RESMİ METİN

Diğer merciler tarafından yapılan teftişler


Madde 95 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 95. maddesi, idari teşkilat hukukunun ve çalışma hayatının denetimi disiplininin en kritik idari meselelerinden biri olan "yetki mükerrerliğini (çatışmasını) önleme" ve "teftişte teklik" ilkelerini tanzim eden yapısal bir normdu. Madde, kanunun "Çalışma Hayatının Denetimi ve Teftişi" başlıklı yedinci bölümünde yer almaktaydı. Bu düzenlemenin amacı (ratio legis), işyerlerinin çalışma koşulları ve iş sağlığı güvenliği yönünden denetlenmesi yetkisinin sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerine ait olduğunu kesinleştirerek; belediyeler, valilikler veya diğer bakanlıklar gibi farklı kamu otoritelerinin mükerrer, çelişkili ve uzmanlık dışı denetimler yapmasını engellemek ve böylece işverenler üzerinde gereksiz bürokratik baskı oluşmasının önüne geçmektir. Ancak bu koordinasyon yapısı, tüm denetim yetkilerini tek bir çatı altında toplamak amacıyla 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.

Mülga 95. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 24. maddesi (Denetim, teftiş ve cezai yaptırımlar) ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri almıştır. Eski İş Kanunu m. 95, diğer kamu kurumlarının (örneğin belediyelerin) kendi mevzuatları uyarınca yapacakları denetimlerde, İş Kanunu hükümlerini esas alamayacaklarını ve müfettişlerin İSG denetim alanına müdahale edemeyeceklerini hükme bağlıyordu. Ayrıca, belediyelerin işyeri açma ruhsatı vermeden önce işyerlerinin İSG mevzuatına uygunluğunu sorgulamasını öngörüyordu. Güncel İSG rejiminde de teftiş yetkisinin tekliği korunmuş, teftişlerin sadece Bakanlık iş müfettişlerince yapılacağı netleştirilmiş ve diğer kurumlarla (özellikle kolluk kuvvetleri ve yerel yönetimlerle) koordinasyon esasları modernize edilmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yetki Mükerrerliğinin Önlenmesi

Aynı işyerinin, aynı konuda (örneğin yangın merdiveninin uygunluğu veya çalışma saatleri) hem belediye zabıtası hem de iş müfettişi tarafından denetlenip çelişkili kararlar verilmesinin engellenmesi ilkesidir. Teftişte teklik, hukuki belirliliğin gereğidir.

2.2. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı

Belediyeler veya il özel idareleri tarafından, bir işyerinin kurulup faaliyete geçebilmesi için çevre, imar, itfaiye ve genel sağlık şartları yönünden verilen idari izindir.

2.3. İSG Denetiminde Bakanlık Tekeli

Çalışma hayatına ilişkin yasal kuralların (4857 ve 6331 sayılı Kanunlar) denetiminde tek yetkili kılınmış meslek grubunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği olması durumudur. Diğer memurlar bu kanunlara göre ceza kesemez veya denetim yapamaz.

3. Sistematik İlişkiler

Bu mülga madde, 6331 sayılı Kanun m. 24 (ikame norm), 5393 sayılı Belediye Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ve İş Kanunu m. 91, m. 92 ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.

İşyeri açma ruhsatı verme sürecinde belediyelerin İtfaiye denetimleri (yangın güvenliği) ile iş müfettişlerinin şantiyelerdeki yangın güvenliği denetimleri arasındaki ilişki, bu maddenin en canlı uygulama alanını oluşturmaktaydı.

4. Uygulama: Yargıtay / Danıştay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre; belediyelerin "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı" verme yetkisi saklı olmakla birlikte, belediye ekiplerinin yaptığı denetimler, Çalışma Bakanlığı iş müfettişlerinin İSG yönünden yaptığı teknik denetimlerin üstünde veya onları hükümsüz kılacak nitelikte kabul edilemez. Bir işyerinin belediye tarafından ruhsatlandırılmış olması, o işyerindeki İSG önlemlerinin mevzuata tam uygun olduğunu kanıtlamaz. Olası bir iş kazasında mahkemeler, belediyenin ruhsat raporuna değil, iş müfettişinin veya teknik bilirkişilerin saptadığı somut İSG ihlallerine göre kusur tespiti yapar. Belediyeler, müfettişlerin "işin durdurulması" kararlarını uygulamak ve ruhsat süreçlerinde bu kararları dikkate almakla yükümlüdürler.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Belediyesi zabıta ekipleri, bir metal fabrikasında yaptıkları ruhsat denetiminde, makinelerin koruyucu siperliklerinin bulunmadığını gerekçe göstererek fabrikaya 4857 sayılı İş Kanunu m. 80'e aykırılıktan idari para cezası kesmişlerdir. İşveren (B) bu cezaya karşı dava açmıştır.

Hukuki Analiz: Mülga m. 95 ve güncel 6331 m. 24 uyarınca, İş Kanunu veya İSG Kanunu hükümlerine göre denetim yapma ve ceza kesme yetkisi sadece Çalışma Bakanlığı iş müfettişlerine aittir. Belediyelerin kendi zabıta yönetmelikleri dışında İş Kanunu'na dayanarak ceza kesme yetkisi yoktur. Belediyenin kestiği idari para cezası yetki aşımı nedeniyle hukuka aykırı olup iptal edilmelidir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Maden ocağı işletmesi (C), belediyeden "itfaiye ve yangın tesisatı yönünden uygundur" raporu alarak ruhsatını yenilemiştir. Ancak 1 ay sonra yapılan bakanlık teftişinde, yer altı sığınma odalarındaki yangın tüplerinin ve havalandırma sisteminin yetersiz olduğu saptanarak işin durdurulmasına karar verilmiştir. İşveren, belediyenin uygunluk raporuna dayanarak karara itiraz etmiştir.

Hukuki Analiz: Diğer idari mercilerin (itfaiye/belediye) yaptığı teftişler ve verdiği raporlar, iş müfettişlerinin İSG alanındaki nihai teknik denetim yetkisini kısıtlayamaz veya ortadan kaldıramaz. Müfettişin tespiti esas olup, işverenin belediye raporuna dayanan itirazı reddedilecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Ruhsat Aşaması Denetimi: Belediyeler işyeri ruhsatı verirken itfaiye uygunluğu, imar durumu ve genel hijyen şartlarını arar. İSG-KATİP üzerindeki uzman/hekim sözleşmelerinin varlığı belediyelerin zorunlu ruhsat kriterleri arasında yer almamaktadır (bu durum bir eksikliktir).
  • Kolluk Desteği: İş müfettişlerinin mühürleme ve kapatma kararları fiilen uygulanırken, yerel kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) ve belediye zabıtası müfettişe refakat etmek ve kararı icra etmekle yükümlüdür.
  • Gizli/Askeri Alanlar: Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki işyerlerinde belediye denetimleri tamamen sınırlandırılmış olup, buralarda teftiş yetkisi sadece MSB ve ÇSGB müfettişlerinin ortak kurulundadır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 95'in mülga edilerek 6331 sayılı Kanun m. 24 ile ikame edilmesi ve teftiş yetkisinin tek elde (ÇSGB İş Müfettişliği) toplanması, idari karmaşayı önlemek adına doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından olumlu karşılanmıştır. Yetki çatışmalarının önlenmesi işverenler açısından hukuki güvenliği pekiştirmiştir.

Ancak günümüz uygulamasında, belediyelerin ruhsat verme süreçleri ile Çalışma Bakanlığı'nın İSG denetim mekanizması arasında ciddi bir entegrasyon eksikliği (disconnection) mevcuttur. Belediyeler, çok tehlikeli sınıfta yer alan ağır sanayi işletmelerine dahi, işletmenin aktif bir iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi (İSG-KATİP kaydı) olup olmadığını sorgulamadan "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı" düzenlemektedir. Bu durum, yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen binlerce "hayalet" fabrikanın yıllarca ruhsatlı çalışmasına yol açmaktadır. Çözüm olarak; belediyelerin işyeri ruhsatı verme sistemleri ile Çalışma Bakanlığı'nın İSG-KATİP veri tabanı yazılımsal olarak entegre edilmeli; aktif İSG uzmanı ve hekim sözleşmesi bulunmayan işletmelere belediyelerce işyeri açma ruhsatı verilmesi sistem tarafından otomatik olarak engellenmelidir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 95 (Mülga), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 24, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.