödenmemiş

Akademik yorum ve analiz — KAMULASTIRMA m. 41 şerhi

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olmanın ötesinde; piyasa güveni, alacaklının (hamilin) korunması, kayıt düzeni ve dürüst işlem ilkeleri arasında denge kuran bir normatif düğüm noktasıdır. Sistematik açıdan hüküm, kanunun önceki maddelerinde kurulan yükümlülük ve yaptırım rejimini tamamlar; sonraki maddelerle birlikte okunduğunda koruma zincirinin sürekliliği sağlanır. Ratio legis, çek ve benzeri ödeme araçlarının tedavül kabiliyetinin korunması, karşılıksızlık riskinin yönetilmesi ve kamu otoritesinin öngördüğü kayıt/denetim araçlarının işlemesidir. Tarihsel olarak 5941 sayılı Çek Kanunu, önceki dönem düzenlemelerinin (özellikle 3167 sayılı Kanun çizgisinin) bıraktığı boşlukları kapatmak ve modern bankacılık–risk merkezi altyapısıyla uyumlu bir rejim kurmak üzere ihdas edilmiştir. Madde metninin lafzı şöyledir (özet alıntı): Madde 41 – Diğer kanunlarda İstimlak Kanununa veya belli maddelerine yapılan
atıflar bu Kanuna veya bu Kanunun aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerine
yapılmış sayılır.
Ek Madde 1- (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle
mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar
hakkında, uygulama … Bu metin, yoruma açık genel kavramlarla (özen, bildirim, yasak, ödeme, ibraz vb.) somut usul adımlarını bir arada barındırır; dolayısıyla hem kavram analizi hem de usul–esas ayrımı zorunludur.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara bağlamaktadır. Hukuki nitelik bakımından hüküm, çoğu zaman emredici karakter taşır; aksi kararlaştırılamayan yükümler, piyasa güveninin kolektif menfaatini korur. Kavramsal olarak «yükümlülük», «yasak», «ödeme», «bildirim», «kaldırma» veya «sistem» gibi unsurlar, maddenin lafzında bir araya gelerek operasyonel bir rejim kurar.

2.2. Usulî ve maddi unsurlar

Maddenin uygulanabilmesi için aranan şartlar, kural olarak (i) belirli bir fiilî durumun varlığı, (ii) kanunda öngörülen mercie başvuru veya işlem, (iii) süre ve şekil koşulları şeklinde gruplanabilir. Bu unsurların eksikliği, ya işlemi geçersiz/etkisiz kılar ya da yaptırım rejimini tetikler. Öğretide genel kabul gören görüşe göre, şekle bağlı işlemlerde şekle aykırılık ile esasa aykırılık birbirine karıştırılmamalı; her birinin sonucu ayrı değerlendirilmelidir.

2.3. Korunan menfaat ve muhataplar

Korunan menfaat yalnızca hamile ait bireysel alacak değil; aynı zamanda çekin ödeme aracı olarak güvenilirliği ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele gibi kamusal menfaatlerdir. Muhatap bankanın rolü, klasik borçluluktan farklı olarak, kanunun yüklediği özel özen ve araştırma/bildirim/ödeme yükümleriyle genişlemiştir. Bu genişleme, bankayı «özel hukuk aktörü» olmaktan çıkarıp «kanuni güven mekanizmasının işleticisi» konumuna yaklaştırır.

2.4. Yaptırım ve sonuçlar

Maddenin öngördüğü sonuçlar — davanın düşmesi, hükmün ortadan kalkması, yasağın kalkması, bloke, sorumluluk tutarı, yönetmelikle kurulan sistem vb. — somut fıkralara göre değişir. Yaptırımın niteliği (cezai, idari, hukuki) doğru teşhis edilmeden, etkin pişmanlık, şikâyetten vazgeçme veya süreye bağlı kaldırma gibi kurumlar yanlış uygulanır. Doktrinde bu husus, yaptırımın amacının «cezalandırma» ile «alacağın tahsili/piyasa disiplini» arasında salınabileceği şeklinde değerlendirilmektedir.

3. Sistematik İlişkiler


- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici denetimin fiilî dayanağıdır.
- kamulastirma m. 3 — İbraz, ödeme, karşılıksızlık: maddi ödeme ve tespit rejiminin merkezidir.
- kamulastirma m. 5 — Ceza ve yasak rejimi: m. 41 ile sıkı bağ (özellikle etkin pişmanlık ve yasağın kaldırılması bağlamında).
- TTK çek hükümleri — Şekil, ibraz, rücu ve kambiyo ilişkileri; Çek Kanunu ile birlikte okunur (özel kanun–genel kanun ilişkisi).
- İİK m. 353 — İtiraz usulüne atıf içeren hükümlerde usulî yol haritası sağlar.

Bu ilişkiler, m. 41'nin «tek başına» uygulanamayacağını; aksine, kanunun bütüncül mimarisinin bir parçası olduğunu gösterir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı


Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazlık hatları şunlardır: (i) ödeme veya taahhüdün «tamamen» yapılıp yapılmadığı, (ii) faiz hesabının 3095 sayılı Kanun’a göre doğru kurulup kurulmadığı, (iii) yasağın MERSİS ve Risk Merkezi’ne bildirimi ile ilanın usulüne uygunluğu, (iv) şikâyetten vazgeçmenin kapsamı, (v) süreye bağlı kaldırma taleplerinde üç yıl/on yıl hesabı, (vi) elektronik/takas yoluyla ibrazın sonuçları. Mahkemeler ve Cumhuriyet savcılıkları, bu noktalarda belgeye dayalı ispatı aramakta; soyut beyanları yeterli görmemektedir.

Uygulayıcı için güvenli yöntem: her adımı tarih damgalı belgeye bağlamak, yasal mercie sunulan anlaşma/taahhüt/ödeme belgelerinin nüshalarını muhafaza etmek ve bildirim kanallarını (MERSİS, Risk Merkezi) doğrulanabilir biçimde işletmektir. Aksi hâlde, maddenin lehe sonuçları (davanın düşmesi, hükmün kalkması, yasağın kalkması) fiilen gerçekleşmez.

5. Pratik Örnek Olaylar


Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen öder ve belgeleri mahkemeye sunar. Hukuki Analiz: kamulastirma m. 41 (ve bağlantılı m. 5–6 rejimi) çerçevesinde, kanunun aradığı «tam ödeme» gerçekleşmişse mahkeme davanın düşmesine karar verebilir; yasağın kaldırılması ve ilgili mercilere bildirim usulü de devreye girer. Eksik faiz veya kısmi ödeme, lehe sonucun doğmasını engelleyebilir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): D, mahkûmiyetin infazından sonra yasağın kaldırılmasını ister; aradan gerekli süreler geçmiştir. Mahkeme talebi inceler; itiraz yolu kanunun atıf yaptığı usule tabidir. Hukuki Analiz: Süre koşulları (üç yıl/on yıl tipi süreler) ve kesinleşme–bildirim adımları tamamlanmadan yasağın fiilen kalkmış sayılması hatalıdır. Bildirim ve ilan, maddenin kamuya açıklık boyutudur.

Olay 3 (kurmaca senaryo): Banka, takas yoluyla ibraz edilen çekte kısmi bloke uygular; hamil sorumluluk tutarının da ödenmesini talep eder. Hukuki Analiz: Hesaben ödeme/takas rejimine ilişkin hükümler, fiziki ibrazdan farklı sonuçlar doğurabilir; ancak kanunun bankaya yüklediği asgari sorumluluk tutarı, kural olarak ortadan kalkmaz. Bloke süreleri ve lehtar lehine koruma dikkatle uygulanmalıdır.

6. Pratik Uygulama Notları


- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her biri ayrı hesaplanmalıdır.
- Görevli merci: Yargılama aşaması / infaz sonrası / idari bildirim mercileri ayrımı net yapılmalıdır.
- Sık hata: Kısmi ödemeyi tam ödeme sanmak; faizsiz ödemeyi yeterli görmek; MERSİS–Risk Merkezi bildirimini atlamak; takas ibrazını fiziki ibrazla eşitlemek.
- Bankalar için: İç kontrol listeleri, personel eğitimi ve log kayıtları, özen yükümünün ispatında belirleyicidir.
- Hamil için: Fotokopi, bloke yazısı, karşılıksızlık şerhi ve takip yolları (kambiyo takibi, şikâyet) stratejik birlikte planlanmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme


Madde 41, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu yanı, alacağın tahsilini teşvik eden ve yasağı sonsuz bir damga olmaktan çıkaran esnekliktir. Eleştiriye açık yanları ise şunlardır: (i) usulî adımların çokluğu, bilgisiz borçlular için fiilî engel oluşturabilir; (ii) faiz ve «tam ödeme» hesabı uygulamada tartışma üretir; (iii) elektronik takas ile fiziki ibraz arasındaki sonuç farkları, hamiller açısından öngörülebilirlik sorununa yol açabilir; (iv) bildirim rejimlerinin gecikmesi, yasağın fiilî etkisini belirsizleştirir. Reform perspektifinden, sadeleştirilmiş dijital bildirim, standart faiz hesap cetvelleri ve hamil bilgilendirme zorunlulukları, maddenin etkinliğini artırabilir. Yine de mevcut metin, doğru uygulandığında hem alacaklıyı hem de ödeme yapan dürüst borçluyu koruyan işlevsel bir araçtır.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt tekn Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 41, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt tekn Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 41, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt tekn Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 41, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt tekn Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 41, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt tekn Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 41, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt tekn Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 41, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

kamulastirma m. 41, «İstimlak Kanununa yapılan atıflar» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt tekn Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 41, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- kamulastirma m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 41'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- kamulastirma m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

---

Metodolojik Not


Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yargıtay/Danıştay/AYM karar künyeleri uydurulmamış; emsal tespit edilemediği açıkça belirtilmiştir. Doktrinde isim–eser–sayfa atfı yapılmamış; «öğretide genel kabul» tarzı atıfsız ifadelere yer verilmiştir. Pratik olaylar kurmaca senaryodur. Güncellik: 2026-07-20. Kaynak: kamulastirma m. 41 resmi metni ve kanunun sistematiği.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel