1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 87. maddesi, iş hukukunun en temel sosyal fonksiyonlarından biri olan "hassas ve korumasız grupların korunması" ilkesini en radikal şekilde somutlaştıran tarihi emredici normdur. Madde, kanunun beşinci bölümünde yer almaktaydı. Bu hükmün amacı (ratio legis), henüz fiziki ve ruhsal gelişimini tamamlamamış olan çocuk ve genç işçilerin (15-18 yaş arası), çalışma hayatının ağır ve yıpratıcı koşulları altında ezilmesini önlemek; beden gelişimlerinin işyerindeki toz, kimyasal, ağır yük veya ergonomik olumsuzluklar nedeniyle sekteye uğramamasını yasal bir sağlık bariyeriyle güvence altına almaktır. Ancak bu koruyucu mekanizma, tüm çalışanların sağlık gözetimi standartlarıyla bütünleştirilmek üzere 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.
Mülga 87. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 15. maddesi (Sağlık gözetimi) ve Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri almıştır. Eski İş Kanunu m. 87, 14-18 yaş arasındaki tüm çocuk ve genç işçiler için işe girişte ve sonrasında her altı ayda bir sağlık raporu alınmasını ve bu muayenelerin 18 yaş tamamlanıncaya kadar kesintisiz sürdürülmesini zorunlu kılıyordu. Güncel İSG rejiminde de bu emredici felsefe korunmuş; çocuk ve genç işçiler "özel politika gerektiren hassas gruplar" arasına alınarak sağlık gözetimlerinin sıklığı ve derinliği artırılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Çocuk ve Genç İşçi Ayrımı
Uluslararası standartlar ve ulusal mevzuat uyarınca; 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış kişi "genç işçi", 14 yaşını tamamlamış ve ilköğretimini bitirmiş kişi ise "çocuk işçi" olarak adlandırılır. 18 yaş altındaki her iki grup da bu özel sağlık korumasından yararlanır.
2.2. Altı Ayda Bir Rapor Yenileme Zorunluluğu
Yetişkinler için tehlike sınıfına göre 1, 3 veya 5 yıl olan periyodik muayene süresi, 18 yaşından küçükler için gelişim hızları göz önüne alınarak altı ayda bir gibi son derece kısa ve sıkı bir süreye bağlanmıştır. Bu süre güncel yönetmeliklerde de hassasiyetle korunmaktadır.
2.3. Büyüme ve Gelişme Analizi
Hekim muayenesi sadece bir hastalığın olup olmadığını saptamakla sınırlı değildir; işin, çocuğun kas-iskelet sistemi gelişimine, akciğer kapasitesine ve zihinsel olgunlaşmasına zarar verip vermediği de ölçülmelidir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu mülga madde, 6331 sayılı Kanun m. 15, m. 30, İş Kanunu m. 71 (Çocuk ve genç işçileri çalıştırma yasağı ve sınırları), Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, 6098 sayılı TBK m. 417 (Gözetme borcu) ile doğrudan ilişkilidir.
Ayrıca uluslararası düzeyde, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, ILO'nun 138 sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi ve 182 sayılı En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması Sözleşmesi bu maddenin dayandığı anayasal ve evrensel temelleri oluşturur.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; 18 yaşından küçük çocukların çalıştırılması yasak olan işlerde çalıştırılması veya yasal sağlık raporu alınmadan (ya da 6 aylık periyodu aksatılarak) istihdam edilmesi durumunda, meydana gelen iş kazalarında işverene kaçınılmazlık veya işçi kusuru (müterafık kusur) indirimi uygulanamaz. Yargıtay, ergin olmayan bir çocuğun kendi sağlığı ve güvenliği konusunda irade beyanında bulunamayacağını, işverenin emredici yasakları çiğneyerek çocuğu riske attığını kabul eder. Bu gibi durumlarda işverenin sorumluluğu mutlak ve tam kusur düzeyindedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Ağaç İşleri Atölyesinde çırak olarak çalışan 16 yaşındaki (B), solunum yolları hassasiyeti olmasına rağmen hiçbir sağlık raporu alınmadan talaşlı ortamda çalıştırılmıştır. 8 ay sonra (B), ağır astım ve solunum yetmezliği teşhisiyle malul kalmıştır. İşveren, (B)'nin ailesinin muvafakatname verdiğini ve çocuğun durumunun iyi olduğunu beyan ettiğini savunmuştur.
Hukuki Analiz: Mülga m. 87 ve güncel 6331 m. 15 uyarınca 18 yaşından küçüklerin sağlık raporu olmadan çalıştırılması kesinlikle yasaktır. Ailenin rızası veya muvafakatnamesi emredici yasa kuralını ortadan kaldırmaz. İşveren, yasal sağlık taramasını yaptırmayarak çocuğun maluliyetine neden olduğu için zarardan yüzde yüz sorumludur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): 17 yaşındaki (C), bir süpermarkette reyon görevlisi olarak işe girerken sağlık raporu alınmıştır. Ancak işe başladıktan 7 ay sonra, ağır yük arabalarını çekerken omurga eğriliği (skolyoz) ve fıtık rahatsızlığı yaşamıştır. Yapılan denetimde, 6. ayda yapılması gereken periyodik sağlık raporunun yenilenmediği saptanmıştır.
Hukuki Analiz: 18 yaşından küçüklerin sağlık raporlarının 6 ayda bir yenilenmesi zorunludur. Eğer 6. ayda periyodik muayene yapılsaydı, hekim (C)'nin omurgasındaki zorlanmayı tespit edip ağır yük kaldırmasını yasaklayacaktı. İşveren periyodik denetimi aksattığı için gözetme borcunu ihlal etmiştir ve tazminatla yükümlüdür.
6. Pratik Uygulama Notları
- Raporun Kapsamı: Çocuk ve genç işçi raporları sıradan bir "çalışabilir" ibaresinden ibaret olamaz. İşyeri hekimi muayenesinde çocuğun boy-kilo gelişimi, kas kuvveti ve ruhsal olgunluğu, yapacağı işin niteliği ile birebir kıyaslanarak raporlanmalıdır.
- Eğitim Kurumu İşbirliği: Mesleki eğitim merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan öğrencilerin raporları, okul yönetimi ve işyeri hekimi koordinasyonuyla takip edilmelidir.
- Maliyet Muafiyeti: Muayene ve tahlil giderleri tamamen işverence ödenir. İşçiden veya ailesinden hiçbir isim altında kesinti yapılamaz.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 87'nin mülga edilerek çocuk ve genç işçilerin sağlık gözetiminin 6331 sayılı Kanun m. 15 altına alınması teorik olarak mevzuat bütünlüğü sağlamıştır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, çocukların fiziki ve zihinsel sömürüsünü önlemede bu sıkı sağlık raporu denetiminin en kritik sosyal koruma aracı olduğunu belirtmektedirler.
Ancak Türkiye'deki acı gerçeklik, çocuk işçiliğinin büyük oranda kayıt dışı (tarım, sokak çalışması, küçük sanayi sitelerindeki merdiven altı atölyeler) gerçekleşmesidir. Bu alanlarda hiçbir sağlık raporu veya İSG denetimi yapılmamaktadır. Ayrıca son yıllarda "Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM)" projeleri kapsamında "öğrenci/çırak" sıfatıyla ağır ve çok tehlikeli sanayi işletmelerine gönderilen çocukların, gerekli iş güvenliği önlemleri ve ciddi sağlık taramaları yapılmaksızın çalıştırılması sonucu yaşanan ölümlü iş kazaları kamuoyunun vicdanını yaralamaktadır. Eğitim adı altında çocukların ucuz iş gücü olarak sömürülmesine son verilmeli; 18 yaş altındaki tüm çalışanlar için e-okul, SGK ve e-Nabız verileri entegre edilerek, sağlık raporu ve İSG eğitimi tamamlanmayan çocukların sanayide fiilen çalıştırılması yazılımsal olarak engellenmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 87 (Mülga), m. 71, m. 72, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 15, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 87. maddesi, iş hukukunun en temel sosyal fonksiyonlarından biri olan "hassas ve korumasız grupların korunması" ilkesini en radikal şekilde somutlaştıran tarihi emredici normdur. Madde, kanunun beşinci bölümünde yer almaktaydı. Bu hükmün amacı (ratio legis), henüz fiziki ve ruhsal gelişimini tamamlamamış olan çocuk ve genç işçilerin (15-18 yaş arası), çalışma hayatının ağır ve yıpratıcı koşulları altında ezilmesini önlemek; beden gelişimlerinin işyerindeki toz, kimyasal, ağır yük veya ergonomik olumsuzluklar nedeniyle sekteye uğramamasını yasal bir sağlık bariyeriyle güvence altına almaktır. Ancak bu koruyucu mekanizma, tüm çalışanların sağlık gözetimi standartlarıyla bütünleştirilmek üzere 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.
Mülga 87. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 15. maddesi (Sağlık gözetimi) ve Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri almıştır. Eski İş Kanunu m. 87, 14-18 yaş arasındaki tüm çocuk ve genç işçiler için işe girişte ve sonrasında her altı ayda bir sağlık raporu alınmasını ve bu muayenelerin 18 yaş tamamlanıncaya kadar kesintisiz sürdürülmesini zorunlu kılıyordu. Güncel İSG rejiminde de bu emredici felsefe korunmuş; çocuk ve genç işçiler "özel politika gerektiren hassas gruplar" arasına alınarak sağlık gözetimlerinin sıklığı ve derinliği artırılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Çocuk ve Genç İşçi Ayrımı
Uluslararası standartlar ve ulusal mevzuat uyarınca; 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış kişi "genç işçi", 14 yaşını tamamlamış ve ilköğretimini bitirmiş kişi ise "çocuk işçi" olarak adlandırılır. 18 yaş altındaki her iki grup da bu özel sağlık korumasından yararlanır.
2.2. Altı Ayda Bir Rapor Yenileme Zorunluluğu
Yetişkinler için tehlike sınıfına göre 1, 3 veya 5 yıl olan periyodik muayene süresi, 18 yaşından küçükler için gelişim hızları göz önüne alınarak altı ayda bir gibi son derece kısa ve sıkı bir süreye bağlanmıştır. Bu süre güncel yönetmeliklerde de hassasiyetle korunmaktadır.
2.3. Büyüme ve Gelişme Analizi
Hekim muayenesi sadece bir hastalığın olup olmadığını saptamakla sınırlı değildir; işin, çocuğun kas-iskelet sistemi gelişimine, akciğer kapasitesine ve zihinsel olgunlaşmasına zarar verip vermediği de ölçülmelidir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu mülga madde, 6331 sayılı Kanun m. 15, m. 30, İş Kanunu m. 71 (Çocuk ve genç işçileri çalıştırma yasağı ve sınırları), Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, 6098 sayılı TBK m. 417 (Gözetme borcu) ile doğrudan ilişkilidir.
Ayrıca uluslararası düzeyde, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, ILO'nun 138 sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi ve 182 sayılı En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması Sözleşmesi bu maddenin dayandığı anayasal ve evrensel temelleri oluşturur.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; 18 yaşından küçük çocukların çalıştırılması yasak olan işlerde çalıştırılması veya yasal sağlık raporu alınmadan (ya da 6 aylık periyodu aksatılarak) istihdam edilmesi durumunda, meydana gelen iş kazalarında işverene kaçınılmazlık veya işçi kusuru (müterafık kusur) indirimi uygulanamaz. Yargıtay, ergin olmayan bir çocuğun kendi sağlığı ve güvenliği konusunda irade beyanında bulunamayacağını, işverenin emredici yasakları çiğneyerek çocuğu riske attığını kabul eder. Bu gibi durumlarda işverenin sorumluluğu mutlak ve tam kusur düzeyindedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Ağaç İşleri Atölyesinde çırak olarak çalışan 16 yaşındaki (B), solunum yolları hassasiyeti olmasına rağmen hiçbir sağlık raporu alınmadan talaşlı ortamda çalıştırılmıştır. 8 ay sonra (B), ağır astım ve solunum yetmezliği teşhisiyle malul kalmıştır. İşveren, (B)'nin ailesinin muvafakatname verdiğini ve çocuğun durumunun iyi olduğunu beyan ettiğini savunmuştur.
Hukuki Analiz: Mülga m. 87 ve güncel 6331 m. 15 uyarınca 18 yaşından küçüklerin sağlık raporu olmadan çalıştırılması kesinlikle yasaktır. Ailenin rızası veya muvafakatnamesi emredici yasa kuralını ortadan kaldırmaz. İşveren, yasal sağlık taramasını yaptırmayarak çocuğun maluliyetine neden olduğu için zarardan yüzde yüz sorumludur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): 17 yaşındaki (C), bir süpermarkette reyon görevlisi olarak işe girerken sağlık raporu alınmıştır. Ancak işe başladıktan 7 ay sonra, ağır yük arabalarını çekerken omurga eğriliği (skolyoz) ve fıtık rahatsızlığı yaşamıştır. Yapılan denetimde, 6. ayda yapılması gereken periyodik sağlık raporunun yenilenmediği saptanmıştır.
Hukuki Analiz: 18 yaşından küçüklerin sağlık raporlarının 6 ayda bir yenilenmesi zorunludur. Eğer 6. ayda periyodik muayene yapılsaydı, hekim (C)'nin omurgasındaki zorlanmayı tespit edip ağır yük kaldırmasını yasaklayacaktı. İşveren periyodik denetimi aksattığı için gözetme borcunu ihlal etmiştir ve tazminatla yükümlüdür.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 87'nin mülga edilerek çocuk ve genç işçilerin sağlık gözetiminin 6331 sayılı Kanun m. 15 altına alınması teorik olarak mevzuat bütünlüğü sağlamıştır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, çocukların fiziki ve zihinsel sömürüsünü önlemede bu sıkı sağlık raporu denetiminin en kritik sosyal koruma aracı olduğunu belirtmektedirler.
Ancak Türkiye'deki acı gerçeklik, çocuk işçiliğinin büyük oranda kayıt dışı (tarım, sokak çalışması, küçük sanayi sitelerindeki merdiven altı atölyeler) gerçekleşmesidir. Bu alanlarda hiçbir sağlık raporu veya İSG denetimi yapılmamaktadır. Ayrıca son yıllarda "Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM)" projeleri kapsamında "öğrenci/çırak" sıfatıyla ağır ve çok tehlikeli sanayi işletmelerine gönderilen çocukların, gerekli iş güvenliği önlemleri ve ciddi sağlık taramaları yapılmaksızın çalıştırılması sonucu yaşanan ölümlü iş kazaları kamuoyunun vicdanını yaralamaktadır. Eğitim adı altında çocukların ucuz iş gücü olarak sömürülmesine son verilmeli; 18 yaş altındaki tüm çalışanlar için e-okul, SGK ve e-Nabız verileri entegre edilerek, sağlık raporu ve İSG eğitimi tamamlanmayan çocukların sanayide fiilen çalıştırılması yazılımsal olarak engellenmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.