1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun 68. maddesi, işçinin günlük mesaisi sırasında zihinsel ve fiziksel yorgunluğunu atması, yemek, ibadet ve kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi amacıyla öngörülmüş, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında hayati rol oynayan emredici bir dinlenme hakkı normudur. Madde, kanunun "İşin Düzenlenmesi" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır.
Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), insanın aralıksız çalıştırılamayacağı biyolojik gerçeğine dayanarak, işçiye mesai sırasında nefes alacağı yasal zaman dilimleri tanımaktır. Ara dinlenmesi, iş kazalarının önlenmesinde en kritik koruyucu kalkandır; zira dikkat dağınıklığı ve aşırı yorgunluk kazaların baş sorumlusudur. Kanun koyucu, dinlenme sürelerini günlük mesai süresine göre kademelendirmiş (15 dakika, 30 dakika ve 1 saat) ve bu sürelerin en az olduğunu belirterek sözleşmelerle artırılabileceğini öngörmüştür. En önemli mali kural ise, ara dinlenmelerinin çalışma süresinden sayılmaması ve bu süreler için ücret ödenmemesidir. Tarihsel kökeni, sanayi işletmelerindeki yemek ve dinlenme molalarının yasal standartlara bağlanması ihtiyacıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Günlük Çalışma Süresine Göre Asgari Ara Dinlenmeleri
Yasa, günlük mesai süresine göre kademeli bir asgari süre belirlemiştir:
- 4 saat veya daha kısa süreli işlerde: En az 15 dakika
- 4 saatten fazla ve 7.5 saate kadar (7.5 saat dahil) işlerde: En az 30 dakika
- 7.5 saatten fazla süreli işlerde (Örn: 9-10 saatlik mesailerde): En az 1 saat
2.2. Günün Ortalama Bir Zamanında Kullandırılma
Ara dinlenmesi, mesainin başında veya sonunda (örneğin işi erken bitirmek amacıyla mesainin son 1 saatinde) kullandırılıp işçi evine gönderilemez. Molalar, günlük çalışmanın ortalama bir zamanında (örneğin 12:00-13:00 arası yemek molası olarak) verilmelidir.
2.3. Kesintisizlik ve Aralıklı Kullanım İstisnası
Kural olarak ara dinlenmeleri bölünemez ve kesintisiz olarak kullandırılır. Ancak iklim, mevsim, yerel gelenekler veya işin niteliği gerektiriyorsa, bireysel veya toplu iş sözleşmeleriyle bu sürelerin bölünerek (örneğin 1 saatlik molanın 15'er dakikalık 4 parça halinde) aralıklı kullanılması kararlaştırılabilir.
2.4. Çalışma Süresinden Sayılmama Esası
Ara dinlenmeleri fiili çalışma süresinden sayılmaz. İşçi bu süre içinde tamamen serbesttir; işyerini terk edebilir, kişisel işlerini görebilir. Eğer işçi mola süresince serbest bırakılmıyor, işyerinde bekletiliyor veya çalıştırılıyorsa, o süre ara dinlenmesi sayılmaz ve doğrudan fiili çalışma süresine eklenir.
2.5. Eş Zamanlı veya Farklı Saatlerde Kullandırma
İşveren, işyerinin düzenine göre tüm işçilere aynı anda veya postalar halinde farklı saatlerde ara dinlenmesi kullandırabilir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, T.C. Anayasası m. 50 (Dinlenme hakkı), İş Kanunu m. 63 (Çalışma süreleri), m. 41 (Fazla çalışma ücreti), m. 66 (Çalışma süresinden sayılan haller) ve m. 104 (Ara dinlenmesi kurallarını ihlal etmenin idari para cezası) hükümleriyle doğrudan sistematik ilişki içindedir. Günlük 11 saatlik (m. 63) azami çalışma sınırının kontrolünde ara dinlenmesi süreleri düşülür; fazla mesai (m. 41) hesaplanırken de haftalık 45 saat sınırının tespitinde ara dinlenmeleri hesaba katılmaz.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, işçinin ara dinlenmesi süresince işyerini terk etmesinin engellenmesi, mola sırasında kendisine iş verilmesi veya her an çağrılabilecek şekilde bekletilmesi (örneğin acil ambulans şoförleri, güvenlik görevlileri vb.) halinde, ara dinlenmesi verilmemiş sayılır ve bu süreler fiili çalışma süresi kabul edilerek fazla mesai hesaplarına dahil edilir. Yargıtay ayrıca, günlük 7.5 saati aşan (örneğin 11 saatlik) çalışmalarda 1 saatlik asgari ara dinlenmesinin yetersiz kalacağını, günde 11 saate yaklaşan çalışmalarda en az 1.5 saat ara dinlenmesi düşülmesi gerektiğini istikrarlı şekilde uygulamaktadır. Ara dinlenmesinin kullandırıldığını ispat yükü işverendedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Güvenlik görevlisi (A), 12 saatlik vardiyada çalışmaktadır. Sözleşmede 1 saatlik ara dinlenmesi öngörülmüştür. Ancak (A), mola saatinde dahi güvenlik kulübesini terk edememekte, telsizi açık beklemekte ve gelen ziyaretçileri kaydetmektedir. İşveren, 12 saatlik sürenin 1 saatini ara dinlenmesi sayarak (A)'ya 11 saat üzerinden ücret öder.
Hukuki Analiz: (A), mola süresince işverenin egemenliği altındadır ve serbestçe hareket edememektedir. Bu nedenle mola süresi fiili çalışma süresidir. İşveren 12 saatin tamamının ücretini ödemeli, yasal sınırları aşan kısımlar için fazla mesai hesaplamalıdır. Ara dinlenmesinin düşülmesi hukuka aykırıdır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (B) Fabrikası'nda günde 9 saat çalışan işçilerin 1 saatlik ara dinlenmesi, işveren tarafından sözleşmede hüküm olmaksızın, "üretim hattı durmasın" gerekçesiyle günde 4 parça halinde 15'er dakikalık çay molaları şeklinde bölünmüştür.
Hukuki Analiz: M. 68/2 uyarınca ara dinlenmeleri kural olarak kesintisiz verilir. Aralıklı kullandırılabilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması ve işin niteliğinin bunu gerektirmesi şarttır. Sözleşmede hüküm bulunmaksızın işverenin tek taraflı olarak molayı 15'er dakikalık parçalara bölmesi hukuka aykırıdır. İşçiler kesintisiz mola talep edebilirler.
6. Pratik Uygulama Notları
- Serbest Zaman Karinesi: İşçilerin mola saatlerinde işyeri dışına çıkmalarına izin verilmeli, çıkışlar kartlı sistemlerle kontrol ediliyorsa bu süreler fiili mesai saatlerinden otomatik olarak düşülmelidir.
- Yazılı İlan: Ara dinlenmesi saatleri m. 67 uyarınca panoda yazılı olarak ilan edilmelidir.
- İdari Ceza: Ara dinlenmesini yasal sürelerin altında veren veya usulsüz bölen işverene m. 104 uyarınca her işçi için idari para cezası uygulanır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 68, işçinin sağlığını koruyan hayati bir sosyal koruma normudur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, ara dinlenmesinin "çalışma süresinden sayılmaması" kuralının, işçilerin işyerinde geçirdikleri toplam süreyi (mesai + mola) çok uzattığına dikkat çekmektedirler. Günde 9 saat çalışan ve 1.5 saat mola kullanan bir işçi, fiilen günde 10.5 saatini işyerinde harcamakta ancak sadece 9 saatin ücretini almaktadır. Bu durum özellikle ulaşım süreleriyle birleştiğinde işçinin özel yaşamını tamamen yok etmektedir.
Kanaatimizce, ara dinlenmesi sürelerinin makul bir kısmının (örneğin 15 veya 30 dakikalık kısmının) fiili çalışma süresinden sayılması ve ücretlendirilmesi yönünde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ayrıca, Yargıtay'ın günlük 11 saatlik çalışmalarda 1.5 saatlik ara dinlenmesi düşülmesi yönündeki yerleşik uygulaması, işçinin fiili çalışma süresini (dolayısıyla fazla mesai alacağını) yapay olarak düşürdüğü için doktrinde eleştirilmektedir ve bu düşümlerin fiili duruma göre titizlikle yapılması, ezbere 1.5 saat düşülmesinden vazgeçilmesi gerekmektedir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Yargıtay Kararları: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin mola esnasında çalışmaya zorlanan işçilerin ara dinlenmelerinin fiili mesai sayılmasına ve düşüm oranlarına ilişkin yerleşik içtihatları (bkz. § 4).
- Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 68, m. 63, m. 41, m. 104.
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun 68. maddesi, işçinin günlük mesaisi sırasında zihinsel ve fiziksel yorgunluğunu atması, yemek, ibadet ve kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi amacıyla öngörülmüş, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında hayati rol oynayan emredici bir dinlenme hakkı normudur. Madde, kanunun "İşin Düzenlenmesi" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır.
Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), insanın aralıksız çalıştırılamayacağı biyolojik gerçeğine dayanarak, işçiye mesai sırasında nefes alacağı yasal zaman dilimleri tanımaktır. Ara dinlenmesi, iş kazalarının önlenmesinde en kritik koruyucu kalkandır; zira dikkat dağınıklığı ve aşırı yorgunluk kazaların baş sorumlusudur. Kanun koyucu, dinlenme sürelerini günlük mesai süresine göre kademelendirmiş (15 dakika, 30 dakika ve 1 saat) ve bu sürelerin en az olduğunu belirterek sözleşmelerle artırılabileceğini öngörmüştür. En önemli mali kural ise, ara dinlenmelerinin çalışma süresinden sayılmaması ve bu süreler için ücret ödenmemesidir. Tarihsel kökeni, sanayi işletmelerindeki yemek ve dinlenme molalarının yasal standartlara bağlanması ihtiyacıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Günlük Çalışma Süresine Göre Asgari Ara Dinlenmeleri
Yasa, günlük mesai süresine göre kademeli bir asgari süre belirlemiştir:
2.2. Günün Ortalama Bir Zamanında Kullandırılma
Ara dinlenmesi, mesainin başında veya sonunda (örneğin işi erken bitirmek amacıyla mesainin son 1 saatinde) kullandırılıp işçi evine gönderilemez. Molalar, günlük çalışmanın ortalama bir zamanında (örneğin 12:00-13:00 arası yemek molası olarak) verilmelidir.
2.3. Kesintisizlik ve Aralıklı Kullanım İstisnası
Kural olarak ara dinlenmeleri bölünemez ve kesintisiz olarak kullandırılır. Ancak iklim, mevsim, yerel gelenekler veya işin niteliği gerektiriyorsa, bireysel veya toplu iş sözleşmeleriyle bu sürelerin bölünerek (örneğin 1 saatlik molanın 15'er dakikalık 4 parça halinde) aralıklı kullanılması kararlaştırılabilir.
2.4. Çalışma Süresinden Sayılmama Esası
Ara dinlenmeleri fiili çalışma süresinden sayılmaz. İşçi bu süre içinde tamamen serbesttir; işyerini terk edebilir, kişisel işlerini görebilir. Eğer işçi mola süresince serbest bırakılmıyor, işyerinde bekletiliyor veya çalıştırılıyorsa, o süre ara dinlenmesi sayılmaz ve doğrudan fiili çalışma süresine eklenir.
2.5. Eş Zamanlı veya Farklı Saatlerde Kullandırma
İşveren, işyerinin düzenine göre tüm işçilere aynı anda veya postalar halinde farklı saatlerde ara dinlenmesi kullandırabilir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, T.C. Anayasası m. 50 (Dinlenme hakkı), İş Kanunu m. 63 (Çalışma süreleri), m. 41 (Fazla çalışma ücreti), m. 66 (Çalışma süresinden sayılan haller) ve m. 104 (Ara dinlenmesi kurallarını ihlal etmenin idari para cezası) hükümleriyle doğrudan sistematik ilişki içindedir. Günlük 11 saatlik (m. 63) azami çalışma sınırının kontrolünde ara dinlenmesi süreleri düşülür; fazla mesai (m. 41) hesaplanırken de haftalık 45 saat sınırının tespitinde ara dinlenmeleri hesaba katılmaz.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, işçinin ara dinlenmesi süresince işyerini terk etmesinin engellenmesi, mola sırasında kendisine iş verilmesi veya her an çağrılabilecek şekilde bekletilmesi (örneğin acil ambulans şoförleri, güvenlik görevlileri vb.) halinde, ara dinlenmesi verilmemiş sayılır ve bu süreler fiili çalışma süresi kabul edilerek fazla mesai hesaplarına dahil edilir. Yargıtay ayrıca, günlük 7.5 saati aşan (örneğin 11 saatlik) çalışmalarda 1 saatlik asgari ara dinlenmesinin yetersiz kalacağını, günde 11 saate yaklaşan çalışmalarda en az 1.5 saat ara dinlenmesi düşülmesi gerektiğini istikrarlı şekilde uygulamaktadır. Ara dinlenmesinin kullandırıldığını ispat yükü işverendedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Güvenlik görevlisi (A), 12 saatlik vardiyada çalışmaktadır. Sözleşmede 1 saatlik ara dinlenmesi öngörülmüştür. Ancak (A), mola saatinde dahi güvenlik kulübesini terk edememekte, telsizi açık beklemekte ve gelen ziyaretçileri kaydetmektedir. İşveren, 12 saatlik sürenin 1 saatini ara dinlenmesi sayarak (A)'ya 11 saat üzerinden ücret öder.
Hukuki Analiz: (A), mola süresince işverenin egemenliği altındadır ve serbestçe hareket edememektedir. Bu nedenle mola süresi fiili çalışma süresidir. İşveren 12 saatin tamamının ücretini ödemeli, yasal sınırları aşan kısımlar için fazla mesai hesaplamalıdır. Ara dinlenmesinin düşülmesi hukuka aykırıdır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (B) Fabrikası'nda günde 9 saat çalışan işçilerin 1 saatlik ara dinlenmesi, işveren tarafından sözleşmede hüküm olmaksızın, "üretim hattı durmasın" gerekçesiyle günde 4 parça halinde 15'er dakikalık çay molaları şeklinde bölünmüştür.
Hukuki Analiz: M. 68/2 uyarınca ara dinlenmeleri kural olarak kesintisiz verilir. Aralıklı kullandırılabilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması ve işin niteliğinin bunu gerektirmesi şarttır. Sözleşmede hüküm bulunmaksızın işverenin tek taraflı olarak molayı 15'er dakikalık parçalara bölmesi hukuka aykırıdır. İşçiler kesintisiz mola talep edebilirler.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 68, işçinin sağlığını koruyan hayati bir sosyal koruma normudur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, ara dinlenmesinin "çalışma süresinden sayılmaması" kuralının, işçilerin işyerinde geçirdikleri toplam süreyi (mesai + mola) çok uzattığına dikkat çekmektedirler. Günde 9 saat çalışan ve 1.5 saat mola kullanan bir işçi, fiilen günde 10.5 saatini işyerinde harcamakta ancak sadece 9 saatin ücretini almaktadır. Bu durum özellikle ulaşım süreleriyle birleştiğinde işçinin özel yaşamını tamamen yok etmektedir.
Kanaatimizce, ara dinlenmesi sürelerinin makul bir kısmının (örneğin 15 veya 30 dakikalık kısmının) fiili çalışma süresinden sayılması ve ücretlendirilmesi yönünde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ayrıca, Yargıtay'ın günlük 11 saatlik çalışmalarda 1.5 saatlik ara dinlenmesi düşülmesi yönündeki yerleşik uygulaması, işçinin fiili çalışma süresini (dolayısıyla fazla mesai alacağını) yapay olarak düşürdüğü için doktrinde eleştirilmektedir ve bu düşümlerin fiili duruma göre titizlikle yapılması, ezbere 1.5 saat düşülmesinden vazgeçilmesi gerekmektedir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.