RESMİ METİN

Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi


Madde 54 - Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır. Bir yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır. İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır. İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır. Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İş Kanunu’nun 54. maddesi, işçinin yıllık ücretli izne hak kazanabilmesi için gerekli olan bir yıllık hizmet süresinin (kıdeminin) nasıl hesaplanacağını, kesintilerin izin kıdemine etkisini ve farklı işyerlerinde geçen sürelerin birleştirilme esaslarını düzenleyen emredici ve teknik bir usul hükmüdür. Madde, kanunun "Ücretli İzinler" başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır.

Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), işçinin yıllık izin kıdeminin hesaplanmasında suni bölünmelerin önüne geçmek, işverenin işçi yerini veya hukuki statüsünü değiştirerek izin hakkını sıfırlamasını engellemek ve kamu idarelerindeki hizmet sürelerinin bütüncül olarak korunmasını sağlamaktır. Kanun koyucu, işçinin aynı işverene bağlı farklı işyerlerindeki çalışmalarını bir bütün kabul etmiş; ayrıca m. 55 kapsamı dışındaki devamsızlıkların izin kıdemini nasıl öteleyeceğini matematiksel bir kurala bağlamıştır. Tarihsel kökeni, kıdem tazminatındaki hizmet sürelerinin birleştirilmesi mantığının yıllık izin hukukuna uyarlanmasıdır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Sürelerin Birleştirilmesi İlkesi

İşçinin yıllık izin kıdemi hesaplanırken, aynı işverenin tek bir işyerinde değil, farklı zamanlarda veya farklı coğrafyalarda bulunan tüm işyerlerinde geçirdiği süreler toplanarak dikkate alınır. İşyerinin nakli, unvan değişikliği veya farklı şubeler arasındaki geçişler izin kıdemini kesintiye uğratmaz.

2.2. Kanun Kapsamına Girmeyen Sürelerin Hesaba Katılması

İşçinin aynı işverenin bünyesinde, ancak İş Kanunu kapsamı dışında kalan bir işte (örneğin m. 4 kapsamında kalan tarım işi veya ev hizmetlerinde) geçirdiği süreler de, daha sonra İş Kanunu kapsamındaki bir işyerine geçmesi durumunda yıllık izin kıdemine dahil edilir.

2.3. Devamsızlık Boşluklarının Hizmet Süresine Eklenmesi (Öteleme Kuralı)

İşçinin m. 55'te sayılan "çalışılmış gibi sayılan haller" dışındaki bir nedenle (örneğin mazeretsiz devamsızlık, ücretsiz izin vb.) işe devam etmemesi halinde, bir yıllık yasal hizmet süresinin dolması için bu boşlukların süresi kadar hizmet yılı sonuna ekleme yapılır. Böylece hak kazanma tarihi gelecek hizmet yılına doğru ötelenir.

2.4. Gelecek Hizmet Yılında Kullanım Kuralı

İşçi, kazandığı her bir yıllık hizmet süresinin karşılığı olan yıllık iznini, o yıl fiilen kullanamaz. İzin, hakkın doğduğu tarihi takip eden gelecek hizmet yılı içinde fiilen kullandırılmalıdır.

2.5. Kamu Sektöründe Hizmet Birleştirmesi

Aynı bakanlığa bağlı işyerleri, kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT'ler) veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan banka ve kuruluşlarda geçen süreler, işçinin yıllık izin kıdeminin hesaplanmasında bütüncül olarak göz önünde bulundurulur.

3. Sistematik İlişkiler

Bu madde, İş Kanunu m. 53 (Yıllık izin hakkı ve süreleri), m. 55 (Çalışılmış gibi sayılan haller), m. 56 (İznin kullanılması) ve m. 2 (İşyeri devri halinde kıdem birleşmesi) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir. İşyeri devri (m. 6) durumunda da devralan işveren, işçinin önceki dönem çalışmalarını yıllık izin kıdemi hesabında m. 54 uyarınca birleştirmekle yükümlüdür.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, işçinin aynı işverenle yaptığı birden fazla belirsiz veya belirli süreli iş sözleşmesi (arada boşluklar olsa dahi) tasfiye edilmemişse, yıllık izin kıdemi hesaplanırken bu sürelerin tamamı toplanır. Önceki dönem kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilmiş olsa bile, yıllık izin kıdemi tasfiye edilemeyeceğinden, izin kıdemi sıfırlanamaz ve önceki süreler yeni döneme eklenir. Ayrıca Yargıtay, ücretsiz izinlerin m. 55 kapsamında yer almaması nedeniyle, ücretsiz izin süresi kadar hak kazanma tarihinin ötelenmesi gerektiğini kabul etmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Ltd. Şti.'ye ait Ankara şubesinde 8 ay çalışan işçi (B), işverenin talimatıyla İstanbul şubesine nakledilmiştir. İstanbul'da 4 ay çalıştıktan sonra yıllık izin talep eden (B)'ye işveren, "İstanbul şubesinde henüz 4 aydır çalışıyorsun, 1 yılı doldurmadın" diyerek izin vermez.

Hukuki Analiz: M. 54/1 uyarınca, işçinin aynı işverenin çeşitli işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilir. Şube nakli kıdemi kesmez. (B)'nin Ankara'daki 8 aylık çalışması ile İstanbul'daki 4 aylık çalışması birleştirilerek 1 yıllık kıdem şartı tamamlanmıştır. (B) yıllık izne hak kazanmıştır ve işverenin reddi hukuka aykırıdır.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): İşçi (C), işe başladığı tarihten itibaren o yıl içinde toplam 15 gün mazeretsiz ve izinsiz devamsızlık yapmıştır. 1 yıllık takvim süresi dolduğunda (C) yıllık izin hakkı talep eder.

Hukuki Analiz: Mazeretsiz devamsızlık m. 55 kapsamında çalışılmış gibi sayılan hallerden değildir. M. 54/2 uyarınca, bu 15 günlük boşluğu karşılayacak kadar hizmet süresi takvim yılının sonuna eklenir. (C)'nin 1 yıllık izin kıdeminin dolma tarihi 15 gün ileriye (öteye) kayar. (C) ancak bu 15 günlük ek çalışmayı tamamladıktan sonra izne hak kazanır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Kıdem Birleştirme Zorunluluğu: İşverenler, işçinin geçmişteki tüm sözleşme sürelerini özlük dosyasında birleştirmeli ve yıllık izin kıdemini buna göre takip etmelidir.
  • İspat Yükü: İşçinin geçmiş sürelerini ve devamsızlıkların niteliğini ispat yükü işverendedir.
  • Zamanaşımı: İzin hakkı iş ilişkisi sürerken zamanaşımına uğramaz.

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 54, işçinin kıdem bütünlüğünü koruyan isabetli bir normdur. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, önceki çalışma döneminin kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilmiş olmasının, yıllık izin kıdemini sıfırlayıp sıfırlamayacağı konusundaki Yargıtay uygulamasını tartışmaktadır. Yargıtay’ın "kıdem tazminatı ödense bile yıllık izin kıdemi birleştirilir" yönündeki istikrarlı yaklaşımı, işçiyi koruma ilkesine son derece uygun ve isabetlidir; aksi takdirde işverenler her yıl kıdem tasfiyesiyle işçinin izin gün sayısını sürekli asgari 14 günde tutabilirdi.

Kanaatimizce, mazeretsiz devamsızlık veya ücretsiz izin gibi nedenlerle yapılan "öteleme" hesaplamaları, pratik işyeri uygulamalarında ciddi muhasebe karışıklıklarına yol açmaktadır. Bu durumun önüne geçmek için, öteleme kuralı yerine izin hakkının aylık veya dönemsel olarak biriken bir sisteme dönüştürülmesi hem işverenlerin takip kolaylığını artıracak hem de işçinin hak kaybını önleyecektir. Ayrıca, kamu sektörü dışındaki holding veya grup şirketleri arasındaki işçi geçişlerinde de sürelerin birleştirilmesi kuralı yasa metnine açıkça dercedilmelidir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Yargıtay Kararları: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin geçmiş sürelerin birleştirilmesi ve tasfiye edilmezliğine ilişkin içtihatları (bkz. § 4).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 54, m. 53, m. 55.

Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.