1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun mülga 77. maddesi, Türk iş hukukunda iş sağlığı ve güvenliğinin (İSG) temel omurgasını oluşturan, işverenin işçiyi gözetme borcunun (cura vigilantia) ve işçinin de işyeri kurallarına uyma yükümlülüğünün anayasal sınırlarını çizen tarihi nitelikte en temel koruyucu hükümdür. Madde, kanunun mülga "İş Sağlığı ve Güvenliği" başlıklı beşinci bölümünün girişinde yer almaktaydı. Ancak, iş sağlığı ve güvenliği konusunun müstakil, tüm çalışanları (kamu personeli dahil) kapsayan ve önleyici bir yaklaşımla ele alınması ihtiyacı doğrultusunda, 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.
Bu yürürlükten kaldırma işleminin temel amacı (ratio legis), İSG alanını sadece İş Kanunu kapsamındaki işçilerle sınırlı tutmaktan kurtarmak, tüm bağımlı/bağımsız çalışanları kapsayan bütüncül bir mevzuat (6331 sayılı Kanun) yaratmaktır. 77. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi (İşverenin genel yükümlülüğü) ve 19. maddesi (Çalışanların yükümlülükleri) almıştır. Dolayısıyla, 77. maddenin mülga olması İSG hukukunda bir gerileme değil, aksine çok daha kapsamlı ve objektif bir sorumluluk rejimine geçişi simgeler. Tarihsel kökeni, Borçlar Kanunu’ndaki işverenin işçiyi gözetme borcu ile sanayi devrimi sonrasındaki teknik koruma önlemleri yükümlülüğüdür.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İşverenin Gözetme Borcu (Mülga ve Güncel Esaslar)
Mülga 77. madde, işverene "işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak" ödevini vermekteydi. Bugün bu yükümlülük, 6331 sayılı Kanun m. 4 uyarınca "risk değerlendirmesi yapılması, önleyici tedbirlerin alınması, eğitim ve denetim sağlanması" şeklinde çok daha aktif ve dinamik bir yapıya bürünmüştür.
2.2. İşçinin İSG Kurallarına Uyma ve Sadakat Yükümlülüğü
Maddenin mülga ikinci cümlesi, işçilerin de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme ve kurala uymakla yükümlü olduğunu belirtmekteydi. Günümüzde bu yükümlülük, 6331 m. 19 kapsamında "kendi güvenliklerini ve diğer çalışanların güvenliklerini tehlikeye düşürmeme, kişisel koruyucu donanımları doğru kullanma ve tehlikeleri derhal bildirme" şeklinde somutlaştırılmıştır.
2.3. Denetim ve Eğitim Yükümlülüğü
İşverenin sadece önlem alması yetmez; bu önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemek ve işçileri eğitmek zorundadır. Sadece baret dağıtmak sorumluluğu kaldırmaz; baretin takılmasını sağlamak da işverenin borcudur.
3. Sistematik İlişkiler
Bu mülga madde, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4, m. 19, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417 (İşçinin kişiliğinin korunması ve gözetme borcu) ve İş Kanunu m. 25/II-i (İSG ihlali yapan işçinin haklı feshi) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir. İşçinin İSG kurallarına ısrarla uymaması, işverene m. 25/II-i uyarınca tazminatsız ve haklı fesih hakkı tanır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, işverenin gözetme borcu ve İSG yükümlülüğü bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ulaştığı en son düzeydeki önlemleri almayı zorunlu kılar. İşverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluğa yaklaşan çok ağır bir özen sorumluluğudur. İşyerindeki olağan uygulamalar veya "sektörde herkes böyle yapıyor" gerekçesi işvereni sorumluluktan kurtarmaz. İşverenin önlemleri aldığını, araçları noksansız bulundurduğunu ve en önemlisi işçiyi denetlediğini yazılı belgelerle (eğitim katılım formları, baret teslim tutanakları vb.) ispat etmesi şarttır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) İnşaat Şirketi'nde çalışan demir ustası (B), yüksekte çalışırken emniyet kemeri takmadığı için düşmüş ve ağır yaralanmıştır. İşveren, (B)'ye emniyet kemerinin imza karşılığı teslim edildiğini ve şantiyede "kemer takmak zorunludur" afişlerinin bulunduğunu belirterek tüm sorumluluğun işçiye ait olduğunu savunur.
Hukuki Analiz: Mülga 77. madde ve onun güncel karşılığı olan 6331 m. 4 uyarınca, işveren sadece önleyici araçları (kemeri) vermekle yetinemez; bu araçların fiilen kullanılıp kullanılmadığını denetlemek ve uymayanlar hakkında yaptırım uygulamak zorundadır. Şantiyede denetim yapıldığına dair tutanaklar veya uyarısı bulunmayan işveren, gözetme borcunu ağır şekilde ihmal ettiği için kazadan doğrudan ve tam olarak sorumludur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Kimya fabrikasında çalışan işçi (C), gaz maskesi takması yönündeki yazılı uyarılara ve İSG eğitimlerine rağmen ısrarla maske takmadan çalışmaya devam eder. İşveren, (C)'nin bu eylemini 3 kez tutanakla saptadıktan sonra iş sözleşmesini tazminatsız olarak fesheder.
Hukuki Analiz: M. 77/2'nin güncel karşılığı olan 6331 m. 19 uyarınca işçi İSG kurallarına uymakla yükümlüdür. İşçinin bu yükümlülüğe uymamakta ısrar etmesi, işverene İş Kanunu m. 25/II-i uyarınca iş akdini tazminatsız ve haklı nedenle feshetme hakkı verir. İşverenin yaptığı fesih hukuka uygundur.
6. Pratik Uygulama Notları
- KKD Zimmet Belgesi: Kişisel koruyucu donanımlar (KKD) işçiye teslim edilirken mutlaka "KKD Zimmet ve Teslim Tutanağı" düzenlenmeli ve İSG eğitiminin verildiği belgelenmelidir.
- İSG Tutanakları: Kurallara uymayan işçiler hakkında derhal "İSG İhlal Tutanağı" düzenlenmeli, yazılı ihtar verilmeli ve savunması istenmelidir.
- Zamanaşımı: İSG ihlallerine dayalı iş kazası tazminat davaları, kazanın veya zararın öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık ve her halükarda 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 72).
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 77'nin mülga edilerek İSG mevzuatının 6331 sayılı Kanun altında birleştirilmesi, Türk sosyal hukuk tarihinin en vizyoner ve isabetli adımlarından biridir. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, bu reform sayesinde kamu görevlileri ve bağımsız çalışanların da İSG şemsiyesi altına alınmasını büyük bir başarı olarak nitelendirmektedirler.
Ancak, 6331 sayılı Kanun'un en kritik kısımlarının (özellikle az tehlikeli sınıftaki işyerleri için işyeri hekimi ve uzman bulundurma yükümlülüğünün) yürürlük tarihlerinin yasama organı tarafından yıllarca ertelenmiş olması, m. 77'nin bıraktığı boşluğun fiilen bazı alanlarda doldurulamamasına yol açmıştır. Kanaatimizce, erteleme politikalarından vazgeçilmeli ve 6331 sayılı Kanun tüm müesseseleriyle tavizsiz uygulanmalıdır. Ayrıca, modern uzaktan çalışma (home-office) modellerinde, işçinin evinin "işyeri" sıfatıyla İSG denetimine tabi tutulup tutulamayacağı konusundaki yasal belirsizlikler, m. 77/6331 m. 4 ekseninde netleştirilmeli ve işverenin ev ofislerdeki gözetme borcunun sınırları belirlenmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Yargıtay Kararları: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun işverenin gözetme borcu ve kaçınılmazlık sınırlarına dair yerleşik ve istikrarlı kararları (bkz. § 4).
- Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 77 (Mülga), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4, m. 19, 6098 sayılı TBK m. 417.
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun mülga 77. maddesi, Türk iş hukukunda iş sağlığı ve güvenliğinin (İSG) temel omurgasını oluşturan, işverenin işçiyi gözetme borcunun (cura vigilantia) ve işçinin de işyeri kurallarına uyma yükümlülüğünün anayasal sınırlarını çizen tarihi nitelikte en temel koruyucu hükümdür. Madde, kanunun mülga "İş Sağlığı ve Güvenliği" başlıklı beşinci bölümünün girişinde yer almaktaydı. Ancak, iş sağlığı ve güvenliği konusunun müstakil, tüm çalışanları (kamu personeli dahil) kapsayan ve önleyici bir yaklaşımla ele alınması ihtiyacı doğrultusunda, 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 37. maddesi ile mülga edilmiştir.
Bu yürürlükten kaldırma işleminin temel amacı (ratio legis), İSG alanını sadece İş Kanunu kapsamındaki işçilerle sınırlı tutmaktan kurtarmak, tüm bağımlı/bağımsız çalışanları kapsayan bütüncül bir mevzuat (6331 sayılı Kanun) yaratmaktır. 77. maddenin yerini günümüzde 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi (İşverenin genel yükümlülüğü) ve 19. maddesi (Çalışanların yükümlülükleri) almıştır. Dolayısıyla, 77. maddenin mülga olması İSG hukukunda bir gerileme değil, aksine çok daha kapsamlı ve objektif bir sorumluluk rejimine geçişi simgeler. Tarihsel kökeni, Borçlar Kanunu’ndaki işverenin işçiyi gözetme borcu ile sanayi devrimi sonrasındaki teknik koruma önlemleri yükümlülüğüdür.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İşverenin Gözetme Borcu (Mülga ve Güncel Esaslar)
Mülga 77. madde, işverene "işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak" ödevini vermekteydi. Bugün bu yükümlülük, 6331 sayılı Kanun m. 4 uyarınca "risk değerlendirmesi yapılması, önleyici tedbirlerin alınması, eğitim ve denetim sağlanması" şeklinde çok daha aktif ve dinamik bir yapıya bürünmüştür.
2.2. İşçinin İSG Kurallarına Uyma ve Sadakat Yükümlülüğü
Maddenin mülga ikinci cümlesi, işçilerin de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme ve kurala uymakla yükümlü olduğunu belirtmekteydi. Günümüzde bu yükümlülük, 6331 m. 19 kapsamında "kendi güvenliklerini ve diğer çalışanların güvenliklerini tehlikeye düşürmeme, kişisel koruyucu donanımları doğru kullanma ve tehlikeleri derhal bildirme" şeklinde somutlaştırılmıştır.
2.3. Denetim ve Eğitim Yükümlülüğü
İşverenin sadece önlem alması yetmez; bu önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemek ve işçileri eğitmek zorundadır. Sadece baret dağıtmak sorumluluğu kaldırmaz; baretin takılmasını sağlamak da işverenin borcudur.
3. Sistematik İlişkiler
Bu mülga madde, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4, m. 19, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417 (İşçinin kişiliğinin korunması ve gözetme borcu) ve İş Kanunu m. 25/II-i (İSG ihlali yapan işçinin haklı feshi) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir. İşçinin İSG kurallarına ısrarla uymaması, işverene m. 25/II-i uyarınca tazminatsız ve haklı fesih hakkı tanır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, işverenin gözetme borcu ve İSG yükümlülüğü bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ulaştığı en son düzeydeki önlemleri almayı zorunlu kılar. İşverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluğa yaklaşan çok ağır bir özen sorumluluğudur. İşyerindeki olağan uygulamalar veya "sektörde herkes böyle yapıyor" gerekçesi işvereni sorumluluktan kurtarmaz. İşverenin önlemleri aldığını, araçları noksansız bulundurduğunu ve en önemlisi işçiyi denetlediğini yazılı belgelerle (eğitim katılım formları, baret teslim tutanakları vb.) ispat etmesi şarttır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) İnşaat Şirketi'nde çalışan demir ustası (B), yüksekte çalışırken emniyet kemeri takmadığı için düşmüş ve ağır yaralanmıştır. İşveren, (B)'ye emniyet kemerinin imza karşılığı teslim edildiğini ve şantiyede "kemer takmak zorunludur" afişlerinin bulunduğunu belirterek tüm sorumluluğun işçiye ait olduğunu savunur.
Hukuki Analiz: Mülga 77. madde ve onun güncel karşılığı olan 6331 m. 4 uyarınca, işveren sadece önleyici araçları (kemeri) vermekle yetinemez; bu araçların fiilen kullanılıp kullanılmadığını denetlemek ve uymayanlar hakkında yaptırım uygulamak zorundadır. Şantiyede denetim yapıldığına dair tutanaklar veya uyarısı bulunmayan işveren, gözetme borcunu ağır şekilde ihmal ettiği için kazadan doğrudan ve tam olarak sorumludur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Kimya fabrikasında çalışan işçi (C), gaz maskesi takması yönündeki yazılı uyarılara ve İSG eğitimlerine rağmen ısrarla maske takmadan çalışmaya devam eder. İşveren, (C)'nin bu eylemini 3 kez tutanakla saptadıktan sonra iş sözleşmesini tazminatsız olarak fesheder.
Hukuki Analiz: M. 77/2'nin güncel karşılığı olan 6331 m. 19 uyarınca işçi İSG kurallarına uymakla yükümlüdür. İşçinin bu yükümlülüğe uymamakta ısrar etmesi, işverene İş Kanunu m. 25/II-i uyarınca iş akdini tazminatsız ve haklı nedenle feshetme hakkı verir. İşverenin yaptığı fesih hukuka uygundur.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 77'nin mülga edilerek İSG mevzuatının 6331 sayılı Kanun altında birleştirilmesi, Türk sosyal hukuk tarihinin en vizyoner ve isabetli adımlarından biridir. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, bu reform sayesinde kamu görevlileri ve bağımsız çalışanların da İSG şemsiyesi altına alınmasını büyük bir başarı olarak nitelendirmektedirler.
Ancak, 6331 sayılı Kanun'un en kritik kısımlarının (özellikle az tehlikeli sınıftaki işyerleri için işyeri hekimi ve uzman bulundurma yükümlülüğünün) yürürlük tarihlerinin yasama organı tarafından yıllarca ertelenmiş olması, m. 77'nin bıraktığı boşluğun fiilen bazı alanlarda doldurulamamasına yol açmıştır. Kanaatimizce, erteleme politikalarından vazgeçilmeli ve 6331 sayılı Kanun tüm müesseseleriyle tavizsiz uygulanmalıdır. Ayrıca, modern uzaktan çalışma (home-office) modellerinde, işçinin evinin "işyeri" sıfatıyla İSG denetimine tabi tutulup tutulamayacağı konusundaki yasal belirsizlikler, m. 77/6331 m. 4 ekseninde netleştirilmeli ve işverenin ev ofislerdeki gözetme borcunun sınırları belirlenmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.