RESMİ METİN

Çalışan temsilcisi


MADDE 20 – (1) İşveren; işyerinin değişik bölümlerindeki riskler ve çalışan sayılarını göz önünde bulundurarak dengeli dağılıma özen göstermek kaydıyla, çalışanlar arasında yapılacak seçim veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla, aşağıda belirtilen sayılarda çalışan temsilcisini görevlendirir: (Temsilci sayıları sırasıyla a bendinden e bendine kadar resmi madde metninde çalışan sayılarına göre (1 ila 6 kişi) düzenlenmiştir.)

(2) Birden fazla çalışan temsilcisinin bulunması durumunda baş temsilci, çalışan temsilcileri arasında yapılacak seçimle belirlenir.

(3) Çalışan temsilcileri, tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan riskin azaltılması için, işverene öneride bulunma ve işverenden gerekli tedbirlerin alınmasını isteme hakkına sahiptir.

(4) Görevlerini yürütmeleri nedeniyle, çalışan temsilcileri ve destek elemanlarının hakları kısıtlanamaz ve görevlerini yerine getirebilmeleri için işveren tarafından gerekli imkânlar sağlanır.

(5) İşyerinde yetkili sendika bulunması hâlinde, işyeri sendika temsilcileri çalışan temsilcisi olarak da görev yapar.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 20. maddesi, işyerlerinde işçilerin kendi içlerinden seçtikleri temsilciler vasıtasıyla İSG karar alma süreçlerine kurumsal olarak katılmalarını sağlayan, işyeri demokrasisinin ve çalışan katılımının yasal omurgası niteliğindeki "Çalışan Temsilciliği" normudur. Madde, kanunun "İşveren ile Çalışanların Görev, Yetki ve Yükümlülükleri" başlıklı ikinci bölümünün son maddesidir. Hükmün temel amacı (ratio legis), sendikasız veya örgütsüz işyerlerinde dahi işçilerin İSG alanında ortak bir ses çıkarmasını sağlamak; işverene karşı yasal talep ve öneri haklarını tek bir temsilci vasıtasıyla kurumsal olarak iletmek; bu temsilcilerin görevleri sebebiyle cezalandırılmasını (işten atılmasını vb.) emredici olarak engellemektir.

Tarihsel gelişim açısından m. 20, Avrupa Birliği'nin 89/391/EEC sayılı Çerçeve Direktifi'nin "Çalışanların Temsili" ilkelerinin iç hukuktaki tam karşılığıdır. Yasa koyucu, temsilcinin belirlenmesinde "seçim" yöntemini asil kural olarak koymuş; ancak seçimin yapılamadığı durumlarda "atama" yöntemini ikincil (yedek) bir usul olarak belirlemiştir. Ayrıca, sendikal örgütlenmeye öncelik vererek, yetkili sendikanın işyeri temsilcilerini doğrudan çalışan temsilcisi kabul etmiştir (m. 20/5).

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Çalışan Sayısına Göre Temsilci Sayıları (m. 20/1)

İşyerinde istihdam edilen işçi sayısına göre kademelendirilmiş emredici baremlerdir (örneğin 2-50 işçiye 1 temsilci, 2001+ işçiye 6 temsilci). Temsilcilerin işyerinin farklı departmanlarına (şantiye, ofis, depo) dengeli dağıtılması zorunludur.

2.2. Baş Temsilci (m. 20/2)

Birden fazla temsilcinin olduğu büyük işyerlerinde, koordinasyonu sağlamak üzere temsilcilerin kendi aralarından seçtikleri sözcüdür.

2.3. Talep ve Öneri Yetkisi (m. 20/3)

Temsilcinin en güçlü yetkisidir. Tehlike kaynağının yok edilmesi (m. 5 ilkeleri uyarınca) için işverenden yazılı olarak önlem alınmasını talep edebilir. Bu talep, olası bir kazada işverenin "uyarılmasına rağmen önlem almadığını" gösteren en güçlü maddi kanıttır.

2.4. Temsilci Güvencesi (m. 20/4)

Görevlerini yürüten çalışan temsilcilerinin ve destek elemanlarının bu faaliyetlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz. İşveren, temsilciye görevini yapabilmesi için makul çalışma saatleri içinde ücretli izin ve bürosal imkanlar sağlamakla yükümlüdür.

2.5. Sendikal Öncelik İlkesi (m. 20/5)

İşyerinde yetkili sendika varsa, ayrıca bir çalışan temsilcisi seçimi yapılmaz. Sendikanın atadığı işyeri temsilcileri otomatik olarak bu yasanın tanıdığı tüm çalışan temsilciliği hak ve yetkilerine sahip olurlar.

3. Sistematik İlişkiler

Bu madde, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 24 (İşyeri sendika temsilcisi), 6331 sayılı Kanun m. 18 (Görüş alma ve katılım), m. 22 (İSG Kurulu - temsilcinin kurul üyesi olması), m. 26 (Temsilci görevlendirmeme idari cezası) ve "İş Sağlığı ve Güvenliği ile İlgili Çalışan Temsilcisinin Nitelikleri ve Seçilme Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ" ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.

Özellikle m. 22 uyarınca, kurul kurulan işyerlerinde çalışan temsilcisi kurulun doğal ve oy hakkına sahip asil bir üyesidir.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre;

  1. Temsilcinin İş Güvencesi: Çalışan temsilcisinin İSG önlemleri talep etmesi veya eksiklikleri rapor etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda, mahkemeler feshin geçersizliğine ve temsilcinin doğrudan işe iadesine karar vermektedir. Temsilcinin iş güvencesi kalkanı, sendika temsilcilerinin güvencesiyle (6356 m. 24) benzer nitelikte koruma sağlar.
  2. Seçim Usulünün Denetimi: İşverenin kendi belirlediği bir işçiyi işçilere sormadan doğrudan "temsilci" ataması ve İSG Kurulu üyesi yapması durumunda; yasal seçim usulünün işletilmediği gerekçesiyle kurulan kurul kararları veya risk analizleri sakatlanabilmektedir. Yargıtay, temsilcinin gerçekten "işçilerin iradesini" yansıtıp yansıtmadığını sıkı denetlemektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): 200 işçi çalıştıran tehlikeli sınıftaki bir metal fabrikasında İSG Kurulu kurulmuştur. İşveren, İSG Kurulu'nda yer alacak 3 çalışan temsilcisini, fabrikada yetkili ve toplu sözleşme sahibi sendika bulunmasına rağmen, işçiler arasından kendi seçtiği 3 kişiyi atayarak belirlemiştir. Sendika yetkilileri, yasal temsilcilerin kendileri olduğunu belirterek kurul kararlarına itiraz etmiştir.

Hukuki Analiz: M. 20/5 uyarınca, "İşyerinde yetkili sendika bulunması hâlinde, işyeri sendika temsilcileri çalışan temsilcisi olarak da görev yapar." Bu hüküm emredici olup, yetkili sendika varken ayrı bir seçim veya atama yapılması yasa dışıdır. İşverenin kendi atadığı kişilerle kurduğu İSG Kurulu sakattır ve aldığı kararlar hukuken geçersizdir. Sendikanın itirazı haklıdır; kurul derhal yetkili sendika temsilcilerinin katılımıyla yeniden oluşturulmalıdır.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Bir tekstil fabrikasında çalışan temsilcisi seçilen (B), boyahane bölümündeki zehirli gaz maskelerinin filtrelerinin süresinin dolduğunu belirterek işverenden yazılı olarak filtrelerin yenilenmesini talep etmiştir. İşveren (B)'yi "işverene karşı işçileri kışkırtmak ve huzursuzluk çıkarmak" gerekçesiyle fabrikanın en ücra bölümüne sürmüş ve ücretini düşürmüştür.

Hukuki Analiz: M. 20/3 uyarınca çalışan temsilcileri, tehlikeden kaynaklanan risklerin azaltılması için işverenden gerekli tedbirlerin alınmasını isteme hakkına sahiptir. M. 20/4 uyarınca ise "Görevlerini yürütmeleri nedeniyle çalışan temsilcilerinin hakları kısıtlanamaz." İşverenin (B)'yi İSG talepleri nedeniyle sürmesi ve ücretini düşürmesi doğrudan m. 20/4 ihlalidir. (B), bu kısıtlamaların iptali ve eski işine iade için doğrudan iş mahkemesinde dava açabilir. İşverenin eylemi ağır hukuka aykırılık teşkil eder.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Seçim Sandığı: Tebliğ gereği çalışan temsilcisi seçimi; işyerinde ilan edilmeli, adaylık süreci işletilmeli ve gizli oy-açık tasnif ilkelerine göre sandık konularak demokratik usulle yapılmalıdır. Seçim sonuçları tutanakla imza altına alınmalıdır.
  • Temsilci Nitelikleri: Temsilci adayı olacak işçilerin; işyerinde tam süreli çalışıyor olması, en az 3 yıllık iş tecrübesine sahip olması (şartlar elverdiğince) ve asgari bir eğitim düzeyine sahip olması aranır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 20, sendikasızlaşmanın ve örgütsüzlüğün zirve yaptığı Türk çalışma hayatında, işçilere en azından can güvenliklerini korumak adına yasal bir "temsiliyet ve katılım" platformu sunması yönünden son derece takdire şayan ve sosyal politika açısından vizyoner bir normdur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından da çalışan temsilciliğinin işyeri demokrasisi açısından önemi sıklıkla vurgulanmaktadır.

Ancak pratik sahadaki uygulaması adeta bir trajiktir. Sendikasız işyerlerinin %99'unda gerçek ve demokratik bir çalışan temsilcisi seçimi yapılmamaktadır. İşverenler, İSG denetimlerinde ceza yememek için, insan kaynakları departmanı aracılığıyla en uysal, ses çıkarmayacak işçileri kağıt üzerinde "temsilci" olarak atamakta ve imza föylerini tamamlamaktadırlar. İşçilerin çoğunun kendi işyerindeki çalışan temsilcisinin kim olduğundan haberi bile yoktur.

Bu zaafı gidermek adına; çalışan temsilcisi seçimlerinin denetimi sadece işverenin beyanına bırakılmamalı; seçimlerin Çalışma Bakanlığı'nın İSG-KATİP sistemi üzerinden dijital oylama ile veya iş müfettişlerinin gözetiminde yapılması zorunlu kılınmalıdır. Ayrıca, çalışan temsilcilerine 6356 sayılı Kanun'daki sendika temsilcilerine tanınan mutlak iş güvencesinin (işe başlatmama tazminatının sınırsızlığı vb.) aynen yasal lafızla tanınması, temsilcilerin işverene karşı can güvenliği taleplerini daha cesurca haykırabilmelerini sağlayacaktır. Temsilci, korkusuzca konuşabildiği ölçüde hayat kurtarabilir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 20, m. 18, m. 22, 6356 sayılı Kanun m. 24, Çalışan Temsilcisi Seçilme Usul ve Esasları Tebliği.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.