RESMİ METİN

İşçilerin hakları


Madde 83 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 83. maddesi, iş hukukunda işçinin can güvenliğini ve yaşam hakkını doğrudan koruma altına alan, işverenin yönetim hakkına karşı işçiye tanınmış en güçlü yasal def’i ve meşru müdafaa aracıdır. Madde, kanunun beşinci bölümünde yer almaktaydı. Bu hükmün amacı (ratio legis), işçiyi "ekonomik geleceğini korumak adına hayatını riske atma" ikileminden kurtarmak; işyerinde ciddi ve yakın bir tehlike ortaya çıktığında, işçiye işi bırakıp güvenli bir alana çekilme ve tehlike giderilinceye kadar çalışmayı askıya alma hakkını tanımaktır. Ancak bu koruyucu mekanizma, daha dinamik ve hızlı uygulanabilir hale getirilmek amacıyla 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.

Mülga 83. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 13. maddesi (Çalışmaktan kaçınma hakkı) almıştır. Mülga İş Kanunu m. 83 döneminde, işçinin çalışmaktan kaçınabilmesi için öncelikle İSG Kurulu'na başvurması, kurulun tehlikeyi teyit etmesi ve durumu karar altına alması gibi son derece hantal ve bürokratik bir usul öngörülmüştü. Acil durumlarda saniyelerin dahi hayati önem taşıdığı gerçeği karşısında bu usul, işçiyi korumada yetersiz kalıyordu. 6331 m. 13 ile yapılan devrim niteliğindeki değişiklikle; tehlikenin "ciddi, yakın ve kaçınılmaz" olduğu hallerde işçiye, kurul kararı veya herhangi bir merci onayı beklemeksizin derhal çalışmayı durdurup güvenli yere çekilme hakkı tanınmıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Ciddi ve Yakın Tehlike

İşçinin yaşam bütünlüğü, fiziki veya ruhsal sağlığı üzerinde anında ya da çok kısa sürede ağır ve telafisi imkansız bir zarar (ölüm, yaralanma, uzuv kaybı) doğurma ihtimali yüksek olan olağan dışı risk durumudur.

2.2. Çalışmaktan Kaçınma Hakkı

İş sözleşmesinin temel edimi olan "iş görme borcu"nun işçi tarafından geçici olarak hukuka uygun şekilde askıya alınmasıdır. Bu bir işi yavaşlatma veya grev değil, işverenin gözetme borcuna aykırılığına karşı geliştirilmiş yasal bir sözleşmeyi ifadan kaçınma hakkıdır.

2.3. İş Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi

İşverenin tehlikeyi gidermemesi veya işçiyi zorla çalıştırmaya devam etmesi durumunda, işçiye tanınan ve kıdem tazminatı hakkını koruyan tek taraflı bozucu yenilik doğuran fesih hakkıdır.

3. Sistematik İlişkiler

Bu mülga madde, 6331 sayılı Kanun m. 13 (doğrudan ikame norm), İş Kanunu m. 24/I-a (Sağlık nedeniyle fesih), m. 24/II-f (Çalışma şartlarının uygulanmaması), m. 25/II-h (Görevini yapmamakta ısrar eden işçinin haklı feshi) ve 6098 sayılı TBK m. 97 (Ödememe defi) ile m. 417 (Gözetme borcu) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.

Sistematik açıdan en önemli husus, çalışmaktan kaçınma hakkını kullanan işçinin ücretinin kesilemeyeceğidir. Askı süresince işçinin ücreti, primleri ve tüm sosyal güvenlik hakları aynen devam eder. Bu yönüyle hakkın kullanımı, işverenin borçlu temerrüdüne (TBK m. 408) düşmesi sonucunu doğurur.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; ciddi ve yakın tehlike nedeniyle çalışmaktan kaçınan işçinin iş sözleşmesinin işverence "devamsızlık" (m. 25/II-g) veya "verilen görevi yapmama" (m. 25/II-h) gerekçeleriyle tazminatsız olarak feshedilmesi tamamen hukuka aykırıdır. Yargıtay, İSG önlemlerinin eksik olduğunu (örneğin emniyet ağı bulunmayan iskelede çalıştırılma) ispat eden işçinin çalışmaktan kaçınmasını meşru bir hak kabul eder ve işverenin yaptığı fesihi geçersiz sayarak işçinin işe iadesine veya tam tazminatına hükmeder. İşçinin can güvenliği, işverenin yönetim hakkından ve üretim menfaatinden her zaman üstündür.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Petrokimya Tesisinde çalışan teknisyen (B), reaktör odasında gaz sızıntısı uyarı sisteminin çaldığını görmüş ve kişisel koruyucu maskelerin süresinin dolmuş olduğunu fark ederek çalışmayı derhal durdurup tesisi terk etmiştir. Vardiya amiri (C), üretimin durması nedeniyle şirketin zarara uğradığını iddia ederek (B)'nin iş akdini m. 25/II-ı (işverene zarar verme) uyarınca tazminatsız feshetmiştir.

Hukuki Analiz: Mülga m. 83 ve güncel 6331 m. 13 uyarınca tehlike ciddi ve kaçınılmazdır. İşçi (B), kurul kararını bekleyemeyecek kadar acil bir durumda çalışmaktan kaçınma hakkını tam bir hukuka uygunluk içinde kullanmıştır. Fesih tamamen geçersizdir. İşçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakları ile varsa işe iade davası açma hakkı saklıdır.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Yüksek gerilim hattı montajında çalışan hat işçisi (C), koruyucu emniyet kemeri ve yalıtkan eldivenlerin yırtık olduğunu belirterek çalışmaktan kaçınmıştır. İşveren 5 gün boyunca yeni donanım temin etmemiş ve (C)'ye "çalışmazsan ücret alamazsın" demiştir. Bunun üzerine (C), iş akdini tek taraflı feshetmiştir.

Hukuki Analiz: İşverenin emredici İSG önlemlerini almaması karşısında işçi çalışmaktan kaçınma hakkını kullanmış olup bu sürede ücreti tam işler. İşverenin donanımı temin etmemekte direnmesi üzerine işçi 6331 m. 13/4 ve İş Kanunu m. 24/II-f uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkına sahiptir. İşçinin kıdem tazminatı talebi kabul edilmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Tutanak ve Bildirim: İşçi çalışmaktan kaçınma hakkını kullandığında, durumu derhal işverene, işveren vekiline veya İSG uzmanına (mümkünse yazılı olarak, kısa mesajla veya şahitler huzurunda) bildirmelidir. Bu durum, devamsızlık suçlamalarına karşı en güçlü savunmadır.
  • Güvenli Yerde Bekleme: Çalışmaktan kaçınma hakkı işyerini izinsiz terk edip eve gitme hakkı vermez. İşçi, işyerindeki güvenli bir bölgede tehlikenin giderilmesini beklemekle yükümlüdür.
  • İspat Kolaylığı: Yargılama aşamasında işyerindeki tehlikenin varlığı konusunda iş müfettişi raporları, İSG uzmanının onaylı defter kayıtları ve tanık beyanları asli delil niteliğindedir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Mülga 83. maddedeki hantal kurul kararı prosedürünün kaldırılarak 6331 m. 13 ile ani ve kaçınılmaz tehlikelerde doğrudan kaçınma hakkının getirilmesi Türk iş hukuku adına tarihi bir kazanımdır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, bu değişikliğin ILO'nun 155 sayılı Sözleşmesi ve AB'nin 89/391/EEC sayılı Çerçeve Direktifi ile tam uyum sağladığını belirtmektedirler.

Ancak acı bir gerçeklik olarak, Türkiye'de sendikasız ve iş güvencesiz çalışan geniş işçi kitleleri, bu hakkı fiilen kullanamamaktadır. İşçiler çalışmaktan kaçındıkları anda fiilen "kara listeye" alınmakta, kod 46 veya benzeri tazminatsız kodlarla işten çıkarılmakta ve uzun süren yargı süreçleriyle cezalandırılmaktadırlar. Bu yasal korumanın kağıt üzerinde kalmaması için; çalışmaktan kaçınma hakkını kullanan işçilerin işten çıkarılması halinde açılacak işe iade davalarında ispat yükü tamamen işverene yüklenmeli ve işe başlatmama tazminatları caydırıcı şekilde en az 12 aylık ücret tutarında belirlenmelidir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 83 (Mülga), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 13, 6098 sayılı TBK m. 97, m. 408, m. 417.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.