1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 2. maddesi, yasanın egemenlik sınırlarını ve koruma alanının kimleri içine alıp kimleri dışarıda bırakacağını belirleyen "Kapsam ve İstisnalar" normudur. Madde, kanunun "Amaç, Kapsam ve Tanımlar" başlıklı birinci bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), statü ayrımı gözetmeksizin, fiziksel olarak bir işyeri çatısı altında veya işin yürütümü esnasında emek sarf eden her gerçek kişiyi devletin koruyucu İSG kalkanı altına almaktır.
Bu düzenleme, Türk çalışma hayatı için devrimci bir genişleme sağlamıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun m. 4 kapsamındaki dar ve dışlayıcı istisna sistemi terk edilmiş; memurlar, sözleşmeli personel, geçici işçiler, kendi namına çalışanların yanındaki stajyerler gibi milyonlarca çalışan ilk kez tek bir İSG şemsiyesi altında birleştirilmiştir. Yasa koyucu, İSG'yi "iş ilişkisinin hukuki niteliğinden" bağımsızlaştırarak "fiili çalışma ve maruziyet" olgusuna bağlamıştır. Ancak, devletin temel savunma/güvenlik refleksleri, olağanüstü durumlar ve aile içi ilişkilerin dokunulmazlığı gibi nedenlerle bazı faaliyet alanları haklı veya haksız olarak kapsam dışı bırakılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Kapsama Dahil Edilen Geniş Kitle (Tüm Çalışanlar)
Maddede "çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlar" ifadesi kullanılmıştır. Bu lafız uyarınca, işyerinde staj yapan bir lise veya üniversite öğrencisi ya da çıraklık eğitimi alan bir çocuk, İSG tedbirleri yönünden asil kadrolu bir mühendis veya işçi ile tamamen eşit yasal koruma ve haklara sahiptir.
2.2. Kapsam Dışı Bırakılan İstisnalar
- TSK, Genel Kolluk (Polis, Jandarma) ve MİT Faaliyetleri: Bu kurumların operasyonel, askeri ve istihbarat faaliyetleri kapsam dışıdır. Ancak bunların "sivil" üretim veya bakım tesisleri (örneğin askeri fabrikalar, dikimevleri, tersaneler) kapsama dahildir.
- Afet ve Acil Durum Müdahaleleri (AFAD, İtfaiye): Afet anındaki (deprem, yangın vb.) aktif kurtarma faaliyetlerinde can pazarı yaşandığı için İSG prosedürlerinin uygulanması beklenemez.
- Ev Hizmetleri: Evlerde temizlik, çocuk bakımı veya yemek işlerinde çalışanlar yasa kapsamı dışındadır. Bu durum ağır bir koruma zaafıdır.
- Kendi Nam ve Hesabına Çalışanlar (Esnaf/Serbest Meslek): Yanında hiç işçi çalıştırmayan tek kişilik terzi veya marangoz atölyeleri kapsam dışıdır.
- Cezaevlerindeki Hükümlü/Tutuklu Faaliyetleri: İnfaz ve iyileştirme amaçlı meslek edindirme faaliyetleri yasa kapsamı dışındadır.
2.3. AYM'nin İptal Ettiği Havacılık ve Deniz Taşıma İstisnası
6552 sayılı Kanun'la m. 2/2'ye eklenen (e) bendiyle, deniz yolu taşımacılığı yapan araçların çalışanları ile hava yolu taşımacılığındaki uçuş personeli kapsam dışı bırakılmak istenmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi, 2015 yılındaki tarihi kararıyla bu istisnayı iptal etmiştir. AYM, anılan çalışanların can güvenliği ve vücut bütünlüğünün korunması hakkının anayasal eşitlik ilkesine aykırı olarak sınırlandırılamayacağına hükmederek, bu sektörleri yeniden yasa kapsamına dahil etmiştir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, 4857 sayılı İş Kanunu m. 4 (İstisnalar), T.C. Anayasası'nın 10. maddesi (Eşitlik ilkesi), 17. maddesi (Yaşama ve vücut bütünlüğü hakkı), 6098 sayılı TBK m. 417 ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
İş kazalarında sorumluluk davaları açıldığında, kazalının İSG Kanunu kapsamında olup olmaması, uygulanacak mevzuat (İSG mevzuatı mı yoksa genel TBK hükümleri mi) ve işverenin idari para cezası sorumluluğu yönünden belirleyicidir.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik kararlarına göre;
- Çırak ve Stajyerlerin Statüsü: Şantiyede veya fabrikada staj yaparken kaza geçiren öğrencilerin davalarında, Yargıtay işverenin sorumluluğunu doğrudan 6331 sayılı Kanun m. 4 ve m. 6 uyarınca en ağır seviyeden denetlemektedir. Okulun staj sigortasını yatırmış olması, işverenin İSG tedbirlerini alma ve denetleme borcunu hafifletmez.
- Ev Hizmetleri Ayrımı: Yargıtay, ev hizmetleri (temizlikçi, aşçı) çalışanlarının iş kazası davalarında 6331 sayılı Kanun'u uygulamamakta; ancak 6098 sayılı TBK m. 417 (gözetme borcu) uyarınca genel kusur sorumluluğu çerçevesinde tazminata hükmetmektedir.
- Askeri Tesis Sınırı: Bir askeri dikimevinde veya tersanede çalışan sivil memur veya işçi kaza geçirdiğinde, Yargıtay burayı "fabrika/bakım merkezi" istisnası kapsamında görerek 6331 sayılı Kanun'un tam korumasını uygulamaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Bir özel hastanede tıp fakültesi son sınıf öğrencisi (A), zorunlu stajı esnasında hastadan kan alırken koruyucu ekipman (tıbbi eldiven ve atık kutusu) yetersizliği nedeniyle hepatit virüsü bulaşmış ve hastalanmıştır. Hastane yönetimi, (A)'nın kendi çalışanları olmadığını, okulun stajyeri olduğunu ve SGK primlerinin üniversitece ödendiğini savunarak İSG sorumluluğu olmadığını iddia etmiştir.
Hukuki Analiz: 6331 sayılı Kanun m. 2/1 uyarınca yasa, stajyerler de dahil olmak üzere faaliyet konusuna bakılmaksızın tüm çalışanlara uygulanır. Stajyerlerin SGK primlerinin okulca ödenmesi sadece idari bir kuraldır; fiili çalışma ortamındaki İSG önlemlerini alma borcu tamamen hastane işverenine aittir. Hastane yönetimi İSG kurallarını ihlal ettiği için (A)'nın uğradığı bedensel zarardan doğrudan sorumludur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Haftada 3 gün bir evde temizliğe giden (B), cam silerken dengesini kaybederek 3. kattan düşmüş ve ağır yaralanmıştır. Alacaklıları, ev sahibine 6331 sayılı Kanun m. 26 uyarınca risk değerlendirmesi yapmadığı ve yüksekte çalışma önlemi almadığı için idari para cezası uygulanmasını istemiştir.
Hukuki Analiz: M. 2/2-c uyarınca "ev hizmetleri" 6331 sayılı Kanun kapsamı dışındadır. Bu nedenle ev sahibine İSG Kanunu uyarınca idari para cezası kesilemez veya risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü yüklenemez. Ancak ev sahibinin genel hukuk çerçevesinde 6098 sayılı TBK m. 417 uyarınca "gözetme ve işçiyi koruma borcu" devam etmektedir. (B), ev sahibine karşı genel hükümler dairesinde tazminat davası açabilir.
6. Pratik Uygulama Notları
- AYM İptalinin Sonucu: Havayolu uçuş personeli ve deniz yolu çalışanları, AYM'nin iptal kararından beri 6331 sayılı Kanun'un getirdiği tüm korumalardan (sağlık gözetimi, risk analizi, işyeri hekimi vb.) tam olarak yararlanmaktadır.
- Kendi Namına Çalışanlar: Eğer kendi namına çalışan bir esnaf (örneğin berber), yanına bir çırak veya kalfa alırsa, derhal m. 2/1 uyarınca "işveren" statüsü kazanır ve yasa kapsamına dahil olur.
7. Eleştirel Değerlendirme
6331 sayılı Kanun’un 2. maddesi, statü hukukunu aşarak fiili emeği korumayı hedefleyen, çırak ve stajyerleri kapsam içine alarak sosyal adalet sağlayan son derece ilerici bir düzenlemedir. Doktrinde Süzek ve Çelik / Caniklioğlu / Canbolat tarafından da kapsamın bu denli geniş tutulması takdir edilmektedir.
Ancak maddedeki bazı istisnalar ağır sosyal adaletsizlikler ve anayasal çelişkiler barındırmaktadır:
- Ev Hizmetleri Dışlanması: Ev içi emek, kayıt dışılığın, güvencesizliğin ve iş kazalarının (yüksekten düşme, kimyasal zehirlenme) en yoğun yaşandığı alanlardan biridir. Ev çalışanlarının yasa dışı bırakılması, Anayasa'nın "yaşama ve vücut bütünlüğü hakkı" ve "eşitlik" ilkeleriyle açıkça çelişmektedir. En azından düzenli çalışan ev işçileri yasa kapsamına dahil edilmelidir.
- Cezaevi Çalışanları: Hükümlü ve tutukluların işyurdu faaliyetlerinde çalıştırılması sırasında iş kazaları yaşanabilmektedir. İyileştirme kapsamı gerekçesiyle bu kişilerin İSG denetimi dışında bırakılması insani ve hukuki yönden kabul edilemez. Cezaevi atölyeleri de bağımsız iş müfettişlerinin denetimine açılmalıdır.
- Esnaf İstisnası: Yanında işçi çalıştırmayan esnafın kendi sağlığı da korunmaya muhtaçtır. Kendi namına çalışanlar için en azından asgari bir "bilgilendirme ve rehberlik" yükümlülüğü devlete verilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 2, T.C. Anayasası m. 10, m. 17, 6098 sayılı TBK m. 417, AYM'nin E. 2014/177 sayılı İptal Kararı.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 2. maddesi, yasanın egemenlik sınırlarını ve koruma alanının kimleri içine alıp kimleri dışarıda bırakacağını belirleyen "Kapsam ve İstisnalar" normudur. Madde, kanunun "Amaç, Kapsam ve Tanımlar" başlıklı birinci bölümünde yer almaktadır. Hükmün temel amacı (ratio legis), statü ayrımı gözetmeksizin, fiziksel olarak bir işyeri çatısı altında veya işin yürütümü esnasında emek sarf eden her gerçek kişiyi devletin koruyucu İSG kalkanı altına almaktır.
Bu düzenleme, Türk çalışma hayatı için devrimci bir genişleme sağlamıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun m. 4 kapsamındaki dar ve dışlayıcı istisna sistemi terk edilmiş; memurlar, sözleşmeli personel, geçici işçiler, kendi namına çalışanların yanındaki stajyerler gibi milyonlarca çalışan ilk kez tek bir İSG şemsiyesi altında birleştirilmiştir. Yasa koyucu, İSG'yi "iş ilişkisinin hukuki niteliğinden" bağımsızlaştırarak "fiili çalışma ve maruziyet" olgusuna bağlamıştır. Ancak, devletin temel savunma/güvenlik refleksleri, olağanüstü durumlar ve aile içi ilişkilerin dokunulmazlığı gibi nedenlerle bazı faaliyet alanları haklı veya haksız olarak kapsam dışı bırakılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Kapsama Dahil Edilen Geniş Kitle (Tüm Çalışanlar)
Maddede "çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlar" ifadesi kullanılmıştır. Bu lafız uyarınca, işyerinde staj yapan bir lise veya üniversite öğrencisi ya da çıraklık eğitimi alan bir çocuk, İSG tedbirleri yönünden asil kadrolu bir mühendis veya işçi ile tamamen eşit yasal koruma ve haklara sahiptir.
2.2. Kapsam Dışı Bırakılan İstisnalar
2.3. AYM'nin İptal Ettiği Havacılık ve Deniz Taşıma İstisnası
6552 sayılı Kanun'la m. 2/2'ye eklenen (e) bendiyle, deniz yolu taşımacılığı yapan araçların çalışanları ile hava yolu taşımacılığındaki uçuş personeli kapsam dışı bırakılmak istenmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi, 2015 yılındaki tarihi kararıyla bu istisnayı iptal etmiştir. AYM, anılan çalışanların can güvenliği ve vücut bütünlüğünün korunması hakkının anayasal eşitlik ilkesine aykırı olarak sınırlandırılamayacağına hükmederek, bu sektörleri yeniden yasa kapsamına dahil etmiştir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, 4857 sayılı İş Kanunu m. 4 (İstisnalar), T.C. Anayasası'nın 10. maddesi (Eşitlik ilkesi), 17. maddesi (Yaşama ve vücut bütünlüğü hakkı), 6098 sayılı TBK m. 417 ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
İş kazalarında sorumluluk davaları açıldığında, kazalının İSG Kanunu kapsamında olup olmaması, uygulanacak mevzuat (İSG mevzuatı mı yoksa genel TBK hükümleri mi) ve işverenin idari para cezası sorumluluğu yönünden belirleyicidir.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik kararlarına göre;
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Bir özel hastanede tıp fakültesi son sınıf öğrencisi (A), zorunlu stajı esnasında hastadan kan alırken koruyucu ekipman (tıbbi eldiven ve atık kutusu) yetersizliği nedeniyle hepatit virüsü bulaşmış ve hastalanmıştır. Hastane yönetimi, (A)'nın kendi çalışanları olmadığını, okulun stajyeri olduğunu ve SGK primlerinin üniversitece ödendiğini savunarak İSG sorumluluğu olmadığını iddia etmiştir.
Hukuki Analiz: 6331 sayılı Kanun m. 2/1 uyarınca yasa, stajyerler de dahil olmak üzere faaliyet konusuna bakılmaksızın tüm çalışanlara uygulanır. Stajyerlerin SGK primlerinin okulca ödenmesi sadece idari bir kuraldır; fiili çalışma ortamındaki İSG önlemlerini alma borcu tamamen hastane işverenine aittir. Hastane yönetimi İSG kurallarını ihlal ettiği için (A)'nın uğradığı bedensel zarardan doğrudan sorumludur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Haftada 3 gün bir evde temizliğe giden (B), cam silerken dengesini kaybederek 3. kattan düşmüş ve ağır yaralanmıştır. Alacaklıları, ev sahibine 6331 sayılı Kanun m. 26 uyarınca risk değerlendirmesi yapmadığı ve yüksekte çalışma önlemi almadığı için idari para cezası uygulanmasını istemiştir.
Hukuki Analiz: M. 2/2-c uyarınca "ev hizmetleri" 6331 sayılı Kanun kapsamı dışındadır. Bu nedenle ev sahibine İSG Kanunu uyarınca idari para cezası kesilemez veya risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü yüklenemez. Ancak ev sahibinin genel hukuk çerçevesinde 6098 sayılı TBK m. 417 uyarınca "gözetme ve işçiyi koruma borcu" devam etmektedir. (B), ev sahibine karşı genel hükümler dairesinde tazminat davası açabilir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
6331 sayılı Kanun’un 2. maddesi, statü hukukunu aşarak fiili emeği korumayı hedefleyen, çırak ve stajyerleri kapsam içine alarak sosyal adalet sağlayan son derece ilerici bir düzenlemedir. Doktrinde Süzek ve Çelik / Caniklioğlu / Canbolat tarafından da kapsamın bu denli geniş tutulması takdir edilmektedir.
Ancak maddedeki bazı istisnalar ağır sosyal adaletsizlikler ve anayasal çelişkiler barındırmaktadır:
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.