1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6. maddesi, işyerlerinde İSG hizmetlerinin "nasıl, kimler tarafından ve hangi kurumsal mekanizmalarla" yürütüleceğini düzenleyen, yasanın en pratik, dinamik ve idari nitelikteki temel taşıdır. Madde, kanunun "İşveren ile Çalışanların Görev, Yetki ve Yükümlülükleri" başlıklı ikinci bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), İSG hizmetlerini uzmanlaşmış profesyoneller (iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, diğer sağlık personeli) eliyle her işyerinde kurumsal bir yapıya kavuşturmak; işverenin bu profesyonellere alan, zaman ve imkan tanımasını emredici olarak düzenlemektir.
M. 6, yürürlüğe girdiği günden bu yana en çok tartışılan ve revize edilen maddelerin başında gelir. En son 09/01/2025 tarihli ve 7538 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, işverenlerin bu uzmanlık hizmetlerini sadece özel Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerinden (OSGB) değil, Sağlık Bakanlığı'na bağlı kamusal "Çalışan Sağlığı Merkezlerinden (ÇASMER)" de alabilmesinin önü açılarak çok önemli bir kamusal alternatif yaratılmıştır. Ayrıca 7033 sayılı Kanun'la yapılan geçmiş düzenleme doğrultusunda, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde işverenlerin gerekli eğitimi alarak (sağlık muayeneleri hariç) İSG hizmetlerini bizzat üstlenebilmesi imkanı korunmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İSG Profesyonellerinin Görevlendirilmesi (m. 6/1-a)
İşverenin işyerinde çalıştırmakla yükümlü olduğu aktörlerdir:
- İş Güvenliği Uzmanı (İGİ): Teknik önlemleri alan mühendis/mimar/teknik öğretmen kökenli uzman.
- İşyeri Hekimi: Sağlık gözetimini yürüten tıp doktoru.
- Diğer Sağlık Personeli (DSP): 10 ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde görevlendirilen hemşire, ebe, sağlık memuru veya ATT/paramedikler.
2.2. OSGB ve ÇASMER Alternatifleri
İşyerinde bu nitelikte personel yoksa, işverenin dışarıdan hizmet satın alabilmesidir. 2025 yılındaki ÇASMER eklemesiyle, kamu hastaneleri ve sağlık merkezleri de bu piyasaya yasal hizmet sağlayıcı olarak dahil edilmiştir.
2.3. İşverenin Kendi Hizmetini Üstlenmesi (Self-Management)
50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işverenlerin, Bakanlık onaylı eğitimi tamamlayarak kendi işyerlerinin İSG uzmanlığını üstlenebilmesidir. Bu esneklik, küçük esnaf ve KOBİ'lerin üzerindeki finansal yükü azaltmayı amaçlar.
2.4. Çırak ve Stajyerlerin Çalışan Sayısından Hariç Tutulması (m. 6/4)
3308 ve 2547 sayılı kanunlar kapsamındaki çırak ve stajyerler, İSG uzmanı ve hekimin çalışma sürelerinin (aylık kaç saat hizmet verileceğinin) hesaplanmasında çalışan sayısına dahil edilmez. Bu kural işveren lehine bir kolaylaştırmadır; ancak bu kişilerin korunma haklarını azaltmaz.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, 6331 sayılı Kanun m. 8 (Uzman ve hekimlerin hak ve yetkileri), m. 15 (Sağlık gözetimi), m. 26 (Görevlendirmeme halinde kesilecek idari para cezaları), 4857 sayılı İş Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Kamu kurumlarındaki memurların da İSG hizmetlerinden yararlanmasını öngören bu madde, devlet dairelerinde de iş güvenliği uzmanı ve hekimi görevlendirilmesini zorunlu kılarak kamu personel hukukunu da doğrudan etkilemiştir.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre;
- Görevlendirme Borcunun Niteliği: İşyerinde yasal zorunluluğa rağmen iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirilmemesi, yaşanan bir iş kazasında işverenin doğrudan ve asli kusurlu sayılması için yeterli bir gerekçedir. Yargıtay, bu eksikliği işverenin genel gözetme borcunun (TBK m. 417) ağır bir ihlali olarak kabul etmektedir.
- OSGB Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği: OSGB'lerden alınan hizmetlerde, Yargıtay kazaya uğrayan işçiye karşı işverenin m. 4/2 uyarınca tam sorumlu olduğunu, OSGB'nin ise işverene karşı m. 8/3 uyarınca "hizmet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcunu ihlal" nedeniyle rücuen sorumlu olduğunu istikrarlı şekilde karar altına almaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): 15 işçi çalıştıran ve "çok tehlikeli" sınıfta yer alan bir mermer ocağı işvereni, yüksek maliyetleri gerekçe göstererek ne işyeri hekimi ne de iş güvenliği uzmanı görevlendirmiş, OSGB hizmeti de almamıştır. İşyerinde meydana gelen göçükte işçi (A) hayatını kaybetmiştir. İşveren, ocağın şehir merkezine uzak olduğunu ve uzman bulamadığını savunmuştur.
Hukuki Analiz: M. 6/1-a uyarınca çok tehlikeli sınıfta yer alan bu işyerinde İSG profesyonellerinin görevlendirilmesi mutlak emredici yasa kuralıdır. Uzman bulamamak veya maliyetler yasal bir mazeret olamaz. İşveren bu borcu OSGB veya ÇASMER kanalıyla da çözebilirdi. Görevlendirme yapmayan işveren, yasal emre aykırı davrandığı için kazadan tam kusurlu olarak sorumlu olacak ve TCK m. 85 uyarınca "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan yargılanacaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): 5 çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki bir eczanede, eczacı (B) Bakanlığın eğitimini tamamlayarak İSG hizmetlerini bizzat üstlenmiştir. Eczanede işe giren (C)'nin "işe giriş sağlık raporunu" da bizzat kendisi imzalayarak onaylamıştır. (C), kronik alerjisi nedeniyle eczanedeki bazı ilaç tozlarından zehirlenmiş ve işverene dava açmıştır.
Hukuki Analiz: M. 6/1-a uyarınca, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyeri işverenleri eğitimi tamamlayarak İSG hizmetlerini yürütebilirler; ancak yasa bu eczacıya "işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç" yetki vermiştir. Sağlık raporu düzenleme yetkisi sadece yetkili bir işyeri hekimine veya kamu sağlık sunucusuna aittir. Eczacı (B)'nin kendi imzaladığı rapor geçersiz olup, yasal yetkisini aşarak işçinin sağlığını tehlikeye attığı için kazadan doğrudan hukuken sorumlu olacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
- Zaman ve Mekan Tahsisi: İşveren, İSG uzmanı ve hekimin mevzuatta belirlenen asgari çalışma sürelerini (örneğin çalışan başına ayda az tehlikelide 10, tehlikelide 20, çok tehlikelide 40 dakika) tam olarak karşılamak ve onlara bağımsız bir muayene/ofis odası (İSGB) tahsis etmekle yükümlüdür.
- Kamu Sektörünün Direnci: Kamu kurumlarında İSG hizmetlerinin uygulanması, bütçe ve kadro yetersizlikleri nedeniyle fiiliyatta sürekli aksamaktadır. Ancak yasa gereği kamu yöneticileri de bu görevlendirmeleri yapmakla doğrudan yükümlüdür.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 6, İSG hizmetlerinin kurumsallaşması ve profesyonel bir denetim mekanizmasının kurulması açısından Türk iş hukukunun en değerli kazanımlarından biridir. Doktrinde Süzek ve Çelik / Caniklioğlu / Canbolat tarafından da bu hizmetlerin uzmanlar eliyle yürütülmesinin önemi sıklıkla vurgulanmaktadır. 2025 yılındaki ÇASMER reformu, özel OSGB piyasasının insafına bırakılmış ve yüksek kar hırsıyla kalitesi düşmüş İSG hizmetlerine karşı kamusal, güvenilir ve uygun maliyetli harika bir alternatif sunmuştur.
Ancak sahadaki en büyük pratik zaaf, İSG uzmanlarının "ücretlerinin doğrudan denetledikleri işveren tarafından ödenmesi" sistemidir. Bu ekonomik bağımlılık ilişkisi, uzmanların işverenin eksikliklerini Çalışma Bakanlığına şikayet etmesini (m. 8/2) fiilen imkansız hale getirmektedir. Ekmeğini işverenden kazanan bir uzmanın, işvereni devlete şikayet etmesini beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır.
Ayrıca, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde İSG profesyoneli görevlendirme zorunluluğunun yürürlük tarihinin sürekli ertelenmesi, bu yasanın koruyucu felsefesini ciddi şekilde aşındırmaktadır. Türkiye'deki işyerlerinin %90'ından fazlasının bu kapsama girdiği düşünüldüğünde, ertelemeler milyonlarca çalışanı fiilen güvencesiz bırakmaktadır. ÇASMER altyapısı hızla güçlendirilmeli ve erteleme süreçlerine derhal son verilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 6, 7538 sayılı Kanun (2025 Değişiklikleri), 7033 sayılı Kanun, 3308 ve 2547 sayılı Kanunlar.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6. maddesi, işyerlerinde İSG hizmetlerinin "nasıl, kimler tarafından ve hangi kurumsal mekanizmalarla" yürütüleceğini düzenleyen, yasanın en pratik, dinamik ve idari nitelikteki temel taşıdır. Madde, kanunun "İşveren ile Çalışanların Görev, Yetki ve Yükümlülükleri" başlıklı ikinci bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), İSG hizmetlerini uzmanlaşmış profesyoneller (iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, diğer sağlık personeli) eliyle her işyerinde kurumsal bir yapıya kavuşturmak; işverenin bu profesyonellere alan, zaman ve imkan tanımasını emredici olarak düzenlemektir.
M. 6, yürürlüğe girdiği günden bu yana en çok tartışılan ve revize edilen maddelerin başında gelir. En son 09/01/2025 tarihli ve 7538 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, işverenlerin bu uzmanlık hizmetlerini sadece özel Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerinden (OSGB) değil, Sağlık Bakanlığı'na bağlı kamusal "Çalışan Sağlığı Merkezlerinden (ÇASMER)" de alabilmesinin önü açılarak çok önemli bir kamusal alternatif yaratılmıştır. Ayrıca 7033 sayılı Kanun'la yapılan geçmiş düzenleme doğrultusunda, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde işverenlerin gerekli eğitimi alarak (sağlık muayeneleri hariç) İSG hizmetlerini bizzat üstlenebilmesi imkanı korunmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İSG Profesyonellerinin Görevlendirilmesi (m. 6/1-a)
İşverenin işyerinde çalıştırmakla yükümlü olduğu aktörlerdir:
2.2. OSGB ve ÇASMER Alternatifleri
İşyerinde bu nitelikte personel yoksa, işverenin dışarıdan hizmet satın alabilmesidir. 2025 yılındaki ÇASMER eklemesiyle, kamu hastaneleri ve sağlık merkezleri de bu piyasaya yasal hizmet sağlayıcı olarak dahil edilmiştir.
2.3. İşverenin Kendi Hizmetini Üstlenmesi (Self-Management)
50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işverenlerin, Bakanlık onaylı eğitimi tamamlayarak kendi işyerlerinin İSG uzmanlığını üstlenebilmesidir. Bu esneklik, küçük esnaf ve KOBİ'lerin üzerindeki finansal yükü azaltmayı amaçlar.
2.4. Çırak ve Stajyerlerin Çalışan Sayısından Hariç Tutulması (m. 6/4)
3308 ve 2547 sayılı kanunlar kapsamındaki çırak ve stajyerler, İSG uzmanı ve hekimin çalışma sürelerinin (aylık kaç saat hizmet verileceğinin) hesaplanmasında çalışan sayısına dahil edilmez. Bu kural işveren lehine bir kolaylaştırmadır; ancak bu kişilerin korunma haklarını azaltmaz.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, 6331 sayılı Kanun m. 8 (Uzman ve hekimlerin hak ve yetkileri), m. 15 (Sağlık gözetimi), m. 26 (Görevlendirmeme halinde kesilecek idari para cezaları), 4857 sayılı İş Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Kamu kurumlarındaki memurların da İSG hizmetlerinden yararlanmasını öngören bu madde, devlet dairelerinde de iş güvenliği uzmanı ve hekimi görevlendirilmesini zorunlu kılarak kamu personel hukukunu da doğrudan etkilemiştir.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre;
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): 15 işçi çalıştıran ve "çok tehlikeli" sınıfta yer alan bir mermer ocağı işvereni, yüksek maliyetleri gerekçe göstererek ne işyeri hekimi ne de iş güvenliği uzmanı görevlendirmiş, OSGB hizmeti de almamıştır. İşyerinde meydana gelen göçükte işçi (A) hayatını kaybetmiştir. İşveren, ocağın şehir merkezine uzak olduğunu ve uzman bulamadığını savunmuştur.
Hukuki Analiz: M. 6/1-a uyarınca çok tehlikeli sınıfta yer alan bu işyerinde İSG profesyonellerinin görevlendirilmesi mutlak emredici yasa kuralıdır. Uzman bulamamak veya maliyetler yasal bir mazeret olamaz. İşveren bu borcu OSGB veya ÇASMER kanalıyla da çözebilirdi. Görevlendirme yapmayan işveren, yasal emre aykırı davrandığı için kazadan tam kusurlu olarak sorumlu olacak ve TCK m. 85 uyarınca "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan yargılanacaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): 5 çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki bir eczanede, eczacı (B) Bakanlığın eğitimini tamamlayarak İSG hizmetlerini bizzat üstlenmiştir. Eczanede işe giren (C)'nin "işe giriş sağlık raporunu" da bizzat kendisi imzalayarak onaylamıştır. (C), kronik alerjisi nedeniyle eczanedeki bazı ilaç tozlarından zehirlenmiş ve işverene dava açmıştır.
Hukuki Analiz: M. 6/1-a uyarınca, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyeri işverenleri eğitimi tamamlayarak İSG hizmetlerini yürütebilirler; ancak yasa bu eczacıya "işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç" yetki vermiştir. Sağlık raporu düzenleme yetkisi sadece yetkili bir işyeri hekimine veya kamu sağlık sunucusuna aittir. Eczacı (B)'nin kendi imzaladığı rapor geçersiz olup, yasal yetkisini aşarak işçinin sağlığını tehlikeye attığı için kazadan doğrudan hukuken sorumlu olacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 6, İSG hizmetlerinin kurumsallaşması ve profesyonel bir denetim mekanizmasının kurulması açısından Türk iş hukukunun en değerli kazanımlarından biridir. Doktrinde Süzek ve Çelik / Caniklioğlu / Canbolat tarafından da bu hizmetlerin uzmanlar eliyle yürütülmesinin önemi sıklıkla vurgulanmaktadır. 2025 yılındaki ÇASMER reformu, özel OSGB piyasasının insafına bırakılmış ve yüksek kar hırsıyla kalitesi düşmüş İSG hizmetlerine karşı kamusal, güvenilir ve uygun maliyetli harika bir alternatif sunmuştur.
Ancak sahadaki en büyük pratik zaaf, İSG uzmanlarının "ücretlerinin doğrudan denetledikleri işveren tarafından ödenmesi" sistemidir. Bu ekonomik bağımlılık ilişkisi, uzmanların işverenin eksikliklerini Çalışma Bakanlığına şikayet etmesini (m. 8/2) fiilen imkansız hale getirmektedir. Ekmeğini işverenden kazanan bir uzmanın, işvereni devlete şikayet etmesini beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır.
Ayrıca, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde İSG profesyoneli görevlendirme zorunluluğunun yürürlük tarihinin sürekli ertelenmesi, bu yasanın koruyucu felsefesini ciddi şekilde aşındırmaktadır. Türkiye'deki işyerlerinin %90'ından fazlasının bu kapsama girdiği düşünüldüğünde, ertelemeler milyonlarca çalışanı fiilen güvencesiz bırakmaktadır. ÇASMER altyapısı hızla güçlendirilmeli ve erteleme süreçlerine derhal son verilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.