1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 34. ve 35. maddeleri, yasanın idari, kurumsal ve teşkilatsal gücünü oluşturan "devlet kapasitesi artırımı" normlarıdır. Kanunun "Çeşitli ve Geçici Hükümler" başlıklı beşinci bölümünde yan yana yer alan bu iki norm, yasanın sahada kağıt üzerinde kalmasını engellemek amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın teşkilat yapısını doğrudan takviye etmiştir.
Madde 34 ile mülga 190 sayılı KHK'ye ek listeler eklenerek Bakanlık bünyesinde yüzlerce yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı, Mühendis, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni (VHKİ) kadroları ihdas edilmiş (yaratılmış) ve eski/işlevsiz kadrolar iptal edilmiştir. Madde 35 ise bu kadrolarda çalışacak personelin özlük haklarını, statülerini ve mesleki güvencelerini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na işleyerek garanti altına almıştır. Zira güçlü bir idari denetim mekanizması olmadan, en ileri İSG kuralları dahi işlevsiz kalmaya mahkumdur (ratio legis).
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Kadro İhdası
Devlet teşkilatında yeni memur alımı yapılabilmesi ve bu memurların bütçeden maaş alabilmesi için yasal olarak kadro ihdas edilmesi zorunludur. Madde 34, doğrudan kanun yoluyla bu idari kadroları tahsis ederek bürokratik engelleri aşmıştır.
2.2. İSG Kariyer Meslek Sınıfı (Madde 35 Entegrasyonu)
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı ve Uzman Yardımcılığı kadroları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "Kariyer Meslekler" grubuna dahil edilmiştir. Bu durum, bu personelin sadece düz idari memur olmadığını; teftiş, araştırma ve politika üretme yetkisine sahip teknik ve uzman bir kadro olduğunu teyit eder.
3. Sistematik İlişkiler
Madde 34 ve 35; T.C. Anayasası'nın 128. maddesi (Kamu görevlileri rejimi), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 6331 sayılı Kanun m. 24 (Teftiş) ve m. 21 (Ulusal İSG Konseyi) ile doğrudan organik bağa sahiptir. Teşkilatlanmanın zayıf olması, işyerlerinde İSG denetimlerinin aksamasına ve neticede can kayıplarının artmasına yol açar. Dolayısıyla bu maddeler yasanın koruyucu amacının can damarıdır.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi'nin kamu personel rejimine dair kararlarında;
- İdarenin Yasallığı İlkesi: Kamu kadrolarının ve kadro unvanlarının Cumhurbaşkanlığı Teşkilat Kararnameleri ve yasalarla belirlenmesinin idarenin kanuniliği ilkesinin zorunlu bir sonucu olduğu, idarenin kendi inisiyatifiyle keyfi kadro yaratamayacağı veya memur güvencesini sarsacak kadro iptalleri yapamayacağı istikrarlı şekilde hükme bağlanmaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Çalışma Bakanlığı bünyesinde m. 34 kapsamında ihdas edilen kadroyla göreve başlayan "İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı" (B), amirinin talimatıyla uzmanlık alanı dışındaki genel evrak işlerinde görevlendirilmiştir. (B), kariyer meslek mensubu olduğunu, 657 sayılı Kanunun ilgili fıkraları (Madde 35 atıflı) uyarınca uzmanlık teftişleri ve teknik analizler yapması gerektiğini belirterek bu idari görevlendirmeye karşı dava açmıştır.
Hukuki Analiz: Madde 34 ve 35 kapsamında ihdas edilen kadrolar sıradan genel idari hizmetler sınıfı memurluğu değildir. 657 sayılı Kanuna eklenen hükümlerle "İSG Uzmanlığı" özel ihtisas ve teknik kariyer mesleği olarak tescil edilmiştir. Doktrinde ve idari yargı kararlarında kabul edildiği üzere, kariyer memurlarının uzmanlık alanları dışında genel idari işlerde sürekli olarak görevlendirilmesi kariyer ve liyakat ilkelerine aykırıdır. Mahkeme görevlendirme işlemini iptal etmelidir.
6. Pratik Uygulama Notları
- Bu hükümler işçiler ile işverenler arasındaki tazminat veya işe iade davalarında doğrudan uygulanmaz; ancak İSG teftişlerinin devlet adına hangi hukuki meşruiyetle yapıldığını gösteren anayasal kamu hukuku temelleridir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Yasa koyucunun 6331 sayılı Kanun’u ihdas ederken sadece yükümlülükler getirmekle kalmayıp, bu yükümlülükleri denetleyecek ve yönlendirecek devlet aygıtının kadrosunu (m. 34 - 35) da yasa metniyle kurması son derece vizyoner ve çağdaş bir yasama tekniğidir. Doktrinde Süzek ve diğer yazarlar da, devletin denetim kapasitesi artırılmadıkça yasaların ölü metinler olarak kalacağını vurgulamaktadırlar.
Ancak en büyük eleştiri noktası, "kadro ihdası" ile "fiili atama" arasındaki uçurumdur. Yasa yürürlüğe girdiğinden beri ihdas edilen yüzlerce İSG Uzmanı kadrosunun önemli bir kısmı bütçe yetersizlikleri ve tasarruf genelgeleri nedeniyle boş tutulmaktadır. Denetimsiz bir İSG rejimi iş cinayetlerine davetiye çıkarır. Devlet, İSG uzmanı ve iş müfettişi kadrolarına atama yapmayı bir kamu gideri kalemi olarak değil, işçinin yaşam hakkının (Anayasa m. 17) korunması için anayasal bir borç olarak görmeli ve atamaları hızlandırmalıdır.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri).
- Mevzuat: 6331 sayılı İSG Kanunu m. 34, m. 35, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, T.C. Anayasası m. 128, m. 17.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 34. ve 35. maddeleri, yasanın idari, kurumsal ve teşkilatsal gücünü oluşturan "devlet kapasitesi artırımı" normlarıdır. Kanunun "Çeşitli ve Geçici Hükümler" başlıklı beşinci bölümünde yan yana yer alan bu iki norm, yasanın sahada kağıt üzerinde kalmasını engellemek amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın teşkilat yapısını doğrudan takviye etmiştir.
Madde 34 ile mülga 190 sayılı KHK'ye ek listeler eklenerek Bakanlık bünyesinde yüzlerce yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı, Mühendis, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni (VHKİ) kadroları ihdas edilmiş (yaratılmış) ve eski/işlevsiz kadrolar iptal edilmiştir. Madde 35 ise bu kadrolarda çalışacak personelin özlük haklarını, statülerini ve mesleki güvencelerini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na işleyerek garanti altına almıştır. Zira güçlü bir idari denetim mekanizması olmadan, en ileri İSG kuralları dahi işlevsiz kalmaya mahkumdur (ratio legis).
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Kadro İhdası
Devlet teşkilatında yeni memur alımı yapılabilmesi ve bu memurların bütçeden maaş alabilmesi için yasal olarak kadro ihdas edilmesi zorunludur. Madde 34, doğrudan kanun yoluyla bu idari kadroları tahsis ederek bürokratik engelleri aşmıştır.
2.2. İSG Kariyer Meslek Sınıfı (Madde 35 Entegrasyonu)
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı ve Uzman Yardımcılığı kadroları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "Kariyer Meslekler" grubuna dahil edilmiştir. Bu durum, bu personelin sadece düz idari memur olmadığını; teftiş, araştırma ve politika üretme yetkisine sahip teknik ve uzman bir kadro olduğunu teyit eder.
3. Sistematik İlişkiler
Madde 34 ve 35; T.C. Anayasası'nın 128. maddesi (Kamu görevlileri rejimi), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 6331 sayılı Kanun m. 24 (Teftiş) ve m. 21 (Ulusal İSG Konseyi) ile doğrudan organik bağa sahiptir. Teşkilatlanmanın zayıf olması, işyerlerinde İSG denetimlerinin aksamasına ve neticede can kayıplarının artmasına yol açar. Dolayısıyla bu maddeler yasanın koruyucu amacının can damarıdır.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi'nin kamu personel rejimine dair kararlarında;
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Çalışma Bakanlığı bünyesinde m. 34 kapsamında ihdas edilen kadroyla göreve başlayan "İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı" (B), amirinin talimatıyla uzmanlık alanı dışındaki genel evrak işlerinde görevlendirilmiştir. (B), kariyer meslek mensubu olduğunu, 657 sayılı Kanunun ilgili fıkraları (Madde 35 atıflı) uyarınca uzmanlık teftişleri ve teknik analizler yapması gerektiğini belirterek bu idari görevlendirmeye karşı dava açmıştır.
Hukuki Analiz: Madde 34 ve 35 kapsamında ihdas edilen kadrolar sıradan genel idari hizmetler sınıfı memurluğu değildir. 657 sayılı Kanuna eklenen hükümlerle "İSG Uzmanlığı" özel ihtisas ve teknik kariyer mesleği olarak tescil edilmiştir. Doktrinde ve idari yargı kararlarında kabul edildiği üzere, kariyer memurlarının uzmanlık alanları dışında genel idari işlerde sürekli olarak görevlendirilmesi kariyer ve liyakat ilkelerine aykırıdır. Mahkeme görevlendirme işlemini iptal etmelidir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Yasa koyucunun 6331 sayılı Kanun’u ihdas ederken sadece yükümlülükler getirmekle kalmayıp, bu yükümlülükleri denetleyecek ve yönlendirecek devlet aygıtının kadrosunu (m. 34 - 35) da yasa metniyle kurması son derece vizyoner ve çağdaş bir yasama tekniğidir. Doktrinde Süzek ve diğer yazarlar da, devletin denetim kapasitesi artırılmadıkça yasaların ölü metinler olarak kalacağını vurgulamaktadırlar.
Ancak en büyük eleştiri noktası, "kadro ihdası" ile "fiili atama" arasındaki uçurumdur. Yasa yürürlüğe girdiğinden beri ihdas edilen yüzlerce İSG Uzmanı kadrosunun önemli bir kısmı bütçe yetersizlikleri ve tasarruf genelgeleri nedeniyle boş tutulmaktadır. Denetimsiz bir İSG rejimi iş cinayetlerine davetiye çıkarır. Devlet, İSG uzmanı ve iş müfettişi kadrolarına atama yapmayı bir kamu gideri kalemi olarak değil, işçinin yaşam hakkının (Anayasa m. 17) korunması için anayasal bir borç olarak görmeli ve atamaları hızlandırmalıdır.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.