RESMİ METİN

Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı


Madde 112 - Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.

4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.

Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hâlinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır.

İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.

Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenir.

(İptal altıncı fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarihli ve E.:2019/42, K.:2019/73 sayılı Kararı ile.)

Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında rödövans sözleşmeleri çerçevesinde yer altı maden işletmeciliği yapan şirketlere ve ortaklarına ait malların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el koyma veya takip yoluyla satışından elde edilen gelirler, öncelikle bu sözleşmeler kapsamında söz konusu şirketlerde çalışmış olan işçilerden, iş sözleşmeleri kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermiş olanların kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma ve diğer ücret alacaklarının ödenmesinde kullanılır. Bu ödemeler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ilgililerin hesaplarına yatırılmak suretiyle gerçekleştirilir. Ödemeye esas bilgi ve belgeler, işçinin son çalıştığı işvereni tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna teslim edilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. maddesi, iş hukukunun "sosyal devlet" ve "emeğin korunması" ilkelerini en somut, radikal ve adil şekilde hayata geçiren; özellikle kamu taşeron işçileri ve yer altı maden işçileri gibi piyasa koşullarında en çok mağdur edilen güvencesiz emek kesimlerinin birikmiş kıdem ve ücret alacaklarını devletin doğrudan mali garantisi altına alan başyapıt niteliğinde bir koruma normudur. Madde, kanunun "Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler" başlıklı dokuzuncu bölümünde yer almaktadır. Bu düzenlemenin amacı (ratio legis), taşeron şirketlerin finansal zayıflıkları, iflasları veya paravan yapıları nedeniyle işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmemesi (gasp edilmesi) trajedisine son vermek; kamu ihaleleri kapsamında çalışan işçiler için asıl işveren konumundaki kamu kurumlarını doğrudan ödeme makamı haline getirmek ve iflas eden yer altı maden şirketlerinin TMSF tarafından tasfiyesinde maden işçilerinin haklarını imtiyazlı alacak olarak birinci sıraya yerleştirmektir.

Tarihsel gelişim açısından m. 112, Türk sosyal hukuk tarihinin en büyük yasama mücadelelerinden birini simgeler. Başlangıçta tek paragraflık basit bir muafiyet normu olan madde, kamu taşeron işçiliği krizinin zirveye ulaşması üzerine 10/09/2014 tarihli ve 6552 sayılı "Torba Kanun" ile köklü şekilde genişletilmiş ve kamu taşeron işçilerine doğrudan idareden kıdem tazminatı alma hakkı tanınmıştır. Ardından, 301 madencimizin can verdiği Soma faciası sonrasında çıkarılan 04/04/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanun ile yer altı maden işçilerinin alacaklarının TMSF tasfiyelerinde devletin vergi ve bankaların ipotek alacaklarının dahi önüne geçirilerek mutlak öncelikli ödenmesi kuralı getirilmiştir. 2019 yılında belediye şirketleriyle ilgili eklenen fıkra ise Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 19/09/2019 tarihli kararıyla iptal edilmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Kamu Taşeron İşçilerinin Kıdem Tazminatı Güvencesi (m. 112/2)

Kamu kurumlarında hizmet alımı ihalesiyle çalışan alt işveren (taşeron) işçilerinin kıdem tazminatlarının, taşeronların değişmesinden etkilenmeksizin, tüm kamu çalışma süreleri birleştirilerek en son görev yaptıkları kamu kurumu tarafından doğrudan işçinin banka hesabına ödenmesi sistemidir.

2.2. Bütçe Tertibi ve Ödeneksiz Ödeme (m. 112/5)

Kamu kurumlarının, "bütçede ödenek yok" bahanesiyle kıdem tazminatı ödemesini geciktiremeyeceği kuralıdır. Ödemeler hizmet alımı kaleminden veya kıdem tertibinden, ödenek durumuna bakılmaksızın derhal ödenir.

2.3. TMSF Madenci Alacakları Önceliği (m. 112/8)

TMSF tarafından el konulan veya icra yoluyla satılan yer altı maden şirketlerinin mal varlıklarından elde edilen tüm gelirlerin, öncelikle ve mutlak olarak madencilerin kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma ve birikmiş ücret alacaklarının ödenmesinde kullanılacağı yönündeki tarihi imtiyazlı alacak kuralıdır.

3. Sistematik İlişkiler

Bu madde, 1475 sayılı mülga İş Kanunu m. 14 (yürürlükteki kıdem tazminatı şartları ve hesabı), 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m. 62/e, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, 3213 sayılı Maden Kanunu ve 696 sayılı KHK (2018 yılında kamu taşeron işçilerinin sürekli işçi kadrolarına geçirilmesi süreci) ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; kamu kurumlarının m. 112 kapsamındaki kıdem tazminatı sorumluluğu birincil ve doğrudan sorumluluktur. Kamu kurumu, "kıdemi taşeron ödesin, ben ona hakediş ödedim" veya "işçinin son taşeronla sözleşmesi devam ediyor" gerekçeleriyle ödemeden kaçınamaz. İşçinin son taşeronla olan sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde (örneğin ihalenin bitmesi veya emeklilik nedeniyle) sona ermişse, idare tüm kamu çalışma sürelerini birleştirip ödemeyi yapmak zorundadır. Yargıtay, TMSF'nin maden şirketlerini tasfiye ederken elde ettiği gelirlerde de işçi alacaklarının önceliğini mutlak kamu düzeni kuralı olarak uygulamakta, rehinli veya kamu alacaklarının (vergi/SGK) madenci alacaklarının arkasında yer aldığını istikrarlı şekilde karar altına almaktadır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Devlet Üniversitesi'nde 12 yıl boyunca farklı temizlik taşeronları bünyesinde aralıksız çalışan temizlik görevlisi (B), üniversitenin temizlik ihalesini iptal etmesi üzerine işsiz kalmış ve kıdem tazminatı için üniversiteye başvurmuştur. Rektörlük, işverenin taşeron şirketler olduğunu, bütçede bu yönde ödenek bulunmadığını belirterek ödemeyi reddetmiştir.

Hukuki Analiz: M. 112/2 ve 5. fıkraları uyarınca, kamu kurumundaki alt işveren işçisinin kıdem tazminatı, taşeronların değişip değişmediğine bakılmaksızın toplam süre üzerinden son kamu kurumu (Üniversite) tarafından, ödenek yetip yetmediğine bakılmaksızın derhal işçinin banka hesabına ödenmek zorundadır. Üniversitenin reddi hukuka aykırı olup ödemeyi yapmakla yükümlüdür.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): TMSF, Soma'da iflas eden yer altı maden şirketi (C)'nin gayrimenkullerini satarak 20 milyon TL gelir elde etmiştir. Şirketin vergi dairesine 10 milyon TL vergi borcu, bankalara ise 15 milyon TL ipotekli kredi borcu vardır. Madende çalışan ve 6 aydır maaş ile tazminatlarını alamayan 80 madenci de bu paranın kendilerine ödenmesini talep etmektedir.

Hukuki Analiz: M. 112/8 uyarınca, yer altı maden şirketlerinin TMSF tarafından satışından elde edilen gelirler, her şeyden önce ve öncelikle maden işçilerinin kıdem, ihbar, izin ve ücret alacaklarının ödenmesinde kullanılmak zorundadır. Bankaların ipotek hakları ve devletin vergi alacakları dahi madencilerin bu yasal imtiyazlı alacağının gerisinde yer alır. TMSF parayı öncelikle madencilere ödeyecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Doğrudan Banka Hesabına Ödeme: Ödemeler doğrudan işçinin şahsi banka hesabına yatırılır. Aracı alt işveren firmaya hiçbir şekilde ödeme aktarılamaz.
  • Rücu Hakkı: Kamu kurumu işçiye yaptığı kıdem tazminatı ödemesinin, işçinin kamu dışındaki özel sektör şantiyelerinde veya taşeronun kendi bünyesinde geçen kısımlarını ilgili alt işverene rücu ederek (dava veya hakediş kesintisiyle) tahsil edebilir.
  • Kamu İdareleri Arası Tahsilat: İşçi farklı kamu kurumlarında çalışmışsa, son kamu kurumu ödemeyi yapar ve diğer kurumlardan süreleri oranında paylarını tahsil eder. Ancak genel bütçeli idareler kendi aralarında bu tahsilat sürecini işletmezler (tek bütçe esası).

7. Eleştirel Değerlendirme

İş Kanunu m. 112, özellikle kamu taşeron işçilerine ve madencilere getirdiği doğrudan kamu garantisi ve TMSF imtiyazlı alacak modeliyle, Türk sosyal hukukunun ve koruyucu iş hukukunun dünyadaki en başarılı ve en insani yasal anıtlarından biridir. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, bu hükümlerin emeğin kutsallığını ve anayasal devlet güvencesini en yüksek perdeden ilan eden başyapıtlar olduğunu belirtmektedirler.

Ancak uygulamada "Belediye Şirketi Çalışanları" yönünden çok ciddi bir koruma boşluğu mevcuttur. 2018 yılındaki 696 sayılı KHK ile kamu taşeron işçilerinin büyük kısmı kadroya geçirilirken, belediyelerdeki taşeron işçiler doğrudan belediye kadrosuna değil, belediyelerin kurduğu özel "Belediye Şirketlerine (BİT)" aktarılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 2019 yılında m. 112'nin altıncı fıkrasını iptal etmesi sonrasında, belediye şirketlerindeki işçilerin kıdem tazminatı güvenceleri ve geçmiş taşeron sürelerinin birleştirilmesi hususunda ciddi hukuki tartışmalar ve boşluklar doğmuştur. Bu koruma zaafını gidermek ve belediye şirketlerindeki yüz binlerce işçiyi güvenceye kavuşturmak adına; m. 112 metni revize edilmeli; belediye iktisadi teşekküllerinde ve belediye şirketlerinde çalışan tüm işçiler de m. 112'nin doğrudan kamu garantisi ve tescil birleştirmesi kapsamına açıkça dahil edilerek yasal koruma tam olarak eşitlenmelidir.


Metodolojik Not

Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan Kaynaklar:

  • Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
  • Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 112 (Değişik 6552 ve 6645 sayılı Kanunlar), 1475 sayılı Kanun m. 14, 4734 sayılı Kanun m. 62, 3213 sayılı Kanun.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.