1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun 55. maddesi, işçinin yıllık ücretli izne hak kazanabilmesi için gerekli olan bir yıllık bekleme süresinin hesabında, fiilen çalışılmadığı halde kanun gereği "çalışılmış gibi" kabul edilecek istisnai ve sosyal amaçlı süreleri listeleyen son derece hayati emredici bir hükümdür. Madde, kanunun "Ücretli İzinler" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır.
Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), işçinin kendi kusuru olmaksızın (hastalık, kaza, doğum, zorunlu yasal ödevler vb.) veya yasal haklarını (yıllık izin, hafta tatili, mazeret izinleri) kullanması sebebiyle işe gidemediği günlerin, yıllık izin hakkını elde etmesini engellemesini veya geciktirmesini önlemektir. Kanun koyucu, işçinin biyolojik, sosyal ve anayasal haklarını kullanırken izin hakkından mahrum kalmaması için "hukuki bir varsayım" (karine) oluşturmuştur. Bu yönüyle madde, koruyucu iş hukukunun sosyal denge kurallarının en önemli pratik araçlarındandır. Tarihsel kökeni, sanayi devrimi döneminde işçinin en küçük devamsızlığında izin hakkının sıfırlanması yönündeki sert uygulamalara karşı geliştirilen modern sosyal güvenlik-iş hukuku entegrasyonuna dayanır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hastalık ve Kaza Raporları (a bendi)
İşçinin hastalık veya kaza nedeniyle raporlu olduğu günler izin kıdeminden sayılır. Ancak bu hakkın sınırsız kullanımı engellenmiştir. Rapor süresinin, işçinin ihbar süresine ek olarak 6 haftayı (m. 25/I-b'deki sınır) aşan kısmı yıllık izin kıdeminin hesabında dikkate alınmaz; aşan kısım kadar izin hakkı ötelenir.
2.2. Analık İzinleri (b bendi)
Kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık (çoğul gebelikte 18 hafta) yasal analık izni süreleri, çalışılmış gibi kabul edilerek izin kıdemine aynen dahil edilir. Ancak analık izni sonrası talep edilen 6 aya kadar ücretsiz doğum izinleri m. 55 kapsamında değildir; izin kıdemini öteler.
2.3. Yasal Dinlenme ve UBGT Günleri (f bendi)
Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri (UBGT), işçinin fiilen çalışmadığı günler olsa da, izin hakkının hesabında çalışılmış günler gibi hesaba katılır.
2.4. Mazeret İzinleri ve Kısa Çalışma (ı ve j bentleri)
İş Kanunu Ek 2. maddesinde yer alan mazeret izinleri (evlilik, ölüm, doğum, engelli çocuk izni vb.) ile kısa çalışma döneminde geçen süreler, çalışılmış günler gibi kabul edilerek yıllık izin kıdemine eklenir.
2.5. Geçmiş Yıllık İzin Süreleri (k bendi)
İşçinin geçmiş hizmet yılına karşılık fiilen kullandığı yıllık ücretli izin süreleri de yeni dönemin iznine hak kazanma süresinin hesabında çalışılmış gibi kabul edilir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, İş Kanunu m. 53 (Yıllık izin hakkı), m. 54 (İzin kıdeminin hesabı ve öteleme), m. 74 (Analık izinleri), m. 25/I-b (İşverenin sağlık nedeniyle derhal feshi) ve Ek Madde 2 (Mazeret izinleri) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir. 55. maddede sayılan durumlar, 54. maddedeki "öteleme" kuralının tek yasal istisnalarıdır; yani bu süreler takvim yılının sonuna eklenmez, normal çalışılmış gün gibi kabul edilir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Buna karşılık, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, ücretsiz izin süreleri m. 55'te sayılan "çalışılmış gibi sayılan haller" arasında yer almadığından, işçinin ücretsiz izinde geçirdiği süreler yıllık izin kıdeminin hesabında dikkate alınamaz; bu süreler kadar hak kazanma tarihi ötelenmelidir. Ancak işveren tarafından tek taraflı olarak verilen veya işçinin talebi olmaksızın uygulanan ücretsiz izinler (meşru bir askı nedeni yoksa) işçi aleyhine yorumlanamaz ve çalışılmış gibi sayılır. Ayrıca Yargıtay, raporlu olunan sürelerin m. 25/I-b'deki limiti (ihbar süresi + 6 hafta) aşması durumunda, sadece aşan kısmın izin kıdeminden düşüleceğini kabul etmektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Kadın işçi (A), doğum yapmış ve 16 haftalık (112 gün) yasal analık iznini kullanmıştır. İznin bitiminden sonra işe dönen (A)'ya işveren, "112 gün boyunca hiç çalışmadın, bu süreyi 1 yıllık izin kıdeminden düşüyoruz, izne hak kazanma tarihin 112 gün ertelenmiştir" der.
Hukuki Analiz: M. 55/b uyarınca kadın işçilerin m. 74 gereğince doğum öncesi ve sonrası çalıştırılmadıkları günler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır. İşverenin bu süreyi düşmesi veya ötelemesi tamamen hukuka aykırıdır. (A)'nın analık izni süresi çalışılmış gibi kabul edilerek takvim yılı sonunda normal tarihinde yıllık izne hak kazanır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (B) Fabrikası'nda 2 aylık ihbar süresi olan işçi (C), geçirdiği ağır kaza nedeniyle 5 ay (150 gün) kesintisiz rapor almıştır. İşveren, 5 aylık rapor süresinin tamamını izin kıdeminden düşerek (C)'nin yıllık izne hak kazanma tarihini 5 ay ileriye öteler.
Hukuki Analiz: M. 55/a uyarınca hastalık/kaza raporlarının çalışılmış sayılma sınırı m. 25/I-b'deki limit kadardır (ihbar süresi + 6 hafta). (C)'nin ihbar süresi 2 ay (8 hafta) + 6 hafta = 14 haftadır (98 gün). Dolayısıyla 150 günlük rapor süresinin 98 günü çalışılmış gibi sayılır. Kalan 52 gün ise çalışılmamış sayılır. İşveren (C)'nin yıllık izne hak kazanma tarihini 150 gün değil, sadece limiti aşan 52 gün ileriye öteleyebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
- Bordro Kontrolü: İK departmanları, işçinin rapor ve izin dökümlerini çekerken, m. 55'teki yasal limitleri (özellikle raporlardaki ihbar + 6 hafta sınırını) sistemde otomatik filtrelemelidir.
- İspat: İşçinin raporlu veya izinli olduğunu gösteren belgelerin (vizite kağıdı, doğum raporu, mazeret izin formu) özlük dosyasında saklanması işverenin sorumluluğundadır.
- Zamanaşımı: Çalışılmış sayılan günlerden doğan izin uyuşmazlıkları iş ilişkisi sonunda ücrete dönüştüğünden, fesihten itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 55, işçinin sosyal güvenlik hakları ile iş hukuku haklarını senkronize eden mükemmel bir sosyal denge normudur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, ücretsiz izinlerin m. 55 kapsamında açıkça düzenlenmemiş olmasının, özellikle pandemi döneminde veya ekonomik krizlerde işverenlerin işçileri rızasıyla/rızasız ücretsiz izne çıkararak yıllık izin haklarını fiilen yok etmelerine (veya yıllarca ertelemelerine) yol açtığına dikkat çekmektedir.
Kanaatimizce, işçinin rızası dışında veya yasal zorunluluklarla (örneğin pandemi ücretsiz izni veya askı halleri) geçiştirilen ücretsiz izin sürelerinin de belirli bir limite kadar (örneğin yılda 30 gün) çalışılmış gibi sayılması yönünde yasal değişiklik yapılmalıdır. Ayrıca, kısa çalışma sürelerinin (j bendi) çalışılmış sayılacağı yönündeki netlik, kriz dönemlerinde işçiyi koruyan hayati bir kazanımdır ve korunmalıdır. Röntgen çalışanlarına tanınan yarım günlük izinlerin (g bendi) yanı sıra, modern ağır ve tehlikeli iş kollarında çalışan diğer işçiler için de benzer özel fiili hizmet zammı benzeri izin artırımları m. 55 kapsamına dahil edilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Yargıtay Kararları: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ücretsiz izinlerin öteleme etkisine ve rapor sınırlarına ilişkin içtihatları (bkz. § 4).
- Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 55, m. 54, m. 25/I-b, m. 74.
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun 55. maddesi, işçinin yıllık ücretli izne hak kazanabilmesi için gerekli olan bir yıllık bekleme süresinin hesabında, fiilen çalışılmadığı halde kanun gereği "çalışılmış gibi" kabul edilecek istisnai ve sosyal amaçlı süreleri listeleyen son derece hayati emredici bir hükümdür. Madde, kanunun "Ücretli İzinler" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır.
Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), işçinin kendi kusuru olmaksızın (hastalık, kaza, doğum, zorunlu yasal ödevler vb.) veya yasal haklarını (yıllık izin, hafta tatili, mazeret izinleri) kullanması sebebiyle işe gidemediği günlerin, yıllık izin hakkını elde etmesini engellemesini veya geciktirmesini önlemektir. Kanun koyucu, işçinin biyolojik, sosyal ve anayasal haklarını kullanırken izin hakkından mahrum kalmaması için "hukuki bir varsayım" (karine) oluşturmuştur. Bu yönüyle madde, koruyucu iş hukukunun sosyal denge kurallarının en önemli pratik araçlarındandır. Tarihsel kökeni, sanayi devrimi döneminde işçinin en küçük devamsızlığında izin hakkının sıfırlanması yönündeki sert uygulamalara karşı geliştirilen modern sosyal güvenlik-iş hukuku entegrasyonuna dayanır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hastalık ve Kaza Raporları (a bendi)
İşçinin hastalık veya kaza nedeniyle raporlu olduğu günler izin kıdeminden sayılır. Ancak bu hakkın sınırsız kullanımı engellenmiştir. Rapor süresinin, işçinin ihbar süresine ek olarak 6 haftayı (m. 25/I-b'deki sınır) aşan kısmı yıllık izin kıdeminin hesabında dikkate alınmaz; aşan kısım kadar izin hakkı ötelenir.
2.2. Analık İzinleri (b bendi)
Kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık (çoğul gebelikte 18 hafta) yasal analık izni süreleri, çalışılmış gibi kabul edilerek izin kıdemine aynen dahil edilir. Ancak analık izni sonrası talep edilen 6 aya kadar ücretsiz doğum izinleri m. 55 kapsamında değildir; izin kıdemini öteler.
2.3. Yasal Dinlenme ve UBGT Günleri (f bendi)
Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri (UBGT), işçinin fiilen çalışmadığı günler olsa da, izin hakkının hesabında çalışılmış günler gibi hesaba katılır.
2.4. Mazeret İzinleri ve Kısa Çalışma (ı ve j bentleri)
İş Kanunu Ek 2. maddesinde yer alan mazeret izinleri (evlilik, ölüm, doğum, engelli çocuk izni vb.) ile kısa çalışma döneminde geçen süreler, çalışılmış günler gibi kabul edilerek yıllık izin kıdemine eklenir.
2.5. Geçmiş Yıllık İzin Süreleri (k bendi)
İşçinin geçmiş hizmet yılına karşılık fiilen kullandığı yıllık ücretli izin süreleri de yeni dönemin iznine hak kazanma süresinin hesabında çalışılmış gibi kabul edilir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, İş Kanunu m. 53 (Yıllık izin hakkı), m. 54 (İzin kıdeminin hesabı ve öteleme), m. 74 (Analık izinleri), m. 25/I-b (İşverenin sağlık nedeniyle derhal feshi) ve Ek Madde 2 (Mazeret izinleri) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir. 55. maddede sayılan durumlar, 54. maddedeki "öteleme" kuralının tek yasal istisnalarıdır; yani bu süreler takvim yılının sonuna eklenmez, normal çalışılmış gün gibi kabul edilir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Buna karşılık, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, ücretsiz izin süreleri m. 55'te sayılan "çalışılmış gibi sayılan haller" arasında yer almadığından, işçinin ücretsiz izinde geçirdiği süreler yıllık izin kıdeminin hesabında dikkate alınamaz; bu süreler kadar hak kazanma tarihi ötelenmelidir. Ancak işveren tarafından tek taraflı olarak verilen veya işçinin talebi olmaksızın uygulanan ücretsiz izinler (meşru bir askı nedeni yoksa) işçi aleyhine yorumlanamaz ve çalışılmış gibi sayılır. Ayrıca Yargıtay, raporlu olunan sürelerin m. 25/I-b'deki limiti (ihbar süresi + 6 hafta) aşması durumunda, sadece aşan kısmın izin kıdeminden düşüleceğini kabul etmektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Kadın işçi (A), doğum yapmış ve 16 haftalık (112 gün) yasal analık iznini kullanmıştır. İznin bitiminden sonra işe dönen (A)'ya işveren, "112 gün boyunca hiç çalışmadın, bu süreyi 1 yıllık izin kıdeminden düşüyoruz, izne hak kazanma tarihin 112 gün ertelenmiştir" der.
Hukuki Analiz: M. 55/b uyarınca kadın işçilerin m. 74 gereğince doğum öncesi ve sonrası çalıştırılmadıkları günler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır. İşverenin bu süreyi düşmesi veya ötelemesi tamamen hukuka aykırıdır. (A)'nın analık izni süresi çalışılmış gibi kabul edilerek takvim yılı sonunda normal tarihinde yıllık izne hak kazanır.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (B) Fabrikası'nda 2 aylık ihbar süresi olan işçi (C), geçirdiği ağır kaza nedeniyle 5 ay (150 gün) kesintisiz rapor almıştır. İşveren, 5 aylık rapor süresinin tamamını izin kıdeminden düşerek (C)'nin yıllık izne hak kazanma tarihini 5 ay ileriye öteler.
Hukuki Analiz: M. 55/a uyarınca hastalık/kaza raporlarının çalışılmış sayılma sınırı m. 25/I-b'deki limit kadardır (ihbar süresi + 6 hafta). (C)'nin ihbar süresi 2 ay (8 hafta) + 6 hafta = 14 haftadır (98 gün). Dolayısıyla 150 günlük rapor süresinin 98 günü çalışılmış gibi sayılır. Kalan 52 gün ise çalışılmamış sayılır. İşveren (C)'nin yıllık izne hak kazanma tarihini 150 gün değil, sadece limiti aşan 52 gün ileriye öteleyebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 55, işçinin sosyal güvenlik hakları ile iş hukuku haklarını senkronize eden mükemmel bir sosyal denge normudur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, ücretsiz izinlerin m. 55 kapsamında açıkça düzenlenmemiş olmasının, özellikle pandemi döneminde veya ekonomik krizlerde işverenlerin işçileri rızasıyla/rızasız ücretsiz izne çıkararak yıllık izin haklarını fiilen yok etmelerine (veya yıllarca ertelemelerine) yol açtığına dikkat çekmektedir.
Kanaatimizce, işçinin rızası dışında veya yasal zorunluluklarla (örneğin pandemi ücretsiz izni veya askı halleri) geçiştirilen ücretsiz izin sürelerinin de belirli bir limite kadar (örneğin yılda 30 gün) çalışılmış gibi sayılması yönünde yasal değişiklik yapılmalıdır. Ayrıca, kısa çalışma sürelerinin (j bendi) çalışılmış sayılacağı yönündeki netlik, kriz dönemlerinde işçiyi koruyan hayati bir kazanımdır ve korunmalıdır. Röntgen çalışanlarına tanınan yarım günlük izinlerin (g bendi) yanı sıra, modern ağır ve tehlikeli iş kollarında çalışan diğer işçiler için de benzer özel fiili hizmet zammı benzeri izin artırımları m. 55 kapsamına dahil edilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.