1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 82. maddesi, iş sağlığı ve güvenliğinin teknik ve mühendislik boyutunu güvence altına almayı amaçlayan, iş güvenliği uzmanlığı müessesesinin Türk hukukundaki ilk yasal temel taşıdır. Madde, kanunun beşinci bölümünde yer almaktaydı. Bu düzenlemenin amacı (ratio legis), özellikle sanayi tipi üretim yapan ve makine parkuru yoğun olan büyük işyerlerinde, iş kazalarını önlemek üzere teknik ve mühendislik bilgisine sahip profesyonellerin istihdam edilmesini zorunlu kılarak işverenin teknik eksikliklerini gidermektir. Ancak bu madde, önce 15/05/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanun’un 37. maddesi ile mülga edilmiş, ardından bu alandaki tüm boşluklar 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile tamamen doldurulmuştur.
Mülga 82. maddenin tarihsel gelişimi incelendiğinde, 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 74. maddesinin bir devamı olduğu görülür. Eski düzenleme sadece "mühendis veya teknik eleman" istihdamını öngörürken ve "sanayiden sayılan, elliden fazla işçi çalıştıran" işyerleri ile sınırlıyken; günümüzde bu müessese 6331 sayılı Kanun’un 6. ve 8. maddeleri uyarınca çok daha geniş bir yelpazede "İş Güvenliği Uzmanı" başlığı altında yeniden yapılandırılmıştır. Yeni sistemde mühendislerin yanı sıra mimarlar, teknik öğretmenler ile fen-edebiyat fakültelerinin fizik, kimya ve biyoloji lisans mezunlarına da (belirli eğitim ve sınav aşamalarından sonra) iş güvenliği uzmanı olma hakkı tanınmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İş Güvenliği Mühendisi ve Uzmanı
Teknik güvenliği sağlamakla yükümlü, makine, elektrik, inşaat gibi riskli alanlarda mühendislik bilgisiyle risk analizi yapabilen uzmandır. 6331 sayılı Kanun ile uzmanlar A, B ve C sınıfı olmak üzere tehlike derecelerine göre sertifikalandırılmıştır.
2.2. Rehberlik ve Danışmanlık Rolü
Mülga m. 82 ve güncel m. 8 kapsamında iş güvenliği uzmanı, işverenin bir nevi "teknik danışmanı"dır. Uzmanın görevi karar almak değil, riskleri tespit etmek, işverene öneriler sunmak ve rehberlik etmektir. Karar mercii ve icra makamı her zaman işverendir.
2.3. Onaylı Defter (Tespit ve Öneri Defteri)
Uzmanın yaptığı tespitleri ve önerileri yazdığı, işverenin de imzalamakla yükümlü olduğu, hukuki açıdan noter onaylı defter hükmünde olan yasal belgedir. Deftere yazılan her öneri, işverene doğrudan tebliğ edilmiş sayılır.
3. Sistematik İlişkiler
Bu mülga madde, 6331 sayılı Kanun m. 6, m. 8, m. 10 (Risk değerlendirmesi), 6098 sayılı TBK m. 417 (Gözetme borcu), 5237 sayılı TCK m. 85 (Taksirle öldürme) ve m. 89 (Taksirle yaralama) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
İş güvenliği uzmanının onaylı deftere yazdığı teknik eksiklikler, olası bir iş kazasında kusur oranlarının belirlenmesinde (tazminat ve ceza davalarında) en kritik delili oluşturur. Uzmanın deftere yazmasına rağmen işverenin gerekli teknik önlemi almaması, işverenin kusurunu kast seviyesine yaklaştırırken, uzmanın sorumluluğunu ortadan kaldırır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; iş güvenliği uzmanları işyerinde işi durdurma veya bütçe ayırma yetkisine sahip olmadıklarından, sadece "rehberlik ve danışmanlık" yapmakla sorumludurlar. Bir iş kazasında uzman, hayati tehlike arz eden durumu onaylı deftere yazarak işverene bildirmişse, kazanın meydana gelmesinde artık uzmana cezai kusur izafe edilemez; sorumluluk tamamen işverene veya işveren vekiline aittir. Ancak uzman, açık ve teknik bir hatayı (örneğin yürüyen aksamın açıkta bırakılmasını) deftere yazmamış ve risk değerlendirmesinde belirtmemişse, "taksirle ölüme/yaralamaya neden olma" suçundan cezai sorumluluğu doğar.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) İnşaat Şirketi'nde çalışan B sınıfı iş güvenliği uzmanı (C), şantiyedeki dış cephe iskelesinin ankrajlarının (bağlantı elemanlarının) eksik olduğunu saptayarak durumu onaylı deftere yazmış ve işverene imzalatmıştır. İşveren (D), iskelenin sökülüp yeniden kurulmasının zaman kaybı yaratacağını belirterek çalışmaya devam edilmesini istemiştir. Ertesi gün iskele çökmüş ve 2 işçi hayatını kaybetmiştir.
Hukuki Analiz: İş güvenliği uzmanı (C), teknik tespitini onaylı deftere yazarak işvereni açıkça uyarmıştır. Karar ve uygulama yetkisi bulunmayan uzmana bu kazada ne hukuki ne de cezai kusur verilemez. İşveren (D) ise hayati tehlikeyi bilmesine rağmen üretimi sürdürdüğü için TCK m. 85/2 kapsamında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan doğrudan ve ağır hapis cezası istemiyle yargılanacaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Plastik enjeksiyon fabrikasında görev yapan C sınıfı uzman (E), fabrikada periyodik risk değerlendirmesi yaparken pres makinelerinin emniyet sensörlerinin devre dışı bırakıldığını gözden kaçırmış ve bunu deftere yazmamıştır. Bir işçi elini prese kaptırarak malul kalmıştır.
Hukuki Analiz: Emniyet sensörlerinin çalışıp çalışmadığını denetlemek uzmanın temel teknik görevidir. Uzman (E), mesleki özen yükümlülüğünü ihlal ederek bu açık riski tespit edemediği ve raporlamadığı için kazada asli/tali kusurludur. Hem işverene karşı rücu davasında hukuken tazminatla hem de TCK m. 89 kapsamında taksirle yaralama suçundan cezai olarak yargılanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
- Uzmanın İhbar Yükümlülüğü: Uzman, işyerindeki hayati tehlikenin işverene bildirilmesine rağmen makul sürede giderilmemesi halinde, bu durumu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yetkili birimlerine (ALO 170 veya yazılı dilekçe ile) bildirmekle yükümlüdür. Bu bildiriminden dolayı uzmanın iş sözleşmesi feshedilemez; feshedilirse uzman 1 yıllık ücretinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hak kazanır.
- Sertifika Uyumsuzluğu: İşverenler, tehlike sınıfına göre doğru sınıf sertifikalı uzman çalıştırmak zorundadır. Aksi takdirde, uzman görev yapsa dahi hiç uzman çalıştırılmamış gibi idari para cezası kesilir ve kaza halinde işverenin sorumluluğu artar.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 82'nin kaldırılarak bu hizmetlerin 6331 sayılı Kanun altında disipline edilmesi olumlu olmakla birlikte, doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, mühendis olmayan kişilere (örneğin teknik öğretmenler veya temel bilim mezunları) iş güvenliği uzmanı unvanı verilmesini ciddi şekilde eleştirmektedirler. Ağır sanayi, madencilik veya kimya endüstrisi gibi ileri düzeyde mühendislik hesaplaması gerektiren işyerlerinde, mühendislik formasyonuna sahip olmayan uzmanların risk analizleri yüzeysel kalmakta ve kazaların önlenmesinde yetersiz kalmaktadır.
Diğer bir büyük sorun ise "onaylı defter" mekanizmasının fiilen işlememesidir. Uzmanlar, işvereni kızdıracak ve ek maliyet çıkaracak eksiklikleri deftere yazdıklarında işten atılma tehdidiyle karşılaşmaktadırlar. Bu kısır döngüyü kırmak adına, onaylı defterlerin fiziki ortamdan çıkarılarak Çalışma Bakanlığı'nın entegre ettiği e-devlet tabanlı "e-İSG Defteri" sistemine geçilmesi ve sisteme girilen verilerin işveren tarafından değiştirilemeyecek şekilde blokzincir veya güvenli sunucu altyapısıyla korunması elzemdir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 82 (Mülga), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 6, m. 8, m. 10.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 82. maddesi, iş sağlığı ve güvenliğinin teknik ve mühendislik boyutunu güvence altına almayı amaçlayan, iş güvenliği uzmanlığı müessesesinin Türk hukukundaki ilk yasal temel taşıdır. Madde, kanunun beşinci bölümünde yer almaktaydı. Bu düzenlemenin amacı (ratio legis), özellikle sanayi tipi üretim yapan ve makine parkuru yoğun olan büyük işyerlerinde, iş kazalarını önlemek üzere teknik ve mühendislik bilgisine sahip profesyonellerin istihdam edilmesini zorunlu kılarak işverenin teknik eksikliklerini gidermektir. Ancak bu madde, önce 15/05/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanun’un 37. maddesi ile mülga edilmiş, ardından bu alandaki tüm boşluklar 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile tamamen doldurulmuştur.
Mülga 82. maddenin tarihsel gelişimi incelendiğinde, 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 74. maddesinin bir devamı olduğu görülür. Eski düzenleme sadece "mühendis veya teknik eleman" istihdamını öngörürken ve "sanayiden sayılan, elliden fazla işçi çalıştıran" işyerleri ile sınırlıyken; günümüzde bu müessese 6331 sayılı Kanun’un 6. ve 8. maddeleri uyarınca çok daha geniş bir yelpazede "İş Güvenliği Uzmanı" başlığı altında yeniden yapılandırılmıştır. Yeni sistemde mühendislerin yanı sıra mimarlar, teknik öğretmenler ile fen-edebiyat fakültelerinin fizik, kimya ve biyoloji lisans mezunlarına da (belirli eğitim ve sınav aşamalarından sonra) iş güvenliği uzmanı olma hakkı tanınmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İş Güvenliği Mühendisi ve Uzmanı
Teknik güvenliği sağlamakla yükümlü, makine, elektrik, inşaat gibi riskli alanlarda mühendislik bilgisiyle risk analizi yapabilen uzmandır. 6331 sayılı Kanun ile uzmanlar A, B ve C sınıfı olmak üzere tehlike derecelerine göre sertifikalandırılmıştır.
2.2. Rehberlik ve Danışmanlık Rolü
Mülga m. 82 ve güncel m. 8 kapsamında iş güvenliği uzmanı, işverenin bir nevi "teknik danışmanı"dır. Uzmanın görevi karar almak değil, riskleri tespit etmek, işverene öneriler sunmak ve rehberlik etmektir. Karar mercii ve icra makamı her zaman işverendir.
2.3. Onaylı Defter (Tespit ve Öneri Defteri)
Uzmanın yaptığı tespitleri ve önerileri yazdığı, işverenin de imzalamakla yükümlü olduğu, hukuki açıdan noter onaylı defter hükmünde olan yasal belgedir. Deftere yazılan her öneri, işverene doğrudan tebliğ edilmiş sayılır.
3. Sistematik İlişkiler
Bu mülga madde, 6331 sayılı Kanun m. 6, m. 8, m. 10 (Risk değerlendirmesi), 6098 sayılı TBK m. 417 (Gözetme borcu), 5237 sayılı TCK m. 85 (Taksirle öldürme) ve m. 89 (Taksirle yaralama) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
İş güvenliği uzmanının onaylı deftere yazdığı teknik eksiklikler, olası bir iş kazasında kusur oranlarının belirlenmesinde (tazminat ve ceza davalarında) en kritik delili oluşturur. Uzmanın deftere yazmasına rağmen işverenin gerekli teknik önlemi almaması, işverenin kusurunu kast seviyesine yaklaştırırken, uzmanın sorumluluğunu ortadan kaldırır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; iş güvenliği uzmanları işyerinde işi durdurma veya bütçe ayırma yetkisine sahip olmadıklarından, sadece "rehberlik ve danışmanlık" yapmakla sorumludurlar. Bir iş kazasında uzman, hayati tehlike arz eden durumu onaylı deftere yazarak işverene bildirmişse, kazanın meydana gelmesinde artık uzmana cezai kusur izafe edilemez; sorumluluk tamamen işverene veya işveren vekiline aittir. Ancak uzman, açık ve teknik bir hatayı (örneğin yürüyen aksamın açıkta bırakılmasını) deftere yazmamış ve risk değerlendirmesinde belirtmemişse, "taksirle ölüme/yaralamaya neden olma" suçundan cezai sorumluluğu doğar.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) İnşaat Şirketi'nde çalışan B sınıfı iş güvenliği uzmanı (C), şantiyedeki dış cephe iskelesinin ankrajlarının (bağlantı elemanlarının) eksik olduğunu saptayarak durumu onaylı deftere yazmış ve işverene imzalatmıştır. İşveren (D), iskelenin sökülüp yeniden kurulmasının zaman kaybı yaratacağını belirterek çalışmaya devam edilmesini istemiştir. Ertesi gün iskele çökmüş ve 2 işçi hayatını kaybetmiştir.
Hukuki Analiz: İş güvenliği uzmanı (C), teknik tespitini onaylı deftere yazarak işvereni açıkça uyarmıştır. Karar ve uygulama yetkisi bulunmayan uzmana bu kazada ne hukuki ne de cezai kusur verilemez. İşveren (D) ise hayati tehlikeyi bilmesine rağmen üretimi sürdürdüğü için TCK m. 85/2 kapsamında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan doğrudan ve ağır hapis cezası istemiyle yargılanacaktır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Plastik enjeksiyon fabrikasında görev yapan C sınıfı uzman (E), fabrikada periyodik risk değerlendirmesi yaparken pres makinelerinin emniyet sensörlerinin devre dışı bırakıldığını gözden kaçırmış ve bunu deftere yazmamıştır. Bir işçi elini prese kaptırarak malul kalmıştır.
Hukuki Analiz: Emniyet sensörlerinin çalışıp çalışmadığını denetlemek uzmanın temel teknik görevidir. Uzman (E), mesleki özen yükümlülüğünü ihlal ederek bu açık riski tespit edemediği ve raporlamadığı için kazada asli/tali kusurludur. Hem işverene karşı rücu davasında hukuken tazminatla hem de TCK m. 89 kapsamında taksirle yaralama suçundan cezai olarak yargılanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 82'nin kaldırılarak bu hizmetlerin 6331 sayılı Kanun altında disipline edilmesi olumlu olmakla birlikte, doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, mühendis olmayan kişilere (örneğin teknik öğretmenler veya temel bilim mezunları) iş güvenliği uzmanı unvanı verilmesini ciddi şekilde eleştirmektedirler. Ağır sanayi, madencilik veya kimya endüstrisi gibi ileri düzeyde mühendislik hesaplaması gerektiren işyerlerinde, mühendislik formasyonuna sahip olmayan uzmanların risk analizleri yüzeysel kalmakta ve kazaların önlenmesinde yetersiz kalmaktadır.
Diğer bir büyük sorun ise "onaylı defter" mekanizmasının fiilen işlememesidir. Uzmanlar, işvereni kızdıracak ve ek maliyet çıkaracak eksiklikleri deftere yazdıklarında işten atılma tehdidiyle karşılaşmaktadırlar. Bu kısır döngüyü kırmak adına, onaylı defterlerin fiziki ortamdan çıkarılarak Çalışma Bakanlığı'nın entegre ettiği e-devlet tabanlı "e-İSG Defteri" sistemine geçilmesi ve sisteme girilen verilerin işveren tarafından değiştirilemeyecek şekilde blokzincir veya güvenli sunucu altyapısıyla korunması elzemdir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.