RESMİ METİN

İzinlere ilişkin düzenlemeler


Madde 60 - Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İş Kanunu’nun 60. maddesi, yıllık ücretli izin hakkının kağıt üzerinde soyut bir hak olarak kalmasını önlemek, işyeri bazında uygulanabilir ve denetlenebilir pratik kurallara bağlanmasını sağlamak amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na "idari düzenleme (yönetmelik çıkarma) yetkisi" tanıyan çerçeve niteliğinde emredici bir idare hukuku-iş hukuku normudur. Madde, kanunun "Ücretli İzinler" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır.

Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), yasadaki genel yıllık izin esaslarının (m. 53-59) her işyerinin kendi işleyişine, mevsimsel ve sektörel özelliklerine göre nasıl somutlaştırılacağını idari bir regülasyonla belirlemektir. Yasa koyucu, izinlerin sıraya konulması, izin kurullarının kurulması, işçilerin taleplerinin toplanması ve zorunlu defterlerin şekli gibi tamamen operasyonel detayları uzmanlık gerektiren yürütme organının düzenleyici işlemlerine devretmiştir. Bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği, bugün Türk iş hukukunda yıllık izin uygulamalarının en detaylı anayasası konumundadır. Tarihsel kökeni, yasaların esnekleşmesi ve idari teşkilatın çalışma hayatını regüle etme yetkisinin genişlemesi felsefesine dayanır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İdari Düzenleme Yetkisinin Sınırları

Bakanlığa tanınan bu yetki, yasanın emredici esaslarına (örneğin vazgeçilemezlik, bölünemezlik, asgari süreler vb.) aykırı olmamak kaydıyla geçerlidir. Yönetmelik, yasayla çizilen sınırları sadece detaylandırabilir ve uygulamasını gösterebilir; yasaya aykırı sınırlamalar getiremez (Normlar hiyerarşisi).

2.2. Yönetmeliğin Düzenleme Alanları

Yasa, yönetmeliğin düzenlemesi gereken temel alanları sınırlı sayıda olmamak üzere belirlemiştir:

  • İzin Dönemleri: Yürütülen işlerin niteliğine göre izinlerin yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı.
  • İzin Verme Usulü: İzinlerin kimler tarafından verileceği, taleplerin nasıl toplanacağı ve sıraya bağlı tutulacağı.
  • Faydalı Olması İçin Tedbirler: İznin amacına ulaşması için işverenin alması gereken organizasyonel tedbirler.
  • Zorunlu Kayıtlar: İşverenin tutmakla yükümlü olduğu izin defteri, izin kayıt belgesi ve bunların saklanma esasları.
2.3. Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin Temel Kurumları
  1. maddeye dayanılarak çıkarılan yönetmelik, işyerlerinde son derece önemli iki pratik kurum inşa etmiştir:
  • İzin Kurulu: İşçi sayısı 100’den fazla olan işyerlerinde, işveren temsilcisi ve iki işçi temsilcisinden oluşan bir "İzin Kurulu" kurulması zorunludur. Kurul, izin çizelgelerini hazırlar ve uyuşmazlıkları çözer.
  • İzin İstemi Usulü: İşçi, iznini kullanmak istediği tarihten en az bir ay önce işverene yazılı olarak izin talebini bildirmekle yükümlüdür.

3. Sistematik İlişkiler

Bu madde, İş Kanunu m. 53-59 (Yıllık izin esasları), m. 103 (Yönetmeliğe aykırı davranmanın idari para cezası yaptırımı) ve 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Kararname'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın görev ve yetkilerine ilişkin hükümleriyle doğrudan sistematik ilişki içindedir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nin öngördüğü usul kuralları iş hukukunun tamamlayıcı ve emredici kurallarıdır. Örneğin, 100'den fazla işçi çalıştıran bir işyerinde "İzin Kurulu" kurulmamış olması veya izin kayıt belgesinin yönetmelikteki şablona uygun tutulmaması, iş müfettişlerinin denetimlerinde idari para cezası gerekçesi sayıldığı gibi, olası alacak davalarında da işverenin ispat gücünü zayıflatan unsurlar olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca Yargıtay, işçinin en az 1 ay önce yazılı talepte bulunması kuralına riayet etmeksizin tek taraflı olarak işi bırakıp izne çıkmasını meşru bulmamakta ve "devamsızlık" sayarak haklı fesih nedeni kabul etmektedir (işverenin yönetim yetkisi).

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Tekstil Fabrikası'nda toplam 150 işçi çalışmaktadır. İşveren, yıllık izin dönemlerini ve çizelgelerini tek başına, işçilerin görüşünü almadan belirlemekte ve uygulamaktadır. İşçiler ise işyerinde bir "İzin Kurulu" kurulması gerektiğini belirterek itiraz ederler.

Hukuki Analiz: Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği (m. 60'a dayanan) uyarınca, 100'den fazla işçi çalıştıran işyerlerinde işveren ve işçi temsilcilerinden oluşan bir İzin Kurulu kurulması zorunludur. İşverenin tek başına belirleme yapması yönetmeliğin açık ihlalidir. İşveren kurul kurmak ve izin çizelgelerini bu kurul marifetiyle belirlemek zorundadır. İhlal halinde m. 103 uyarınca idari ceza uygulanır.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): İşçi (C), yarın izne çıkacağını belirten bir dilekçeyi bugün işverenin masasına bırakıp ertesi gün işe gelmez ve tatile gider. İşveren ise (C)'nin yazılı onay almaksızın ve 1 ay öncesinden bildirmeksizin işe gelmediğini belirterek devamsızlık tutanağı tutar ve sözleşmeyi fesheder.

Hukuki Analiz: Yönetmelik gereğince işçi yıllık izin talebini en az 1 ay önce yazılı bildirmelidir. İzin kullanma zamanını belirleme yetkisi işverenin yönetim hakkı kapsamındadır. (C)'nin usulsüz ve peşin onaysız işe gelmemesi devamsızlıktır. İşverenin yaptığı m. 25/II-g uyarınca haklı fesih hukuka uygundur.

6. Pratik Uygulama Notları

  • 100 İşçi Eşiği: İK yöneticileri, çalışan sayısının 100'ü aştığı an itibariyle İzin Kurulu'nu kurmalı ve işçi temsilcilerinin seçimini organize etmelidir.
  • İzin İstem Formu: İşyerinde her izin talebi için standart bir "Yıllık Ücretli İzin Talep Formu" kullanılmalı, talep tarihi ile izin başlangıç tarihi arasında en az 1 aylık süre bulunmasına dikkat edilmelidir (acil durumlar hariç).
  • Zamanaşımı: Yönetmelik ihlallerine dayalı idari para cezaları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'ndaki zamanaşımı sürelerine tabidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 60, yasanın esnekliğini ve uygulanabilirliğini sağlayan isabetli bir normdur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin günümüz çalışma gerçekleriyle çeliştiğini belirtmektedir. Özellikle 100 işçi sınırına tabi olan "İzin Kurulu"nun işlevsel olarak birçok işyerinde kağıt üzerinde kurulduğunu, fiilen işverenlerin tek taraflı dayatmalarının sürdüğünü ve sendikasız işyerlerinde işçi temsilcilerinin gerçek bir irade gösteremediğini vurgulamaktadırlar.

Kanaatimizce, İzin Kurullarının kurulma eşiği 100 işçiden 50 işçiye düşürülmeli, böylece daha çok işyerinde endüstriyel demokrasi ve ortak karar alma kültürü teşvik edilmelidir. Ayrıca, dijitalleşen İK süreçleri doğrultusunda, izin taleplerinin ve onaylarının ıslak imzalı formlar yerine mobil uygulamalar veya kurumsal yazılımlar üzerinden yapılabilmesi, yönetmelikte açık ve detaylı bir yasal çerçeveye kavuşturulmalıdır. Devletin de bu izin kayıtlarını e-devlet portalı üzerinden anlık takip edebileceği bir entegrasyon altyapısı m. 60 kapsamında yasal vizyon olarak benimsenmelidir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Yargıtay Kararları: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin izin taleplerinde 1 aylık süreye ve işverenin yönetim hakkına ilişkin yerleşik içtihatları (bkz. § 4).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 60, m. 103, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği.

Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.