RESMİ METİN

Belgelendirme, ihtar, askı ve iptaller


MADDE 31 – (1) Bu Kanun kapsamında yetkilendirilen veya belgelendirilen kişi ve kuruluşlara yönelik yetkilendirme ve belgelendirme bedelleri, bu kişi ve kurumlara getirilen kuralların ihlali hâlinde hafif, orta ve ağır ihtar olarak kayda alınması ile yetki belgelerinin geçerliliğinin doğrudan veya ihtar puanları esas alınarak askıya alınması ve iptaline dair usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 31. maddesi, yasanın idari yaptırım ve denetim mekanizmasının en temel ayaklarından birini oluşturmaktadır. Kanunun beşinci bölümünde yer alan bu norm, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere yetkilendirilen ortak sağlık ve güvenlik birimleri (OSGB), eğitim kurumları, ölçüm/analiz laboratuvarları ile bu alanlarda bireysel olarak hizmet sunan işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve diğer sağlık personelinin (DSP) mesleki faaliyetlerini denetleme ve gerektiğinde askıya alma veya iptal etme yetkisini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na devretmektedir.

Maddenin başlığı ve içeriği, 9/1/2025 tarihli ve 7538 sayılı Kanunun 22. maddesi ile köklü bir revizyona uğramıştır. Bu değişiklik öncesinde madde sadece "İş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan, ölçüm ve analizleri yapan kişi, kurum, kuruluşlar ve eğitim kurumları"nı kapsarken; 2025 reformu ile "Bu Kanun kapsamında yetkilendirilen veya belgelendirilen kişi ve kuruluşlara yönelik" ibaresi getirilerek kapsam genişletilmiş ve tüm yetkilendirilmiş/belgelendirilmiş unsurlar tek bir şemsiye altına alınmıştır. Ayrıca madde başlığına , askı ibaresi eklenerek geçici olarak faaliyet durdurma (askıya alma) müessesesi anayasal belirlilik ilkesine uygun hale getirilmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yetkilendirme ve Belgelendirme

Bakanlık tarafından OSGB’lere, eğitim kurumlarına ve laboratuvarlara verilen lisanslar ile kişilere verilen iş güvenliği uzmanlığı, işyeri hekimliği sertifikalarını ifade eder. Bu yetkilendirmeler idari izin (ruhsat) niteliğinde olup, kamu düzeni ve kamu sağlığı gerekçesiyle sıkı şartlara tabidir.

2.2. Hafif, Orta ve Ağır İhtar Sistemi

Yönetmeliklerle detaylandırılan ihtar puanı sistemidir. İSG hizmetlerinin kalitesini ve yasal uygunluğunu korumak için, her usulsüzlük (örneğin hekimin veya uzmanın sözleşmeli saatine uymaması, eksik bildirim vb.) belirli bir ihtar puanı olarak kaydedilir. Belirlenen sınıra (örneğin 100 veya 200 puan) ulaşıldığında veya doğrudan ağır bir ihlal yapıldığında yetki belgesi askıya alınır.

2.3. Askıya Alma ve İptal (2025 Revizyonu)

7538 sayılı Kanun ile askıya alma yetkisi doğrudan kanun metnine işlenmiştir. Örneğin, hayati bir tehlikeyi Bakanlığa bildirmeyen bir OSGB veya uzman, doğrudan belgesinin askıya alınması veya kalıcı olarak iptal edilmesi yaptırımıyla karşılaşır. Bu durum, çalışma hürriyetinin (Anayasa m. 48) idari bir kararla sınırlandırılması anlamına geldiği için kanuni dayanağın net olması şarttır; 2025 değişikliği bu açığı kapatmıştır.

3. Sistematik İlişkiler

Madde 31; kanunun İSG hizmetlerini düzenleyen 6. ve 8. maddeleri ile doğrudan bağlantılıdır. Özellikle Madde 8/2'deki "hayati tehlikelerin bildirilmemesi halinde belgenin askıya alınması" kuralının yaptırım uygulama prosedürleri bu maddeye dayanır. Ayrıca, idari yaptırımların yargısal denetimi açısından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında iptal davalarına konu olurlar.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok. Bununla birlikte, Danıştay 10. Dairesi'nin yerleşik kararlarında;

  • Ölçülülük İlkesi: Bakanlık tarafından uygulanan ihtar puanlarının ve askıya alma işlemlerinin somut fiille ölçülü olması gerektiği, hafif bir hata için doğrudan belgenin süresiz iptali gibi ağır yaptırımların idari işlemin amaç unsuru yönünden sakat olacağı vurgulanmaktadır.
  • Kazanılmış Hakların Korunması: Bakanlığın sınavsız veya geçmiş kurallara göre verdiği sertifikaları geriye dönük keyfi idari işlemlerle iptal edemeyeceği, iptal için mutlaka açık bir yasa hükmü veya hile/sahtecilik gibi somut bir sebep olması gerektiği içtihat edilmiştir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB), bünyesinde tam zamanlı çalışması gereken işyeri hekimini fiilen çalıştırmadı halde sistem üzerinden çalışıyormuş gibi göstermiştir. Bakanlık müfettişlerinin denetiminde bu durum tespit edilmiş ve Bakanlık, m. 31 yetkisine dayanarak OSGB’nin yetki belgesini doğrudan iptal etmiştir. OSGB, bu durumun ancak "hafif ihtar" konusu olabileceğini, doğrudan iptalin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek idare mahkemesinde dava açmıştır.

Hukuki Analiz: M. 31 uyarınca yetki belgesinin iptali ve askıya alınması usulleri yönetmelikle düzenlenmektedir. Ancak idare hukukunun genel ilkeleri ve doktrinde Süzek tarafından vurgulandığı üzere, sahte belge düzenlemek veya fiilen hekim bulundurmayarak kamuyu ve işçileri aldatmak ağır bir dürüstlük ihlalidir. Yönetmelikte hekim bulundurmamanın cezası doğrudan yetki belgesinin iptali olarak belirlenmişse ve bu durum tespit edilmişse, mahkeme iptal işlemini hukuka uygun bularak davayı reddetmelidir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): İş Güvenliği Uzmanı (B), çalıştığı çok tehlikeli sınıftaki şantiyede iskelelerin çökme riski olduğunu tespit etmiş, işverene yazılı bildirmiş ancak işveren önlem almamıştır. Uzman, işverenin baskısı sebebiyle bu durumu Bakanlığa rapor etmemiştir. Bir ay sonra iskele çökmüş ve ölümlü iş kazası meydana gelmiştir. Bakanlık, uzmanın belgesini askıya almıştır. Uzman, çalışmasının Anayasal hak olduğunu, idari kararla askıya alınamayacağını savunmuştur.

Hukuki Analiz: 7538 sayılı Kanunla yapılan 2025 yılı değişikliği uyarınca, hayati tehlike arz eden durumların işverene bildirilmesine rağmen önlem alınmaması halinde Bakanlığa rapor edilmemesi, belgenin doğrudan askıya alınması sebebidir. M. 31 bu yaptırımın yasal zeminini oluşturmaktadır. Dolayısıyla Bakanlığın askıya alma işlemi tamamen yasaldır ve uzmanın idari yargıda açacağı iptal davası reddedilmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İhtar Puanı Takibi: OSGB ve kurumlar, İSG-KATİP sistemi üzerinden ihtar puanlarını sürekli izlemelidir.
  • Yargı Yolu: Belge iptali veya askıya alma işlemlerine karşı tebliğden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılmalı ve telafisi güç zararların önlenmesi için mutlaka Yürütmenin Durdurulması (YD) talep edilmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

6331 sayılı Kanun’un 31. maddesinde 2025 yılında yapılan değişiklik, idari yaptırımların yasallığı ilkesi açısından gecikmiş ama çok olumlu bir adımdır. Önceki dönemde askıya alma yaptırımlarının yönetmelikle düzenlenmesi, Anayasa Mahkemesi'nin "temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği" (Anayasa m. 13) yönündeki kararlarıyla sürekli çelişmekteydi. 7538 sayılı Kanun’un getirdiği "askı" ibaresi ve genel yetki tanımı bu açığı gidermiştir.

Ancak, ihtar puanlarının birikmesiyle otomatik olarak devreye giren askı ve iptal kararlarında "savunma hakkı" (Anayasa m. 129/2) prosedürünün kanunda açıkça yazılmamış olması ciddi bir eksikliktir. Bakanlık bürokrasisi, savunma almadan veya çok dar süreler vererek belgeleri askıya alabilmektedir. Kanuna, yaptırım öncesi en az 15 günlük yazılı savunma hakkı tanınacağı yönünde emredici bir fıkra eklenmesi, silahların eşitliği ve adil yargılanma hakkı adına elzemdir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri).
  • Mevzuat: 6331 sayılı İSG Kanunu m. 31, m. 8, 7538 sayılı Kanun m. 22, 2577 sayılı İYUK.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.