RESMİ METİN

Ağır ve tehlikeli işlerde rapor


Madde 86 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 86. maddesi, iş sağlığı ve güvenliği hukukunun en dinamik önleyici aracı olan "sağlık gözetimi" yükümlülüğünün tarihsel omurgasını oluşturmaktadır. Madde, kanunun beşinci bölümünde yer almaktaydı. Bu hükmün amacı (ratio legis), ağır ve tehlikeli işlerin getirdiği yoğun fiziksel ve ruhsal yıpranma karşısında, işçilerin bu işlerde çalışmaya elverişli olup olmadıklarını işe giriş aşamasında ve çalışma süresince periyodik olarak tıbbi denetimden geçirmektir. Böylece, henüz klinik olarak ortaya çıkmamış meslek hastalıklarının veya bünyesel yatkınlıkların işçinin hayatını kaybetmesine yol açması engellenmek istenmiştir. Ancak bu madde, İSG mevzuatını tek çatı altında toplamak amacıyla 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.

Mülga 86. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 15. maddesi (Sağlık gözetimi) almıştır. Mülga İş Kanunu döneminde sağlık raporu alma yükümlülüğü sadece "Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği" kapsamında kalan işler için zorunluyken; 6331 sayılı Kanun ile bu kapsam genişletilmiş ve "Tehlikeli" ve "Çok Tehlikeli" sınıfta yer alan tüm işyerlerinde çalışanların işe başlamadan önce, iş değişikliğinde ve periyodik olarak sağlık raporu almaları zorunlu kılınmıştır. Bu dönüşüm, tıp bilimindeki gelişmelerle uyumlu olarak koruyucu hekimlik anlayışını iş hukukunun merkezine yerleştirmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İşe Giriş Raporu

İşçinin fiilen işe başlatılmasından önce alınması gereken, işçinin yapacağı işin niteliğine göre bünyesel bir engeli bulunmadığını teyit eden tıbbi rapordur. Rapor alınmadan işe başlatma doğrudan mevzuata aykırılık teşkil eder.

2.2. Periyodik Rapor (Sağlık Gözetimi)

İşin devamı süresince, yapılan işin tehlike derecesine göre belirli aralıklarla yenilenen tıbbi kontrollerdir. 6331 m. 15 kapsamında bu süreler; çok tehlikeli sınıfta en geç yılda bir, tehlikeli sınıfta en geç üç yılda bir, az tehlikeli sınıfta ise en geç beş yılda bir olarak belirlenmiştir.

2.3. İşe Elverişlilik Kararı

Hekimin yaptığı tahlil ve muayene sonucunda işçinin o işte çalışıp çalışamayacağına dair verdiği kesin tıbbi hükümdür. Bu hüküm işveren üzerinde bağlayıcıdır.

3. Sistematik İlişkiler

Bu mülga madde, 6331 sayılı Kanun m. 15 (ikame norm), 6098 sayılı TBK m. 417 (Gözetme borcu), İş Kanunu m. 24/I-a (Sağlık nedeniyle fesih), m. 25/I-a (İşverenin sağlık nedeniyle feshi) ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile doğrudan ilişkilidir.

İşçinin periyodik sağlık muayenesi sonucunda o işte çalışamayacağının anlaşılması, taraflara duruma göre m. 24/I-a veya m. 25/I-a uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı tanır. Ancak işverenin öncelikle işçiyi durumuna uygun başka bir pozisyona aktarma yükümlülüğü (gözetme borcu kapsamında) önceliklidir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 21. Hukuk Dairesi'nin (mülga) yerleşik içtihatlarına göre; sağlık raporu alma ve periyodik muayeneleri yaptırma yükümlülüğü tamamen işverenin sorumluluğundadır. İşçi işe girmek için can atıyor olsa ve "hiçbir sağlık sorunum yoktur, sorumluluk bana aittir" şeklinde yazılı bir feragatname imzalasa dahi bu feragatname geçersizdir. İşverenin usulüne uygun sağlık raporu almadan işçiyi tehlikeli işte çalıştırması ve işçinin bünyesel yatkınlığı (örneğin gizli kalp hastalığı veya fıtık) nedeniyle zarar görmesi halinde, işverenin yasal yükümlülüğünü ihlal etmesinden dolayı tazminat sorumluluğu tam olarak doğar. Yasa dışı çalıştırma, illiyet bağını kesmez; aksine kusuru yoğunlaştırır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Kimya Fabrikasında (Çok Tehlikeli Sınıf) reaktör operatörü olarak işe başlayan (B)'den işe giriş sağlık raporu istenmemiş, (B) işe başladıktan 4 ay sonra kronik böbrek yetmezliği atağı geçirerek malul kalmıştır. İşveren, (B)'nin bu hastalığının çocukluktan beri mevcut olduğunu, fabrikadaki çalışmanın buna yol açmadığını savunmaktadır.

Hukuki Analiz: Mülga m. 86 ve güncel 6331 m. 15 uyarınca çok tehlikeli sınıfta sağlık raporu olmadan işçi çalıştırmak yasaktır. İşyeri hekimi tarafından yapılacak işe giriş muayenesinde (idrar ve kan tahlilleriyle) bu hastalığın tespit edilmesi ve işçinin bu pozisyona uygun olmadığının raporlanması gerekirdi. İşveren sağlık gözetimi yükümlülüğünü ihlal ederek riski realize ettiği için zarardan doğrudan sorumludur.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Tekstil fabrikasının boyahane bölümünde çalışan (C)'nin 3 yılda bir yapılması gereken periyodik akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testi (SFT) işveren tarafından aksatılmıştır. (C), ağır astım atağı geçirerek hastaneye kaldırılmış ve mesleki astım teşhisi almıştır.

Hukuki Analiz: Periyodik raporların zamanında yenilenmemesi, işverenin sağlık gözetimi borcunun ve dolayısıyla gözetme borcunun (TBK m. 417) açık ihlalidir. Eğer testler zamanında yapılsaydı hastalık başlangıç aşamasında tespit edilip işçi başka bölüme aktarılabilecekti. İşverenin tazminat sorumluluğu tamdır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Rapor Makamı: Raporlar mutlaka işyeri hekiminden alınmalıdır. İşyerinde hekim yoksa (kamu veya az tehlikeli/50'den az çalışanlı yerlerde), kamu sağlık hizmeti sunucuları (Aile Hekimliği, Devlet Hastaneleri) yetkilidir. Ancak tehlikeli ve çok tehlikeli işler için aile hekimliği raporları tek başına yeterli kabul edilmeyebilir; özel tahlillerin devlet hastanesinde yapılması gerekir.
  • Maliyetlerin Karşılanması: Sağlık gözetiminden kaynaklanan tüm tahlil, röntgen ve tetkik maliyetleri işveren tarafından karşılanır; bu giderler hiçbir şekilde işçiye yansıtılamaz veya maaşından kesilemez.
  • İdari Para Cezası: Sağlık raporu alınmayan her bir çalışan için işverene her ay çalışan başına idari para cezası uygulanır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 86'nın kaldırılarak sağlık gözetiminin 6331 sayılı Kanun m. 15 ile modern ve kademeli periyotlara bağlanması son derece isabetlidir. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, bu yeni yapının çalışan sağlığını sadece işe giriş anında değil, tüm meslek hayatı boyunca koruyan aktif bir kalkan olduğunu belirtmektedirler.

Ancak günümüz uygulamasında, Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) arasındaki yoğun fiyat rekabeti nedeniyle, işyeri hekimlerinin işçileri fiilen muayene etmeden, gerekli laboratuvar testlerini ve röntgenleri yaptırmadan kağıt üzerinde "İşe Elverişlidir" raporu düzenledikleri (naylon raporculuk) acı bir gerçektir. Bu sorunun çözümü için; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın İSG-KATİP sistemi ile Sağlık Bakanlığı'nın e-Nabız/e-Rapor sistemi entegre edilmeli; işyeri hekiminin düzenleyeceği işe elverişlilik raporu, ilgili işçinin tehlike sınıfına göre yapılması zorunlu olan tahlillerin (kan, SFT, odyometri vb.) e-Nabız sistemine yüklendiği doğrulanmadan dijital olarak onaylanamamalıdır.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 86 (Mülga), m. 24/I-a, m. 25/I-a, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 15, 6098 sayılı TBK m. 417.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.