RESMİ METİN

İş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri


Madde 78 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 78. maddesi, Türk iş sağlığı ve güvenliği hukukunda idari teşkilatın ve yürütme organının düzenleyici işlem tesis etme yetkisini somutlaştıran en temel dayanak norm niteliğindeydi. Madde, Kanun'un mülga beşinci bölümünde yer almaktaydı. İSG önlemlerinin dinamik yapısı, gelişen teknoloji ve değişen üretim teknikleri karşısında kanun düzeyinde hantal kalacak teknik kuralların, yürütme organı tarafından süratle yürürlüğe konulabilmesi amacıyla bu madde ihdas edilmişti. Ancak, İSG alanında tek bir çatı yasa oluşturulması amacıyla yürürlüğe giren 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.

Bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılma gerekçesi (ratio legis), İSG mevzuatının alt normlarının tek bir merkezden ve bütüncül bir yaklaşımla sevk edilmesini sağlamaktır. Mülga 78. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 30. maddesi (Yönetmelikler) almıştır. Eski düzenlemede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın müştereken yönetmelik çıkarma yetkisi bulunurken, modern düzenleme bu yetkiyi daha geniş bir yelpazede ve diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bırakmıştır. Tarihsel gelişim açısından mülga m. 78, 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 73. maddesinin güncellenmiş bir uzantısıydı.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yürütmenin Düzenleme Yetkisi

Mülga madde, İSG kurallarının idari yönetmeliklerle belirlenmesini öngörerek yasamanın genelliği ilkesine uyumlu bir idari yetki paylaşımı getirmekteydi. Zira iş kazalarının önlenmesi için gereken teknik detaylar (örneğin iskele yüksekliği, gürültü desibel sınırları, kimyasal maruziyet limitleri) kanun metninde düzenlenemeyecek kadar değişkendir.

2.2. Müşterek Yönetmelik Usulü

Eski sistemde İSG yönetmelikleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından ortaklaşa hazırlanmaktaydı. Bu durum, iş sağlığının tıbbi boyutu ile iş güvenliğinin teknik/mühendislik boyutu arasındaki dengeyi korumayı amaçlıyordu. Güncel 6331 m. 30 ise koordinatör bakanlık olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı belirlemiştir.

3. Sistematik İlişkiler

Bu mülga madde, Anayasa'nın 124. maddesi (Yönetmelikler), 6331 sayılı Kanun m. 30, 6098 sayılı Türk Borçlar Konunu m. 417 (İşverenin gözetme ve koruma borcu) ve İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ile doğrudan sistematik bağa sahiptir. Yargısal denetim açısından, bu madde uyarınca çıkarılan yönetmeliklerin iptali davaları Danıştay nezdinde açılmaktaydı. Günümüzde de 6331 m. 30 uyarınca çıkarılan tüm yönetmelikler (örneğin Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği) normlar hiyerarşisinde kanunun altında yer alarak işverenin gözetme borcunun asgari sınırlarını çizer.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 21. Hukuk Dairesi'nin (mülga) İSG yönetmeliklerinin hukuki değerine dair yerleşik içtihatlarına göre; mülga 78. madde ve onun güncel karşılığı olan 6331 m. 30 uyarınca çıkarılan yönetmeliklerdeki kurallar, işverenin alması gereken önlemler bakımından asgari standartları teşkil eder. Mahkemeler ve bilirkişiler, bir iş kazasında kusur tespiti yaparken öncelikle ilgili İSG yönetmeliklerinde öngörülen spesifik kuralların ihlal edilip edilmediğine bakar. Ancak, mevzuatta o konuda açık bir yönetmelik hükmünün bulunmaması işvereni sorumluluktan kurtarmaz; işveren bilimin ve teknolojinin ulaştığı en son seviyedeki önlemleri de objektif özen borcu gereği almakla yükümlüdür.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Metal İşleme Fabrikası'nda yapılan teftişte, pres makinelerinin koruyucu siperliklerinin bulunmadığı tespit edilmiş ve idari para cezası uygulanmıştır. İşveren (B), 4857 sayılı İş Kanunu metninde "pres makinelerine siperlik takılması zorunludur" şeklinde açık bir ibare yer almadığını, cezanın kanunilik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek iptal davası açmıştır.

Hukuki Analiz: Mülga m. 78 ve onun yerini alan 6331 m. 30 uyarınca çıkarılan "İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği" doğrudan kanuni yetkiye dayanan bağlayıcı alt normdur. Kanunda her bir makinenin teknik özelliğinin yazılması imkansız olduğundan, yürütmenin düzenleme yetkisi kapsamında çıkarılan yönetmelik kurallarına aykırılık doğrudan kanuna aykırılık teşkil eder. İşverenin davası reddedilecektir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Tersanede çalışan raspa ustası (C), gürültülü ortamda kulaklık verilmediği için işitme kaybına uğramıştır. İşveren, işyerinde gürültü seviyesinin yasal sınırlarda olduğunu iddia etmektedir. Ancak bilirkişi incelemesinde, gürültünün "Çalışanların Gürültüyle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik"te belirlenen en yüksek maruziyet eylem değerini (85 dBA) aştığı saptanmıştır.

Hukuki Analiz: İSG yönetmelikleri işverenin kusursuz sorumluluğa yaklaşan özen borcunun sınırlarını çizer. Yönetmelikte açıkça düzenlenen gürültü sınırlarının aşılması ve koruyucu donanım (kulaklık) sağlanmaması, işverenin mülga m. 78 / güncel 6331 m. 30 çerçevesinde gözetme borcunu ihlal ettiğini gösterir. İşçi lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Yönetmelik Takibi: İSG profesyonelleri ve işveren vekilleri, Resmi Gazete'de yayımlanan güncel yönetmelik değişikliklerini sürekli takip etmelidir.
  • Asgari Standart İlkesi: Yönetmelik hükümlerine tam uyulmuş olması işvereni tek başına kusursuz kılmaz. Eğer o sektörde yönetmelikten daha ileri bir teknolojik önlem mevcutsa ve iş kazası bu önlemin alınmaması nedeniyle meydana gelmişse, işverenin kusuru devam eder.
  • İdari Cezaya İtiraz: Yönetmelik ihlallerine dayalı idari para cezalarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebilir.

7. Eleştirel Değerlendirme

4857 sayılı Kanun m. 78'in mülga edilerek düzenleme yetkisinin 6331 sayılı Kanun altında yeniden yapılandırılması doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal tarafından olumlu karşılanmıştır. Bu sayede mevzuatın bölünmüşlüğü giderilmiş ve esnek bir hukuki zemin kazanılmıştır.

Bununla birlikte, Türkiye'deki İSG yönetmeliklerinin büyük bir kısmının Avrupa Birliği direktiflerinden birebir çeviri yoluyla aktarılması, bazı durumlarda ulusal sanayi gerçeklikleriyle uyuşmayan, uygulanması imkansız teorik kuralların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle KOBİ'ler düzeyinde bu ağır teknik şartlara uyum sağlanamamaktadır. Çözüm olarak, yönetmeliklerin hazırlanma aşamasında sosyal tarafların (sendikalar ve işveren örgütleri) katılımı artırılmalı ve sektörel bazda geçiş süreleri daha gerçekçi planlanmalıdır. Ayrıca gelişen yapay zeka ve robotik üretim süreçlerinin İSG standartları da bu yönetmeliklerle ivedilikle regüle edilmelidir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 78 (Mülga), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 30, 2709 sayılı TC Anayasası m. 124.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.