1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 7. maddesi, devletin İSG alanındaki denetleyici ve emredici rolünü, "mali ve sosyal teşvik" mekanizmalarıyla destekleyen, mikro ölçekli işletmelerin (KOBİ'lerin) İSG finansman krizlerini aşmasını hedefleyen çok yönlü bir sosyal politika normudur. Madde, kanunun "İşveren ile Çalışanların Görev, Yetki ve Yükümlülükleri" başlıklı ikinci bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan ancak finansal gücü yetersiz olan "mikro işyerlerine" (10'dan az çalışanı olan yerler) devlet desteği sağlayarak, buralardaki ölümcül iş kazası oranlarını azaltmak ve kayıt dışı istihdamı önlemektir.
Tarihsel açıdan m. 7, Türk sosyal güvenlik ve iş hukukunda "prim iadesi ve sosyal devlet yardımı" felsefesinin harika bir sentezidir. Yasa koyucu, bu desteğin finansmanını bütçeye ek yük getirmeden, SGK'nın "iş kazası ve meslek hastalığı" primlerinden (kısa vadeli sigorta kolları) aktarılacak kaynakla çözmüştür. Ayrıca yasa, bu devlet desteğini çok ağır bir "kayıt dışılık cezasıyla" (m. 7/1-ç) sigortalamış; bir yandan İSG desteği verilirken diğer yandan sigortasız işçi çalıştıran kötü niyetli işverenleri sistemden dışlama iradesini ortaya koymuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Ondan Az Çalışanı Bulunan İşyerleri (Mikro İşletmeler)
Desteğin birincil hedef kitlesidir. Kapsama giren işçi sayısı hesaplanırken, çırak ve stajyerler hariç tutulurken, ay içinde kısmi süreli çalışanlar da dahil edilerek gün sayısı üzerinden bir ortalama hesaplanır.
2.2. Finansman Kaynağı (Kısa Vadeli Sigorta Primleri - m. 7/1-b)
İşverenlerin SGK'ya ödediği iş kazası primlerinin bir kısmının, İSG hizmet bedeli olarak yine işverenlere (hizmet veren OSGB/ÇASMER'lere) geri dönmesidir. Bu durum, primlerin "önleyici sağlık hizmetlerinde" kullanılmasını sağlayan rasyonel bir döngüdür.
2.3. Kayıt Dışı İstihdam Cezası (m. 7/1-ç)
Desteğin en güçlü denetim aracıdır. Eğer destek alan bir işyerinde sigortasız (kayıt dışı) tek bir işçi dahi çalıştırıldığı tespit edilirse; devlet o güne kadar ödediği tüm İSG desteklerini yasal faiziyle geri alır ve işvereni 3 yıl boyunca destekten mahrum bırakır.
2.4. Yetki Devri
Maddedeki "Bakanlar Kurulu" yetkisi, 703 sayılı KHK uyarınca "Cumhurbaşkanı"na devredilmiştir. Cumhurbaşkanı, az tehlikeli sınıftaki mikro işletmelerin de bu destekten yararlanmasına karar verme yetkisine sahiptir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GSS Kanunu (özellikle kısa vadeli sigorta kolları ve prim tarifeleri), 4857 sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı Kanun m. 6 (İSG hizmetleri) ve "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik" ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Sistematik olarak, işverenlerin bu destekten yararlanabilmesi için öncelikle m. 6'daki İSG hizmetlerini (uzman ve hekim sözleşmesini) fiilen başlatmış olmaları ve bunu SGK'nın elektronik sistemi (İSG-KATİP) üzerinden onaylatmış olmaları şarttır.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinin SGK idari işlemlerine yönelik yerleşik kararlarına göre;
- Desteğin Geri Alınması ve Yasal Faiz: SGK tarafından yapılan denetimlerde kayıt dışı işçi çalıştırdığı tespit edilen işverenlere yönelik "desteklerin yasal faiziyle geri alınması" işlemi, idari bir yaptırım olup mahkemelerce sıkı denetlenmektedir. Kayıt dışılığın mahkeme kararıyla veya müfettiş raporuyla kesinleşmiş olması aranır.
- Kusurlu Kayıtların Düzeltilmesi: SGK kayıtlarındaki teknik hatalar veya eksik bildirimler nedeniyle kesilen desteklerin iptali davalarında, mahkemeler işverenin fiili işçi sayısını ve prim ödeme belgelerini inceleyerek hakkaniyete göre karar vermektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): 8 işçi çalıştıran ve "çok tehlikeli" sınıfta yer alan (A) Mermer Atölyesi, m. 7 uyarınca SGK'dan aylık İSG hizmet desteği almaktadır. Yapılan ani bir iş müfettişi denetiminde, atölyede sigortasız olarak çalışan yabancı uyruklu (B)'nin varlığı tespit edilmiştir. SGK, atölyeye son 2 yıldır ödediği toplam 80.000 TL İSG desteğini yasal faiziyle geri istemiş ve desteği kesmiştir. İşveren, sigortasız işçinin sadece o gün yardıma geldiğini, asil çalışan olmadığını iddia ederek dava açmıştır.
Hukuki Analiz: M. 7/1-ç uyarınca "sigortalılık bildiriminde bulunmadığı tespit edilen" işverenlerden tüm ödemeler yasal faiziyle tahsil edilir. Yasa işçinin asil veya geçici olması arasında bir ayrım yapmaz. Müfettiş tutanağı resmi delil niteliğindedir. İşverenin davası reddedilecek, SGK ödenen tüm destekleri faiziyle geri alacak ve atölyeyi 3 yıl süreyle destek kapsamı dışına çıkaracaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): 9 işçi çalıştıran (C) Otomotiv Tamirhanesi (tehlikeli sınıf), İSG desteğinden yararlanmak üzere SGK'ya başvurmuştur. SGK ise tamirhanede 1 çırak ve 1 stajyer öğrencinin de çalıştığını, bu kişilerin de eklenmesiyle toplam çalışan sayısının 11'e ulaştığını, dolayısıyla "ondan az çalışan" sınırının aşıldığını belirterek başvuruyu reddetmiştir.
Hukuki Analiz: M. 6/4 ve m. 7'nin ortak yorumu uyarınca; çırak ve stajyerler, uzman ve hekim görevlendirme sürelerinin ve çalışan sayısının hesaplanmasında toplam çalışan sayısına dahil edilmez. Tamirhanenin fiili çalışan işçi sayısı 9'dur (çırak ve stajyer hariç). Dolayısıyla "ondan az çalışan" kriteri karşılanmaktadır. SGK'nın reddi hukuka aykırıdır. İşveren idari itiraz veya dava yoluyla desteği almalıdır.
6. Pratik Uygulama Notları
- Destek Tutarı: Devlet desteği, tehlike sınıfına göre her işçi için asgari ücretin belirli bir yüzdesi (örneğin çok tehlikelide %1.6, tehlikelide %1.4) oranında SGK tarafından aylık olarak hesaplanır ve işverenin OSGB/ÇASMER faturasına mahsup edilir.
- SGK Prim Borcu Engeli: İşverenin SGK'ya vadesi geçmiş prim ve idari para cezası borcunun bulunmaması, destekten yararlanabilmenin asgari ön şartıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 7, küçük esnafın ve mikro işletmelerin İSG kurallarına uyumunu kolaylaştıran, onları cezalandırmak yerine teşvik eden çok rasyonel ve yapıcı bir sosyal politika aracıdır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından, küçük işyerlerindeki can kayıplarının önlenmesi ve kayıt dışılığın azaltılması yönünden son derece isabetli bir norm olduğu savunulmaktadır.
Ancak yasanın bu teşvik sistemi fiiliyatta son derece bürokratik ve hantal işletilmektedir. Alınan mali destek miktarları, günümüz enflasyonist ortamında İSG hizmet bedellerinin (OSGB ücretlerinin) çok gerisinde kalmıştır. Mikro işverenler, bu komik destek tutarlarını alabilmek için gereken yoğun SGK bürokrasi ve denetim riskini göze almak istememekte, bu da sistemi atıl bırakmaktadır.
Desteğin miktarı güncellenmeli, asgari ücrete endeksli oranlar artırılmalı ve özellikle 2025 yılında kurulan ÇASMER'ler vasıtasıyla mikro işletmelere bu hizmet doğrudan bedelsiz olarak kamusal yolla sunulmalıdır. Devlet, küçük esnafa para vermek yerine, bizzat kendi hekimi ve uzmanı ile İSG hizmetini ücretsiz götürmelidir. Sosyal devletin gerçek gereği budur.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 7, 5510 sayılı Kanun, İSG Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 7. maddesi, devletin İSG alanındaki denetleyici ve emredici rolünü, "mali ve sosyal teşvik" mekanizmalarıyla destekleyen, mikro ölçekli işletmelerin (KOBİ'lerin) İSG finansman krizlerini aşmasını hedefleyen çok yönlü bir sosyal politika normudur. Madde, kanunun "İşveren ile Çalışanların Görev, Yetki ve Yükümlülükleri" başlıklı ikinci bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan ancak finansal gücü yetersiz olan "mikro işyerlerine" (10'dan az çalışanı olan yerler) devlet desteği sağlayarak, buralardaki ölümcül iş kazası oranlarını azaltmak ve kayıt dışı istihdamı önlemektir.
Tarihsel açıdan m. 7, Türk sosyal güvenlik ve iş hukukunda "prim iadesi ve sosyal devlet yardımı" felsefesinin harika bir sentezidir. Yasa koyucu, bu desteğin finansmanını bütçeye ek yük getirmeden, SGK'nın "iş kazası ve meslek hastalığı" primlerinden (kısa vadeli sigorta kolları) aktarılacak kaynakla çözmüştür. Ayrıca yasa, bu devlet desteğini çok ağır bir "kayıt dışılık cezasıyla" (m. 7/1-ç) sigortalamış; bir yandan İSG desteği verilirken diğer yandan sigortasız işçi çalıştıran kötü niyetli işverenleri sistemden dışlama iradesini ortaya koymuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Ondan Az Çalışanı Bulunan İşyerleri (Mikro İşletmeler)
Desteğin birincil hedef kitlesidir. Kapsama giren işçi sayısı hesaplanırken, çırak ve stajyerler hariç tutulurken, ay içinde kısmi süreli çalışanlar da dahil edilerek gün sayısı üzerinden bir ortalama hesaplanır.
2.2. Finansman Kaynağı (Kısa Vadeli Sigorta Primleri - m. 7/1-b)
İşverenlerin SGK'ya ödediği iş kazası primlerinin bir kısmının, İSG hizmet bedeli olarak yine işverenlere (hizmet veren OSGB/ÇASMER'lere) geri dönmesidir. Bu durum, primlerin "önleyici sağlık hizmetlerinde" kullanılmasını sağlayan rasyonel bir döngüdür.
2.3. Kayıt Dışı İstihdam Cezası (m. 7/1-ç)
Desteğin en güçlü denetim aracıdır. Eğer destek alan bir işyerinde sigortasız (kayıt dışı) tek bir işçi dahi çalıştırıldığı tespit edilirse; devlet o güne kadar ödediği tüm İSG desteklerini yasal faiziyle geri alır ve işvereni 3 yıl boyunca destekten mahrum bırakır.
2.4. Yetki Devri
Maddedeki "Bakanlar Kurulu" yetkisi, 703 sayılı KHK uyarınca "Cumhurbaşkanı"na devredilmiştir. Cumhurbaşkanı, az tehlikeli sınıftaki mikro işletmelerin de bu destekten yararlanmasına karar verme yetkisine sahiptir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GSS Kanunu (özellikle kısa vadeli sigorta kolları ve prim tarifeleri), 4857 sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı Kanun m. 6 (İSG hizmetleri) ve "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik" ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Sistematik olarak, işverenlerin bu destekten yararlanabilmesi için öncelikle m. 6'daki İSG hizmetlerini (uzman ve hekim sözleşmesini) fiilen başlatmış olmaları ve bunu SGK'nın elektronik sistemi (İSG-KATİP) üzerinden onaylatmış olmaları şarttır.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinin SGK idari işlemlerine yönelik yerleşik kararlarına göre;
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): 8 işçi çalıştıran ve "çok tehlikeli" sınıfta yer alan (A) Mermer Atölyesi, m. 7 uyarınca SGK'dan aylık İSG hizmet desteği almaktadır. Yapılan ani bir iş müfettişi denetiminde, atölyede sigortasız olarak çalışan yabancı uyruklu (B)'nin varlığı tespit edilmiştir. SGK, atölyeye son 2 yıldır ödediği toplam 80.000 TL İSG desteğini yasal faiziyle geri istemiş ve desteği kesmiştir. İşveren, sigortasız işçinin sadece o gün yardıma geldiğini, asil çalışan olmadığını iddia ederek dava açmıştır.
Hukuki Analiz: M. 7/1-ç uyarınca "sigortalılık bildiriminde bulunmadığı tespit edilen" işverenlerden tüm ödemeler yasal faiziyle tahsil edilir. Yasa işçinin asil veya geçici olması arasında bir ayrım yapmaz. Müfettiş tutanağı resmi delil niteliğindedir. İşverenin davası reddedilecek, SGK ödenen tüm destekleri faiziyle geri alacak ve atölyeyi 3 yıl süreyle destek kapsamı dışına çıkaracaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): 9 işçi çalıştıran (C) Otomotiv Tamirhanesi (tehlikeli sınıf), İSG desteğinden yararlanmak üzere SGK'ya başvurmuştur. SGK ise tamirhanede 1 çırak ve 1 stajyer öğrencinin de çalıştığını, bu kişilerin de eklenmesiyle toplam çalışan sayısının 11'e ulaştığını, dolayısıyla "ondan az çalışan" sınırının aşıldığını belirterek başvuruyu reddetmiştir.
Hukuki Analiz: M. 6/4 ve m. 7'nin ortak yorumu uyarınca; çırak ve stajyerler, uzman ve hekim görevlendirme sürelerinin ve çalışan sayısının hesaplanmasında toplam çalışan sayısına dahil edilmez. Tamirhanenin fiili çalışan işçi sayısı 9'dur (çırak ve stajyer hariç). Dolayısıyla "ondan az çalışan" kriteri karşılanmaktadır. SGK'nın reddi hukuka aykırıdır. İşveren idari itiraz veya dava yoluyla desteği almalıdır.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 7, küçük esnafın ve mikro işletmelerin İSG kurallarına uyumunu kolaylaştıran, onları cezalandırmak yerine teşvik eden çok rasyonel ve yapıcı bir sosyal politika aracıdır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından, küçük işyerlerindeki can kayıplarının önlenmesi ve kayıt dışılığın azaltılması yönünden son derece isabetli bir norm olduğu savunulmaktadır.
Ancak yasanın bu teşvik sistemi fiiliyatta son derece bürokratik ve hantal işletilmektedir. Alınan mali destek miktarları, günümüz enflasyonist ortamında İSG hizmet bedellerinin (OSGB ücretlerinin) çok gerisinde kalmıştır. Mikro işverenler, bu komik destek tutarlarını alabilmek için gereken yoğun SGK bürokrasi ve denetim riskini göze almak istememekte, bu da sistemi atıl bırakmaktadır.
Desteğin miktarı güncellenmeli, asgari ücrete endeksli oranlar artırılmalı ve özellikle 2025 yılında kurulan ÇASMER'ler vasıtasıyla mikro işletmelere bu hizmet doğrudan bedelsiz olarak kamusal yolla sunulmalıdır. Devlet, küçük esnafa para vermek yerine, bizzat kendi hekimi ve uzmanı ile İSG hizmetini ücretsiz götürmelidir. Sosyal devletin gerçek gereği budur.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.