1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun 36. maddesi, işçinin emeğinin karşılığı olan ücret alacağını güvence altına almayı amaçlayan, kamu kurumlarına ve asıl işverenlere çok ağır kontrol ve ödeme yükümlülükleri getiren son derece kritik bir sosyal koruma hükmüdür. Madde, kanunun "Ücret" başlıklı üçüncü bölümünün başında yer almaktadır.
Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), özellikle inşaat, yapım, onarım ve taşeronluk ilişkilerinin yoğun olduğu sektörlerde, yüklenicilerin (müteahhit/alt işveren) işçilerin ücretlerini ödemeden ortadan kaybolmalarını veya hakedişlerini başka borçlarına aktarmalarını engellemektir. Kanun koyucu, ücretin kutsallığı ilkesi gereğince, hakediş sahibine (müteahhit veya alt işveren) yapılacak ödemeleri askıya alarak veya keserek doğrudan doğruya alacaklı olan işçilere aktarılması mekanizmasını kurmuştur. Bu yönüyle hüküm, kamu düzenini ilgilendiren, emredici nitelikte özel bir icra ve tahsilat korumasıdır. Tarihsel gelişim içinde, işçi ücretlerinin korunmasına ilişkin uluslararası standartlar (özellikle 95 sayılı ILO Sözleşmesi) bu maddenin felsefi temelini oluşturur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hakedişten Keserek Ödeme Yükümlülüğü
Kamu kurum ve kuruluşları ile asıl işverenler, müteahhide verdikleri yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerin ücretlerinin ödenip ödenmediğini denetlemek zorundadır. İşçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen yapılacak bu denetimlerde, ödenmemiş ücret saptanırsa, bu tutar yüklenicinin hakedişinden kesilerek doğrudan doğruya işçilerin banka hesaplarına yatırılır.
2.2. İlan Asılması Yükümlülüğü
İlgili idare, hakediş ödemesi yapmadan önce işçilerin görebileceği şantiye şefliği, ilan tahtası gibi yerlerde hakedişin ödeneceğini yazılı olarak duyurmakla yükümlüdür. Amaç, ücreti ödenmeyen işçilerin idareye başvurmasını sağlamaktır.
2.3. Sorumluluğun Üç Aylık Sınırı
Kamu idarelerinin hakedişten keserek doğrudan ödeme yapma sorumluluğu, işçinin her hakediş dönemi için olan ücret alacağının üç aylık tutarı ile sınırlandırılmıştır. Üç ayı aşan kısımlar için idarenin bu madde kapsamında doğrudan sorumluluğu bulunmamaktadır; işçi bu aşan kısım için genel hükümlere göre müteahhide başvurmalıdır.
2.4. Rüçhan Hakkı (İmtiyazlı Alacak)
Müteahhidin idaredeki hakediş ve teminatları üzerinde yapılacak her türlü devir, temlik, rehin veya üçüncü kişilerin hacizleri, işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Aynı şekilde, işyerindeki malzeme ve tesisat üzerinde yapılacak üçüncü kişi hacizlerinde de işçinin geriye dönük üç aylık ücret alacağı imtiyazlı (rüçhanlı) alacaktır.
2.5. Alt İşveren İşçilerinin Ücretlerinin Korunması (5. Fıkra)
6552 sayılı Kanunla eklenen 5. fıkra uyarınca, genel asıl işveren-alt işveren ilişkilerinde de asıl işveren, alt işverenin işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek, ödenmeyen ücretleri hakedişten keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlü kılınmıştır.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, İş Kanunu m. 2 (Asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve birlikte sorumluluk), m. 32 (Ücretin ödenmesi) ve m. 35 (Ücretin haczedilemeyecek kısmı) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun alacakların sırasına ve imtiyazlara ilişkin hükümleri (İİK m. 206) ile Türk Borçlar Kanunu’nun alacağın devrine (TBK m. 183 vd.) dair hükümleriyle birlikte yorumlanmalıdır. 36. madde, İİK m. 206'daki imtiyaz kurallarına işçi lehine çok güçlü bir istisna ve öncelik getirmektedir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında, kamu kurumlarının hakediş ilan yükümlülüğünü yerine getirmemeleri halinde, işçinin ödenmeyen ücretlerinden (üç aya kadar) doğrudan ve müteselsilen sorumlu olacakları kabul edilmektedir. İdarenin "hakedişi müteahhide tamamen ödedim, dolayısıyla sorumluluğum kalmadı" savunması, ilan yükümlülüğü yerine getirilmemişse geçersiz sayılmaktadır. Ayrıca, işçilerin haciz ihbarnamelerine karşı işçi ücretlerinin rüçhan hakkı Yargıtay icra dairelerince de öncelikli olarak korunmaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Belediyesi, yeni hizmet binası inşaatını (B) İnşaat A.Ş.'ye ihale etmiştir. (B) firması, bünyesinde çalışan kalıpçı işçilerin 4 aylık ücretlerini ödememiştir. Belediye, hakediş ödeme döneminde şantiyeye herhangi bir ilan asmadan hakedişin tamamını (B) firmasına ödemiştir. İşçiler belediyeye başvurarak ücretlerini talep ederler.
Hukuki Analiz: (A) Belediyesi, hakediş ödemesi yapacağını işyerinde yazılı ilanla duyurmakla yükümlüdür (m. 36/2). Bu yükümlülüğünü ihlal eden belediye, işçilerin ödenmeyen ücret alacaklarının üç aylık tutarından doğrudan sorumludur. İşçiler, alamadıkları 4 aylık ücretin 3 aylık kısmını doğrudan belediyeden tahsil edebilirler; belediye ödediği bu miktarı (B) firmasına rücu eder.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (C) Kimya Fabrikası, temizlik işlerini alt işveren (D) Temizlik Ltd.'ye vermiştir. (D) firmasının işçisi (E)'nin 2 aylık ücreti ödenmemiştir. (D)'nin bankalara olan borcu nedeniyle (C) fabrikası nezdindeki hak edişine banka tarafından icra dairesi kanalıyla haciz konulmuştur.
Hukuki Analiz: İş Kanunu m. 36/3 ve m. 36/5 uyarınca, alt işverenin hakedişi üzerindeki hacizler, bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Asıl işveren (C), haciz ihbarnamesine rağmen işçi (E)'nin 2 aylık ücretini hakedişten kesip doğrudan (E)'nin banka hesabına yatırmalı, kalan miktarı icra dairesine göndermelidir.
6. Pratik Uygulama Notları
- Denetim Süreci: Asıl işverenler ve kamu idareleri, her ay düzenli olarak alt işverenden veya müteahhitten ücret bordrolarını ve banka dekontlarını istemeli, işçilerin ücretlerinin tam yatırılıp yatırılmadığını resen kontrol etmelidir.
- Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre: İdareye karşı açılacak ücret sorumluluğu davaları, ücret alacaklarına uygulanan genel 5 yıllık zamanaşımına tabidir (İş Kanunu m. 32/8).
- Görevli Mahkeme: Kamu idarelerinin veya asıl işverenin bu madde kapsamındaki sorumluluğuna dayalı davalar İş Mahkemeleri'nde ikame edilmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu’nun 36. maddesi, işçi alacaklarının tahsil kabiliyetini artıran son derece ilerici bir düzenlemedir. Doktrinde Süzek ve Çelik / Caniklioğlu / Canbolat, üç aylık sınırlamanın işçiyi koruma ilkesi karşısında dar bir sınır olduğunu, yüklenicinin uzun süre ücret ödemediği durumlarda işçilerin ciddi mağduriyet yaşadığını belirtmektedir.
Modern taşeron zincirlerinde, asıl işverenin alt işverenin finansal durumunu her ay denetlemesi operasyonel zorluklar yaratmaktadır. Ancak dijital bankacılık ve entegre bordro sistemleri sayesinde bu kontroller kolaylaşmıştır. Kanaatimizce, üç aylık sorumluluk sınırı kamu kurumları için asgari limit olarak kalmalı, kontrol yükümlülüğünü ağır kusuruyla ihmal eden idareler için bu sınırın esnetilmesi yönünde yasal değişiklik yapılmalıdır. Ayrıca rüçhan hakkının kapsamı sadece ücretle sınırlı kalmamalı, kıdem ve ihbar tazminatları gibi diğer temel işçi alacaklarını da kapsayacak şekilde genişletilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Yargıtay Kararları: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları (bkz. § 4).
- Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 36, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 206.
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İş Kanunu’nun 36. maddesi, işçinin emeğinin karşılığı olan ücret alacağını güvence altına almayı amaçlayan, kamu kurumlarına ve asıl işverenlere çok ağır kontrol ve ödeme yükümlülükleri getiren son derece kritik bir sosyal koruma hükmüdür. Madde, kanunun "Ücret" başlıklı üçüncü bölümünün başında yer almaktadır.
Bu düzenlemenin temel amacı (ratio legis), özellikle inşaat, yapım, onarım ve taşeronluk ilişkilerinin yoğun olduğu sektörlerde, yüklenicilerin (müteahhit/alt işveren) işçilerin ücretlerini ödemeden ortadan kaybolmalarını veya hakedişlerini başka borçlarına aktarmalarını engellemektir. Kanun koyucu, ücretin kutsallığı ilkesi gereğince, hakediş sahibine (müteahhit veya alt işveren) yapılacak ödemeleri askıya alarak veya keserek doğrudan doğruya alacaklı olan işçilere aktarılması mekanizmasını kurmuştur. Bu yönüyle hüküm, kamu düzenini ilgilendiren, emredici nitelikte özel bir icra ve tahsilat korumasıdır. Tarihsel gelişim içinde, işçi ücretlerinin korunmasına ilişkin uluslararası standartlar (özellikle 95 sayılı ILO Sözleşmesi) bu maddenin felsefi temelini oluşturur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hakedişten Keserek Ödeme Yükümlülüğü
Kamu kurum ve kuruluşları ile asıl işverenler, müteahhide verdikleri yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerin ücretlerinin ödenip ödenmediğini denetlemek zorundadır. İşçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen yapılacak bu denetimlerde, ödenmemiş ücret saptanırsa, bu tutar yüklenicinin hakedişinden kesilerek doğrudan doğruya işçilerin banka hesaplarına yatırılır.
2.2. İlan Asılması Yükümlülüğü
İlgili idare, hakediş ödemesi yapmadan önce işçilerin görebileceği şantiye şefliği, ilan tahtası gibi yerlerde hakedişin ödeneceğini yazılı olarak duyurmakla yükümlüdür. Amaç, ücreti ödenmeyen işçilerin idareye başvurmasını sağlamaktır.
2.3. Sorumluluğun Üç Aylık Sınırı
Kamu idarelerinin hakedişten keserek doğrudan ödeme yapma sorumluluğu, işçinin her hakediş dönemi için olan ücret alacağının üç aylık tutarı ile sınırlandırılmıştır. Üç ayı aşan kısımlar için idarenin bu madde kapsamında doğrudan sorumluluğu bulunmamaktadır; işçi bu aşan kısım için genel hükümlere göre müteahhide başvurmalıdır.
2.4. Rüçhan Hakkı (İmtiyazlı Alacak)
Müteahhidin idaredeki hakediş ve teminatları üzerinde yapılacak her türlü devir, temlik, rehin veya üçüncü kişilerin hacizleri, işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Aynı şekilde, işyerindeki malzeme ve tesisat üzerinde yapılacak üçüncü kişi hacizlerinde de işçinin geriye dönük üç aylık ücret alacağı imtiyazlı (rüçhanlı) alacaktır.
2.5. Alt İşveren İşçilerinin Ücretlerinin Korunması (5. Fıkra)
6552 sayılı Kanunla eklenen 5. fıkra uyarınca, genel asıl işveren-alt işveren ilişkilerinde de asıl işveren, alt işverenin işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek, ödenmeyen ücretleri hakedişten keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlü kılınmıştır.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, İş Kanunu m. 2 (Asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve birlikte sorumluluk), m. 32 (Ücretin ödenmesi) ve m. 35 (Ücretin haczedilemeyecek kısmı) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun alacakların sırasına ve imtiyazlara ilişkin hükümleri (İİK m. 206) ile Türk Borçlar Kanunu’nun alacağın devrine (TBK m. 183 vd.) dair hükümleriyle birlikte yorumlanmalıdır. 36. madde, İİK m. 206'daki imtiyaz kurallarına işçi lehine çok güçlü bir istisna ve öncelik getirmektedir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında, kamu kurumlarının hakediş ilan yükümlülüğünü yerine getirmemeleri halinde, işçinin ödenmeyen ücretlerinden (üç aya kadar) doğrudan ve müteselsilen sorumlu olacakları kabul edilmektedir. İdarenin "hakedişi müteahhide tamamen ödedim, dolayısıyla sorumluluğum kalmadı" savunması, ilan yükümlülüğü yerine getirilmemişse geçersiz sayılmaktadır. Ayrıca, işçilerin haciz ihbarnamelerine karşı işçi ücretlerinin rüçhan hakkı Yargıtay icra dairelerince de öncelikli olarak korunmaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Belediyesi, yeni hizmet binası inşaatını (B) İnşaat A.Ş.'ye ihale etmiştir. (B) firması, bünyesinde çalışan kalıpçı işçilerin 4 aylık ücretlerini ödememiştir. Belediye, hakediş ödeme döneminde şantiyeye herhangi bir ilan asmadan hakedişin tamamını (B) firmasına ödemiştir. İşçiler belediyeye başvurarak ücretlerini talep ederler.
Hukuki Analiz: (A) Belediyesi, hakediş ödemesi yapacağını işyerinde yazılı ilanla duyurmakla yükümlüdür (m. 36/2). Bu yükümlülüğünü ihlal eden belediye, işçilerin ödenmeyen ücret alacaklarının üç aylık tutarından doğrudan sorumludur. İşçiler, alamadıkları 4 aylık ücretin 3 aylık kısmını doğrudan belediyeden tahsil edebilirler; belediye ödediği bu miktarı (B) firmasına rücu eder.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (C) Kimya Fabrikası, temizlik işlerini alt işveren (D) Temizlik Ltd.'ye vermiştir. (D) firmasının işçisi (E)'nin 2 aylık ücreti ödenmemiştir. (D)'nin bankalara olan borcu nedeniyle (C) fabrikası nezdindeki hak edişine banka tarafından icra dairesi kanalıyla haciz konulmuştur.
Hukuki Analiz: İş Kanunu m. 36/3 ve m. 36/5 uyarınca, alt işverenin hakedişi üzerindeki hacizler, bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Asıl işveren (C), haciz ihbarnamesine rağmen işçi (E)'nin 2 aylık ücretini hakedişten kesip doğrudan (E)'nin banka hesabına yatırmalı, kalan miktarı icra dairesine göndermelidir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu’nun 36. maddesi, işçi alacaklarının tahsil kabiliyetini artıran son derece ilerici bir düzenlemedir. Doktrinde Süzek ve Çelik / Caniklioğlu / Canbolat, üç aylık sınırlamanın işçiyi koruma ilkesi karşısında dar bir sınır olduğunu, yüklenicinin uzun süre ücret ödemediği durumlarda işçilerin ciddi mağduriyet yaşadığını belirtmektedir.
Modern taşeron zincirlerinde, asıl işverenin alt işverenin finansal durumunu her ay denetlemesi operasyonel zorluklar yaratmaktadır. Ancak dijital bankacılık ve entegre bordro sistemleri sayesinde bu kontroller kolaylaşmıştır. Kanaatimizce, üç aylık sorumluluk sınırı kamu kurumları için asgari limit olarak kalmalı, kontrol yükümlülüğünü ağır kusuruyla ihmal eden idareler için bu sınırın esnetilmesi yönünde yasal değişiklik yapılmalıdır. Ayrıca rüçhan hakkının kapsamı sadece ücretle sınırlı kalmamalı, kıdem ve ihbar tazminatları gibi diğer temel işçi alacaklarını da kapsayacak şekilde genişletilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 31.05.2026 tarihi itibarıyla günceldir.