RESMİ METİN

Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti


Madde 59 - İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İş Kanunu’nun 59. maddesi, iş ilişkisinin sona ermesiyle birlikte işçinin kullanamadığı yıllık ücretli izin haklarının maddi bir alacağa (ücrete) dönüşmesini düzenleyen, iş hukukunun en sık dava konusu edilen son derece kritik tasfiye ve güvence normudur. Madde, kanunun "Ücretli İzinler" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır.

Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), iş sözleşmesi ayaktayken fiilen kullanılması zorunlu olan ve paraya çevrilemeyen yıllık izin hakkının, iş ilişkisinin bitmesiyle birlikte tamamen kaybolmasını engellemek ve işçinin dinlenemediği geçmiş dönemlerin karşılığını maddi bir tazminat olarak almasını sağlamaktır. Kanun koyucu, iş sözleşmesinin sona erme nedenine (istifa, haklı fesih, haksız fesih, emeklilik, ölüm vb.) bakılmaksızın, kullanılmayan tüm izinlerin ücrete dönüşeceğini ve bu ücretin son güncel çıplak ücret üzerinden hesaplanarak işçiye veya mirasçılarına ödenmesini emretmiştir. Ayrıca, ihbar süresi ve yeni iş arama izinlerinin yıllık izinle iç içe geçmesini yasaklayarak işçinin haklarını çifte güvenceye almıştır. Tarihsel kökeni, anayasal dinlenme hakkının iş ilişkisi sonrasındaki maddi tasfiye rejimine tabi tutulması esasına dayanır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. "Herhangi Bir Nedenle" Sona Erme

Yıllık izin ücreti alacağının doğması için iş sözleşmesinin nasıl sona erdiğinin hiçbir önemi yoktur. İşçi kendi isteğiyle istifa etse de, işveren tarafından haklı nedenle (m. 25/II uyarınca tazminatsız dahi olsa) ahlaka aykırılık gerekçesiyle çıkarılsa da, birikmiş yıllık izinlerin ücreti kesintisiz olarak tam olarak ödenmek zorundadır. Bu alacak bir "cezalandırma" aracı yapılamaz.

2.2. Son Ücret Üzerinden Hesaplama Esası

Kullanılmayan yıllık izinlerin ücreti, iznin kazanıldığı tarihteki eski ücret üzerinden değil; sözleşmenin sona erdiği tarihteki en son çıplak ücret üzerinden hesaplanır. Bu kural, enflasyonist ortamlarda işçinin hak kaybını önleyen son derece adil bir korumadır.

2.3. Mirasçılara Ödeme (Hak Sahipleri)

İşçinin ölümü nedeniyle iş akdinin son bulması halinde, birikmiş yıllık izin ücretleri işçinin yasal mirasçılarına (hak sahiplerine) ödenir.

2.4. Zamanaşımının Başlangıç Tarihi

İş ilişkisi sürerken yıllık izin alacağı için zamanaşımı işlemez; zira izin hakkı henüz ücrete dönüşmemiştir. İzin alacağına ilişkin 5 yıllık zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği (fesih) tarihten itibaren işlemeye başlar.

2.5. Bildirim ve İş Arama İzinleriyle İç İçe Girememe Yasağı

İşveren, ihbar öneli (m. 17) verdiği işçiyi, "ihbar süresi içinde yıllık izin kullandırıyorum" diyerek yıllık izne çıkaramaz. Aynı şekilde, yasal yeni iş arama izni (m. 27) süreleri ile yıllık izin süreleri üst üste binemez; hepsi ayrı ayrı ve tam olarak kullandırılmalıdır.

3. Sistematik İlişkiler

Bu madde, İş Kanunu m. 53 (Yıllık izin hakkı), m. 57 (İzin ücreti), m. 17 (İhbar öneli), m. 27 (Yeni iş arama izni), m. 32/8 (Ücretlerde 5 yıllık zamanaşımı) ve Türk Medeni Kanunu’nun miras hukukuna ilişkin hükümleriyle doğrudan sistematik ilişki içindedir. Yıllık izin ücreti, m. 32 anlamında geniş manada bir "ücret" alacağı sayıldığından, ödenmemesi halinde m. 34'teki en yüksek mevduat faizi uygulanır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik ve istikrarlı içtihatlarına göre, iş ilişkisi devam ederken işçiye yıllık izin yerine para ödenmesi yönündeki her türlü anlaşma veya bordro tahakkuku geçersizdir; ödenen bu paralar sadece "avans" niteliğinde kabul edilir ve fesih tarihindeki güncel ücret üzerinden hesaplanan asıl yıllık izin ücreti alacağından mahsup edilir. Yargıtay, işverenin ihbar süresiyle yıllık izni iç içe geçiren uygulamalarını tamamen geçersiz saymakta; bu durumda ihbar süresinin hiç verilmemiş kabul edilerek işçiye ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetmektedir. İzinlerin fiilen kullandırıldığının ispat yükü sadece imzalı izin formu/defteriyle işverene aittir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Fabrikası'nda 10 yıldır çalışan ve son net çıplak ücreti 45.000 TL (günlük 1.500 TL) olan işçi (B), işverenin kasasından para çaldığı iddiasıyla m. 25/II-e uyarınca haklı ve tazminatsız olarak işten çıkarılmıştır. (B)'nin geçmişten birikmiş 60 günlük kullanılmayan yıllık izni vardır. İşveren, "hırsızlık yapan işçiye izin parası ödenmez" diyerek ödeme yapmayı reddeder.

Hukuki Analiz: M. 59/1 uyarınca, iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde kullanılmayan izinlerin ücreti ödenmek zorundadır. Feshin tazminatsız ve haklı olması bu hakkı ortadan kaldırmaz. İşveren, (B)'ye hak ettiği 60 günlük izin ücretini son güncel ücret üzerinden (60 * 1.500 = 90.000 TL) ödemekle yükümlüdür. Ödememe yasanın ihlalidir; (B) faiziyle bu alacağı tahsil edebilir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): İşveren, 8 haftalık ihbar süresi olan işçi (C)'nin iş akdini feshetmiş ve "seni 8 haftalık ihbar süren boyunca yıllık izne çıkarıyorum, böylece hem ihbar borcumuzu ödüyoruz hem de izinlerini eritiyoruz" demiştir.

Hukuki Analiz: M. 59/2 uyarınca, bildirim süresi ile yıllık izin süreleri kesinlikle iç içe giremez. İşverenin bu uygulaması geçersizdir. İhbar süresi usulüne uygun kullandırılmamış sayılır. (C), hem kullanılmayan yıllık izin sürelerinin ücretini son güncel maaşı üzerinden talep edebilir, hem de usulsüz fesih nedeniyle ihbar tazminatı almaya hak kazanır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Fesih Bordrosu: İş akdi sonlandığında düzenlenen "İbraname ve Fesih Bordrosu"nda, kullanılmayan yıllık izin gün sayısı ve karşılığı olan ücret miktarı "Yıllık İzin Ücreti Tasfiyesi" kalemi altında çıplak ücret üzerinden açıkça gösterilmeli ve banka vasıtasıyla ödenmelidir.
  • Zamanaşımı Takibi: 5 yıllık zamanaşımı süresi, iş akdinin feshedildiği günün ertesi gününden itibaren işlemeye başlar. Bu süreden sonra açılan davalarda işverenin zamanaşımı def'i sunma hakkı vardır.
  • Görevli Mahkeme: Uyuşmazlıklar İş Mahkemeleri'nde çözümlenir.

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 59, iş ilişkisi sonrasında işçi haklarının tasfiyesinde paha biçilemez bir güvence sunmaktadır. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, yasa koyucunun "yıllık izin yerine nakit ödeme yasağını" iş ilişkisi süresince çok sıkı tutmasını haklı bulmakla birlikte; iş akdi bittiğinde bu hakkın doğrudan ücrete dönüşmesinin, bazı işverenlerin işçiyi hiç izne çıkarmayıp "nasılsa çıkışta parasını toplu öderim" diyerek dinlenme hakkını fiilen kağıt üzerinde bırakmalarına yol açtığına dikkat çekmektedir. Bu durum dinlenme hakkının özünü zedelemektedir.

Kanaatimizce, iş ilişkisi sürerken işçinin her yıl asgari 10 günlük iznini fiilen kullanması devlet tarafından zorunlu olarak denetlenmeli, kullandırılmayan yıllar için işverene ağır yaptırımlar uygulanarak izin birikmesinin önüne geçilmelidir. Ayrıca, son ücret üzerinden hesaplama kuralı son derece adil olmakla birlikte, yüksek enflasyon ortamlarında dava süreci yıllarca sürdüğünde, karar tarihindeki ücret yerine fesih tarihindeki ücretin esas alınması işçinin alacağının erimesine yol açmaktadır; bu adaletsizliği önlemek amacıyla, dava tarihindeki veya karar tarihindeki en güncel asgari ücret artış oranlarının izin ücreti alacağına endekslenmesi yönünde yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.


Metodolojik Not

This analysis, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Yargıtay Kararları: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin izin alacağında son ücret esası, zamanaşımı başlangıcı ve ihbar süresiyle çakışma yasağına dair yerleşik içtihatları (bkz. § 4).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 59, m. 17, m. 27, m. 53, m. 57.

Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.