RESMİ METİN

İş sağlığı ve güvenliği kurulu


MADDE 22 – (1) Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun kurul kararlarını uygular. (Fıkra 2 ve 3 resmi madde metninde sırasıyla verilmiştir. Asıl işveren-alt işveren ilişkilerindeki kurul yapılarını, koordinasyon usullerini ve temsilci atamalarını düzenler.)


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 22. maddesi, orta ve büyük ölçekli işyerlerinde İSG kararlarının tarafların katılımıyla ortaklaşa alındığı, işyerinin "yerel İSG parlamentosu" niteliğindeki "İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları"nı düzenleyen son derece hayati ve teşkilatçı bir normdur. Madde, kanunun "Konsey, Kurul ve Koordinasyon" başlıklı üçüncü bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), işyerlerindeki İSG süreçlerini işverenin tek taraflı idari kararlarından çıkarıp; işçilerin (temsilcilerin) ve uzman profesyonellerin (hekim/uzman) eşit oy hakkına sahip olduğu kurumsal bir uzlaşma zeminine oturtmak; asıl işveren-alt işveren (taşeron) ilişkilerinin yoğun olduğu şantiyelerde kurulların koordinasyonunu sağlayarak "yetki kargaşasını" önlemektir.

Tarihsel kökleri 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 76. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 80. maddesine dayanan bu düzenleme, 6331 sayılı Kanun ile asıl işveren-alt işveren ilişkileri yönünden muazzam bir derinlik ve yasal netlik kazanmıştır. Yasa koyucu, taşeron işçilerinin de kurul mekanizmalarına dahil edilmesini emrederek, taşeronlaşmanın yarattığı İSG koruma açıklarını kapatmayı hedeflemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Kurul Kurma Zorunluluğu Eşikleri (m. 22/1)

İki şartın birlikte gerçekleşmesi aranır:

  • Çalışan Sayısı: İşyerinde 50 ve daha fazla çalışan bulunmalıdır. (Çırak ve stajyerler hariçtir).
  • İşin Süresi: İşin 6 aydan fazla süren sürekli bir iş olması gerekir. Geçici inşaat veya mevsimlik tarım işleri (6 aydan kısa sürenler) bu kapsam dışındadır.
2.2. Kurul Kararlarının Hukuki Niteliği

Maddedeki "İşveren, İSG mevzuatına uygun kurul kararlarını uygular" cümlesi emredicidir. Kurulda çoğunlukla alınan ve mevzuata uygun olan kararlar (örneğin baretlerin değiştirilmesi, yeni havalandırma yapılması), işveren için doğrudan hukuki bir borç doğurur. İşveren bu kararları uygulamaktan kaçınamaz.

2.3. Asıl İşveren - Alt İşveren İlişkilerindeki Kurul Modelleri (m. 22/2)

Yasa koyucu 4 farklı koordinasyon modeli kurgulamıştır:

  • Model A (Her ikisinde de kurul olması): Koordinasyonu asıl işveren sağlar.
  • Model B (Sadece asılda kurul olması): Kurul kurması gerekmeyen alt işveren, asıl işverenin kuruluna koordinasyonu sağlayacak yetkili bir temsilci (vekil) gönderir.
  • Model C (Sadece alt işverende kurul olması): Asıl işveren, alt işverenin kuruluna temsilci gönderir.
  • Model D (İkisinde de tek başına kurul gerekmiyor ama toplam çalışan 50+ ise): Asıl işverenin koordinasyonunda, iki işverenin ortak katılacağı "Birlikte Bir Kurul" oluşturulur.

3. Sistematik İlişkiler

Bu madde, 4857 sayılı İş Kanunu m. 2 (Alt işveren tanımı), 6331 sayılı Kanun m. 6 (İSG hizmetleri), m. 18 (Görüş alma ve katılım), m. 20 (Çalışan temsilcisi), m. 26 (Kurul kurmamanın cezası) ve "İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik" ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.

Kurulun sekretarya hizmetleri iş güvenliği uzmanınca yürütülür. Kurulda alınan kararlar onaylı karar defterine yazılır ve bu defter iş müfettişlerinin denetimlerinde birincil yasal belgedir.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin yerleşik kaza ve kusur içtihatlarına göre;

  1. Kurul Kararının İhmali (Kusur): Kurul toplantısında tespit edilen ve karar defterine yazılan bir İSG eksikliğinin (örneğin iskele korkuluklarının yetersizliği) işveren tarafından yerine getirilmemesi sırasında yaşanan kazalarda, Yargıtay işverene doğrudan kasıt veya bilinçli taksir derecesinde ağır kusur vermektedir. Kurul kararı, işverenin tehlikeyi bildiğinin ve önlemi bilerek almadığının kesin maddi delilidir.
  2. Koordinasyon Eksikliği (Asıl-Alt İşveren Müteselsil Sorumluluğu): Şantiyede alt işveren işçisinin geçirdiği kazada, asıl işverenin m. 22/2 uyarınca koordinasyonu sağlamadığını, alt işverenin temsilcisini kurula dahil etmediğini saptayan Yargıtay, asıl işvereni kazadan doğrudan müteselsilen sorumlu tutmaktadır. Koordinasyon borcu kağıt üzerinde bırakılamaz.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): 80 işçi çalıştıran tehlikeli sınıftaki bir döküm fabrikasının İSG Kurulu'nda, "ocak döküm sahasındaki sıcaklık ve havalandırma yetersizliği nedeniyle her 2 saatte bir işçilere 15 dakika dinlenme süresi (fizyolojik ara) verilmesi" kararı oyçokluğu ile (hekim, uzman ve çalışan temsilcilerinin oylarıyla) kabul edilmiştir. İşveren vekili (fabrika müdürü) bu karara karşı oy kullanmış ve "bu ara üretimi düşürür, kabul etmiyorum" diyerek kararı uygulamamıştır. 2 hafta sonra aşırı sıcaktan bayılan işçi (A) potaya düşerek vefat etmiştir.

Hukuki Analiz: M. 22/1 uyarınca, kurulun mevzuata uygun olarak aldığı kararlar işveren için emredici ve bağlayıcıdır. Dinlenme araları İSG mevzuatının (ergonomi ve termal konfor kuralları) bir gereğidir. Çoğunlukla alınan kurul kararını keyfi olarak uygulamayan işveren, yasal borcunu doğrudan ihlal etmiştir. İşveren kazadan doğrudan ve en ağır kusurla sorumlu olacak, fabrika müdürü ise TCK m. 85 uyarınca bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten yargılanacaktır.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Bir AVM şantiyesinde asıl işverenin (X) 30 çalışanı, taşeron (Y) firmasının ise 25 çalışanı vardır. Her iki işverenin de tek başına çalışan sayısı 50'nin altındadır. Şantiyede kaza geçiren (Y)'nin işçisi (B), İSG Kurulu kurulmadığı için denetimsizlik yaşandığını ileri sürerek dava açmıştır. Asıl işveren (X) ise çalışan sayısının 30 olduğunu, yasal 50 sınırının altında kaldıkları için kurul kurma yükümlülükleri bulunmadığını savunmuştur.

Hukuki Analiz: M. 22/2-ç uyarınca, kurul oluşturması gerekmeyen asıl işveren ve alt işverenin toplam çalışan sayısı 50'den fazla ise (30 + 25 = 55), koordinasyonu asıl işverence yapılmak kaydıyla birlikte ortak bir kurul oluşturulması zorunludur. İşverenin tek başına 50 sınırının altına sığınması hukuka aykırıdır. Ortak kurul kurmayan asıl işveren (X) ve alt işveren (Y) m. 22 ihlali nedeniyle kazadan müteselsilen sorumlu olacak ve para cezasıyla karşılaşacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Kurulun Yapısı: Kurul; işveren/vekili (başkan), İSG uzmanı (sekreter), işyeri hekimi, insan kaynakları sorumlusu, sivil savunma uzmanı, çalışan temsilcisi ve usta başından oluşur.
  • Toplantı Periyotları: Kurul; çok tehlikeli işyerlerinde ayda en az bir, tehlikelide iki ayda bir, az tehlikelide ise üç ayda bir toplanmak zorundadır. Ancak acil tehlike durumlarında kurul süreyi beklemeden olağanüstü toplanır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 22, işyerlerinde İSG bilincini kurumsallaştıran, karara katılım hakkıyla işçiyi koruma altına alan son derece demokratik ve teknik bir normdur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından da asıl işveren-alt işveren koordinasyon modellerinin yasal netliğe kavuşturulması, taşeronlaşmanın yarattığı karmaşayı bitiren büyük bir yasama başarısı olarak nitelendirilmektedir.

Ancak sahadaki en büyük pratik sorun, kurulların "şekli bürokrasi" (yani sadece ayda bir toplanıp çay içilen ve kâğıt imzalanan formalite) olarak işletilmesidir. İşverenler, kurul toplantılarını işçilerin taleplerini bastırma veya erteleme aracı olarak kullanmaktadırlar.

Daha da önemlisi, 50 çalışan sınırıdır. Türkiye'deki işletmelerin ezici çoğunluğu 50'den az çalışanı olan küçük ve orta boy işletmelerdir. En çok ölümlü kazanın (özellikle küçük inşaat şantiyelerinde veya atölyelerde) bu 50 sınırının altındaki işyerlerinde yaşandığı gerçeği karşısında, kurul kurma zorunluluğunun sadece büyük işyerlerine hasredilmesi ciddi bir koruma zaafıdır. Kurul kurma sınırı en azından 20 çalışana indirilmeli ve 6 aydan az süren geçici inşaat işlerinde de çalışan sayısına bakılmaksızın "Geçici Şantiye Kurulları" kurulması zorunlu hale getirilmelidir. Can güvenliği, istatistiki sayıların arkasına gizlenemez.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 22, m. 26, 4857 sayılı İş Kanunu m. 2, İSG Kurulları Hakkında Yönetmelik.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.