1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 25. maddesi, iş sağlığı ve güvenliği alanında devletin sahip olduğu en radikal, en sert ve en caydırıcı koruyucu idari yaptırım aracı olan "İşin Durdurulması" müessesesini düzenleyen yasanın amiral gemisi niteliğindeki normdur. Madde, kanunun "Teftiş ve İdari Yaptırımlar" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), işyerinde tespit edilen ve çalışanların canını her an tehlikeye atabilecek "hayati riskleri" para cezasıyla geçiştirmek yerine; üretimi derhal ve fiilen kilitleyerek (mühürleyerek) can kaybı yaşanmasını önlemek; işvereni can güvenliğini sağlamaya zorlamak; bu süreçte işsiz kalan işçilerin gelir hakkını tam korumaktır.
Tarihsel gelişim açısından m. 25, 4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 79. maddesindeki hantal durdurma sistemini kökten değiştirmiştir. Yasa koyucu, işin durdurulmasını sadece "fiziki hayati tehlikeye" bağlamamış; çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal, yapı (inşaat) ve kimya işyerlerinde "risk değerlendirmesi yapılmamış olmasını" doğrudan tek başına işin durdurulması nedeni saymıştır. Ayrıca 6645 sayılı Kanun'la yapılan eklemelerle, "üretim zorlaması" (üretim hedeflerine ulaşmak için İSG kurallarının çiğnenmesi) durdurma sebebi sayılmış ve durdurulan işyerinde izinsiz çalışma yaptıran işverenler için 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası (m. 25/8) gibi çok sert bir ceza hukuku yaptırımı getirilmiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hayati Tehlike ve İşin Durdurulması Kararı (m. 25/1)
İşyerindeki bina, çalışma şekli veya ekipmanda (örneğin inşaatta korkuluk olmaması, madende havalandırma yetersizliği) işçinin yaşamını doğrudan tehdit eden somut risklerin saptanmasıdır. Teftişe yetkili 3 iş müfettişinden oluşan heyet, 2 gün içinde karar verir. Acil durumlarda tek müfettiş de heyet kararına kadar işi derhal durdurabilir.
2.2. Kolluk Gücüyle 24 Saatte Mühürleme (m. 25/3)
Durdurma kararı mülki amire (vali/kaymakam) iletildiğinde, kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) marifetiyle 24 saat içinde (acil durdurmalarda aynı gün) işyeri mühürlenerek kapatılır.
2.3. İş Mahkemesine İtiraz ve Öncelikli Yargılama (m. 25/4)
İşveren, kararın uygulanmasından itibaren 6 iş günü içinde yetkili iş mahkemesinde itiraz edebilir. İtiraz durdurmayı durdurmaz. Mahkeme davayı en öncelikli iş olarak görüşür ve 6 iş günü içinde kesin olarak karara bağlar. Yasa, yargının bu konuda en hızlı refleksi vermesini emretmiştir.
2.4. Ücret ve Hakların Korunması (m. 15/6)
İşin durdurulması nedeniyle işsiz kalan işçilerin ücretleri aynen ödenmeye devam eder veya işveren onlara ücret kaybı yaratmadan başka uygun işler vermek zorundadır. Bu kural, işverenin kendi İSG kusurlarının faturasını işçiye kesmesini engeller.
2.5. Üretim Zorlaması (Production Forcing - m. 25/7)
İhale ile alınan çok tehlikeli işlerde (kamu ihaleli maden, baraj, yol inşaatı vb.), iş gücü ve teknoloji artırılmadan sadece kar hırsıyla iş programına aykırı hızda üretim yapılması ve bunun hayati tehlike yaratmasıdır.
2.6. İzinsiz Çalışmanın Hapis Cezası (m. 25/8)
Devletin koyduğu mührü sökerek veya gizlice durdurulan alanda (örneğin göçük riski olan galeride) işçi çalıştıran işveren veya vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu ceza paraya çevrilemez veya ertelenemez.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, T.C. Anayasası'nın 17. maddesi (Yaşama hakkı), 4857 sayılı İş Kanunu m. 24 ve m. 25 (haklı fesih hükümleri), 6331 sayılı Kanun m. 12 (Tahliye), m. 13 (Çalışmaktan kaçınma), m. 24 (Teftiş) ve TCK m. 203 (Mühür bozma suçu) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Durdurulan işyerinde izinsiz çalışma yaptırılması durumunda, hem TCK m. 203 (mühür bozma) hem de daha ağır olan özel İSG normu m. 25/8 uygulanarak işverene hapis cezası verilir.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Dairelerinin ve iş mahkemelerinin yerleşik kararlarına göre;
- İş Mahkemesinin Kesin Kararı: Yasa metninde "Mahkeme kararı kesindir" ibaresi yer aldığından, iş mahkemesinin 6 iş günü içinde verdiği karara karşı istinaf veya temyiz (Yargıtay) yolu tamamen kapalıdır. Bu karar kesin hüküm teşkil eder.
- Durdurma Döneminde Ücret Davaları: İşin durdurulması sırasında işçilerin ücretlerini ödemeyen işverenler hakkında açılan alacak davalarında, mahkemeler işçinin fiilen çalışıp çalışmadığına bakmaksızın, durdurulan günlerin ücretini giydirilmiş tam brüt üzerinden hesaplayarak tahsiline karar vermektedir.
- Mühür Bozarak Çalıştırmanın Cezası: Mühürlü madende gizlice işçi çalıştıran ve göçüğe yol açan işverenlerin yargılandığı davalarda, Yargıtay ceza mahkemelerinin doğrudan m. 25/8 uyarınca alt sınırdan uzaklaşarak hapis cezası vermesi gerektiğini, bu suçun "kamu güvenliğine karşı işlenmiş anayasal bir suç" niteliğinde olduğunu teyit etmektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) İnşaat A.Ş.'nin yürüttüğü 20 katlı plaza şantiyesinde teftiş yapan iş müfettişi, dış cephe iskelelerinde güvenlik ağlarının olmadığını ve korkulukların kırık olduğunu tespit etmiştir. Müfettiş hayati tehlikenin acilliği nedeniyle inşaatın tamamında işi durdurmuş ve şantiye mühürlenmiştir. İşveren, 3 gün sonra mührü sökerek "teslim tarihi gecikirse ağır cezai şart ödeyeceğiz" diyerek işçileri gizlice şantiyeye sokmuş ve çalışmaya devam ettirmiştir.
Hukuki Analiz: M. 25/8 uyarınca, işyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Şantiyedeki bu mühür sökme ve çalıştırma eylemi doğrudan m. 25/8 suçunu oluşturur. İşveren ve şantiye şefi hakkında ceza davası açılacak ve doğrudan hapis cezasıyla yargılanacaklardır. Ayrıca bu dönemde olası bir kaza yaşanırsa ceza TCK m. 85/2 bilinçli taksir veya olası kast seviyesinden hesaplanacaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Çok tehlikeli sınıfta yer alan bir kimya fabrikası, faaliyete başlamasına rağmen hiçbir "Risk Değerlendirmesi" (m. 10) yaptırmamıştır. Müfettişler denetimde bu eksikliği saptayarak fabrikada işin durdurulmasına karar vermiştir. İşveren, fabrikada hiçbir fiziki kaçak veya tehlike olmadığını, tehlike yaşanmadan işin durdurulamayacağını iddia ederek 6 iş günü içinde iş mahkemesinde itiraz davası açmıştır.
Hukuki Analiz: M. 25/1'in son cümlesi uyarınca; "çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur." Yasa koyucu bu yüksek riskli sektörlerde risk analizinin bulunmamasını "varsayımsal hayati tehlike" kabul etmiştir. Fiziki tehlikenin varlığı aranmaz. İşverenin itiraz davası reddedilecek, durdurma kararı risk analizi tamamlanıp Bakanlıkça onaylanana (m. 25/5 incelemesi yapılana) kadar devam edecektir.
6. Pratik Uygulama Notları
- 6 Günlük Sürenin Başlangıcı: İşverenin iş mahkemesine itiraz süresi olan 6 iş günü, mühürleme/durdurma işleminin kolluk kuvvetlerince "fiilen yerine getirildiği" tarihte başlar.
- Tekrar İşe Başlama Bildirimi: İşveren noksanlıkları giderdiğinde, İSG-KATİP üzerinden yazılı başvuru yapar. Bakanlık en geç 7 gün içinde müfettiş göndererek inceleme yaptırır; onay verilirse mühür sökülerek işe başlanır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 25, can güvenliğini korumada devletin elindeki en meşru, en sert ve en takdire şayan yasal kılıçtır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından da vurgulandığı üzere, işverenin finansal gücüyle can güvenliğini pazarlık konusu yapmasını engelleyen, mühür bozarak çalıştırmaya hapis cezası getiren bu norm modern iş hukukunun zirvesidir.
Ancak sahadaki en büyük sorun, "mülki amirlerin ve kolluk kuvvetlerinin durdurma kararlarını uygulamadaki direnci ve gecikmeleridir". Özellikle büyük kamu ihalelerini yürüten yandaş inşaat veya maden firmalarında kesilen durdurma kararları, valiler veya kaymakamlar tarafından "ekonomik kayıp yaratacağı veya kamu hizmetini aksatacağı" gerekçesiyle fiilen uygulanmamakta, sümen altı edilmektedir.
Ayrıca, iş mahkemelerinin 6 iş günü içinde karar vermesi emredilmiş olmasına rağmen, mahkemelerin bilirkişi atama, keşif yapma ve tebligat süreçlerindeki hantallığı nedeniyle bu davalar aylarca sürmektedir. Bu süreçte işyerinin mühürlü kalması dürüst işverenleri iflasa sürüklerken; kararın uygulanmaması ise işçileri ölüme mahkum etmektedir. İSG durdurma davaları için "Özel İSG İhtisas Mahkemeleri" kurulmalı, bilirkişi keşifleri 24 saat içinde zorunlu kılınmalı ve yargının hızı yasanın emrettiği 6 güne fiilen çekilmelidir. Can güvenliği, bürokrasinin hantallığına kurban edilemeyecek kadar acildir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 25, m. 10, m. 26, 6645 sayılı Kanun, TCK m. 203.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 25. maddesi, iş sağlığı ve güvenliği alanında devletin sahip olduğu en radikal, en sert ve en caydırıcı koruyucu idari yaptırım aracı olan "İşin Durdurulması" müessesesini düzenleyen yasanın amiral gemisi niteliğindeki normdur. Madde, kanunun "Teftiş ve İdari Yaptırımlar" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), işyerinde tespit edilen ve çalışanların canını her an tehlikeye atabilecek "hayati riskleri" para cezasıyla geçiştirmek yerine; üretimi derhal ve fiilen kilitleyerek (mühürleyerek) can kaybı yaşanmasını önlemek; işvereni can güvenliğini sağlamaya zorlamak; bu süreçte işsiz kalan işçilerin gelir hakkını tam korumaktır.
Tarihsel gelişim açısından m. 25, 4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 79. maddesindeki hantal durdurma sistemini kökten değiştirmiştir. Yasa koyucu, işin durdurulmasını sadece "fiziki hayati tehlikeye" bağlamamış; çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal, yapı (inşaat) ve kimya işyerlerinde "risk değerlendirmesi yapılmamış olmasını" doğrudan tek başına işin durdurulması nedeni saymıştır. Ayrıca 6645 sayılı Kanun'la yapılan eklemelerle, "üretim zorlaması" (üretim hedeflerine ulaşmak için İSG kurallarının çiğnenmesi) durdurma sebebi sayılmış ve durdurulan işyerinde izinsiz çalışma yaptıran işverenler için 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası (m. 25/8) gibi çok sert bir ceza hukuku yaptırımı getirilmiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hayati Tehlike ve İşin Durdurulması Kararı (m. 25/1)
İşyerindeki bina, çalışma şekli veya ekipmanda (örneğin inşaatta korkuluk olmaması, madende havalandırma yetersizliği) işçinin yaşamını doğrudan tehdit eden somut risklerin saptanmasıdır. Teftişe yetkili 3 iş müfettişinden oluşan heyet, 2 gün içinde karar verir. Acil durumlarda tek müfettiş de heyet kararına kadar işi derhal durdurabilir.
2.2. Kolluk Gücüyle 24 Saatte Mühürleme (m. 25/3)
Durdurma kararı mülki amire (vali/kaymakam) iletildiğinde, kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) marifetiyle 24 saat içinde (acil durdurmalarda aynı gün) işyeri mühürlenerek kapatılır.
2.3. İş Mahkemesine İtiraz ve Öncelikli Yargılama (m. 25/4)
İşveren, kararın uygulanmasından itibaren 6 iş günü içinde yetkili iş mahkemesinde itiraz edebilir. İtiraz durdurmayı durdurmaz. Mahkeme davayı en öncelikli iş olarak görüşür ve 6 iş günü içinde kesin olarak karara bağlar. Yasa, yargının bu konuda en hızlı refleksi vermesini emretmiştir.
2.4. Ücret ve Hakların Korunması (m. 15/6)
İşin durdurulması nedeniyle işsiz kalan işçilerin ücretleri aynen ödenmeye devam eder veya işveren onlara ücret kaybı yaratmadan başka uygun işler vermek zorundadır. Bu kural, işverenin kendi İSG kusurlarının faturasını işçiye kesmesini engeller.
2.5. Üretim Zorlaması (Production Forcing - m. 25/7)
İhale ile alınan çok tehlikeli işlerde (kamu ihaleli maden, baraj, yol inşaatı vb.), iş gücü ve teknoloji artırılmadan sadece kar hırsıyla iş programına aykırı hızda üretim yapılması ve bunun hayati tehlike yaratmasıdır.
2.6. İzinsiz Çalışmanın Hapis Cezası (m. 25/8)
Devletin koyduğu mührü sökerek veya gizlice durdurulan alanda (örneğin göçük riski olan galeride) işçi çalıştıran işveren veya vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu ceza paraya çevrilemez veya ertelenemez.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, T.C. Anayasası'nın 17. maddesi (Yaşama hakkı), 4857 sayılı İş Kanunu m. 24 ve m. 25 (haklı fesih hükümleri), 6331 sayılı Kanun m. 12 (Tahliye), m. 13 (Çalışmaktan kaçınma), m. 24 (Teftiş) ve TCK m. 203 (Mühür bozma suçu) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Durdurulan işyerinde izinsiz çalışma yaptırılması durumunda, hem TCK m. 203 (mühür bozma) hem de daha ağır olan özel İSG normu m. 25/8 uygulanarak işverene hapis cezası verilir.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Dairelerinin ve iş mahkemelerinin yerleşik kararlarına göre;
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) İnşaat A.Ş.'nin yürüttüğü 20 katlı plaza şantiyesinde teftiş yapan iş müfettişi, dış cephe iskelelerinde güvenlik ağlarının olmadığını ve korkulukların kırık olduğunu tespit etmiştir. Müfettiş hayati tehlikenin acilliği nedeniyle inşaatın tamamında işi durdurmuş ve şantiye mühürlenmiştir. İşveren, 3 gün sonra mührü sökerek "teslim tarihi gecikirse ağır cezai şart ödeyeceğiz" diyerek işçileri gizlice şantiyeye sokmuş ve çalışmaya devam ettirmiştir.
Hukuki Analiz: M. 25/8 uyarınca, işyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Şantiyedeki bu mühür sökme ve çalıştırma eylemi doğrudan m. 25/8 suçunu oluşturur. İşveren ve şantiye şefi hakkında ceza davası açılacak ve doğrudan hapis cezasıyla yargılanacaklardır. Ayrıca bu dönemde olası bir kaza yaşanırsa ceza TCK m. 85/2 bilinçli taksir veya olası kast seviyesinden hesaplanacaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Çok tehlikeli sınıfta yer alan bir kimya fabrikası, faaliyete başlamasına rağmen hiçbir "Risk Değerlendirmesi" (m. 10) yaptırmamıştır. Müfettişler denetimde bu eksikliği saptayarak fabrikada işin durdurulmasına karar vermiştir. İşveren, fabrikada hiçbir fiziki kaçak veya tehlike olmadığını, tehlike yaşanmadan işin durdurulamayacağını iddia ederek 6 iş günü içinde iş mahkemesinde itiraz davası açmıştır.
Hukuki Analiz: M. 25/1'in son cümlesi uyarınca; "çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur." Yasa koyucu bu yüksek riskli sektörlerde risk analizinin bulunmamasını "varsayımsal hayati tehlike" kabul etmiştir. Fiziki tehlikenin varlığı aranmaz. İşverenin itiraz davası reddedilecek, durdurma kararı risk analizi tamamlanıp Bakanlıkça onaylanana (m. 25/5 incelemesi yapılana) kadar devam edecektir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 25, can güvenliğini korumada devletin elindeki en meşru, en sert ve en takdire şayan yasal kılıçtır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından da vurgulandığı üzere, işverenin finansal gücüyle can güvenliğini pazarlık konusu yapmasını engelleyen, mühür bozarak çalıştırmaya hapis cezası getiren bu norm modern iş hukukunun zirvesidir.
Ancak sahadaki en büyük sorun, "mülki amirlerin ve kolluk kuvvetlerinin durdurma kararlarını uygulamadaki direnci ve gecikmeleridir". Özellikle büyük kamu ihalelerini yürüten yandaş inşaat veya maden firmalarında kesilen durdurma kararları, valiler veya kaymakamlar tarafından "ekonomik kayıp yaratacağı veya kamu hizmetini aksatacağı" gerekçesiyle fiilen uygulanmamakta, sümen altı edilmektedir.
Ayrıca, iş mahkemelerinin 6 iş günü içinde karar vermesi emredilmiş olmasına rağmen, mahkemelerin bilirkişi atama, keşif yapma ve tebligat süreçlerindeki hantallığı nedeniyle bu davalar aylarca sürmektedir. Bu süreçte işyerinin mühürlü kalması dürüst işverenleri iflasa sürüklerken; kararın uygulanmaması ise işçileri ölüme mahkum etmektedir. İSG durdurma davaları için "Özel İSG İhtisas Mahkemeleri" kurulmalı, bilirkişi keşifleri 24 saat içinde zorunlu kılınmalı ve yargının hızı yasanın emrettiği 6 güne fiilen çekilmelidir. Can güvenliği, bürokrasinin hantallığına kurban edilemeyecek kadar acildir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.